makale yayımlama koşulları | abonelik | reklam | iletişim | arşiv

kapak2.jpg (15043 bytes)

    ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ
    Ekim-Kasım-Aralık 2002 - Sayı 4

 

 

ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ PENCERESİNDEN İŞ YAŞAMINA BAKIŞ

 

Şubemizce İzmir’de düzenlenen ENDÜST-Rİ MÜHENDİSLİĞİ BAHAR KONFERANSLARI; insan kaynakları, lojistik, sigortacılık, stres yönetimi,

girişimcilik gibi son yıllarda iş yaşamında hızla önem kazanan konuların tartışıldığı  bilgi ve deneyimin paylaşıldığı başarılı bir platform oldu.

 

 

 

Endüstri mühendisi üyelerimizin talepleri doğrultusunda, Şubemizin Endüstri Mühendisliği Meslek Dalı Komisyonunun yoğun katkıları ile düzenlenen Endüstri Mühendisliği Bahar Konferansları başarıyla gerçekleştirildi. 29 uzman konuşmacının katıldığı oturumlar, birçok disiplini aynı çatı altında buluşturan renkli sunumlarla büyük ilgi topladı. Şube Başkanı Doğan ALBAYRAK, maddi manevi her türlü zorluğa karşın üyelerimizin mesleki gelişmelerine yönelik etkinliklere devam edileceğini belirterek Konferanslara katılan üyelere ve destek veren firmalara teşekkür etti.

Konferanslarda endüstri mühendisliği ile psikoloji, insan kaynakları, lojistik, bilişim gibi farklı disiplinlerin işbirliği ve içiçeliği üzerinde durulurken; turizm, bankacılık, yerel yönetimler ve üniversitelerde endüstri mühendisliği uygulamalarından örnekler anlatıldı.

 

İNSAN KAYNAKLARI ve EM

Artık işletmelerde “LİDER BİRİM” olmaya aday haline gelen insan kaynakları ile endüstri mühendisliği arasındaki ilişkiyi konu alan bildirilerden birini Elginkan Holding İnsan Kaynakları Müdürü Dr. Habibe AKŞİT sundu. AKŞİT, “İşletmelerde diğer birimleri destekleyen, onlara perspektif sunan birim olma konumuna gelen İNSAN KAYNAKLARI kendi işlevini yerine getirirken başta endüstri mühendisliği olmak üzere psikoloji, işletme, sosyoloji, istatistik vb. disiplinlerin bilgi ve perspektiflerini de kullanmak zorundadır” dedi. İnsan kaynakları yöneticilerinin diğer işletme disiplinlerinden yararlanırlarken, her birini pazıldaki  yerlerine oturtması gerektiğini belirten AKŞİT, işletmelerde insan kaynakları yöneticilerinin bütünsel bakış açısına sahip olmaları gerektiğini, değişime uyum sağlamalarının ve değişimi yönetmelerinin önemli olduğunu vurguladı, ancak bu misyonu kimsenin insan kaynakları yöneticilerine hediye etmeyeceğini söyledi.

British American Tobacco İnsan Kaynakları Müdürü Funda Saltuk OĞUZ ise “Endüstri Mühendisliği ve İnsan Kaynakları” başlıklı sunumunda,  insan kaynakları yöneticiliği mesleğinde “endüstri mühendisliği” eğitimi almasının avantajını yaşadığını belirterek özetle şunları söyledi: “Endüstri mühendisleri işletmelerde her kademede rol alabilen, sosyal ve matematiksel donanımları ile bütünsel yaklaşım yetenekleri gelişmiş çalışanlar olarak dikkat çekmektedirler. Endüstri mühendisinin ilk hedefi bulunduğu her pozisyonda verimliliktir. İnsan kaynaklarında da esas olan budur. Bu nedenle son zamanlarda “insan kaynakları yöneticisi” pozisyonuna endüstri - işletme mühendisleri tercih edilir olmuştur.” Funda Saltuk OĞUZ bir soru üzerine de kişisel gelişmeyi iş saatlerinin içinde değerlendirdiklerini, iş dışı yaşama eğitim ve gelişim çalışmalarının taşın-masını tercih etmediklerini söyledi. İş dışındaki yaşamın bireyin kendisine ait zaman olduğunu savunan OĞUZ, insan kaynakları yöneticilerinin çalışanı yönlendirmek ve mesleki gelişimine yardımcı olmak gibi önemli görevleri bulunduğunu vurguladı.

HP Türkiye Kurumsal Müşteriler Pazarlama Müdürü Işık Deliorman AYDIN ise hem insan kaynakları hem de pazarlama yöneticisi pozisyonlarında endüstri mühendisliği eğitimi almanın önemli desteğini gördüğünü söyledi. Hizmet sektörünün henüz endüstri mühendislerinden nasıl yararlanacağını tam olarak bilmediğini belirten Işık D. AYDIN, bu nedenle işletmelerde “endüstri mühendisi” adının ön plana çıkıp çıkmadığına bakmadan sistem bilinciyle işleyen bir mekanizmanın oturtulması gerektiğini söyledi. İşletmelerin eskiden 5’er yıllık planlar yapabilirlerken günümüzde bir  yıllık planlarla yetinmek zorunda kalındığını söyleyen AYDIN, dışarıda sürekli değişen koşulların varlığını unutmadan geleceğe yönelik alternatifli planlarla hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. İşletmelerin en değerli sermayelerinin “entelektüel sermaye” dolayısıyla “insan” olduğunu belirten  AYDIN, artık iş süreçlerinin iş dışındaki  yaşam süreçleri ile geçişken olmaya başladığını savundu. Günümüzde iş zamanı ve diğer zaman diye net bir ayrımdan söz etmenin zorlaştığını belirten AYDIN, bilgiye her zaman ve her yerde ulaşılabilir olduğunu, böylece kişisel gelişim  süreçlerinin 24 saate yayılmaya başladığını söyledi.

Işık Deliorman AYDIN, en sevdiği sözcüğün “optimizasyon” olduğunu vurgulayarak, “İşletmelerde genellikle maliyetleri minimize etmek, verimliliği maksimize etmekten söz edilir. Oysa uzun vadede optimizasyon önemlidir. Minimizasyon ve maksimizasyon kısa vadeli öngörüler olmaktan öteye geçemez, çünkü bu değerler sürekli denge hali olmaktan uzaktır. “ dedi.  

İş Bankası İnsan Kaynakları Müdürü Tülin AYKIN Endüstri Mühendisliğini diğer mühendislerden farklı kılan en önemli niteliğin, insan odaklı olması ve bütünsel bakış açısıyla olaylara yaklaşması olduğunu belirterek, “Yani sistemin merkezindeki en önemli faktörün insan faktörü olduğunun bilincinde olma ve sistemin tüm bileşenlerini etkileşimli sonuçlar bütünü içerisinde ele almaktır.” dedi.

AYKIN Endüstri Mühendislerinin bir örgütün kendi özgün uğraşları yanında, farklı alanlardaki uzmanlarla yönetim arasında bir köprü gibi iletişim görevi de yaptıklarını vurguladı. AYKIN konuşmasında özetle şunlara değindi:

“İşe Alma ve Yerleştirme Sisteminde, şirket bünyesine dahil olacak eleman seçiminden bu kişilerin yerleştirme işlemine kadar olan süreçte doğru kararların alınması, en uygun adayların belirlenmesi ve bu kişilerin doğru işlerde istihdam edilmeleri, Performans Değerleme sisteminde, çalışanların verimliliğini ölçebilme, verimi düşük personelin performansına yansıyan olumsuzlukların irdelenerek önlemlerin alınabilmesi, Eğitim Yönetimi Sisteminde, şirket genelinde ve çalışan bazında ihtiyaçlara uygun eğitimlerin planlanabilmesi, Kariyer Yönetimi Sisteminde, performans değerlendirme sonuçlarından da yararlanarak şirket içinde çalışanların kariyerlerinin doğru yönde, kişilerin özellikleri ve örgütün ihtiyaçları paralelinde yönlendirilebilmesi, Ücret Yönetimi Sisteminde ise çalışanların performansları ile doğru orantılı olarak ücretlendirilebilmeleri şirketin de performansına etki edecek yönlerdir.

Bu sistemlerin planlanması ve yönetilmesinde hem şirket ihtiyaç ve gerekliliklerinin  hem de çalışanın nitelik ve kapasitesinin doğru analiz edilmiş olması gerekmektedir.

Endüstri Mühendislerinin eğitim süresince edindikleri sorgulama, soyutlama ve analitik olarak ifade etme, Optimizasyon, Olasılık ve İstatistik kavramlarını karar verme sürecine uygulama yetenekleri ve diğer mühendisliklerden farklı olarak sosyal yönlerini de ön plana çıkararak İnsan Kaynakları uygulamalarında da fark yaratabilecek kapasiteye sahip oldukları düşünülmektedir.”

Psikologlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Nesrin Hisli ŞAHİN ise konuşmasında stresi yaşam kalitesinin yükselmesi yönünde kullanma tekniklerini anlattı.   Günümüzde strese bakışın değiştiğini, bundan on yıl önce “stresle başa çıkmak” yaklaşımı kullanılırken bugün stresin dönüştürülmesinden, stresin kontrolünden söz edildiğini söyledi.

Beyaz Nokta Vakfı Başkanı Tınaz TİTİZ ise doğru soru sormanın önemine değindiği konuşmasında; “soru sorma yeteneği gelişmiş kişiler ve sorma kültürü yaratabilmiş kurumlar başarılı olacaklardır.” diyerek soruların aslında cevapları da barındırdığını söyledi. Öğrenim hayatımız boyunca doğru soru sormak üzerine hiçbir eğitim almadığımızı vurgulayan TİTİZ bir sorunu çözmek için önce hangi değer sistemi içerisinde olduğuna bakmak gerektiğini söyledi.

Dr. Gülnur MURADOĞLU, Kore ve Türkiye’nin ekonomik yapılarını ve yaşadığı krizleri karşılaştırarak her iki ülkenin krizden sonraki durumlarını analiz etti. 2000 Kasım ve 2001 Şubat krizleri ile Türkiye’nin yeniden toparlanması çok uzun sürecek bir döneme girdiğini savunan MURADOĞLU, ekonomideki en zayıf noktanın dış ve iç borçların yapısı ve bunların diğer parametrelere oranlarının son derece kritik değerler göstermesi olduğunu vurguladı. Kore’de borç yapısının ülkemizdeki tabloya benzemediğini belirten MURADOĞLU, krizin ortaya çıkmasındaki önemli nedenlerden birinin tasarrufların  kamu borçlanmasında kullanılması ve reel sektöre geçişinin son derece zayıf olması, ayrıca kamuda tartışılmayan gelir ve gider kalemlerinin bulunması olduğunu söyledi. 

Endüstri Mühendisliği Bahar Konferanslarını izleyen katılımcılar İzmir Büyükşehir Belediyesi kurumlarındaki endüstri mühendisliği uygulamalarından, lojistik uygulamalarına, bankacılıkta endüstri mühendisliği  uygulamalarından, e-ticaret konusuna ve daha birçok alt başlıkta konuları uzmanlarından dinleme olanağı buldular.

 

 

ENDÜSTRİ MÜHENDİSLERİ BAHAR KONFERANSLARI BAŞARILI BULUNDU

 

Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nden “Yaşam Boyu Öğrenmeye” ve “Yeni Mesleki Açılımların - Yeni Fırsatların Takibine” tam destek.

Endüstri mühendislerine yönelik olarak ikinci kez düzenlenen Bahar Konferanslarının, üyelerimizin mesleki gelişimlerine katkıda bulunan ve  meslektaşlarımızı ortak bir platformda buluşturan başarılı bir organizasyon olarak değerlendirildiği, katılımcılar tarafından doldurulan anket formalarınca ortaya kondu.

25- 26 Ekim 2002 günlerinde Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Endüstri Mühendisleri Bahar Konferansları üyelerimizce büyük ilgi gördü. Yaklaşık 400 meslektaşı bir araya getiren “Hizmet Sektöründe Endüstri Mühendisliği Uygulamaları” konulu organizasyon, katılımcıların %92.2’si tarafından mesleki gelişimlerine katkıda bulunan ve %93.04'ünce gelecek yıl yeni bir temayla  yeni açılımlarla tekrarlanması gereken bir etkinlik olarak nitelendirildi.

Endüstri mühendislerinin sorularını ve görüşlerini paylaşarak, bilgi alışverişine aktif olarak katıldığı etkinlikte katılımcılara uygulanan anketlerin değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki  tabloda sunulan veriler elde edilmiştir.

 

Bahar konferanslarının mesleki gelişime katkıda bulunduğu

%90.2

Bahar konferanslarının kurumsalaştırılarak periyodik olarak düzenlenmesi isteği

%93.04

Bahar Konferanslarının her yıl farklı temalarla düzenlenmesini isteyenler

%91.3

Konferansta ele alınan konuların iyi seçildiği konusunda görüş bildirenler

% 81.91

Konferanslarda yer alan sunum içeriklerini beğendikleri yönünde görüş bildirenler

% 80.87

Bahar konferanslarının duyurusunun etkin bir biçimde yapıldığını düşünen katılımcılar

% 77

Bahar Konferanslarının başarılı bir organizasyonla gerçekleştirildiğini düşünenler  

%90.43

Sunumlarda kullanılan araç ve yöntemleri başarılı olarak değerlendirenler

%82.5