makale yayımlama koşulları | abonelik | reklam | iletişim | arşiv |
| ENDÜSTRİ
MÜHENDİSLİĞİ Nisan-Mayıs-Haziran 2003 - Sayı 2
|
S
U N U Ş
Değerli
Okuyucularımız,
Göreve geldiğinde ilgili tüm meslek
odaları, sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütleri ile bir araya
gelerek, danışarak, görüşerek icraatlarda bulunacağını taahhüt eden siyasal
iktidar, IMF ve Dünya Bankası'nın istekleri doğrultusunda yaz aylarına girilen şu
günlerde hızlı bir şekilde oldu bittiyle yasaları birer birer çıkarmaya devam
ediyor. İş güvencesi yasasında yapılan ertelemelerin sonunda İş yasası ile
birlikte ele alınması, iş güvencesi düzenlemesini fiilen ortadan kaldıran
planlanmış bir strateji olarak çıktı karşımıza. 2 yıldır sürdürülen
hazırlık çalışmaları sona eren iş yasasının neler getirip, neler
götürdüğünü bu anlamda iyi irdelemek gerekiyor.
Mühendis ve mimarların büyük bir
bölümünü doğrudan etkileyen sözde bilim kurulunca hazırlanan bu yasaya kısaca
baktığımızda; kıdem tazminatları budanmakta, esnek ve kuralsız çalıştırma yasal
hale getirilmekte, ödünç işçi adı altında, işçilerin mal alır satar gibi başka
işverenlere kiralanması öngörülmekte, emsal işçi tanımlaması ile sendikalar
işlevsizleştirilmekte, telafi çalışması adı altında fazla mesailer
kaldırılmakta, kısa çalışma adı altında ücretsiz izin yasal hale getirilmekte,
alt işveren tanımı ile taşeronlaştırma yasallaştırılmaktadır.
Bir sosyal devlette iş kanunlarında
güçlüye karşı güçsüzün korunması, çalışanların gözetilmesi gerekirken, bu
taslakta tamamen işverenler gözetilmektedir.
Yasada işverenin neler yapamayacağı konusu
soyut ve yoruma açıktır. Bu haliyle Yasa mevcut 1475 sayılı yasanın da gerisindedir.
Özetle bu yasa bir nevi 21. yüzyıl kölelik yasasıdır.
Son haftalarda birbiri ardına gündeme
getirilen Maden Kanunu, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Orman Arazileri ve
Kıyılarımız ile ilgili Anayasa değişikliği paketi, hazine arazilerinin satışı,
SİT alanlarının yapılaşmaya açılması, "İmar affı" vb. konuları
kapsayan kanun, tasarı ve anayasa değişiklikleri ülkenin yabancı sermayeye ve
rantçılara pazarlanmasını amaçlamaktadır.
Çıkarılacak yasalarla ülke kaynaklarının
uluslararası tekellerin emrine sunulması, işçilerin çalışma yaşamının
kuralsızlaştırılarak, kölelik koşullarının kabul edilmesi; bir bütünün, bir
ekonomi politikasının parçaları olarak gündeme getirilmektedir.
Odamız meslek alanlarından yola çıkarak
mevcut uygulamalardaki yanlışları, eksiklikleri ve olması gerekenleri
meslektaşlarına ve kamuoyuna iletme ve bilgilendirme görev ve sorumluluğunu yerine
getirme bilinciyle faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu anlamda bu dönemde ulusal düzeyde
planlanan 25 adet kongre, kurultay ve sempozyumlardan 7 tanesini gerçekleştirmiş
bulunmaktayız. Endüstri-işletme mühendisliği alanında 12-13 Aralık 2003
tarihlerinde Denizli'de düzenlenecek olan IV. Endüstri-işletme Mühendisliği
Kurultayının hazırlık çalışmaları hızla devam etmektedir. Konuyla ilgili detaylı
bilgilere dergimizin bu sayısında yer verdik.
Dergimizi ilgiyle okuyacağınızı umut
ediyor. Bir sonraki sayılarda buluşmak dileğiyle saygılarımızı iletiyoruz...
TMMOB |