![]() |
ENDÜSTRİ
MÜHENDİSLİĞİ Nisan-Mayıs-Haziran 2002 - Sayı 2
|
TEKNOLOJİ YÖNETİMİ ve ENDÜSTRİ-İŞLETME MÜHENDİSLERİ
Müfit AKYOS
GİRİŞ
Günümüzün giderek karmaşıklaşan
ürün geliştirme ve üretim süreçleri, firma boyutunu da aşan özellikler
kazanmıştır.
Bir firmanın yeni ürünlere, yeni
teknolojiye veya yeni bir pazara girme kararı vermesi durumunda, bütün firmayı
etkileyecek değişimleri iyi yönetmesi gerekir. Böylesi bir durumda firmanın o güne
kadar sahip olduğu beceri, yazılı kuralları, yapılanması, strateji ve kültürü
hiyerarşik bir ilişki içinde değişime uğrayacaklardır. Teknolojik değişimin
boyutuna bağlı olarak bu faktörlerde öğrenme ve uyum süreci yaşanacaktır.
Teknolojik değişimin gerektirdiği
öğrenme ve uyum süreci ve süresi yeni becerilerin edinilmesi, yeni yönergelerin
hazırlanması ve yapılanmanın yenilenmesi firmanın gelişmişlik düzeyi ve konuya
adanmışlığa bağlı olarak farklılık gösterebilir. Stratejinin oluşturulması
biraz daha fazla süre alsa da asıl güçlük kültürün değiştirilmesidir.
Değişikliğin radikal olması durumunda kültürel değişimin gerçekleşmesi yıllar
alabilir.
Teknoloji
Yönetimi
Firmalar arası rekabetin odak
noktasının yeni veya yenilikçi ürünlerin istenen zamanda, istenen kalitede, istenen
miktarda ve uygun fiyatla pazara çıkartılabilmesine kaydığı günümüzün üretim
dünyasında bu üstünlüğün sağlanması bütünsel bir yönetim becerisini
gerektirmektedir. Bu beceriler bütünü Teknoloji Yönetimi başlığı altında
toplanabilir.
Teknoloji Yönetimi; yeni veya
yenilikçi ürünlerin pazara çıkartılması ile ilgili etkinlikler bütünü olarak
tanımlanabilir.
Bu tanımı açacak olursak; Teknoloji Yönetimi’nin (TY) ilgi
alanı, “yeni ürün geliştirme ve bu ürünün ticarileşmesini sağlamak
için sürdürülen bütün operasyonel ve kurumsal faaliyetlerdir”. Bu faaliyetler, teknoloji ediniminden
geliştirilmesine, firma içi ve dışı yetkinlikler oluşturmaya, müşteri
gereksinimlerinin ayrıntısıyla öğrenilmesinden prototip geliştirmeye kadar
uzanmaktadır.
Bu bağlamda imalât süreç teknolojileri, yeni ürün geliştirme
süreç, alet ve teknikleri, pazarlama teknikleri, ar-ge faaliyetlerinin yönetimi,
inovasyon yönetimi, uluslararası ticaret politikaları, fikrî mülkiyet hakları,
endüstriyel tasarım, teknoloji transferi, enformasyon teknolojileri yönetimi, internet
stratejisi, çevre ve sürdürülebilir üretim, girişimcilik gibi geniş bir alanın
“yönetim” kavramı esas alınarak kurumsal düzeyde yeni ürün geliştirme sürecine
odaklanmasının sağlanması TY’nin ilgi alanını oluşturmaktadır.
Firma
Teknolojik Tabanında Değişim
Teknoloji esaslı bir firmanın, ürün, pazar ve teknolojideki sürekli değişimlerin
yaşandığı dinamik bir ortamda rekabetçi gücünü koruyarak varlığını
sürdürebilmesi ve gelişebilmesinde dayanacağı en önemli kaynağı; teknolojik
gücüdür.
Bir firmanın teknolojik kapasitesinin gücünü aldığı “teknoloji
tabanı”nı nasıl tanımlayabiliriz?
Firma “Teknoloji Tabanı”
Teknoloji esaslı bir firmanın, teknolojiyi ana rekabet unsuru
olarak ekonomik değere çevirebilme, geleceğin teknolojilerine yatırım yapabilme, yeni
gereksinimleri karşılamak üzere teknoloji geliştirebilme veya uyarlayabilme, ürün ve
servisleri ile teknolojiyi daha iyi buluşturabilme ve bütün bunları rakiplerinden daha
düşük maliyetle ve daha kısa sürede yapabilme becerilerinin bütünü, firmanın “teknoloji
tabanı” olarak tanımlanabilir.
Bu tanımdan da anlaşılabileceği gibi, firma bir yandan üretim
faaliyetleri ile ilgilenirken bir yandan da geleceğe bakmak, izlemek ve hazırlanmak
zorundadır. Firma, ilişkilerini sürdürdüğü ortamdan kaynaklanan fırsat ve
tehditleri zamanında görebilme, önlemlerini alabilme ve uyum sağlama becerilerine
sahip midir? Bu soruya olumlu yanıt verebilmek için, sahip olunan teknolojik
yeteneklerle rekabetçi bir ortamda ne kadar süre yaşam sürdürülebileceği, ya da
rekabet gücünün korunabilmesi için geleceğe yönelik neler yapılması gerektiği
sürekli ve sistematik bir biçimde değerlendirilmelidir.
Firma güçlü ve zayıf yönlerine,
teknolojik alt yapısına belli bir model çerçevesinde ve sistematik olarak bakarak karar verebilir. Geleceğini
biçimlendirecek önlemlerin zamanında alınması ve rekabetçi güce dayalı yaşamın
sürdürülmesi bu sayede olası olabilir.
Teknoloji Tabanı
Modeli
Firma teknoloji tabanı, her biri
farklı etkilere sahip ve karşılıklı etkileşimli beş elemanlı bir model
çerçevesinde irdelenecektir (Şekil 1).
Firmanın geliştirme sürecine etki eden bütün değerler (araçlar), varlıklar
olarak tanımlanmıştır.

Şekil 1. Teknoloji Tabanı Modeli
a. Modelin Bileşenleri
i. Ana
Teknolojik Varlıklar:
Firmanın teknolojik altyapısında ana
rekabet gücünü oluşturan ve bugünkü ve gelecekteki rekabet gücünü gösteren,
ürün ve süreçlerinde yer alan bütün teknolojilerden oluşan bileşenidir. Bu
bileşenin özünü, belli bir teknoloji alanında firmanın kollektif olarak öğrendiği
teknolojik bilgi birikimi (know-how) oluşturur.
Firmanın ilgili sektörde var
olabilmesi için o sektördeki temel teknolojilere (halen uygulanmakta olan,
kanıtlanmış ve herkesin erişebileceği teknolojiler) sahip olması bir zorunluluktur.
Bu teknolojilere sahip olmak rekabet üstünlüğü sağlamasa da oyunda var olabilmek
için gereklidir.
Rakiplerden farklı ürünler üreterek
rekabetçi olunabilmek içinse, kilit teknolojilere (rekabet üstünlüğü ve
farklı ürünler üretilmesini sağlayabilecek ve sınırlı sayıda firmanın sahip
olduğu teknolojiler) sahip olunması veya geliştirilmesi gerekir.
Firmanın geleceği için izlenmesi
gereken teknolojiler ise henüz kilit teknoloji olamamış ancak endüstride uygulama
olasılığı taşıyan prototip aşamasına gelmiş öncü teknolojilerle, henüz
laboratuvar boyutunda üzerinde çalışılan ancak gelecekte etkisinin geniş olacağı
düşünülen geleceğin teknolojileridir.
i. Yönetimsel
Varlıklar:
Firmanın, ana teknolojik
varlıklarını rekabet üstünlüğüne dönüştürebilmek için kullanabileceği
aracı, yönetimsel varlıklarıdır.
Bir firmanın yönetimsel varlıkları:
•
Beceriler
•
Yönergeler
•
Yapılanma
•
Strateji
•
Kültür
• Beceriler : Firmanın yönetsel ve
teknik becerileri, yöneticilerinin, mühendislerinin, araştırmacılarının, teknik ve
teknik olmayan çalışanlarının sahip oldukları becerilerinin bileşenidir. Firmanın
yetenekleri içinde, yeni teknolojik olanaklardan yararlanabilmesini doğrudan
etkileyebilecek bir faktördür.
Firma beceri düzeyi; “firmanın
ne tür becerileri vardır?”, “hangi profesyonel kadroları vardır ve düzeyleri
nedir?”, “ortalama eğitim, deneyim ve uzmanlık düzeyi nedir?” soruları
yanıtlanarak bulunabilir. Bu araştırma kişisel dosyalar üzerinden yapılacak kadar
sıradan bir iş olmayıp, firmanın gelecekte ne tür yeteneklere sahip olması
gerektiğini ve bugünkü düzeyi ile karşılaştırıldığında aradaki farkı ortaya koyacak bir çalışmadır. Örneğin;
yöneticilerle teknik adamlar arasında iletişim kurulmasını sağlayacak kadroların,
liderlik özelliklerine sahip, matris yapılanmaları ve karmaşık projeleri
yönetebilecek kadroların ve yeni düşünceler üretebilecek, inovasyon süreçlerini
yönetebilecek yeteneklerin olup olmadığı sorgulanmalıdır.
Bu araştırma sonucunda,
firmanın bu konuda bir stratejisinin olup olmadığı, kadrolarının bu konularda
eğitilmesi ve geliştirilmesi için neler yapılması gerektiği ve sonuç olarak
firmanın yetenek geliştirme kapasitesi ortaya çıkacaktır.
• Yönergeler: Firmadaki bütün
süreçlerin tanımlanarak yönergeler/yazılı dökümanlar haline getirilmiş olması,
firmanın karar alma ve süreçleri kontrol etme yeteneğini belirler. Örneğin;
planlama-kontrol-problem çözme gibi yönetimin temel işlevlerini tanımlayan karar
verme yönergelerinin incelenmesi firmanın bu konudaki yetenek düzeyini ortaya
koyacaktır. Yönergenin iyi veya kötü oluşu firmanın teknoloji geliştirme ve
ticarileştirme sürecini etkileyecektir.
Yönergeler formaliteler yaratan,
bürokrasi oluşturan araçlar değil, ilgili tarafların sürece katılmalarını ve
kurumsal öğrenmeyi sağlayan araçlar olmalıdır.
• Yapılanma : Teknolojinin yönetiminde,
geliştirilmesinde ve proje yönetiminde çok etkili olabilecek yapılanmanın, benzer
fonksiyonları aynı birim içinde toplamak veya
farklı fonksiyonları biraraya getirerek iş yapılanmasını sağlamak gibi bir diğeri
ile çelişir görünen iki amacı da sağlama işlevi vardır. Çözüm genellikle matris
yapılanmaların oluşturulmasıdır. Özellikle, teknoloji veya yeni ürün geliştirme,
teknoloji transferi gibi teknoloji yönetimi konuları söz konusu olduğunda matris
yapıların oluşturulması gerekebilir. Yapılanmaların etkinliği, bilgi akışı ve
beklenen çıktıları sağlayabilmesi ile ölçülebilir.
• Strateji: Pek çok belirsizliğin
olduğu dinamik ortamlarda strateji oluşturmak önemli olduğu kadar güçtür. Yine de
firmanın ana teknoloji varlıklarını ve insan kaynaklarını dikkate alarak esneklik
özelliği taşıyan bir teknoloji stratejisi oluşturması beklenir.
Bir teknoloji stratejisinin
tanımlanması ve uygulanmasında esas alınacak en önemli bileşenler, imalât, bilgi
sistemleri, araştırma geliştirme ve pazarlamadır.
Firmanın bilgiye dayanan sezgisel
gücü, uzun erimli, yeterli esneklikte ve uygulanabilir teknoloji stratejisi
oluşturulmasında önemli bir yetenektir.
• Kültür: Firma kültürü, uzun
sürelerde oluşan bir değerler bütünü olup, ölçülmesi oldukça zor bir kavramdır.
Paylaşılan ve firmanın bütün
eylemlerine yansıyan, ortak değerler, inanışlar, varsayımlar değişen koşullara
göre firmayı olumlu ya da olumsuz yönde
etkileyebilir. Örneğin, firmada yerleşmiş bir yenilikçilik-yaratıcılık
kültürünün varlığı firmayı sürekli bu yönde motive edecek, değerler bu
kavramlar etrafında oluşacaktır.
Ortak firma kültürünün değerlendirilmesinde, kullanılan dil
ve sloganlar, yazılı olmayan kuralların varlığı ve gücü, “en iyi olma” gibi
inanışlar, ritüeller, başarı öyküleri, firma tarihi ve firma kahramanları gibi
noktalar dikkate alınmalıdır.
iii.
Destek Varlıklar
Kullanılan enformasyon teknolojileri, pazarlama-dağıtım,
satış sonrası servis, imâlat gibi etkinliklerin yönetimi, firmanın
gerçekleştirdiği teknoloji inovasyonundan uzun dönemli olarak en yüksek düzeyde
getiri elde etmesini sağlayacak önemli destek varlıklardır.
Yüksek maliyet, etkin kullanım ve istihdam gibi nedenlerle
sözkonusu destek varlıkların hepsinin firma çatısı altında bulunması
gerekmeyebilir. Bu durum özellikle küçük firmalar için geçerli olabilir. Kurulacak
akıllı işbirlikleriyle bu sorun aşılabilir.
Firmanın destek varlıkları, yeni ürün gerçekleştirme süresi
ve maliyeti, üretim sonrası performans esas alınarak değerlendirilebilir.
iv.
Geliştirme Süreci
Firmanın bütün iç ve dış varlıklarını etkin bir şekilde
kullanma becerisini göstermesi gereken geliştirme süreci, ürün/proses geliştirme ve
teknoloji geliştirme süreçlerini içerir. Her iki sürece de yeni düşünce ve
olasılıkların ortaya çıkartılması, ilgili teknolojilerin araştırılması yani
dışsal varlıklarla ilişkilerin kurulmasıyla başlanır. Bu aşamada yenilikçi
ürünle ilgili kavramsal tanım da yapılır.
Ürün spesifikasyonlarının müşteri istekleri de dikkate
alınarak yapıldığı ikinci aşamada, ürünün gerçekleştirilmesi için gerekli
proje yapısı (ekipler, yapılanma, sorumluluklar v.b), kapsam, iş-zaman çizelgesi ve
bütçe hazırlanır. Amaç, ürünün pazara çıkış süresinin kısaltılmasıdır.
Geliştirmenin tamamlanmasından
sonra, geçmiş sürecin incelenip irdelenerek “öğrenme sürecinin”
tamamlanması firmanın know-how’ı için önemli bir kazanım olacaktır.
v.
Dışsal Varlıklar
Firmanın kendi yapılanması ile değişik düzlem ve
derinliklerde kuracağı dışsal ağyapılar, ürün geliştirmeden pazarlamaya, yeni
olanakları öğrenmeden teknolojideki gelişmelere kadar pek çok alanda veri
toplamasını sağlayabilir. Örneğin; firmanın müşterileri ile oluşturacağı
bağlar ya da malzeme ve ürün tedarikçileriyle, alt yüklenicileriyle oluşturacağı
ağ yapılar yeni ürünlerin geliştirilmesi ve yeni gereksinimlerin belirlenmesinde
değerli geri bildirimler sağlayabilir. Hatta, rakiplerin “yok edilecek düşmanlar
değil, ders alınacak değerler” olarak görülerek
kurulacak ilişkiler, kıyaslama yapma olanağı vererek önemli avantajlar sağlayabilir.
Kurulacak ağ yapıların değerlendirilmesinde esas alınacak
ölçütler; doğru kişi ve kurumlarla ilişki kurulması ve bunların iyi birer bilgi ve
deneyim kaynağı olmalarıdır.
Kurulacak formal ilişkiler kadar çalışanların, mühendislerin,
yöneticilerin dış dünya ile kuracakları değişik düzeydeki ilişkiler de firmanın
teknoloji yönetimi konularına önemli veri kaynağı oluşturabilir.
Sektörel regülasyon ve standartlarla çevre, rekabet v.b konularında alınan politik kararlar da firmanın teknoloji tabanını oluşturmada etkili olabilirler. Bu konuların da yakından izlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekebilir.

Şekil 2. TÜBİTAK-TTGV-TÜSİAD Teknoloji Ödülü Modeli
TÜBİTAK-TTGV-TÜSİAD Teknoloji Ödülü Modeli
Teknoloji Yönetiminin önemli bir uygulama ve ilgi alanını
oluşturan yeni ürün geliştirme süreci, ilki 1997 yılında verilen
TÜBİTAK-TTGV-TÜSİAD Teknoloji Ödülleri için tarafımdan oluşturulan “Teknoloji
Ödülü Modeli” çerçevesinde incelenebilir.
Modelin her bir ana ölçütü, ürün geliştirme sürecini ve
ürünün kendisini değerlendirmek üzere alt ölçütlerle irdelenmektedir. Bu
ölçütler;
ÜRÜN
GELİŞTİRME SÜRECİ DEĞERLENDİRMESİ
1. Genel
Değerlendirme
1a. Firmanızın Yeni Ürün Geliştirme
Süreci’ne (YÜGS) ilişkin olarak vizyon ve misyonu ile yeni ürün geliştirme
stratejileri.
1b. YÜGS’de yer alan personelin; bu sürece ve
firmanın geneline ait vizyon ve misyonu ile stratejilerini benimsemeleri ve
katılımlarının sağlanması için yapılanlar.
1c. YÜGS ile ilgili insan kaynakları
politikaları.
1d. YÜGS’e ilişkin bilgi yönetimi sistemi.
1e. YÜGS’nin en iyilerle
karşılaştırma-benchmarking-işleyişi.
2. Yeni Ürün
Geliştirme Süreci Yönetimi
2a. Yeni ürün geliştirme çalışmaları için
firmanızda oluşturulan yönetim yapısı.
2b. YÜGS’nin karar mekanizmaları.
2c. YÜGS’nin izlenmesi ve değerlendirmesinin
işleyişi.
2d. YÜGS ve varsa Kalite Yönetimi Sistemi veya
Toplam Kalite Yönetimi ile ilişkisi.
3. Ön
Değerlendirme ve Geliştirme Öncesi Aşaması
3a. Yeni ürün fikri oluşum, değerlendirme ve
karar süreci.
3b. Ürün geliştirme öncesi aşaması.
3c. Ürün geliştirme aşamasında dış
ilişkiler.
4. Geliştirme
Aşaması
4a.
“Ayrıntılı ürün tasarımı” süreci ve yönetimi.
4b. Üretim ve kalite süreçlerinin tasarımı.
4c. Prototip üretim süreci.
5. Test ve
Doğrulama Aşaması
5a. Ürün geliştirme sürecinde yapılan testlerle
ilgili kullanılan teknikler.
5b. Deneme/pilot üretimi süreci.
5c. Tasarımın dondurulması sonrası pazar,
üretim ve finansal planlarda yapılan düzeltmeler.
YENİLİKÇİ
ÜRÜN DEĞERLENDİRMESİ
6. Yaratıcılık
ve Yenilikçilik
6a. Bu ürünün tasarımlandırma gerekçeleri.
6b. Bu ürünün, varsa, kuruluşunuzca
gerçekleştirilmiş olan önceki benzer ürünlerden farklılıkları.
6c. Bu ürünün rakiplerinizce geliştirilen
benzerlerin ile karşılaştırılması.
6d. Bu ürünün, piyasalarda türünün “en
iyisi” olarak bilinen ürünle karşılaştırılması.
6e. Ürüne, yenilikçi ürün niteliği veren en
önemli özellikler.
7. Teknik
Mükemmeliyet
7a. Ürünün teknik mükemmeliyeti.
8. Endüstriyel
Tasarım-Kozmetik
8a. Ürünün endüstriyel tasarımı ile yenilikçi
ürün özellikleri arasındaki ilişki.
8b. Ürünün montaj ve demontaj kolaylıkları.
9. Çevre ve
Lojistik
9a. Ürünün “çevre dostu” niteliği.
9b. Ürünün kullanım kolaylığı ve kullanım
güvenliği.
10. Ticari
Başarı/Ulusal Ekonomi ve Teknolojiye Katkı
10a. Ürünün yenilikçi özelliklerinden kaynaklanan ticari
başarı potansiyeli.
10b. Aday ürünün ulusal teknoloji edinimine ve ulusal
ekonomiye katkısının tanımlanması ve ölçülmesi.
3. Firma Teknolojik Yeteneklerinin Evrimi
Tanımlı bir teknoloji tabanına sahip
bir firmanın, teknolojik yeteneklerini hedefleri doğrultusunda geliştirmesi evrimsel
bir süreçtir.
Firmaların teknoloji
tabanlarının da geliştiği bu süreç, her
biri bir sonrakine eklenerek firmanın teknolojik yeteneklerinin geliştiği aşamalardan
oluşur (2):
a) ihtiyaç duyulan ürünü tanımlayabilme ve
satınalabilme (+)
b) montaj yapabilme; lojistik destek hizmeti verebilme (+)
c) üretim altyapısına ve bilgisine sahip olma (+)
d) tasarım ve geliştirme altyapısına ve bilgisine
sahip olma
= Teknolojik
Yetenek
Bu aşamaların her birinde firma
kendisine uygun farklı teknolojiler edinmek durumundadır. Bu teknolojilerin edinilmesi
bir adımlık bir eylem olmayıp; teknoloji transferi boyutu da olan kendi içinde
evrimsel bir süreci tanımlar. Teknoloji ediniminin temel adımları:
•
teknolojinin tanımlanması
•
teknolojinin seçilmesi
•
teknolojinin uyarlanması
•
teknolojinin geliştirilmesi
•
teknolojinin tasfiyesi
olarak tanımlanabilir.
Bu döngü içinde firma , edindiği
(transfer ettiği) teknolojiyi özümseyerek geliştirdiği teknolojik yeteneğini,
“türev ürün, üretim teknolojisi” veya teknolojiyi bir üst düzeyde üretilme
becerisine çevirmekte kullanabilir.
Teknoloji edinimi döngüsünün
evrelerine yakından bakılacak olursa;
i. Teknolojinin tanımlanması:
Firmanın gereksinim duyduğu teknolojinin tanımlanması, mühendis ve bilim
adamlarının da içinde bulunduğu bir grubun yardımı ile yapılacak bir araştırmayı
gerektirir. Bu araştırmada, ilgili teknoloji alanındaki teknolojilerin geleceğe
yönelimini belirleyebilmek amacıyla yayınlar, patentler, sektördeki firmaların davranışları, internet olanakları,
fuarlar, teknoloji üreticileri dikkatle incelenerek veri tabanı oluşturulur. Bu
bilgilerin firma stratejisi dikkate alınarak analiz edilmesi ile gerek duyulan teknoloji
olabildiğince tanımlanmaya ve seçenekler oluşturulmaya çalışılır.
ii. Teknolojinin edinilmesi: İlk
aşamada oluşturulan seçeneklerden bir karara varabilmek için teknolojik ve ekonomik
analizlerin dikkatle yapılması gerekir. Firma sahip olduğu teknoloji tabanının
yetkinliğini dikkate alarak bu aşamada, teknoloji transferi yerine tasarım ve
imalâtını kendisi yapmaya da karar verebilir. Bu analizlerin gereğince yapılmaması,
edinilen teknolojinin amaca uygun olmaması veya kısa sürede geçerliliğini yitirmesiyle sonuçlanabilir.
iii. Teknolojinin uyarlanması: Edinilen teknolojinin bulunulan çevreye, firmanın özel amaçlarına uyarlanması gerekebilir. Uyarlama için ön hazırlığın iyi yapılmaması, üretim kaybı başta olmak üzere kalite problemleri gibi ciddi sorunlara neden olabilir. Uyarlamanın hızlı ve kolay yapılabilmesi, teknoloji seçimindeki doğrulukla firmanın teknoloji tabanının yetkinliğine bağlıdır.

Şekil 3. Firma İç/Dış Kaynak Dengesi ®, M. Akyos, 2001
iv. Teknolojinin geliştirilmesi: Teknoloji
tabanı yetkin firmaların erişmek istedikleri nokta, tasarım yeteneklerini yükselterek
özgün ürün ve hizmet geliştirebilmektir. Edinilen teknolojinin özümsenmesi; zaman
içinde ortaya çıkabilecek gereksinimleri karşılamak üzere üzerinde inovativ
değişiklikler yapılmasını ve giderek teknoloji geliştirmeyi olanaklı kılabilir.
v. Teknolojinin tasfiyesi: Rekabet
edebilirliğin sürdürülebilmesi, sahip olunan teknolojiyi değiştirme zamanını
belirleyebilmeyi kritik bir karar durumuna getirir. Bu kararın verilmesi bir dizi
değişkene bağlıdır; rakiplerin teknoloji düzeyi ve stratejileri, yeni ürün talebi,
üretim maliyetleri, bakım-onarım ve yedek parça giderleri, yeni teknolojilerin
gerektirdiği teknik bilgi ve yetenek düzeyi bunlardan bir bölümüdür. Zamanlamanın
doğru yapılması için araştırma-geliştirme, imalât alanlarından pek çok verinin
dikkatle izlenmesi ve yorumlanması gerekir.
Yukarıda açıklanan teknoloji
döngüsünün geliştirme ve tasfiye aşamaları, içinde bulunulan sektörün
değişim hızına bağlı olarak diğer aşamalardan daha önemli olabilir.
4. Firma Düzeyinde Teknoloji Geliştirme
Teknolojinin hızlı değiştiği ve
rekabet etmenin güçleştiği durumlarda firmaların sık sık teknoloji edinerek
varlıklarını sürdürmeleri zor olabilir. Böylesi durumlarda firmaların teknoloji
üretebilir/geliştirebilir yeteneklere kavuşması daha da önem kazanır.
Teknolojideki hızlı değişim
firmaları kendi içlerindeki bazı yeteneklerle,
bazı dış kaynak yeteneklerini birleştirmeye itmektedir. Bu kaynaklar, üniversiteler,
araştırma kurumları veya diğer firmalar olabilir.
Bu işbirliklerinin başarılı
olabilmesi için firmaların kendi yeteneklerini geliştirmeleri beklenirse de bütün
teknolojik kaynakların (yeteneklerin) aynı firma çatısı altında oluşturulması
gerekli olmayabilir (ekonomik, yönetim güçlüğü v.b nedenlerle) Firmanın bilmesi
gereken, gereksinim duyacağı “dış kaynak ve destekleri nasıl, nereden, ne zaman ve
ne oranda edineceğidir (Şekil 3).
Bu bir anlamda “genişletilmiş
firma”nın (extended firm) oluşturulmasıdır.
Kullanıcı firma ile teknoloji tedarikçilerinin başarılı işbirlikleriyle
oluşturdukları genişletilmiş firma örnekleri özellikle otomotiv ve havacılık
sektörlerinde yaygındır.
Firmanın ağ yapıları kurma ve
yönetme becerisindeki başarısı, rekabet üstünlüğü sağlayacak bir avantaj olabilir. Firmanın dış
kaynaklarla kuracağı başarılı ağ yapı bu kaynaklara kendisinin sahip olması
durumundaki kadar etkin olabilir. Burada önemli olan yapılacak bir analiz sonucunda
hangi konuların dış kaynaklara aktarılacağı, hangilerinin firma yapısında
karşılanacağına doğru karar verebilmektir.
SONUÇ
Günümüzde üretim ve hizmet
kesimlerinin ilgilerinin yoğunlaştırdıkları teknoloji, yeni ürün ve inovasyon
süreçleri alanlarının
“yönetilebilir” olması önem kazanmaktadır. Özellikle teknolojinin bir üretim
girdisi olarak artan önemi, yönetilebilirliğini de gerekli kılmaktadır.
Ülkemizde EM ve İM’ler profesyonel
yaşamlarını üretim ve hizmet alanlarında genellikle karar noktalarından uzak olarak
sürdürmektedirler. EM ve İM’lerin yukarıda teknoloji yönetimi başlığı altında
verilen ve her biri önemli katma değer yaratan alanlarda yeni mesleki açılımlar ve
olanaklar bulabileceklerdir. Ülkemiz gibi üretme yeteneğine sahip ancak sınırlı
teknoloji ve yeni ürün geliştirme yeteneği olan ülkelerin daha da önem vermesi
gereken “teknoloji yönetimi” alanına EM ve İM bölümlerimizin ve
meslekdaşlarımızın ilgi duyulması bu alanda öncü rolü üstlenilmesi gibi bir
üstünlüğü de sağlanabilir. EM ve İM’lerin eğitim biçimlenmeleri ve yetenekleri,
söz konusu alanların “yönetimi” boyutunda başarılı olmaları için önemli bir
altyapı ise de konu ile ilgili ek eğitimlerden geçilmesi gereklidir. Henüz öğrenim
aşamasındaki meslekdaş adayları için ise EM bölümlerinde giderek yaygınlık
kazanan teknoloji yönetimi dersleri bu alana ilgi duyanlar için iyi bir olanak olarak
değerlendirilmelidir.
KAYNAKÇA
1.
Gerard H. “Gus” Gayner, Handbook
of Technology Management, McGraw-Hill, 1996
2.
Mehmet Zaim, “Teknolojiye Sahip
Olmak”, Aselsan Dergisi, Sayı:1, Mart 2001
3.
J.Tidd, J. Bessant. K. Pavitt, “Managing Innovation”, Wiley&Sons, 1997
4.
“Technology Transfer an Overwiev”, www.ibisl.com
5.
“Best Practices in the Facilitation of Technology Transfer”, Oxford Innovation
6.
“Best Practices in Industry-Acedeme Collaboration”, Oxford Innovation