SİPARİŞ
BÜYÜKLÜĞÜ BELİRLEME YÖNTEMLERİ
ile
YENİ BİR SEZGİSEL
ALGORİTMANIN KARŞILAŞTIRILMASI
Ercan ŞENYİĞİT
Funda YILDIRIM
Ç.Ü. Mühendislik Mimarlık Fakültesi Endüstri
Mühendisliği Bölümü
ÖZET
Literatürde, sipariş büyüklüğünün
belirlenmesi ile ilgili geliştirilmiş yöntemlerden hangisinin veya hangilerinin
daha iyi olduğuna ilişkin değerlendirmelerde genellikle deneysel veriler
kullanılmıştır. Bu nedenle gerçek bir sistemde hangi yöntemin seçilmesinin
gerektiğinin belirlenmesi önemlidir. Çalışmada Malzeme İhtiyaç Planlaması (MİP)
sistemi kurmaya çalışan bir işletme
için sipariş büyüklüğü belirleme
yöntemleri değerlendirilerek sistem için uygun
yöntem ve/veya yöntemlerin
belirlenmesi üzerinde durulmuştur.
MRP (Material Requirement Planning) sistemlerinde en çok kullanılan sipariş büyüklüğü belirleme yöntemleri belirlenmiştir. QS (Quant Systems) paket programında yer alan ve aynı zamanda MRP sistemlerinde en çok kullanılan sipariş büyüklüğü belirleme yöntemlerinden 8 tanesi çalışmada kullanılmıştır. Yeni bir sezgisel sipariş büyüklüğü belirleme algoritması geliştirilmiştir. Geliştirilen algoritma diğer 8 yöntemlerle toplam maliyet, optimum sonuç verme sayısı ve performans indeksi kriterlerine göre karşılaştırılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Üretim planlama, malzeme ihtiyaç planlaması, sipariş büyüklüğünün belirlenmesi.
GİRİŞ
Sipariş büyüklüğünün
belirlenmesi (Lot Sizing), planlama dönemleri boyunca ortaya çıkan talepleri
karşılamak için toplam maliyeti minimize edecek nihai ürün veya bileşenlerinin
hesaplanmasıdır.
İşletmede bir malzeme
için net ihtiyaçlar belli olduğunda o malzemelerden hangi miktarlarda sipariş verilmesi
gerektiği kararının alınması
gerekmektedir.
Sipariş büyüklüğü
belirleme yöntemleri, sadece hazırlık ve elde bulundurma maliyetlerini
kullanıyor ve kaynaklar ile ilgili herhangi bir kısıt içermiyorsa bu tür
yöntemler kaynak kısıtlaması olmayan sipariş büyüklüğü belirleme yöntemleri
olarak adlandırılırlar. Sipariş büyüklüğü belirleme yöntemleri, hazırlık ve
elde bulundurma maliyetleri ile birlikte
kaynaklar ile ilgili kısıtları içeriyorsa bu tür yöntemler kaynak
kısıtlaması olan sipariş büyüklüğü belirleme yöntemleri olarak adlandırılırlar
[20]. Düzey açısından sipariş büyüklüğü belirleme yöntemleri, ürünü oluşturan
hammaddeler ve bileşenleri son ürünü oluşturan tek düzeyli bileşenler şeklinde
kabul ederek çalışan tek düzeyli (Bağımsız Talepli) sipariş büyüklüğü belirleme
yöntemleri ve ürünü oluşturan tüm düzeylerdeki hammadde ve bileşenleri dikkate
alan çok düzeyli (Bağımlı Talepli) sipariş büyüklüğü belirleme problemi olarak
ikiye ayrılırlar [21].
Sipariş büyüklüğünün
belirlenmesi problemi geniş bir
konudur. Literatürde problem dört alt konu olarak sınıflandırılmıştır. Bunlar :
1. SLUR (Single-Level Lot Sizing without Resource Constraints):
Kaynak kısıtlaması olmaksızın tek düzeyli Sipariş Büyüklüğü Belirleme problemi.
2. SLCR (Single-Level Lot
Sizing with Resource Constraints): Kaynak kısıtlaması olan tek düzeyli Sipariş Büyüklüğü Belirleme problemi.
3. MLUR (Multi-Level Lot Sizing without Resource Constraints): Kaynak
kısıtlaması olmayan çok düzeyli Sipariş
Büyüklüğü Belirleme problemi.
4. MLCR (Multi-Level Lot Sizing with Resource Constraints): Kaynak
kısıtlaması olan çok düzeyli Sipariş
Büyüklüğü Belirleme problemi [5]. Şekil-1‘de sınıflandırma şematik olarak
gösterilmiştir.

Şekil 1.
Üretim Planlama Problemlerinin Sınıflandırılması (Bahl, Ritzman, Gupta,
1986).
Günümüzde
MRP sistemleri daha çok kullanılmaya
başlanmıştır. Özellikle imalat yapan işletmeler bu sistemi
stok yatırımlarını minimize etmesi ve verimliliği arttırması
açılarından çok yararlı bulmaktadırlar. MRP programının
etkin bir şekilde çalışabilmesi için bu sistemde kullanılabilecek en uygun
sipariş büyüklüğü belirleme yöntemlerinin bilinmesi gerekmektedir.
Kaynak kısıtlaması
olmayan tek düzeyli sipariş büyüklüğü
belirleme probleminin ana konusu, belirgin zaman dönemlerinde ortaya çıkan
bilinen veya tahmin edilen talepleri
karşılarken tek düzeyli (bağımsız talepli) tamamlanmış ürünler için planlama dönemleri boyunca elde bulundurma maliyetlerinin ve hazırlık
maliyetlerinin toplamını minimum yapan
sipariş miktarını belirlemektir. Tamamlanmış ürünler arasında bağımlılık
ilişkisi yoktur. Sipariş büyüklüğü belirleme kararı herhangi bir zamanda
herhangi bir tamamlanmış ürün için alınır. Tek düzeyli sipariş büyüklüğü belirleme problemlerinde W-W (Wagner-Whitin) yöntemi her zaman
minimum maliyetle çözümü bulmaktadır [5, 11].
Bilgisayar teknolojisinin
hızla gelişimiyle birlikte işletmeler ihtiyaçlarını bilgisayarların kullanımı ile
karşılamak amacıyla verimli, etkili ve pahalı olmayan yollar bulmak için
uğraşmışlardır [7]. Literatürde sipariş büyüklüğü belirleme yöntemlerin
karşılaştırılması ile ilgili çok sayıda çalışma mevcuttur [8, 9, 11, 12, 13,
22, 23, 24].
Çalışma, MRP sistemini kurmaya çalışan bir
işletmede ve bu sistemde hangi sipariş büyüklüğü belirleme yöntemlerinin
kullanılması gerektiği sorusunun cevabını vermek üzere yapılmıştır. Bu kararın
alınması amacıyla ürünlerin aylık gerçekleşmiş satış değerleri aylık talep
olarak kabul edilmiş yöntemlerin karşılaştırılmasında bu veriler kullanılmıştır
Ürün sayısı çok fazla olduğundan çalışmada işletmenin mevcut 290 farklı yatak
ürününden ABC analizi yardımı ile belirlenen A sınıfı 37 ürünün 2000 yılına ait
12 aylık talep ve maliyet bilgileri kullanılmıştır. Bu veriler, kaynak
kısıtlaması olmayan tek düzeyli sipariş
büyüklüğü belirleme problemini çözen aynı zamanda MİP sistemlerinde en çok
kullanılan yöntemleri içeren QS (Quant
System) paket programında analiz edilmiştir. Bu yöntemlere alternatif olarak
yeni bir sezgisel algoritma geliştirilmiştir. Çalışmada geliştirilen sipariş
büyüklüğü belirleme yöntemi ile
birlikte toplam 9 sipariş büyüklüğü belirleme yöntemi birbirleri ile toplam
maliyet, optimum sonuç verme sayısı ve performans indeksi kriterlerine göre
karşılaştırılmıştır. Bu çalışma, işletme ile ilgili gerçek veriler kullanılarak
MRP sistemine uyumlu işletme koşullarına
en uygun sipariş büyüklüğü belirleme yöntemlerini belirlemek amacıyla
yapılmıştır.
Çalışma sonucunda
belirlenen kriterlere göre en iyi performansı sağlayan yöntemlerin W-W yöntemi,
geliştirilen çift katsayılı algoritma ve PPB yöntemleri olduğu sonucuna
ulaşılmıştır. İkinci bölümde malzeme ihtiyaç planlaması sistemlerinde en çok
kullanılan yöntemler belirtilmiştir.
MALZEME
İHTİYAÇ PLANLAMASI SİSTEMLERİNDE EN ÇOK KULLANILAN SİPARİŞ BÜYÜKLÜĞÜ BELİRLEME
YÖNTEMLERİ
Haddock ve Hubicki 1989
yılında yapmış oldukları çalışmada, MRP sistemlerinde en çok kullanılan sipariş büyüklüğü belirleme yöntemlerini
belirlemişlerdir. Bu yöntemler aşağıda belirtilmiştir.
1- EOQ:
(Economic Order Quantity) Ekonomik Sipariş Miktarı Yöntemi
2- POQ:
(Period Order Quantity) Periyodik Sipariş Miktarı Yöntemi
3- PPA:
(Part Period Algorithm) Parçalı Dönem
Algoritması
4- PPB:
(Part Period Balancing) Parçalı Dönem
Dengesi Yöntemi
5- LUC:
(Least Unit Cost) En Düşük Birim Maliyet Yöntemi
6- LTC:
(Least Total Cost) En Düşük Toplam Maliyet Yöntemi
7- S-M:
(Silver-Meal) Silver-Meal Yöntemi
8- W-W:
(Wagner-Whitin) Wagner-Whitin Yöntemi
9- LFL:
(Lot For Lot) İhtiyaç Kadar Sipariş Verme Yöntemi
10- FOQ: (Fixed Order Quantity) Sabit
Sipariş Miktarı Yöntemi
11- FPQ: (Fixed Period Quantity) Sabit
Sipariş Dönemi Yöntemi
Şekil-2’de MRP sistemlerinde en çok kullanılan sipariş
büyüklüğü belirleme yöntemlerinin kullanım yüzdeleri gösterilmiştir.
MRP sistemlerinde sipariş
büyüklüğü belirleme yöntemlerinden, en çok kullanılan yöntem %95.4 kullanım yüzdesi ile FOQ yöntemidir. En çok kullanılan ikinci yöntem
ise %93.8 kullanım yüzdesi ile LFL yöntemidir. Üçüncü en çok kullanılan
sipariş büyüklüğü belirleme yöntemi %63.1 kullanım yüzdesi ile FPQ
yöntemidir [17].

Şekil 2 Malzeme İhtiyaç Planlaması Sisteminde En çok Kullanılan Sipariş Büyüklüğü
Belirleme Yöntemlerinin Kullanım Yüzdelerinin
Gösterilmesi
(Haddock&Hubicki, 1989).
NOTASYON
Makalede aşağıdaki bilimsel adlandırma
kullanılmıştır;
P = Planlanan dönem sayısı P=1,2,...,t
A = Dönem başı stok miktarı
A=1,2,....x
B = Dönem sonu stok miktarı
B=1,2,....y
T = Temin süresi
F = Sipariş verme maliyeti/hazırlık
maliyeti
G = Elde bulundurma\ taşıma
maliyeti
I
= İçinde bulunan dönem
numarası i
=1,2,...P
Di =i. Dönemin talebi
D = ortalama talep miktarı
X = Sipariş verme sayısı X=1,2,...P
Z = Stokta tutulan toplam ürün miktarı
N = Ceza katsayısı N=1,2,...P-1
E = Dönem taleplerinin aktarıldığı
değişken
C
= Siparişin verildiği dönem
numarası
K
= Siparişin verildiği bir
sonraki dönem
Li = i.dönem verilen sipariş büyüklüğü miktarı
Vi , = i.dönem stokta tutulan ürün miktarı
THM =
Toplam hazırlık maliyeti
TEBM = Toplam elde bulundurma maliyeti
TM = Toplam maliyet
YSS = Yıllık sipariş sayısı
YT = Yıllık talep miktarı
SAA = Siparişler arası süre
ESM = Ekonomik sipariş miktarı
EPDF = Ekonomik parça dönem faktörü
KBEÜM = Kümülatif birim zamanda
elde bulundurulan ürün miktarı
BM = Birim maliyet
KTM = Kümülatif talep miktarı
SBDS = Stokta beklediği dönem sayısı
ÇALIŞMADA
KULLANILAN SİPARİŞ BÜYÜKLÜĞÜ BELİRLEME YÖNTEMLERİNİN AÇIKLANMASI
Toplam elde bulundurma
maliyeti, (TEBM); dönemler boyunca stokta tutulan ürün miktarının elde
bulundurma maliyeti ile çarpılması ile elde edilir. Toplam hazırlık maliyeti
(THM); sipariş verilme sayısı ile sipariş verme maliyetinin çarpılması ile elde
edilir, toplam maliyet, (TM); TEBM ile THM toplanması ile bulunur.
TM= THM (Toplam hazırlık
maliyeti)+TEBM (Toplam elde bulundurma maliyeti) (1)
TM=F*X+G*
(2)
Denklem (2)‘de Denklem
(1)’deki açıklamalar formülize edilmiştir.
QS (Quant System) paket
programında, MRP sistemlerinde en çok kullanılan 11 sipariş büyüklüğü belirleme
yöntemlerinden 8 tanesi mevcuttur. Bunlar;
1-EOQ :
Ekonomik Sipariş Miktarı Yöntemi
2- POQ :
Periyodik Sipariş Miktarı Yöntemi
3- PPB :
Parçalı Dönem Dengesi Yöntemi
4- LUC :
En Düşük Birim Maliyet Yöntemi
5- LTC :
En Düşük Toplam Maliyet Yöntemi
6- W-W :
Wagner-Whitin Yöntemi
7- LFL :
İhtiyaç Kadar Sipariş Verme Yöntemi
8- FOQ :
Sabit Sipariş Miktarı yöntemleridir.
Geliştirilen Çift Katsayılı Sipariş Büyüklüğü Belirleme Algoritması
AMAÇ= Toplam maliyetin
minimize edilmesi.
ADIM 1: P, A, B, T, F, G, Di parametreleri girilir.
ADIM 2: Dönem başı stok miktarı, ilk dönemin talebinden
büyük ise ilk dönemde sipariş verilmez dönem başı stok miktarından ilk dönemin
talebi çıkarılarak 2. adıma dönülür. Eğer dönem başı stok miktarı, ilk dönemin
talebinden küçük ise ilk dönemin talebinden dönem başı stok miktarı çıkarılır.
ADIM 3: Dönemin talebi pozitif ise X, 1‘e N, 0‘a
eşitlenir. Dönemin talebi E değişkenine aktarılır içinde bulunan dönem numarası
I, C‘e aktarılır.
ADIM 4: İçinde bulunan dönem
numarası I, temin süresi T’den büyük ise o sipariş gerçekleşemez, küçük ise bir
sonraki adıma geçilir.
ADIM 5: İçinde bulunan dönem
numarası I,1 arttırılır, ceza katsayısı N’de bir arttırılır.
ADIM 6: (1.625*Di*N)>(F/G) ise 7.adıma
geçilir, (1.625*Di*N)<= (F/G) ise
8.adıma geçilir.
ADIM 7: I, K’ ya aktarılır, C’ nin
değeri I’ ya aktarılır, i.dönem E değişkeninde toplanan talep kadar sipariş
verilir. i.dönem stokta tutulan miktar hesaplanır. X, sipariş verme sayısı 1 artırılır. Siparişin verildiği dönemin
talebi E‘e aktarılır. İçinde bulunan dönem numarası I, C’e aktarılır. 9. adıma
gidilir.
ADIM 8: i. dönem sipariş
verilmez dönemin talebi E’e aktarılır, i. dönem stokta tutulan miktar
hesaplanır 9. adıma gidilir.
ADIM 9: Planlanan dönem sayısı 1 artırılarak içinde bulunan
dönem numarasına eşit olup olmadığı karşılaştırılır eğer eşitse 10. adıma
değilse 11. adıma geçilir.
ADIM 10: Bütün dönemler boyunca stokta tutulan ürün
miktarı ve verilen sipariş sayısı belirlenir 12. adıma geçilir.
ADIM 11: P değeri 1 azaltılarak 5. adıma dönülür.
ADIM 12: Toplam elde bulundurma maliyeti, TEBM;
dönemler boyunca stokta tutulan ürün miktarının elde bulundurma maliyeti ile
çarpılması ile elde edilir, Toplam hazırlık maliyeti THM; sipariş verilme
sayısı ile sipariş verme maliyetinin çarpılması ile elde edilir, toplam
maliyet, TM; TEBM ile THM toplanması
ile bulunur ve işlem sona erer.
Geliştirilen
sipariş büyüklüğü belirleme algoritması toplam maliyeti minimize etmek için
(1.625*Di*N)>(F/G) kriterini
kullanmaktadır. (1.625*Di*N)
çarpımının değeri F/G oranından büyükse o dönem sipariş verilebilir. Algoritma
önce hangi dönemlerde sipariş verilmesi gerektiğini belirler. Daha sonra bu
sipariş verilecek dönemlerde, bir sonraki sipariş verilecek dönemden bir önceki
döneme kadar olan taleplerin toplamını verilecek siparişin büyüklüğü olarak
belirler ve bu siparişin verilmesi gerektiği dönemden temin süresi kadar önce
siparişi verir.
Algoritma, dönem başı stoğu ilgili dönemlerin talepleri ile karşılaştırır dönem başı stoğu,
dönemin talebinden büyükse o dönem sipariş verilmesine gerek yoktur. Algoritma,
dönem sonu stoğu son dönemin talebi
üzerine ekler. Her bir dönemde stokta tutulan ürün miktarı algoritma tarafından
hesaplanır. Geliştirilen çift katsayılı
algoritmanın akış diyagramı Şekil 3’te gösterilmiştir.
Geliştirilen
algoritma sipariş büyüklüğünü belirlerken iki farklı katsayıdan
yararlanmaktadır. Bu katsayılar; sabit olan (1.625) katsayısı diğeri de
değişken olan N ceza katsayısıdır. N
ceza katsayısının fonksiyonu, sipariş verilmeyen dönem sayısı arttıkça bir
sonraki dönem sipariş verilme olasılığını arttırmaktır. Üst üste sipariş
verilmeyen dönem sayısı arttıkça (1.625*Di*N) çarpımının değeri N değerinin artmasından
dolayı yükselmektedir. Bu çarpım değerinin yükselmesi sipariş verilme
olasılığını arttırır. Çift katsayılı algoritmaya bu adın verilmesinin sebebi biri sabit (1.625) biri de değişken
olmak üzere (N=1,...,P-1) iki farklı katsayının kullanılmasıdır [21].

Şekil
3. Geliştirilen
Çift Katsayılı Algoritmanın Akış Diyagramının Gösterilmesi
Ekonomik Sipariş Miktarı Yöntemi
(Economic
Order Quantity)
Denklem (3)‘te yöntemin
sipariş büyüklüğünü belirlemede kullanılan formül gösterilmiştir. Bu formül
hazırlık veya sipariş verme maliyeti ile elde bulundurma maliyetini dengelemek
amacıyla oluşturulmuştur [18].
(3)
Periyodik Sipariş Miktarı
Yöntemi (Period
Order Quantity)
Periyodik sipariş verme
yöntemi, klasik EOQ yönteminin mantığına dayanır. Bu yöntemde, sipariş verme
aralığını belirlemek için önce ekonomik sipariş miktarı hesaplanır. Daha sonra yıllık
toplam maliyet, ESM ile bölünerek bir
yılda verilecek sipariş sayısı bulunur. Bir yıldaki toplam dönem sayısının,
yıllık sipariş sayısına bölünmesi ile sipariş verme aralığı hesaplanmış olur. Böylece hesaplanan sipariş verme aralığına düşen dönemlerin net
ihtiyaçlarının toplanmasıyla sipariş
miktarı hesaplanır. Diğer yöntemler içerisinde EOQ tabanlı olan en zayıf
yaklaşımdır [18]. Denklem (4) ve (5) ile gösterilen formüllerle ilgili değerler
hesaplanır [21].
YSS=YT/ESM (4)
SAS=P/YSS (5)
Parçalı Dönem
Dengesi Yöntemi (Part Period Balancing)
Bu yöntem, sipariş
büyüklüğünü belirlerken toplam sipariş
verme maliyetini elde bulundurma maliyetine eşitlemeye çalışır. Bunun için
denklem (6)‘da hesaplanan ekonomik parça dönem faktörü kullanılır. Bu faktör
ile denklem (7)‘de hesaplanan kümülatif birim zamanda elde bulundurulan ürün
miktarı ile karşılaştırılır.
EPDF=
F/G (6)
KBEÜM=SBD
*Di (7)
KBEÜM değeri EPDF değerini
geçtiği dönemde, bu döneme kadar olan talep büyüklüğünde sipariş verilir [21].
Bu yöntemde planlanan dönemlerin talepleri EPDF değerine yaklaşıncaya kadar tek
bir sipariş altında toplamaya çalışır [18].
En Düşük Birim Maliyet Yöntemi (Least Unit Cost)
Bu yöntem, birim başına
sipariş verme ve elde bulundurma
maliyetlerinin toplamından oluşan birim maliyeti minimum etmeye çalışır.
Miyopik bir yapıya sahiptir [18]. Bu yöntem önce ilk dönemin net ihtiyacı kadar
sipariş verilmesi durumunda birim maliyetin ne kadar olacağını hesaplar. Daha
sonra bir sonraki dönemin net ihtiyacı sipariş miktarına ilave ederek birim maliyeti yeniden hesaplar. Birim
maliyet düşmeye devam ettikçe bir sonraki dönemlerin net ihtiyaçları sipariş miktarına ilave edilir. Birim
maliyet artmaya başladığında durulur. Birim maliyeti arttıran dönemden önceki
dönemlerin net ihtiyaçlarının toplamı
sipariş miktarını oluşturur. Birim maliyetin arttığı dönem başlangıç olarak alınarak daha önceki işlemler
tekrarlanır. Bu yöntemde karar kriteri birim
başına en düşük maliyettir. Birim maliyet denklem (8)’de belirtildiği
gibi hesaplanır [3].
BM=
(THM+TEBM)/KTM (8)
En Düşük Toplam Maliyet (Least Total Cost)
Bu yöntem taşıma ve
hazırlık maliyetlerini dengelemeye çalışır.
Yöntem ilk dönemin talebini sipariş büyüklüğü olarak kabul eder. Bir sonraki
dönemden başlamak üzere, kümülatif elde bulundurma maliyeti hazırlık maliyetini
aşıncaya kadar ki dönemlerin talepleri sipariş büyüklüğüne eklenir [18].
Wagner-Whitin Yöntemi
Bu yöntem dinamik
programlama modeline dayalı matematiksel
bir optimizasyon işlemidir. Temel olarak Wagner-Whitin yöntemi, planlama
döneminin her bir dönemindeki net ihtiyaçları karşılamak için mümkün olan tüm alternatifleri
değerlendirir. Wagner – Whitin yöntemi
de sipariş verme ve elde bulundurma maliyetlerinin toplamını minimize etmeye çalışır. Bu yöntem diğer sipariş büyüklüğü
yöntemlerinin nispî etkinliğini ölçmede bir standart olarak kullanılabilir
[18,21].
İhtiyaç Kadar Sipariş Verme Yöntemi ( Lot For Lot)
İhtiyaç kadar sipariş
verme yöntemi ( Lot For Lot), her bir dönemin net ihtiyacı kadar sipariş
verilmesini önerir. Bu yöntemde elde bulundurma durumu yoktur. Bu yöntemin
kullanımı halinde elde bulundurma maliyetleri
minimize edilmiş olur [18].
Sabit Sipariş Miktarı (Fixed Order Quantity)
Bu yöntemde net ihtiyaçları karşılayacak şekilde sabit sipariş büyüklükleri belirlenir. Gerekli hesaplamalar bu büyüklüğe göre
yapılır [18].
MATERYAL ve METOT
Çalışmanın
yapıldığı işletmenin yatak bölümünde 290 çeşit ürün üretilmektedir. Çalışmada
kullanılacak ürün sayısını azaltmak için ABC analizi kullanılmıştır. Analiz
sonucunda A sınıfı 37 ürün çalışmada kullanılmak üzere seçilmiştir. Bu 37 ürüne
ait 2000 yılı verileri kullanılarak aylık talep miktarları, hazırlık ve elde
bulundurma maliyetleri belirlenmiştir. Bu 37 ürünün her biri için 12 aylık
talep bilgileri tespit edilmiştir.
Bu
bilgiler QS paket programına yüklenerek daha önceden belirtilen 8 farklı
sipariş büyüklüğü belirleme yöntemlerinden her biri için MRP sisteminde
kullanılması durumunda neden olacağı toplam maliyetler belirlenmiştir. Aynı
işlem yeni geliştirilen sipariş büyüklüğü belirleme yöntemi çift katsayılı
algoritma için pascal programlama dilinde program yazılarak yapılmıştır.
Bu veriler
kullanılarak geliştirilen çift
katsayılı algoritma (ÇK) diğer 8 yöntemle toplam maliyet, optimum sonuç verme
sayısı ve performans indeksi kriterlerine göre karşılaştırılmıştır.
SONUÇLAR
Toplam Maliyet Açısından
Sonuçlar
Tablo 1‘de 37 değişik
ürün için sipariş büyüklüğü belirleme yöntemlerinin neden olduğu toplam
maliyetler gösterilmiştir. Tablo incelendiğinde en düşük toplam maliyeti veren
yöntemlerin sırasıyla W-W yöntemi, geliştirilen çift katsayılı algoritma ve PPB
yöntemlerinin olduğu görülmektedir. W-W
yöntemi her zaman optimum sonucu verdiği için doğal olarak en düşük toplam
maliyete neden olan yöntem olmuştur. W-W yönteminden sonra en düşük maliyete
neden olan yöntem geliştirilen çift katsayılı algoritma olmuştur. PPB ve LTC
yakın sonuçlar vermişlerdir. Bu yöntemlerin sonuçlarının yakın olmasının nedeni yöntemlerin çalışma sistemlerinin
benzer olmasıdır.

Şekil
4. Sipariş Büyüklüğü Belirleme Yöntemlerinin Toplam
Maliyetlerinin Şekilsel Gösterimi
Tablo 1.
Sipariş Büyüklüğü Belirleme Yöntemlerinin Toplam Maliyetlerinin Gösterilmesi
SİPARİŞ BÜYÜKLÜĞÜ
BELİRLEME YÖNTEMLERİ
|
TOPLAM MALİYETLER
(T.L.) |
W-W
|
31.913.956.880 |
|
PPB |
34.331.830.880 |
LTC
|
34.367.890.280 |
|
LUC |
35.379.702.950 |
|
LFL |
92.455.881.000 |
|
POQ |
36.199.224.930 |
|
ÇK |
32.900.505.250 |
|
EOQ |
44.303.557.780 |
|
FOQ |
92.516.598.810 |
Performans İndeksi
Açısından Sonuçlar
Yöntemlerin diğer bir değerlendirme
kriteri, performans indeks değerlerinin küçük olmasıdır. Performans indeksi
formülü denklem 9’da gösterilmiştir.
Performans indeksi=(Yöntemin toplam
maliyeti)/(W-W yönteminin toplam maliyeti) (9)
Tablo 2‘de yöntemlerin performans
indeksleri gösterilmiştir. Performans indeksi 1’e en yakın olan yöntem en iyi
performansa sahip yöntemdir. Toplam maliyet açısından en iyi üç performans
indeksine sahip yöntemler W-W, ÇK, PPB
yöntemleridir.
Tablo 2 Sipariş Büyüklüğü Belirleme Yöntemlerinin Performans
İndekslerinin Gösterilmesi
|
W-W |
ÇK |
PPB |
LTC |
LUC |
POQ |
EOQ |
LFL |
FOQ |
|
1 |
1,030913 |
1,075762 |
1,076892 |
1,108597 |
1,134276 |
1,388219 |
2,897036 |
2,899939 |
Optimum Sonuç Verme Sayılarına Göre
Sonuçlar
Herhangi bir talep
yapısına göre çözümü, diğer yöntemlerin sonuçları ile karşılaştırıldığında minimum toplam maliyetle bulan yöntem
optimum sonuçla çözümü sağlamıştır. Birden fazla talep yapısının bulunduğu
gruplarda kullanılan sipariş büyüklüğü belirleme yöntemlerinin performansları,
optimum sonuç verdikleri talep yapısı sayıları ile doğru orantılıdır. Şekil
5’te optimum sonuç verme sayıları şematik olarak gösterilmiştir.

Şekil
5. Sipariş Büyüklüğü Belirleme Yöntemlerinin Optimum
Sonuç Verme Sayılarının Gösterilmesi
En çok kullanılan 3 sipariş büyüklüğü belirleme yöntemi LFL,
FOQ, EOQ yöntemleri ise hiçbir talep yapısında optimum sonuç vermemişlerdir.
W-W yöntemi, çalışılan problem türünde her zaman minimum maliyetle çözüm
verdiği için 37 ürünün talep yapılarının hepsi için optimum sonuç vermiştir.
Geliştirilen çift katsayılı
algoritma toplam 17 optimum sonuç
vererek diğer yöntemlere göre oldukça iyi bir performans sağlamıştır. PPB ve
LTC yöntemleri 7 kez optimum sonuç vermişlerdir.
Çalışmanın yapıldığı
işletmenin kuracağı MRP sistemine en uygun sipariş büyüklüğü belirleme
yöntemlerini belirleme amacıyla QS paket programı kullanılarak yapılan
analizler neticesinde karşılaştırmada
kullanılan toplam maliyet, optimum sonuç verme sayısı ve performans indeksi
kriterlerine göre W-W yöntemi en iyi performansı gösteren yöntem olduğu
sonucuna ulaşılmıştır. Geliştirilen
çift katsayılı algoritma, aynı kriterlere göre W-W yönteminden sonra en
iyi ikinci yöntem olmuştur.
Çalışmanın 2. bölümünde Haddock ve
Hubicki 1989 yılında yapmış oldukları çalışma referans alınarak en çok
kullanılan yöntemlerin sırasıyla FOQ, LFL ve EOQ yöntemleri olduğu
belirtilmişti. Doğal olarak en çok tercih edilen bu yöntemlerin
performanslarının iyi olması beklenir. Fakat MRP sistemlerinde en çok
kullanılan FOQ, LFL ve EOQ yöntemleri, çalışmada en kötü performans
sağlayan yöntemler olmuşlardır. Bu sonucun sebebi bu
yöntemlerin talepteki değişimlere karşı yeterince hassas tepki verememelerinden
kaynaklanmaktadır.