makale yayımlama koşulları | abonelik | reklam | iletişim | arşiv
ENDÜSTRİ
MÜHENDİSLİĞİ PENCERESİNDEN İŞ YAŞAMINA BAKIŞ
Şubemizce İzmir’de
düzenlenen ENDÜST-Rİ MÜHENDİSLİĞİ BAHAR KONFERANSLARI; insan kaynakları,
lojistik, sigortacılık, stres yönetimi,
girişimcilik gibi son
yıllarda iş yaşamında hızla önem kazanan konuların tartışıldığı bilgi ve deneyimin paylaşıldığı başarılı
bir platform oldu.
Endüstri
mühendisi üyelerimizin talepleri doğrultusunda, Şubemizin Endüstri Mühendisliği
Meslek Dalı Komisyonunun yoğun katkıları ile düzenlenen Endüstri Mühendisliği
Bahar Konferansları başarıyla gerçekleştirildi. 29 uzman konuşmacının
katıldığı oturumlar, birçok disiplini aynı çatı altında buluşturan renkli
sunumlarla büyük ilgi topladı. Şube Başkanı Doğan ALBAYRAK, maddi manevi her
türlü zorluğa karşın üyelerimizin mesleki gelişmelerine yönelik etkinliklere devam
edileceğini belirterek Konferanslara katılan üyelere ve destek veren firmalara
teşekkür etti.
Konferanslarda
endüstri mühendisliği ile psikoloji, insan kaynakları, lojistik, bilişim gibi farklı
disiplinlerin işbirliği ve içiçeliği üzerinde durulurken; turizm, bankacılık,
yerel yönetimler ve üniversitelerde endüstri mühendisliği uygulamalarından örnekler
anlatıldı.
İNSAN KAYNAKLARI ve EM
Artık
işletmelerde “LİDER BİRİM” olmaya aday haline gelen insan kaynakları ile
endüstri mühendisliği arasındaki ilişkiyi konu alan bildirilerden birini Elginkan
Holding İnsan Kaynakları Müdürü Dr. Habibe AKŞİT sundu. AKŞİT, “İşletmelerde
diğer birimleri destekleyen, onlara perspektif sunan birim olma konumuna gelen İNSAN
KAYNAKLARI kendi işlevini yerine getirirken başta endüstri mühendisliği olmak üzere
psikoloji, işletme, sosyoloji, istatistik vb. disiplinlerin bilgi ve perspektiflerini de
kullanmak zorundadır” dedi. İnsan kaynakları yöneticilerinin diğer işletme
disiplinlerinden yararlanırlarken, her birini pazıldaki
yerlerine oturtması gerektiğini belirten AKŞİT, işletmelerde insan kaynakları
yöneticilerinin bütünsel bakış açısına sahip olmaları gerektiğini, değişime
uyum sağlamalarının ve değişimi yönetmelerinin önemli olduğunu vurguladı, ancak
bu misyonu kimsenin insan kaynakları yöneticilerine hediye etmeyeceğini söyledi.
British
American Tobacco İnsan Kaynakları Müdürü Funda Saltuk OĞUZ ise “Endüstri
Mühendisliği ve İnsan Kaynakları” başlıklı sunumunda, insan kaynakları yöneticiliği mesleğinde
“endüstri mühendisliği” eğitimi almasının avantajını yaşadığını
belirterek özetle şunları söyledi: “Endüstri mühendisleri işletmelerde her
kademede rol alabilen, sosyal ve matematiksel donanımları ile bütünsel yaklaşım
yetenekleri gelişmiş çalışanlar olarak dikkat çekmektedirler. Endüstri
mühendisinin ilk hedefi bulunduğu her pozisyonda verimliliktir. İnsan kaynaklarında da
esas olan budur. Bu nedenle son zamanlarda “insan kaynakları yöneticisi” pozisyonuna
endüstri - işletme mühendisleri tercih edilir olmuştur.” Funda Saltuk OĞUZ bir soru
üzerine de kişisel gelişmeyi iş saatlerinin içinde değerlendirdiklerini, iş dışı
yaşama eğitim ve gelişim çalışmalarının taşın-masını tercih etmediklerini
söyledi. İş dışındaki yaşamın bireyin kendisine ait zaman olduğunu savunan OĞUZ,
insan kaynakları yöneticilerinin çalışanı yönlendirmek ve mesleki gelişimine
yardımcı olmak gibi önemli görevleri bulunduğunu vurguladı.
HP
Türkiye Kurumsal Müşteriler Pazarlama Müdürü Işık Deliorman AYDIN ise hem insan
kaynakları hem de pazarlama yöneticisi pozisyonlarında endüstri mühendisliği
eğitimi almanın önemli desteğini gördüğünü söyledi. Hizmet sektörünün henüz
endüstri mühendislerinden nasıl yararlanacağını tam olarak bilmediğini belirten
Işık D. AYDIN, bu nedenle işletmelerde “endüstri mühendisi” adının ön plana
çıkıp çıkmadığına bakmadan sistem bilinciyle işleyen bir mekanizmanın
oturtulması gerektiğini söyledi. İşletmelerin eskiden 5’er yıllık planlar
yapabilirlerken günümüzde bir yıllık
planlarla yetinmek zorunda kalındığını söyleyen AYDIN, dışarıda sürekli
değişen koşulların varlığını unutmadan geleceğe yönelik alternatifli planlarla
hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. İşletmelerin en değerli sermayelerinin
“entelektüel sermaye” dolayısıyla “insan” olduğunu belirten AYDIN, artık iş süreçlerinin iş dışındaki yaşam süreçleri ile geçişken olmaya
başladığını savundu. Günümüzde iş zamanı ve diğer zaman diye net bir ayrımdan
söz etmenin zorlaştığını belirten AYDIN, bilgiye her zaman ve her yerde
ulaşılabilir olduğunu, böylece kişisel gelişim
süreçlerinin 24 saate yayılmaya başladığını söyledi.
Işık
Deliorman AYDIN, en sevdiği sözcüğün “optimizasyon” olduğunu vurgulayarak,
“İşletmelerde genellikle maliyetleri minimize etmek, verimliliği maksimize etmekten
söz edilir. Oysa uzun vadede optimizasyon önemlidir. Minimizasyon ve maksimizasyon kısa
vadeli öngörüler olmaktan öteye geçemez, çünkü bu değerler sürekli denge hali
olmaktan uzaktır. “ dedi.
İş
Bankası İnsan Kaynakları Müdürü Tülin AYKIN Endüstri Mühendisliğini diğer
mühendislerden farklı kılan en önemli niteliğin, insan odaklı olması ve bütünsel
bakış açısıyla olaylara yaklaşması olduğunu belirterek, “Yani sistemin
merkezindeki en önemli faktörün insan faktörü olduğunun bilincinde olma ve sistemin
tüm bileşenlerini etkileşimli sonuçlar bütünü içerisinde ele almaktır.” dedi.
AYKIN
Endüstri Mühendislerinin bir örgütün kendi özgün uğraşları yanında, farklı
alanlardaki uzmanlarla yönetim arasında bir köprü gibi iletişim görevi de
yaptıklarını vurguladı. AYKIN konuşmasında özetle şunlara değindi:
“İşe
Alma ve Yerleştirme Sisteminde, şirket bünyesine dahil olacak eleman seçiminden bu
kişilerin yerleştirme işlemine kadar olan süreçte doğru kararların alınması, en
uygun adayların belirlenmesi ve bu kişilerin doğru işlerde istihdam edilmeleri,
Performans Değerleme sisteminde, çalışanların verimliliğini ölçebilme, verimi
düşük personelin performansına yansıyan olumsuzlukların irdelenerek önlemlerin
alınabilmesi, Eğitim Yönetimi Sisteminde, şirket genelinde ve çalışan bazında
ihtiyaçlara uygun eğitimlerin planlanabilmesi, Kariyer Yönetimi Sisteminde, performans
değerlendirme sonuçlarından da yararlanarak şirket içinde çalışanların
kariyerlerinin doğru yönde, kişilerin özellikleri ve örgütün ihtiyaçları
paralelinde yönlendirilebilmesi, Ücret Yönetimi Sisteminde ise çalışanların
performansları ile doğru orantılı olarak ücretlendirilebilmeleri şirketin de
performansına etki edecek yönlerdir.
Bu
sistemlerin planlanması ve yönetilmesinde hem şirket ihtiyaç ve gerekliliklerinin hem de çalışanın nitelik ve kapasitesinin
doğru analiz edilmiş olması gerekmektedir.
Endüstri
Mühendislerinin eğitim süresince edindikleri sorgulama, soyutlama ve analitik olarak
ifade etme, Optimizasyon, Olasılık ve İstatistik kavramlarını karar verme sürecine
uygulama yetenekleri ve diğer mühendisliklerden farklı olarak sosyal yönlerini de ön
plana çıkararak İnsan Kaynakları uygulamalarında da fark yaratabilecek kapasiteye
sahip oldukları düşünülmektedir.”
Psikologlar
Derneği Başkanı Prof. Dr. Nesrin Hisli ŞAHİN ise konuşmasında stresi yaşam
kalitesinin yükselmesi yönünde kullanma tekniklerini anlattı. Günümüzde strese bakışın
değiştiğini, bundan on yıl önce “stresle başa çıkmak” yaklaşımı
kullanılırken bugün stresin dönüştürülmesinden, stresin kontrolünden söz
edildiğini söyledi.
Beyaz
Nokta Vakfı Başkanı Tınaz TİTİZ ise doğru soru sormanın önemine değindiği
konuşmasında; “soru sorma yeteneği gelişmiş kişiler ve sorma kültürü
yaratabilmiş kurumlar başarılı olacaklardır.” diyerek soruların aslında
cevapları da barındırdığını söyledi. Öğrenim hayatımız boyunca doğru soru
sormak üzerine hiçbir eğitim almadığımızı vurgulayan TİTİZ bir sorunu çözmek
için önce hangi değer sistemi içerisinde olduğuna bakmak gerektiğini söyledi.
Dr.
Gülnur MURADOĞLU, Kore ve Türkiye’nin ekonomik yapılarını ve yaşadığı krizleri
karşılaştırarak her iki ülkenin krizden sonraki durumlarını analiz etti. 2000
Kasım ve 2001 Şubat krizleri ile Türkiye’nin yeniden toparlanması çok uzun sürecek
bir döneme girdiğini savunan MURADOĞLU, ekonomideki en zayıf noktanın dış ve iç
borçların yapısı ve bunların diğer parametrelere oranlarının son derece kritik
değerler göstermesi olduğunu vurguladı. Kore’de borç yapısının ülkemizdeki
tabloya benzemediğini belirten MURADOĞLU, krizin ortaya çıkmasındaki önemli
nedenlerden birinin tasarrufların kamu
borçlanmasında kullanılması ve reel sektöre geçişinin son derece zayıf olması,
ayrıca kamuda tartışılmayan gelir ve gider kalemlerinin bulunması olduğunu söyledi.
Endüstri
Mühendisliği Bahar Konferanslarını izleyen katılımcılar İzmir Büyükşehir
Belediyesi kurumlarındaki endüstri mühendisliği uygulamalarından, lojistik
uygulamalarına, bankacılıkta endüstri mühendisliği
uygulamalarından, e-ticaret konusuna ve daha birçok alt başlıkta konuları
uzmanlarından dinleme olanağı buldular.
ENDÜSTRİ
MÜHENDİSLERİ BAHAR KONFERANSLARI BAŞARILI BULUNDU
Makina
Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nden “Yaşam Boyu Öğrenmeye” ve “Yeni
Mesleki Açılımların - Yeni Fırsatların Takibine” tam destek.
Endüstri
mühendislerine yönelik olarak ikinci kez düzenlenen Bahar Konferanslarının,
üyelerimizin mesleki gelişimlerine katkıda bulunan ve
meslektaşlarımızı ortak bir platformda buluşturan başarılı bir organizasyon
olarak değerlendirildiği, katılımcılar tarafından doldurulan anket formalarınca
ortaya kondu.
25- 26
Ekim 2002 günlerinde Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen
Endüstri Mühendisleri Bahar Konferansları üyelerimizce büyük ilgi gördü.
Yaklaşık 400 meslektaşı bir araya getiren “Hizmet Sektöründe Endüstri
Mühendisliği Uygulamaları” konulu organizasyon, katılımcıların %92.2’si
tarafından mesleki gelişimlerine katkıda bulunan ve %93.04'ünce gelecek yıl yeni bir
temayla yeni açılımlarla tekrarlanması
gereken bir etkinlik olarak nitelendirildi.
Endüstri
mühendislerinin sorularını ve görüşlerini paylaşarak, bilgi alışverişine aktif
olarak katıldığı etkinlikte katılımcılara uygulanan anketlerin değerlendirilmesi
sonucunda aşağıdaki tabloda sunulan
veriler elde edilmiştir.
Bahar konferanslarının mesleki gelişime katkıda bulunduğu |
%90.2 |
Bahar konferanslarının kurumsalaştırılarak periyodik olarak
düzenlenmesi isteği |
%93.04 |
Bahar Konferanslarının her yıl farklı temalarla
düzenlenmesini isteyenler |
%91.3 |
Konferansta ele alınan konuların iyi seçildiği konusunda
görüş bildirenler |
% 81.91 |
Konferanslarda yer alan sunum içeriklerini beğendikleri
yönünde görüş bildirenler |
% 80.87 |
Bahar konferanslarının duyurusunun etkin bir biçimde
yapıldığını düşünen katılımcılar |
% 77 |
Bahar Konferanslarının başarılı bir organizasyonla
gerçekleştirildiğini düşünenler |
%90.43 |
Sunumlarda kullanılan araç ve yöntemleri başarılı olarak
değerlendirenler |
%82.5 |