|
ENDÜSTRİ
MÜHENDİSLİĞİ Temmuz - Ağustos - Eylül 2003 - Sayı 3
|
ÜRETİMDE TEPKİSEL YÖNTEMLER
Adil BAYKASOĞLU, Türkay DERELİ
Özel Sayı Misafir Editörleri
Gaziantep Üniversitesi, Endüstri
Mühendisliği Bölümü
Çok değil
on beş - yirmi yıl önce, üretim dünyasında para kazanmanın yolu kitlesel
üretiminden geçiyordu. Çok üretmek, kapasitenin tamamını kullanmak, çok satmak
ve sürümden kazanmaktı ana hedef. Global rekabet yoktu. Dünya henüz
küreselleşmemişti! Internet yoktu. Dünyanın diğer bir ucunda, ucuz ve
kaliteli üretim yapan bir şirket ile irtibata geçme şansınız çok fazla değildi.
90'lı yıllarla birlikte inanılmaz bir hızla gelişen bilgisayar ve bilişim
teknolojisi, hızı gittikçe artan kalite fırtınaları ile
birleşince, müşteri odaklı istekler de yoğunlaştı. Klasik deyişle, en
kaliteliye, en ucuz ve en hızlı bir biçimde sahip olmak müşterinin en büyük
arzusu oldu. Bu arzular sık-sık kılık değiştirir oldu. Arzular içindeki nüanslar
sık-sık değişmeye başladı.
Günümüzde
birçok üretim işletmesi için, hayat döngüsü kısalan ürünleri piyasaya erken
çıkarmak, ürün yelpazesini genişletmek, üretim maliyetlerini düşürmek ve
kaliteyi artırmak bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu durum, esneklik,
tepkisellik, yeniden yapılandırılabilirlilik gibi karakteristiklere sahip
olmanın ve işletmelerin işlevsel yeteneklerinin kısa zamanda değiştirilmesinin
gerekli olduğunu ortaya koymaktadır. Tepkisel üretim'in temel amacı, genişlemiş
ve küreselleşmiş tedarik zincirlerinde ürünlerin hızlı, esnek ve bütünleşik
tasarım, üretim ve servisini sağlamaktır. Tepkisel üretim teknikleri ile,
tahmin edilemeyen piyasa koşulları ve gittikçe artan piyasa belirsizliklerine
göre üretim faaliyetlerinin yeniden yapılandırılması ve üretim
organizasyonlarının belirsiz koşullarda varlıklarını devam ettirmelerine
yarayan esnek mekanizmaların geliştirilmesi sağlanmaktadır. Hızlı ürün
tasarımının sağlanması, ürün ve süreçlerin eşzamanlı olarak geliştirilmesi için
bilgi akışının bütünleştirilmesi, rekabetçiliğin artırılması için zeki üretim
teknolojilerinin kullanılması, esnekliği artırmak için yeniden
yapılandırılabilir üretim sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanımı,
performansın optimizasyonu ve üretim sistemlerinin belirsiz koşullara uyum
yeteneğinin geliştirilmesi tepkisel üretimi sağlamada kritik konular olarak
kabul edilmektedir.
Bundan
böyle ancak tepkisel kuruluşlar başarı ile üretim ve satışını
sürdürebilecektir. Bu yüzden, işletmelerin; işbirliği, yenilikçilik, kaynak kullanımı,
ilişkiler, esneklik ve benzeri gibi anahtar kelimelerden yola çıkarak,
kendisini tepkisel yapacak yolları, teknikleri ve yöntemleri bulması ve
problemlerini çözmeye çalışması gerekmektedir. Yukarıdaki anahtar kelimelerin
ışığı altında, tepkiselliği sağlamak için kullanılabilecek yöntem, teknoloji ve
araçların bazıları şöyle sıralanabilir; takım çalışması, partner seçimi,
işbirliksel yönetim, müşteri ilişkileri yönetimi, insan kaynakları yönetimi,
hızlı prototipleme, yeni ürün geliştirme, tedarik zinciri yönetimi, süreç
planlama, yapay zeka ve sezgiseller, optimizasyon, proje yönetimi, sanal
üretim, kaynak yönetimi, çatışma yönetimi, kriz yönetimi, esnek üretim
teknolojileri, bilişim teknolojileri, yalın üretim, kitlesel özel üretim,
bilgisayar bütünleşik üretim vb.
Bu özel
sayıda 2. Uluslar arası Tepkisel Üretim Konferansından
(UTÜK-2002) seçilerek yeniden düzenlenen ve bazı önemli tepkisel yöntemleri
irdeleyen makalelere yer verilmiştir. Bu makaleler kriz yönetimi, bilgi
yönetimi, tedarik zincirlerinde tepkisellik artırımı, bilişim teknolojileri ve
yalın üretim konuları ile ilgilidir.
Katkıları
için yazarlara ve bu özel sayının hazırlanmasındaki desteklerinden dolayı EM
yayın kurulu ve EM dergisi editörü Sayın M. Selim Aktürk'e teşekkür ederiz.