makale yayımlama koşulları | abonelik | reklam | iletişim | arşiv

kapak2.jpg (16022 bytes)

    ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ
    Nisan-Mayıs-Haziran 2003 - Sayı 2

 

 

İŞLETMELERİN ÇEVREYE DUYARLI  ÜRETİM FAALİYETLERİNİN

AMPİRİK BİR ÇALIŞMA İLE DEĞERLENDİRİLMESİ

 

Hilmi YÜKSEL

Dokuz Eylül Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,  İşletme Bölümü

 

 

 

 

Özet

 

İşletmelerin, dünyamızdaki çevre sorunlarının çözümünde önemli sorumlulukları bulunmaktadır. İşletmeler, çevre sorunlarının çözümünün bir parçası olmalı ve tüm faaliyetleri ile çevre konularını bütünleştirmelidirler. İşletmelerin çevre konularına yaklaşımları; çevre sorunları ortaya çıktıktan  sonra  çevre sorunlarına çözümlerin  bulunması olmamalı, işletmeler, çevre konularına proaktif bir yaklaşımı benimsemelidirler. Çevre konularına proaktif yaklaşım, işletmelerin kirliliği önleme teknolojileri için daha çok kaynak ayırmaları ile başarılabilecektir. Ürünlerin ve süreçlerin tasarım aşamasından, üretim planlama ve stok kontrolü ve ürünlerin dağıtımı gibi tüm üretim yönetimi kararlarında çevre konuları da değerlendirilmelidir. Çevre sorunlarına proaktif bir yaklaşımı öngören çevreye duyarlı üretim;   üretim yönetimi kararları ile çevre yönetimi ilkelerinin bütünleştirilmesi sonucunda başarılabilecektir. Bu makalede, Türkiye’deki büyük işletmeler kapsamında gerçekleştirilen anket çalışmasının sonuçları değerlendirlmiştir. Anket çalışmasında, işletmelerin, çevre konularına yaklaşımlarının, çevre konularını üretim faaliyetleri ile bütünleştirme düzeylerinin ve çevreye duyarlı üretim faaliyetlerinin, çevre performansına ve işletme performansına olan etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Anket çalışmasından elde edilen sonuçlara göre; genel olarak, işletmeler, çevre konularını bir maliyet unsuru olarak değerlendirmektedirler. Bununla birlikte, işletmeler,  çevre konularının dikkate alınması sonucunda, önemli kazançlar sağlayacaklarına inandıklarını belirtmişlerdir.  Ayrıca, ankete katılan işletmelerin büyük bir kısmı, çevreye ilişkin faaliyetlerin sadece çevre yasalarına ve düzenlemelerine uyum sağlanması ile sınırlı kalmaması gerektiğini belirtmişlerdir. Çalışmada, işletmelerde, kirliliği önleme teknolojileri için ayrılan kaynak düzeyine, işletmelerin ISO 14001 ÇYS  belgesine sahip olup olmamalarının, Toplam kalite yönetimi programlarının düzeyinin ve Tam zamanında üretim faaliyetlerinin düzeyinin etkisi araştırılmıştır. Çalışmada,  ISO 14001 ÇYS belgesine sahip olan işletmeler ile ISO 14001 ÇYS belgesine sahip olmayan işletmeler arasında çevreye duyarlı üretim faaliyetlerinin uygulanma düzeyi bakımından farkın anlamlı olduğu görülmüştür. Ayrıca, ISO 14001 ÇYS belgesine sahip olan işletmelerde, çevreye duyarlı üretim faaliyetlerinin, çevre performansına ve işletme performansına olan etkileri değerlendirilmiştir. Çalışmada yapılan faktör analiz ile de çevreye duyarlı üretim faaliyetleri 3 grup olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler:  Çevreye Duyarlı Üretim, ISO 14001 ÇYS , Kirliliği Önleme Teknolojileri, Çevre Performansı

 

 

 

GİRİŞ

 

İşletmelerin çevreye karşı sorumlulukları kapsamında üretim yönetimindeki kararlarında da çevre konularına verilen önem her geçen gün  hızla artmaktadır. Günümüzde işletmelerin, üretim/işlemler yönetimine ilişkin kararlarında çevre konularını da dikkate almaları gerekmektedir. İşletmeler, üretim/işlemler yönetimi fonksiyonları ile çevre konularını birlikte değerlendirmelidirler. Üretim yönetimi fonksiyonları ile çevre konularının birlikte değerlendirilmesi, işletmelerin çevreye olumsuz etkilerinin azaltılmasında önemli fırsatlar sağlamaktadır.

 

Üretim sistemlerindeki anlayış, kaynak kullanımı ve atık oluşumunu önemli ölçüde azaltarak sürdürülebilirliği benimsemelidir. Tek kullanımlık ürünlerin üretiminden ve ürün bertaraf faaliyetlerinden mümkün olduğunca  vazgeçilmelidir. Beamon (1999); bu hareketin sağlanmasında ilk adımın tek yönlü tedarik zinciri yapısı yerine döngünün kapatılması olduğunu belirtmiştir. Üretim yöneticileri, ürünün kullanımı sonucunda, ürünün bileşenlerinin geri dönüşüm ve tekrar kullanım olanaklarını da araştırmalıdırlar. Kullanılamaz duruma gelen bileşenlerin çevreye  etkisi en az olacak biçimde bertaraf  yöntemleri de üretim yöneticileri tarafından değerlendirilmelidir. Üretim yöneticileri, üretilen ürünlere ve üretim süreçlerine, kirliliğe neden olan atıkların akışının azaltılmasını veya ortadan kaldırılmasını sağlayacak bakış açısıyla da  bakmalıdırlar. Kirliliği önleme teknolojilerinin çoğu, üretim süreçleri ile bütünleşiktirler. Bu nedenle, kirliliği önleme teknolojilerinin uygulanması mevcut üretim süreçlerinde ve ürün tasarımlarında değişimlerin yapılmasını gerektirmektedir. İşletmelerin üretim sistemleri, atık yaratmayacak ve çevreye etkileri en az olacak biçimde tasarlanmalı ve  uygulanmalıdır.

 

Bu çalışmada; ülkemizdeki büyük işletmelerin, çevre konularına yaklaşımlarına ve  çevreye duyarlı üretim faaliyetlerini uygulama düzeylerine ilişkin analizlerin yapılması amaçlanmıştır. İşletmelerde Tam Zamanında Üretim (TZÜ) ve Toplam Kalite Yönetim (TKY) Programının düzeyi ile kirliliği önleme teknolojilerini uygulama düzeyi  arasındaki ilişki incelenmiştir. Buna ek olarak, işletmelerin ISO 14001 ÇYS belgesine sahip olmaları ile, kirliliği önleme teknolojilerini uygulama düzeyi, çevreye duyarlı üretim faaliyetlerini uygulama düzeyi ve çevre performansı arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu amaçla bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, ilk olarak,  anket çalışmasında geçen kavramlara temel bir bilgi sağlamak amacıyla, çevreye duyarlı üretim, çevre yönetimi yaklaşımları, çevre teknolojileri ve kirliliği önleme teknolojileri ve ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi açıklanmıştır. Çalışmanın 5. kısmında da yapılan araştırmanın amaçları ve yöntemi hakkında bilgi verildikten sonra, 6. kısımda da araştırmanın sonuçları değerlendirilmiştir.

 

 

ÇEVREYE DUYARLI ÜRETİM

 

Harmozi (1999); işletmelerin, atıklarını azaltmak için geri dönüşüm, yeniden üretim gibi seçeneklerden uzun süredir yararlanmakla birlikte güvenli üretimi destekleyen çevreye duyarlı üretimin yeni gelişmeler arasında olduğunu belirtmiştir. İşletmelerin günlük faaliyetlerinin, çevre konularıyla  bütünleştirilebilmesi için ilk aşamada çevreye duyarlı üretimin tanımının anlaşılması gerekmektedir. Üretim/işlemler yönetimi karar verme süreci içerisine çevre konularının bütünleştirilmesini amaçlayan farklı kavramlar geliştirilmiştir. Little (1989); endüstriyel ekoloji, Sarkis ve Rasheed (1995); çevreye bilinçli üretim, Gupta ve Sharma (1996); çevre işlemler yönetimi ve Melynk vd. (1995); çevreye duyarlı üretim kavramlarını ileri sürmüşlerdir. Ayrıca, Curkoviv vd.(1999); yeşil üretim, temiz üretim ve çevreye dost üretim kavramlarının da yaygın olarak kullanıldığını belirtmişlerdir. Bu kapsamda sürdürülebilir üretim kavramının da yaygın olarak kullanıldığı belirtilebilir.

 

Sarkis ve Rasheed (1995); çevreye duyarlı üretimde, üretim süreçlerinin ve teknolojilerinin, atıkları veya hurdaları ortadan kaldıracak biçimde tasarlandığını, geliştirildiğini ve uygulandığını belirtmişlerdir. Gupta ve Sharma (1996), ise çevre işlemler yönetimini, girdilerin ürünlere dönüştürülmesine ilişkin karar verme süreci ile çevre yönetim ilkelerinin bütünleştirilmesi olarak tanımlamışlardır. Sarkis ve Rasheed (1995)’e göre çevreye duyarlı üretimin temel amacı; ürünlerin tasarım aşamasından itibaren  geri dönüşüm, yeniden üretim ve tekrar kullanım olanaklarının değerlendirilmesidir. Melynk ve Handfield (1999), tarafından da çevreye duyarlı üretimin temel amacının,  kaynak etkinliğini artırırken, atıkların çevreye olan etkilerinin en azlanması  olduğu belirtilmiştir. Bu amaca ulaşmak için de atık akışının, ürün ve süreç tasarımı aşaması ve üretim planlama ve kontrol aşaması süresince tanımlanması, değerlendirilmesi ve yönetilmesi gerekmektedir.

 

Weismann ve Sekotowski (1994), çevreye duyarlı üretimin, çevre yasalarına uyumun ilerisine giderek, kirliliğin önlenmesi felsefesini desteklediğini açıklamışlardır. Gungor ve Gupta (1999); çevreye duyarlı üretimin, ürünün, yaşam sürecinin her aşamasında, çevreye olan etkilerinin değerlendirilmesi ve ürün ve üretim süreçlerinin çevre niteliklerinin istenilen düzeyde kalabilmesi için ürün tasarımı ve üretim süresince daha iyi kararların verilebilmesi  olmak üzere  iki temel konuyu içerdiğini belirtmişlerdir.

 

Melynk vd. (2000), belirtilen çevreye duyarlı üretimin amaçlarına ulaşılmasında, hem ileri doğru hem de geriye doğru tedarik zinciri faaliyetlerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Tedarikçilerin faaliyetleri ve müşterilerin çevreye dost ürün taleplerinde bulunmaları çevreye duyarlı üretimin amaçlarına ulaşılmasını etkilemektedir. Bu nedenlerden dolayı, çevreye duyarlı üretim, tek başına değil de tedarik zinciri içerisinde değerlendirilmelidir.

 

Bu tanımlar doğrultusunda, işletmelerin, çevreye duyarlı üretim faaliyetlerinde bulunabilmeleri için, ürünleri, yaşam süresince, atık yaratmayacak ve çevreye olumsuz etkileri en az olacak biçimde tasarlamaları gerektiği belirtilebilir. Ayrıca, tasarım aşamasında, bileşenlerin geri dönüşüm olanakları ve bertaraf alternatifleri de değerlendirilmelidir. Çevreye Duyarlı Üretim (ÇDÜ), proaktif çözümler üzerinde odaklanmaktadır  ve çevre problemlerinin oluşmasından sonra çözümler bulunması yerine, çevre problemlerinin önlenmesi amaçlanmaktadır. 

 

 

İŞLETMELERİN ÇEVRE KONULARINA YAKLAŞIMLARI

 

Borri ve Boccaletti (1995); çevre yönetimi yaklaşımlarına ilişkin olarak, pasif, aktif ve proaktif olmak üzere 3 çevre yönetim yaklaşımından bahsetmişlerdir. Çevre yönetiminde  pasif yaklaşımın benimsendiği işletmelerde çevre bir maliyet unsuru olarak değerlendirilmekte, değişime direnç gösterilirken yeni fırsatlara önem verilmemektedir. Çevre yönetiminde aktif yaklaşımın benimsendiği işletmelerde çevre ile ilişkin faaliyetler sadece yasalara uyumun sağlanması amacıyla gerçekleştirilmektedir. Üçüncü yaklaşım olan çevre yönetiminde proaktif yaklaşımın benimsendiği işletmelerde çevre konuları, işletmelerin  öncelikli konuları arasında görülmekte ve sürekli gelişim politikası çerçevesinde çevre konusunun tüm çalışanlar tarafından benimsenmesi ve çevre konularının Toplam Kalite Yönetimi (TKY) ile uyumlu hale getirilmesi  amaçlanmaktadır.

 

Borri ve Boccaletti (1995) ve Gupta (1995), çevre konularına proaktif yaklaşımın benimsendiği işletmelerde üst yönetimin çevre faaliyetlerine aktif olarak destek sağladığını belirtmişlerdir. Strachan( 1997); bu işletmelerde, işletme amaçları ile  çevre amaçlarının  bütünleştirilmesi için çevre politikalarının, planlarının ve programlarının kurulduğunu açıklamıştır. Çevre konularına proaktif olan işletmelerde tüm düzeylerdeki çalışanların çevre eğitimlerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Çevre konularının ilgili taraflara ulaştırılabilmesi için açık iletişim kanallarının önemi anlaşılmış ve takım çalışmasına dayalı yönetim yapıları oluşturulmuştur. Strachan( 1997), çevre konularında proaktif olan işletmelerin, çevre konuları ile ilişkin kararların desteklenmesi amacıyla muhasebe, bütçeleme ve raporlama sistemlerini de tasarladıklarını vurgulamıştır. Proaktif çevre yönetimi yaklaşımını benimseyen işletmeler, üretim yönetimi fonksiyonlarında da gerekli  değişimleri gerçekleştirmiş olmalıdırlar. Proaktif çevre yönetimini benimseyen işletmeler, çevre konularını, çevreye dost ürünlerin pazar paylarının artırılması için bir fırsat olarak değerlendirmektedirler.

 

Russo ve  Fouts (1997), proaktif çevre yönetim yaklaşımlarının, kirliliğin önlenmesi ile özdeş ve reaktif veya uyum amaçlı çevre yönetim yaklaşımlarının, boru çıkışı çözümler ve kirliliğin kontrolü ile özdeş olarak değerlendirilebileceğini belirtmişlerdir. İşletmeler, yasal düzenlemelere uyumun sağlanmasını temel alan  reaktif stratejiyi veya çevresel girişimler ile rekabet avantajı sağlayan proaktif stratejiyi benimseyebilirler. Çevresel stratejiler temel olarak reaktif yaklaşımdan proaktif yaklaşıma doğru gelişim göstermektedir.

 

 

ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ

 

Klassen(2000) ve Klassen ve Whybark(1999); çevre teknolojilerini, ürünlerin ve hizmetlerin çevreye olumsuz etkilerini azaltan üretim ekipmanları, yöntemleri, faaliyetleri, ürün tasarımları ve tedarik sistemleri olarak belirtilmişlerdir. Örnek olarak, yeni bir su arıtma tesisinin kurulması, çevre denetimlerinin uygulanması, yeraltındaki depo tanklarının temizlenmesi, zararlı malzemelerin zararlı olmayan malzemelerle ikamesi verilebilir. Bununla birlikte kalitenin geliştirilmesinin, çevre üzerinde olumlu etkileri (atık azaltımı) olacağından, çevre teknolojisi olarak değerlendirilebilir.

 

Klassen(2000) ve Klassen ve Whybark(1999); çevre teknolojilerini; kirliliği kontrol teknolojileri, kirliliği önleme teknolojileri ve yönetim sistem teknolojileri olarak sınıflandırmışlardır. Kirliliği kontrol teknolojileri; geçmişteki  faaliyetlerin ve krizlerin soncunda oluşan çevre zararlarının temizlenmesi ve boru çıkışı kontroller olarak  belirtilebilir. Kirliliği önleme teknolojilerinde ise, ürünlerin ve süreçlerin tasarımında değişimler yapılmaktadır  Christman(2000), Hart(1995) ve OECD(1995); kirliliğin kontrolü ve kirliliğin önlenmesi arasındaki farklılıkları vurgulamışlardır. Bu çalışmalara göre, kirliliğin kontrolü; kirlilik kontrol ekipmanları ile  emisyonların ve atıkların belirlenmesi, depolanması, işleme tabi tutulması ve bertaraf edilmesi faaliyetlerini içermektedir. Kirliliğin kontrolünde, emisyonlar ve atıklar izlenmekte ve kirlilik kontrol ekipmanları ile bertaraf edilmekte  ve mevcut üretim süreçlerinde çok az değişikliğe gidilmektedir. Kirliliği önlemede ise, üretim süreçlerinde kirliliğin ve atığın oluşmasının azaltılması amaçlanmakta ve kirliliği önleme teknolojilerinin uygulanması, mevcut üretim süreçlerinde veya ürün tasarımlarında önemli değişikliklerin yapılmasını gerektirmektedir.

 

 

ISO 14001 ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMİ (ÇYS)

 

Gönüllülük esasına dayalı olan ISO 14000 standartlar serisi, işletmelerin çevre yönetim sisteminin gerekliliklerinin karşılanmasına yardımcı olmak amacıyla geliştirilmiştir. ISO 14000 standartlar serisi, işletmelerin karşılaştıkları  çevre konularını belirlemelerinde  yardımcı olacak  yönetim sisteminin temel bileşenlerini tanımlayan belgeler setini içermektedir. Yönetim sistemi; amaçların ve önceliklerin belirlenmesi, amaçlara ulaşılabilmesi için sorumlulukların atanması, sonuçların ölçülmesi ve raporlanması ve taahhütlerin işletme dışından bir kuruluş tarafından  doğrulanmasını içermektedir. ISO 14001 ÇYS standardı; çevre performans standardı olmayıp, çevre yönetim standardı olduğuna dikkat edilmelidir. ISO 14001 ÇYS standardı, performans düzeyleri ve kriterleri tanımlamamakta, işletmeye, işletmenin uyum göstermesi gereken yasalar ve işletmenin gereklilikleri dikkate alınarak,  kendi performans amaçlarını ve hedeflerini oluşturma imkanını sağlamaktadır.

 

ISO 14001 ÇYS standardı kesin çevre performans gereklilikleri kurmamakla birlikte, standart daha yüksek ve sürekli olan performans düzeyi ile sonuçlanacak gereklilikleri içermektedir. ISO 14001 ÇYS’de çevre politikası; şletmelerin kirliliğin önlenmesi, sürekli gelişimin sağlanması, yürürlükte bulunan çevreyle ilgili düzenlenmelere ve işletmenin kendiliğinden tabi olduğu diğer  koşullara uyumun sağlanması olmak üzere dört taahhüttü içermektedir. Bu dört taaahhütü içeren çevre politikası doğrultusunda kurulan ÇYS’nin tüm gerekliliklerinin karşılanması, işletmelerin çevre performansının gelişmesine olanak sağlamaktadır.

 

ISO 14001 ÇYS’nin politikasında kirliliğin önlemesi taahhüdünün belirtilmesi gerekmektedir.  Böylelikle, ISO 14001 ÇYS’ni geliştiren ve uygulayan işletmelerin, kirliliğin önlenmesi teknolojileri için de daha çok kaynak ayırmaları beklenmektedir. ISO 14001 ÇYS, işletmelerin çevre ve işletme arasındaki etkileşimini tanımlamak ve yönetmek için sistematik bir yöntem sağlamaktadır. İşletmeler, ISO 14001 ÇYS’nin geliştirilmesi ve uygulanması kapsamında,  çevre boyutlarını ve etkilerini belirlemelidirler. İşletmelerin, çevreye olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla da gerekli faaliyetlerde bulunmaları ve gerekli düzenlemeleri gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Bu nedenle;  ISO 14001 ÇYS’nin, işletmelerin çevreye duyarlı  üretim faaliyetlerini uygulama düzeylerini de artıracağı belirtilebilir.

 

Araştırmanın Amaçları ve Yöntemi

 

Bu çalışmada;

·         İşletmelerin çevre  konularına  yaklaşımlarının,

·         İşletmelerin, ISO 14001 ÇYS belgesine sahip olmaları  ile  kirliliği önleme teknolojileri için ayırdıkları kaynak düzeyi arasındaki ilişkinin,

·         İletmelerin Toplam kalite yönetimi programlarının ve Tam zamanında üretim sistemlerinin düzeyleri ile kirliliği önleme teknolojileri için ayırdıkları kaynak düzeyi  arasındaki ilişkinin,

·         ISO 14001 ÇYS’nin, işletmelerin çevreye duyarlı üretim faaliyetlerini uygulama düzeyine  etkisinin,

·         ISO 14001 ÇYS’nin, işletmelerin çevre performansına ve işletme performansına olan etkilerinin 

 

belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla bir anket formu hazırlanarak, ISO 14001 ÇYS belgesine sahip olan 100 işletmeye ve ISO 14001 ÇYS belgesi olmayan ve 500 büyük işletme kapsamında yer alan 150 işletmeye anket formu gönderilmiştir. Anket formu gönderilen işletmeler rassal olarak belirlenmiştir. Anket soruları, işletmelerde çevre faaliyetlerinden sorumlu olan kişiler (yöneticiler, çevre mühendisleri, kimya mühendisleri, kalite güvence mühendisleri) veya genel müdürler tarafından cevaplandırılması istenmiştir. Anket çalışmasında 108 işletmeden geri dönüş sağlanmış ve 105 anket formu da değerlendirmeye katılmıştır. Anket formu gönderilen ve ISO 14001 ÇYS belgesine sahip olan işletmelerden %38 oranında bir geri dönüş sağlanırken,  anket formu gönderilen ve ISO 14001 ÇYS belgesi olmayan işletmelerden %44 oranında bir geri dönüş sağlanmıştır.

 

Anket formunda 5’li likert ölçeğinden yararlanılmıştır. İşletmelerin ilgili ifadeleri  1: Hiç katılmıyorum, 2: Az katılıyorum, 3: Kısmen katılıyorum, 4: Oldukça katılıyorum 5: Tamamen katılıyorum olmak üzere cevaplandırmaları istenmiştir. Anketler sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda izleyen hipotezlerin test edilmesi amacıyla Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Sıfır hipotezi iki örnek arasında fark olmadığını belirtmektedir. Eğer H0  hipotezi red edilemezse,  örnekler arasında fark olmadığı belirtilir. Bununla birlikte H0  hipotezi red edilirse, örnekler arasında istatistiksel olarak anlamlı farkın olduğu belirtilir. Soruların değerlendirilmesinde, SPSS programından yararlanılmış ve analizler %95 güvenirlik düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Eğer p< 0,05  ise H0  hipotezi  red edilir ve örnekler arasında istatistiksel olarak farkın anlamlı olduğu görülür.

 

ARAŞTIRMA SONUÇLARI

 

İşletmelerin Çevre Konularına Yaklaşımları

 

Geri dönüş sağlanan anketlerde, çevre konularına ilişkin ifadelere verilen cevapların ortalama  ve standart sapma değerleri Tablo 1’de verilmiştir.

 

 

Tablo 1: İşletmelerin  Çevre Konularına Yaklaşımlarının Değerlendirilmesi

 

Çevreye Duyarlı Faaliyetlere İlişkin Algılamalar                                             

Ortalama
Standart Sapma

Çevre konuları işletmeler için bir maliyet unsurudur.

3,1442

1,1526

Çevreyle ilişkin faaliyetlerin, sadece  çevre yasalarına ve düzenlemelerine uyum sağlanması amacıyla gerçekleştirilmesi yeterlidir.         

1,9423

1,1133

Kirliliği önleme projeleri sonucunda elde edilen kazançlar, bu projeler için katlanılan maliyetleri karşılar.                                                        

3,5096

1,0972

Çevre konularının dikkate alınması, rekabet avantajı kazanılmasında  önemli fırsatlar sağlamaktadır. 

3,6731

1,0561

 

İşletmelerin; çevre konularının işletmeler için bir maliyet unsuru olduğu ifadesine kısmen katıldıkları, çevreyle ilişkin faaliyetlerin, sadece çevre yasalarına ve düzenlemelerine uyum sağlanması amacıyla gerçekleştirilmesinin yeterli olduğu fikrine az katıldıkları,  kirliliği önleme projeleri sonucunda elde edilen kazançların, bu projeler için katlanılan maliyetleri karşıladığı ve çevre konularının dikkate alınmasının, rekabet avantajı kazanılmasında önemli fırsatlar sağladığı ifadelerine ise  oldukça katıldıkları belirtilebilir.

 

İşletmelerde Kirliliği Önleme Teknolojileri  İçin Ayrılan Kaynak Düzeyine İlişkin Analizler

 

İşletmelerin, son üç yıl içerisinde ürünlerinin, hizmetlerinin ve faaliyetlerinin olumsuz çevre etkilerini (su kirliliği, hava kirliliği, doğal kaynakların tüketimi vb.) azaltmak amacıyla gerçekleştirdikleri projeler ve yatırımlar için ne kadar kaynak (sermaye, işletim, insan kaynakları) kullanıldıklarını  ölçekten yararlanılarak belirtmeleri istenmiştir. Ayrıca işletmelerin, Toplam kalite yönetimi ve Tam zamanında üretim sistemlerini uygulama düzeylerini de 3’lü likert ölçeğine (1: mevcuttur, 2:kısmen mevcuttur, 3: mevcut değildir) göre değerlendirmeleri istenmiştir. Aşağıda belirtilen hipotezlerin test edilmesi amacıyla Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. P değerleri tablo 2’de verilmiştir. (p<0,05 ise sıfır hipotezi red edilir ve farkın anlamlı olduğu belirtilir. )

 

H1 : ISO 14001 ÇYS belgesi olan işletmeler ile ISO 14001 ÇYS belgesi olmayan işletmeler arasında kirliliği önleme teknolojileri için kullanılan kaynak bakımından fark yoktur.

H2 : İşletmelerin Toplam Kalite Yönetimi (TKY) programının düzeyleri arasında kirliliği önleme teknolojileri için kullanılan kaynak  bakımından  fark yoktur.

H3 : İşletmelerin Tam Zamanında Üretim Sisteminin (TZÜ) düzeyleri  arasında  kirliliği önleme teknolojileri için kullanılan kaynak  bakımından  fark yoktur.

 

 

Tablo  2: İşletmelerin Kirliliği Önleme Teknolojileri İçin Kullandıkları Kaynaklara İlişkin  Analizler

 

                                                                                     

p değerleri

Kirliliği Önleme Teknolojileri                                               

ISO 14001

TKY

TZÜ

Ürün/Ürünlerin tasarımında değişiklik yapılması (Örneğin; geri dönüşümlü malzemelerin  kullanımının artırılması veya  üründe daha az zararlı malzemelerin kullanılması)                                                             

0,042

0,041

0,003

  Malzemelerin tedarik sürecinde, ürünlerin üretim sistemlerinde veya ürünlerin dağıtım sürecinde düzenlemelerin yapılması  (Örneğin; atık ve kirliliğin oluşumunun azaltılması için üretim  ekipmanlarının yeniden tasarlanması, yerleşim düzeninin değiştirilmesi, malzeme taşıma  yöntemlerinde değişimlerin yapılması)               

0,012

0,000

0,000

 

                                                                                        

Kirliliği önleme teknolojileri için kullanılan kaynak bakımından ISO 14001 ÇYS belgesine sahip olan işletmeler ile bu belgeye sahip olmayan işletmeler arasında istatistiksel olarak anlamlı  fark bulunmaktadır. İşletmelerde TKY programlarının, işletmelerin  kirliliği önleme teknolojileri için kullandıkları kaynak düzeyini etkilediği belirtilebilir. TKY programları, işletmelerde kültürel bir değişimi gerektirmekte ve önleme anlayışına odaklanmaktadır. Bu anlayışa sahip olan işletmeler, kirliliğin önlenmesi için de daha fazla kaynak ayırdıklarını belirtmektedirler. İşletmelerin TZÜ sisteminin düzeyi de işletmelerde kirliliği önleme teknolojileri için kullanılan kaynak düzeyini etkilemektedir. TZÜ felsefesinin temelinde israfın azaltılması  amacı vardır ve atıkların azaltılması, TZÜ temel ilkesidir. Ayrıca, TZÜ sistemi,  kaynağında azaltma ile yakından ilişkilidir. Bu hipotezin test edilmesi ile elde edilen sonuçlar da bu ifadeleri doğrulamaktadır. TZÜ sistemine sahip olan işletmeler, çevre etkilerinin azaltılması amacıyla kirliliğin önlenmesi yani kaynağında azaltma yaklaşımına daha çok odaklandıklarını belirtmektedirler.  

 

İşletmelerin Üretim Faaliyetleri ile Çevre Konularını Bütünleştirme Düzeylerinin İncelenmesi

 

Literatür araştırması soncunda işletmelerin çevreye duyarlı üretim faaliyetleri için 19  faaliyet belirlenmiştir. Belirlenen çevreye duyarlı üretim faaliyetleri tablo 3’de verilmiştir. Anket formunda işletmelerin, çevreye duyarlı  üretim faaliyetlerine ilişkin ifadeleri 5’li Likert ölçeğine göre değerlendirmeleri istenmiştir. İşletmelerin çevreye duyarlı faaliyetlerinin düzeyini belirten ifadelerin güvenirlilik analizi yapıldığında, alfa değeri 0,9315  olarak bulunmaktadır ki, bu değer ifadelerin güvenirliliğinin oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. Tablo 3’de ISO 14001 ÇYS belgesi olan işletmeler ile ISO 14001 ÇYS belgesi olmayan işletmelerin,  çevreye duyarlı faaliyetleri uygulama düzeylerine verdikleri cevapların ortalama değerleri verilmiştir. Ayrıca, işletmelerin çevreye duyarlı üretim faaliyetlerini uygulama düzeyleri bakımından ISO 14001 ÇYS belgesine sahip olmaları ile bu belgeye sahip olmamaları arasında istatistiksel farkın olup olmadığının belirlenmesi amacıyla Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Testin sonucunda elde edilen p değerleri Tablo 3’de verilmiştir.

 

Tablo 3’e göre işletmelerin çevreye duyarlı üretim faaliyeti olarak en fazla düzeyde uyguladıklarını belirttikleri faaliyetler;  kapasite artırma kararlarında; kaynaklardan ve  enerjiden tasarruf sağlama  ve  daha temiz teknolojilerden yararlanma olanaklarının değerlendirilmesi   ve malzeme taşıma  faaliyetlerinde çevre konularının da dikkate  alınmasıdır. Müşterilerin ve son kullanıcıların eğitim, bilgi paylaşımı vb . programlar ile geri dönüşüm programlarına katılımlarının sağlanması ve  halkın, toplama ve geri dönüşüm merkezlerine kolaylıkla ulaşabilmelerini sağlayacak olanakların değerlendirilmesi ise en düşük düzeyde uygulanan çevreye duyarlı üretim faaliyetleri olarak belirtilmektedir. 

 

Tablo 3: İşletmelerin, Çevreye Duyarlı Üretim Faaliyetlerini Uygulama Düzeylerinin Değerlendirilmesi (* ile belirtilen p değerleri red edilmeyen hipotezleri belirtmektedir.)

 

 

 

ISO 14001  ÇYS belgesine

sahip olan   işletmeler

 

 

ISO 14001 ÇYS   belgesine

sahip  olmayan   işletmeler

 

p

değerleri

B1.Ambalaj malzemelerinin geri dönüşüm olanakları

değerlendirilmektedir         

4,18

3,58

0,002

B2. Çevre konuları, iş yeri düzeninin (fabrika yerleşim düzeni) 

belirlenmesinde  etkili olmaktadır                                                                            

3,71

3,58

0,617*

B3 Enerjiyi etkin olarak kullanan ve enerji tasarruflu teknolojiler

uygulanmaktadır                                                                                                  

4,36

3,92

0,010

B4. Ürünlerin üretilmesi için gerekli donatımın seçiminde çevre

konuları da  dikkate alınmaktadır                                                                                              

4,26

3,77

0,004

B5. Ürün/ürünlerin tasarım aşamasında bunların geri dönüşüm

ve  tekrar kullanım olanakları dikkate alınmaktadır      

4,14

3,59

0,013

B 6. Malzemelerin, çevreye daha az zararlı olan malzemelerle

İkamesi değerlendirilmektedir                                                                                               

4,36

3,17

0,002

B7. Ambalajların ağırlığının azaltılması olanakları

dikkate alınmaktadır               

4,22

3,65

0,002

B8. Ürünlerin ve bileşenlerin geri dönüşüm olanağını artırmak için 

ürünlerin komposizyonunda değişim olanakları  değerlendirilmektedir                  

3,71

3,03

0,016

B 9. Ürün/ürünlerin tasarım aşamasında bunların kolay bir

biçimde ayrıştırılabilme olanakları da dikkate alınmaktadır                                               

3,74

2,84

0,003

B10. Üretim yöntemlerinin (üretim teknolojilerinin) belirlenmesinde

çevre konuları da dikkate alınmaktadır