makale yayımlama koşulları | abonelik | reklam | iletişim | arşiv
MAKİNA,
ENDÜSTRİ, İŞLETME, UÇAK, HAVACILIK, UZAY
MÜHENDİSLİĞİ
BÖLÜM BAŞKANLARI
MAKİNA
MÜHENDİSLERİ ODASI BULUŞMASI – I

“19 Ekim
2002” Oda tarihinde yerini aldı. Halen Odamız üyesi meslektaşlarımızın, Makina,
Endüstri, İşletme, Uçak, Havacılık ve Uzay Mühendislerinin, öğrenimlerini
tamamladıkları bölümlerin temsilcileri ile Oda buluşması bir İLK
gerçekleştirilerek Ankara’da yapıldı.
Oda
Yönetim Kurulumuzun çalışma programına aldığı ve yedi ay gibi kısa bir sürede
sonuçlandırdığı çalışma, katılımcılarca da ifade edildiği üzere, “kurumsal
buluşma niteliği” ve ilk olması nedeni ile önemlidir.
Bu buluşma
esas itibari ile üniversitelerde görev yapmakta olan akademisyenlerle Odamız arasında
bugüne dek yürümekte olan olumlu ilişkinin bir adım üste çıkarılarak, artık
bundan böyle kurumsal ilişki şekline dönüştürülme
nedeni ile olumludur.
Bu ilk
buluşmada Türkiye ve Kıbrıs’ta bulunan 47 Makina, 36 Endüstri, 1 İşletme, 1
Uçak, 1 Uzay, 1 Havacılık Mühendisliği bölümlerinden, toplamda 39 bölümü temsilen 47 katılımcı
ile gerçekleştirilmiştir. Oda Yönetim Kurulumuzun hiçbir ayrım gözetmeksizin
yaptığı “Buluşma” çağrısına hiçbir Bölüm Başkanlığından olumsuz yanıt
gelmemiş, katılamayan temsilciler de mazeret bildirmişlerdir. Buluşmaya Bölüm
Başkanlarının dışında Oda Yönetim Kurulumuz ile Şube Yönetim Kurulu
temsilcilerimiz de katılmışlardır.
Buluşma
“Mezuniyet Öncesi ve Sonrası Yaşanan Sorunlar Üzerine Görüşmeler” ve “Oda
Üniversite ilişkilerinde yaşanan sorunlar, olası çözüm önerileri ve ilişkilerin
kurumsallaştırılması olanakları üzerinde görüşmeler” başlıklarında iki
oturum halinde düzenlenmiştir. Oda ve TMMOB Başkanının açış konuşmalarından
sonra Oda çalışmaları katılımcılara sinevizyon eşliğinde kısaca
hatırlatılmıştır. Oturumlarda gerek Üniversite temsilcilerinden gerekse Oda ve Şube
yöneticilerinden toplamda 24 kişi söz almıştır. Her iki oturumun başlamasında Oda
tarafında hazırlamış mevcut durum analiz raporları sunularak, konuşmaların ve
tartışmaların verimliliği sağlanmıştır.
Buluşmada
Bölüm temsilcilerinin konular hakkında temsilci sıfatı ile yaptığı konuşmalar,
Oda-Üniversite ilişkisinin geleceği için önemli ipuçları taşımaktadır. Kurumsal
anlamda ilk kez gerçekleştirilmesine karşın, tüm katılımcıların “Oda”
hakkındaki görüşleri olumludur ve bu buluşmanın devamlılığının gerekliliğini
ısrarla belirtmektedirler ve yapılan her konuşmada önemli ipuçları bulunmaktadır.
Oda ve Şube yöneticilerimiz de yaptıkları konuşmalarla, Oda-Üniversite
ilişkilerindeki sorunlar, çözüm yolları ve beklentileri detayları ile konunun
tarafı olan üniversite temsilcilerine bu buluşmada anlatabilmişlerdir.
Buluşmada
yapılan tüm konuşmalar ve tartışmalar bant çözümlerinden yola çıkarak
kitaplaştırılmış ve böylelikle Oda açısından önemli bir çalışma tarihe not
olarak bırakılmıştır. Odamızca yayınlanan bu buluşmanın konuşmaları
ilgililerince dikkatlice değerlendirilmek durumundadır.
Şüphesiz
bu buluşmanın İLK olması, bir takım eksiklikleri ve hataları da beraberinde
getirmiş olabilir. Ancak bilinmelidir ki, her İLK bir geleceği de tanımlar. Odamız
kurumsal ilişkilerin devamlılığı konusunda “ısrarcı” tavrını sürdürecek ve
periyodik olarak bu buluşmaları gerçekleştirecektir.
Buluşmada
çekilen toplu fotoğraf Odamız için anlamlıdır ve Odamız bu fotoğraftaki
katılımcıların bundan sonraki buluşmalarda artacağına inanmaktadır.
Oda Başkanı Emin
KORAMAZ’IN
Değerli
Hocalarım, Sayın Birlik Başkanım, TMMOB’ye Bağlı Odaların ve Odamızın Değerli
Yöneticileri, MMO ve Şahsım Adına hepinizi saygıyla selamlıyorum..
Davetimize
uyarak ülkemizin dört bir yanından ve Kıbrıs’tan toplantımıza katılarak bizleri
onurlandırdınız. Hepinize teşekkür ediyor hoşgeldiniz diyorum.
Ülke
genelinde düzenlediğimiz meslek alanlarımıza ilişkin sayısı 25’i aşan kongre,
sempozyum ve kurultaylarımızda, yerel etkinliklerimizde üniversitelerin
etkinliklerinde, sizlerle bir araya gelme fırsatı yakalıyoruz.
Ancak
bugüne değin Odamız üyesi meslek disiplinlerine yönelik eğitim veren fakültelerin
dekanları ve bölüm başkanları ile ortak bir toplantı gerçekleştirme olanağı
bulamamıştık. Bu nedenle bu toplantı, toplu bir resim oluşturma anlamında bizim
için tarihi bir toplantı olacaktır.
Değerli
katılımcılar,
İçinde
yaşadığımız yüzyıl küreselleşme, bilim ve teknoloji ve enformasyon çağı olarak
adlandırılmaktadır. Günümüzde ülkeler bilimin teknolojinin geliştirilmesi ve
yenilenmeye yönelik çalışmalar ile ilerlemekte ve gelişmişlik yarışında diğer
ülkelerden daha ileriye geçebilmektedir.
Bu
süreçte özellikle gelişmiş ülkeler, ulusal çıkarları doğrultusunda ulusal
yenilenme politikalarını hayata geçirebilmek için ARGE çalışmalarına bilim
teknoloji ve eğitim alt yapısına bütçelerinden ayırdıkları kaynakları her geçen
gün arttırmaktadırlar.
Ancak ne
yazık ki geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda ve ülkemizde süreç
tersine işlemektedir. DTÖ, IMF ve DB öncülüğünde yürütülen politikalarla bu
ülkeler kendi geleceklerini yönlendirme işlevlerinden arındırılmaya, devletlerin
planlayıcı, yönlendirici, denetleyici özellikleri yok edilmeye çalışılmaktadır. Bu politikalar sonucu
gelişmiş ülkeler daha fazla gelişmekte geri kalmış ülkeler daha da geri
kalmaktadır. Bu ülkeler arasındaki ekonomik, siyasal, hukuksal, demokratik ve sosyal
alanlarda var olan uçurum giderek derinleşmektedir.
Ülkemizde
de son yirmi yıldır aynı politikalar hayata geçirilmektedir. Planlamadan, üretimden,
sanayileşmeden neredeyse tamamen vazgeçilmiş, kaynaklar hizmet ve finans sektörlerine aktarılmış, kayıt dışı
ekonomi ve rant ekonomisi hakim ekonomi haline gelmiştir.
Bu olumsuz
gidişten en fazla etkilenen ve yara alan kesimlerden birisi de meslektaşlarımız ve
mesleğimizdir.
Odamız
bünyesinde yurt içinden ve dışından mezun olmuş makina, endüstri, işletme, uçak,
havacılık, uzay, sanayi, imalat sistemleri ve üretim teknikleri mühendislerini
barındırmaktadır. Tüm bu mühendislik disiplinleri bilimsel ve teknolojik
gelişmelerin, sanayileşmenin ve kalkınmanın en önemli itici güçleridir. Üretime,
sanayileşmeye, bilim ve teknolojiye gereken
önemin verilmemesi meslek uygulama alanlarımızı giderek daraltmaktadır.
Ülkemizde
her alanda yaşanan dağınıklık ve plansızlık mühendislik eğitimi politikalarına
da yansımaktadır.
1980’li
yıllardan sonra insan gücü planlaması, gerekli altyapı ve eğitim kadrosu göz
önüne alınmadan politik tercihler sonucu, siyasal propaganda malzemesi ve yerel ticaret
odaklarının ticareti geliştirme taleplerinin sonucu olarak 55 yeni üniversite
kurulmuştur.
Halen
ülkemizde mühendis ve mimarların %40’ı açık işsiz veya meslekleri dışında
başka alanlarda çalışmak zorunda kalmaktadır. Önlem alınmazsa bu durum gelecekte
daha vahim tablolar ortaya çıkaracaktır.
Odamıza
kayıtlı mühendislik disiplinleri açısından da durum iç açıcı nitelikte
değildir. Makina mühendisliği eğitimi veren bölüm ve fakültelerin sayısı 46,
endüstri-işletme mühendisliği eğitimi veren bölüm ve fakültelerin sayısı 34,
uçak-havacılık ve uzay mühendisliği eğitimi veren bölüm ve fakültelerin sayısı
3’dür.
Bu bölüm
ve fakültelerde 19.943 öğrenci makina
mühendisliği, 5235 öğrenci endüstri-işletme mühendisliği, 570 öğrenci ise
uçak-havacılık ve uzay mühendisliği bölümlerinde öğrenim görmektedir.
Halen
Odamıza kayıtlı 49.572 makina, 3476 endüstri-işletme, 688 uçak-havacılık ve uzay
mühendisi bulunmaktadır. Toplam üye sayımız bugün itibarıyla 53.817’dir. 1982
Anayasası ile Odaya üyeliği tercihlerine bırakılan kamu çalışanı
meslekdaşlarımız ve Odaya henüz üye olmayan meslekdaşlarımız ile bu sayı 70.000
civarına ulaşmaktadır.
Sadece
makina mühendisliği alanında yılda
3500’e yakın öğrenci lisans diploması almakta, ortalama 3000 dolayında yeni mezun
makina mühendisi Odamıza kayıt yaptırmaktadır.
Odamız
üyesi mühendislik disiplinlerine yönelik eğitim veren bu kuruluşlarca yürütülen
eğitim hizmetlerinin kalitesinde büyük farklılık bulunmaktadır.
Eğitim
programlarının, ders içeriklerinin, öğretim üyesi sayısı ve yeterliliklerinin,
laboratuvar, derslik, kütüphane, bilgisayar donanımı, araştırma ve barınak
olanaklarının genel yetersizliği yanında, eğitim kuruluşları arasında bu olanaklar
açısından da ciddi dengesizlikler bulunmaktadır.
Bu durum
mezunlara da yansımakta, hepsi devlet tarafından açılan ve programları devlet
tarafından saptanan üniversitelerden mezun olan mühendislerin çoğu yeterli niteliğe
ulaşamamakta, eğitimde kalite eksikliği ve farklılığından kaynaklanan formasyon
eksikliği ve farklılığında tek seçici güç piyasa olmakta, çoğu yeni mezun iş
bulamamakta ve ekonomiye kazandırılamamaktadır.
Bir yandan
ülkemizde bu dağınıklık yaşanırken, ülkemizin altına imza koyduğu Dünya Ticaret
Örgütü Anlaşmaları ve AB anlaşmaları mühendislik hizmetlerinin serbest
dolaşımını da kapsamaktadır.
AB
ülkeleri, AB genelinde uyguladıkları birçok çerçeve program ile bir yandan eğitim
seviyelerini yükseltmeye çalışırken diğer taraftan da meslek içi eğitim ve yaşam
boyu eğitim programlarına büyük kaynaklar ayırmaktadırlar. Bu programlarının
birçoğu akademik ve mesleki yeterliliklerin tanınması konusunda yakın bir gelecekte
AB ülkeleri arasında gerekli alt yapının oluşturulmasında önemli katkılarda
bulunacak programlardır.
Mevcut
eğitim politikalarımızla ülkemiz mühendislerinin, gelişmiş ülkelerin
mühendisleriyle rekabet edebilmesi ve ayakta kalması mümkün görünmemektedir.
Odamız
Meslek İçi Eğitim Merkezleri aracılığı ile verdiği eğitimlerle, sizlerin
katkılarıyla gerçekleştirdiği teknik kongre, seminer ve sempozyumlarla,
yayımladığı periyodikler ve kitaplarla bu boşluğu biraz olsun kapatmaya
çalışmaktadır.
Üniversitelerimiz
ise bölümlerinin eğitim programlarını yüksek paralar karşılığı ABET’e
(Amerikan Mühendislik ve Teknoloji Kurulu) akredite ettirerek mezunlarını rekabet
koşullarına hazırlamaya çalışmaktadırlar.
Ancak
sorunun kalıcı çözümü, mevcut politika ve uygulamalarının yerine, planlamacı bir
anlayışla, toplumsal gereksinimleri, üretimi, istihdamı ve yaşam boyu eğitimi,
ülkenin bilim ve teknoloji yeterliliğinin güçlendirilmesini temel alan ulusal politikaların ivedilikle yaşama
geçirilmesinden, ulusal akreditasyon sistemimizin ve alt kurullarının
oluşturulmasından ve ülke kaynaklarının
bu anlamda seferber edilmesinden geçmektedir.
Böylesi
bir eğitim politikası ve yapılanmaların temel hedefleri:
1) Ülkenin
gereksinim duyduğu elemanları ihtiyaç oranında yetiştirmek
2) Bilimsel
bilgiyi üretmek
3) Eşit ve
ücretsiz eğitim sunmak
4) Üniversite
eğitimini özerk ve demokratik ortamlarda sürdürmek
5) Belletme ve
ezbercilik yerine öğrenmeyi, verileri kabul etmek yerine araştırma yeteneğini
geliştirmek
6) Öğrencilerin
teknik eğitimi yanında sosyal ve kültürel eğitimlerini de tamamlamak
7) Bu anlayışa
uygun nitelik ve sayıda öğretim üyesi yetiştirmek
8) Çok sayıda
niteliksiz mühendis yetiştirecek çok sayıda donanımsız üniversite ve bölüm açmak
yerine, ülke ihtiyaçlarını gözeten yeterli eğitim kadrosu ve kütüphane, derslik,
laboratuvar, yurt vb. alt yapısı tamamlanmış kuruluşlar oluşturmak
9) Şimdiye
kadar açılmış bulunan üniversitelerin kalite düzeyini artırmak ve kalite
eşitsizliğini ortadan kaldırmak, eksik alt yapılarını tamamlamak
10) Eğitimde kalite
standartlarını oluşturarak mühendislik bölümlerinin kalitesini bu kriterlere göre
denetlemek
11) Ülkemizde verilen
lisans diplomalarının uluslararası düzeyde tanınmasını sağlamak
12) Lisans eğitimini meslek
içi eğitim programlarıyla sürekli desteklemek olmalıdır.
TMMOB ve
bağlı Odalar böylesi bir akreditasyon sistemi içerisinde doğrudan yer almalı,
özellikle program akreditasyonu için kriter saptanması ve bu kriterlere uygunluğun
izlenmesi ve denetlenmesi çalışmalarına katılmalıdır.
TMMOB
ve bağlı Odalar üniversitelerin, yeni mühendislik ve mimarlık bölümlerinin
açılması, kontejanlarının belirlemesi karar süreçlerinde yer almalıdır.
Bu
çerçevede mühendislik ve mimarlık hakkındaki yasada, YÖK yasasında ve TMMOB
yasasında gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
Bu
doğrultuda yürütülecek çalışmaların şekillenmesinde meslek odalarına,
üniversitelerimize ve sanayicilerimize önemli görevler düşmektedir.
Odamızın,
üniversitelerimizin, mesleğimizin ve meslekdaşlarımızın sorunların dile
getireceğimiz, çözümler noktasında işbirliği olanaklarını araştıracağımız
toplantımızın böylesi bir hedefe de hizmet edeceğine inanıyoruz.
Sevgili
hocalarım,
Odamız
biraz sonra tanıtım bölümünde de anlatılacağı üzere meslek alanlarımıza
ilişkin onlarca kongre, kurultay ve sempozyum düzenlemekte, teknik kitaplar
hazırlamakta, A sınıfı kategorisinde 3 Adet periyodik çıkarmakta, üyelerine
yönelik eğitim programları düzenlemektedir. Bu etkinliklerin niteliği ve niceliği, öğretim üyelerimizin ve üniversitelerimizin
bizlere verdiği katkısını artırması, Odamıza üye olarak Oda çalışmalarına
katılması ile daha da yükselecektir.
Bildiğiniz
gibi mühendislik öğrencilerinin Oda çalışmalarından öğrencilik dönemlerinden
başlayarak yararlanabilmeleri, mesleki gelişmelerine katkıda bulunabilmek için,
öğrencilerimizi öğrenci üye statüsüyle Odamıza üye yapıyoruz. Bugün itibarıyla
ülke genelinde eğitim gören 26.000
civarında öğrencinin 3225’i Odamız üyesidir. Geleceğimiz olan gençlerimizin Oda
çalışmalarına yönlendirilmesi için de sizlerin katkı ve desteğine ihtiyacımız
var.
Sevgili
hocalarım, sözlerime bir duyuruyla son vermek istiyorum. Bildiğiniz gibi TMMOB’nin
ilk Genel Kurulu’nu yaptığı 18 Ekim 1954 gününü kapsayan 14-20 Ekim tarihi
mühendislik ve mimarlık haftası olarak ilan edilmiştir. Bu hafta içerisinde
örgütlü olduğumuz tüm birimlerde bir dizi etkinlikler düzenledik. Sorunlarımızı
kamuoyu ile paylaşmaya çalıştık.
Etkinlikler
dizimizi yarın Sıhhiye’de Abdi İpekçi Parkında gerçekleştireceğimiz
Bağımsızlık, Demokrasi ve Barış için, halkımızın insanca yaşaması için
ülkemize mesleğimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz mitingiyle noktalayacağız.
Etkinliğimizde sizleri de aramızda görmek bizlere güç katacaktır.
Katılımınız
için yeniden teşekkür eder, toplantımızın verimli geçmesini dilerim.
MEZUNİYET ÖNCESİ
YAŞANAN SORUNLAR ÜZERİNE
TMMOB MAKİNA
MÜHENDİSLERİ ODASININ GÖRÜŞLERİ
Dünyada
yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sonuçlarını ülkemiz sanayiinin hizmetine
sunmak, üniversitelerin ve meslek odalarının önünde tarihsel bir görev olarak
durmaktadır. Bu süreç, ülkemizde üretime dayalı bir sanayileşmenin
gerçekleşebilmesi için, toplumun refahı ve kalkınması doğrultusunda bir sanayinin
ihtiyacını karşılayabilecek, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri takip edebilen,
yorumlayabilen ve ülke sanayiine aktarabilen mühendislerin yetiştirilmesini zorunlu
kılmaktadır.
Odamız,
birlikte üretme anlayışı çerçevesinde üniversitelerimiz başta olmak üzere,
konunun ilgilileriyle birlikte süreç içerisinde diğer kesimleri de katarak, dünyadaki
bilimsel ve teknolojik gelişme süreçlerini kavramak, ülkemiz ve üyelerimizin
kullanımına sunmak hedefiyle yapmış olduğu kongre, kurultay, sempozyumlarda tespit
ettiği sorunları ve çözüm önerilerini aşağıdaki şekliyle değerlendirmenize
sunmaktadır.
1. Mühendislik
ve mimarlıkla ilgili yüksek öğrenimin planlanması, yeni fakülte ve bölümlerin
açılması, eğitim programlarının oluşturulması sürecinde Meslek Odaları ve
Üniversite işbirliğinin geliştirilmesi.
2. Mühendislik
eğitimi veren üniversitelerin tek tek akredite edilmesi yerine tüm eğitim
kurumlarının düzeyinin dünya standartları seviyesine çıkartacak araçların
oluşturulması konusunda Meslek Odaları ile Üniversiteler arasında işbirliğinin
yaratılması,
3. Üniversite
kontenjanlarının Üniversite, Sanayi ve Meslek Odalarının ortak çalışması ile
ülkemizin ihtiyaç duyduğu alanlarda ve sayıda belirlenmesi,
4. Mevcut
mühendislik eğitimi ile; analitik düşünen, katılımcı ve sorumlu bir vatandaş
olmaya da yönlenebilecek bireyler kazandırma hedeflenmektedir. Bireylerin toplumsal
gelişmeye aktif katılımlarının sağlanabilmesi için mühendislik eğitiminin yanı
sıra kültürel, bedensel ve düşünsel yeteneklerini geliştirici yönde de programlar yapılması.
5. Üniversitelerin
bütçeden ayrılan paylarının arttırılması, üniversitelerin bütçeleri ve
yönetimi üniversite unsurlarının yönetiminde ve denetiminde olması,
6. Öğrencilere
mesleğimizi sevdirmek ve bilimsel düşüncelerini geliştirmek için proje
yarışmaları düzenlenmesi ve bu konuda Meslek Odaları ile Üniversite arasında
işbirliği ortamı yaratılması ve sürekliliğinin sağlanması.
7. Odamızın
yayınlamış olduğu Teknik Yayınların üniversite eğitim programlarında referans olarak gösterilmesi, kaynak kitabı olarak okutulmasının
sağlanması.
8. Öğrencilere
mesleği ve çalışma koşullarını anlatacak derslerin 1. sınıftan başlayarak
eğitim programlarına dahil edilmesi yönünde çalışmaların yapılması,
9. Mühendislik
eğitimi sırasında gerçekleştirilen öğrenci staj programlarının
Oda-Üniversite–Sanayi işbirliği çerçevesinde organize edilmesi ve bu konuda Odanın
aktif rol üstlenmesi.
10. Mühendislik eğitimi
süresince yaşanan öğrenci sorunlarının çözümüne yönelik Oda-Üniversite
işbirliğinin tesisi ve sürekliliğinin sağlanması.
11. Özgür düşünce ve
yaratma ortamının ve bilimsel eğitim ve araştırma olanaklarının yaratılması için Üniversite-Oda işbirliğinin tesisi ve sürekliliğinin sağlanması.
12. Üniversite Oda
arasındaki etkileşimi sağlamanın temel araçlarından biri olan Öğrenci Üyelik
formasyonunun geliştirilerek özendirilmesi.
13. Mühendislik
fakültelerinde Makina Mühendisleri
Odasının çalışmalarının öğrencilere ve üyelerimize daha sağlıklı
duyurulabilmesi için pano tahsis edilmesi.
14. Üniversitelerimizin
mühendislik bölümlerini kazanan öğrenciler ve yeni mezun meslektaşlarımıza
mesleğimizi tanıtmak amaçlı sosyal faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için
Oda-Üniversite işbirliğinin yaratılması, şeklinde tanımlamak mümkün.
MEZUNİYET SONRASI
YAŞANAN SORUNLAR ÜZERİNE
TMMOB MAKİNA
MÜHENDİSLERİ ODASININ GÖRÜŞLERİ
Üreten ve
sanayileşen bir Türkiye için ülkemizde uygulanan politikalar üretim ekonomisine
yönelik olması gerekirken (onun yerine üretken olmayan) hizmet ve rant ekonomisine
yönelmiştir. Yıllardır uygulanan bu politikalar sonucu, mühendis ve mimarlar
mühendislik - mimarlık eğitiminden uygulamaya
kadar ciddi bir nitel gerilemeye uğramıştır. 21. yüzyılda yaşanan teknolojik
gelişme hızı, gelişmekte olan ülkelerin bu alanda politikalar üretemedikleri sürece
çok hızlı bir şekilde geride kalacaklarını ortaya koymaktadır. Bütün bu
koşullar, Türkiye’nin çağdaş mühendislik eğitimini yaygınlaştırmasının yanı
sıra: sanayileşmeden, teknolojik öngörüden, teknoloji üretiminden, araştırma ve
geliştirmeden, üniversite - sanayi işbirliğinden yana plan ve politikalara duyduğu
gereksinimi çok açık bir şekilde göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde bilim ve
teknoloji alanında gelişim ve değişim süreci yaşanırken, ülkemizdeki mühendis ve
mimarlar bu plansızlık ve nitel gerileme ile mesleki eğitim ve uygulamada bu sürece
sürekli olarak uzak kalmaktadır. Mühendislik - mimarlık eğitiminde gerek açılan
okullar gerek arttırılan kontenjanlar açısından planlama anlayışının olmaması,
özellikle belirli bölümlerden mezun mühendis ve mimarların istihdam sorununu
arttırdığı gibi bu topluluğun mesleki kimliklerinde erozyon ve sosyal statü kaybına
da neden olmaktadır. Çağdaş bir mühendislik formasyonunun deformasyona uğramadan
ülkenin kalkınmasına yöneltilmesinin; üretim ekonomisi, Üniversite-Sanayi
işbirliği, bilim ve teknoloji politikaları temelinde uygulanan kalkınma stratejileri
ile ilişkisi analiz edilmelidir ve buna uygun politikalar hedeflenmelidir. Ülkemizde
mühendis ve mimarlarımızın %35’inin açık işsiz olduğu veya meslekleri dışında
bir işte çalıştıkları, çalışanların büyük bir bölümünün ise mesleki tatmin
ve mühendislik heyecanı duymadan mesleklerini uyguladıkları bilinmektedir. Diğer bir
gerçek ise; ülkemizdeki 200 000’e yakın küçük ve orta
ölçekli sanayi işletmesinde yani KOBİ’ lerde mühendis mimar istihdam etme
geleneğinin oluşmamış olmasıdır.
Yapılan
araştırmalara göre; mühendislik mezuniyet
bilgisinin %5’i her sene eski ve geçersiz hale gelmektedir. Yine yapılan
araştırmalar mühendislik bilgisinin yarı ömrünün de, farklı mühendislik
dallarına göre 2,5-7,5 yıl arasında değiştiğini göstermektedir. Dolayısı ile,
mühendisler-mimarlar mesleki yaşamları
boyunca, değişen ve gelişen teknolojilere
sahip olabilmek için öğrenmeye devam ederler. Bu da öğrenme alanında sürekliliğin
ve deneyimin önemini ortaya koymaktadır.Bu nedenle ;
1. Mezuniyet
sonrası, üyenin sürekli eğitiminin sağlanması günümüzde kaçınılmaz bir
zorunluluk haline gelmiştir. Odamız bu
tespitten hareketle bünyesinde oluşturduğu MİEM (Meslek İçi Eğitim Merkezi)
aracılığıyla üyenin uzmanlaşması, gelişiminin sürekli kılınması vb. amaçlı
eğitim ve belgelendirme çalışmalarını sürdürmektedir. MİEM
çalışmalarının geliştirilmesine yönelik Oda-Üniversite
işbirliğinin sağlanması ve sürekli kılınması,
2. MİEM tarafından düzenlenen eğitim programlarının
geliştirilmesi, eğitim notlarının ve/veya kitaplarının hazırlanması, eğitici
portföyünün arttırılması konularında Oda-Üniversite işbirliğinin geliştirilmesi
ve sürekli kılınması,
3. Odamızın
yayın politikaları çerçevesinde mesleğimizle ilgili Teknik Yayınların,
üyelerimizin ve öğrencilerimizin kullanımına sunulması ve bu yayınların
sayılarının arttırılması amacıyla ortak çalışmaların yürütülmesi,
4. Odamız
tarafından üretilerek kamuoyunun kullanımına sunulan Oda Periyodiklerinin
ihtiyaç duyduğu (Mühendis Makina Dergisi – A Grubu Yayın Kategorisinde; Endüstri
Mühendisliği Dergisi - A Grubu Yayın Kategorisinde ve Tesisat Mühendisliği Dergisi -
A Grubu Yayın Kategorisinde) bilimsel makale / yazı gereksinimlerinin karşılanmasına
katkı sağlanması, hakemli dergi olan Oda Süreli Yayınlarındaki bilimsel
makale ve yazı değerlendirme amaçlı oluşturulan uzman havuzunun çalışmasının
etkin kılınması amaçlı Oda-Üniversite işbirliğinin geliştirilmesi,
5. Odamız
tarafından dönem içerisinde düzenlenecek olan Kongre-Kurultay ve Sempozyumlara üniversitelerimizdeki
üyelerimizin ve öğretim üyelerinin yaptıkları
bilimsel çalışmalarla katılımlarının sağlanması için Oda-Üniversite
işbirliğinin geliştirilmesi,
6. Odamız
bünyesinde mesleğimizle ilgili oluşturulan Teknik Komisyonlarımıza
üniversitelerimizden katılım ve katkıların arttırılması yönünde çalışmaların
yapılması,
7. Üniversitelerde
görev alan üyelerimizin Oda çalışmalarına ve Yönetimlerine daha aktif katılımı
konusunda ortak çalışmaların yürütülmesi,
8. Meslek
alanlarımızla ilgili kamuoyunu doğru ve bilimsel bir şekilde aydınlatmak için
üretilecek Oda Görüşlerinin oluşturulması sürecine üniversitelerimizdeki
üyelerimizin aktif katkı ve katılımlarının sağlanması,
9. AB teknik mevzuat uyum sürecinin yaşandığı bugünlerde
üniversite teknik imkanlarının-laboratuvar, araştırma merkezleri vb.-sanayie
açılmasıyla Oda-Üniversite işbirliğinin geliştirilmesi, son olarak ifade
edebileceğimiz başka bir görüş.