Nilgün KARAKÜÇÜK
MMO Merkez
BİLGİSAYAR
1904
1939
1940
1943
1945
1946
1947
1951
1952
1954
1955
1957
1958
1959
1961
1962
1963
1964
1965
1969
1971
1973
1975
1976
1979
1980
1981
1983
20. Yüzyılın ilk yarısındaki otomobil-uçak-tarım makinaları gibi teknik
ilerlemeler akımı insanların yaşamında büyük değişikliklere neden oldu.
Yavaşlık ve sınırların yerini özgürlük ve olanaklar aldı. Ve sonra yeni bir
makina-bilgisayar- dünyayı şaşkına çevirdi ve bunaltıcı hesaplar gibi yaşamı
ağırlaştıran pek çok formu ortadan kaldıracağının müjdesini verdi. Bilgisayar
kısa zamanda ayrıntılı bir hesap makinasından dev kapasiteli karmaşık bir sisteme
dönüştü. Bilgisayarın etkisi o kadar güçlüydü ki Time dergisi 1982 yılında
bilgisayarı “Yılın Adamı” olarak belirledi. Yüzyıl bitmeden bilgisayar bütün
endüstri alanlarının ve günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi ve
internet aracılığıyla insanlığa yeni dünyalar sundu. Bilgisayarın tarihçesi en göz kamaştırıcı olaylardan biri. Bu alandaki ilk
çalışmalar arasında Blaise Pascal’ın toplama makinası (1600’ler); Charles
Babbge’in Analitik motoru (1840’lar) ve Herman Hollerith’in kart programı
(1880’ler) sayılabilir. 1943 yılında İngiliz mantık hesap makinası Colossus,
karmaşık Nazi kodlarını bir kaç saatte kırmayı başardı. 1946’da Amerika’nın
ENİAC’ı bir saniyede 5000 toplama ve çıkarma işlemini gerçekleştirdi.
1980’lerde süper bilgisayarlar, bir hesap makinasıyla 10 milyon yıl sürecek 10
trilyon hesabı bir saniyede yapabiliyordu. Bu makinaların en göz kamaştırıcı özelliklerinden biri bilgi depolaması ve
program okuyabilmesiydi. 1945 yılında Alan Turing, programları veri gibi depolayan ve
bir düğmeyle aritmetik, veri işleme, satranç oynama gibi işleri gerçekleştiren bir
makinanın ilkelerini açıklamıştı. Bundan bağımsız olarak çalışmalarını
yürüten ENIAC mühendisleri John Eckert ve John Mauchly, John Van Newmann’ın EDVAC
raporu aynı noktaya geldi. Tek makinada pek çok işlevin gerçekleştirilmesi 1945’lerde bilimsel dünyaya
yabancı bir düşünceydi. 1956’da bile Harward Üniversitesinden Howard Aiken
şunları söylüyordu: ÒEğer diferansiyel eşitliklerin sayısal çözümünü yapmak
için tasarlanan makinanın ana mantığı, bir mağazanın faturalarını yazmak için
geliştirilen makinanın mantığıyla uyuşursa bu şimdiye kadar karşılaştığım en
muhteşem rastlantı olacak. Gerçekte bu rastlantı gerçekleşti ve inanılmazdı. ENIAC’la başlayan ve 1950’lerin sonuna kadar süren ilk sayısal makinalar vakum
tüplerine dayanmaktaydı. Bunlar çok güvenilir değildi, programlanması zordu, çok
güç kullanıyor, çok geniş alan kaplıyor ve bakım gerektiğinde çok masraflı
oluyordu. Bilgi depolamak zordu ve makinalar bir seferde sadece bir sorunu
çözebiliyordu. 1940’ların sonundaki iki anahtar mühendislik gelişmesi bilgisayarların gelecek
nesilleri üzerine dramatik bir etki sağladı: John Bardeen, Walter H. Brattain ve
William B Shockley tarafından 1947 yılında geliştirilen transistör ve An Wang’ın
keşfettiği ferrite core belleği. Transistör, vakum tüpünün yerini aldı ve
bilgisayarların yapımı için vazgeçilmez bir malzeme oldu. MıT’in “Kasırga
Projesi” Wang’ın ana patenti üzerine genişletilerek bilgiye kolay ve hızlı
erişimi sağlayan RAM (random acces memory rasgele erişimli bellek) geliştirildi. 1950’lerin sonunda pek çok insan ilk nesil bilgisayarların sonunun geldiğine
inanmaktaydı. Bir sonraki aşama günümüz bilgisayarlarında kullanılan pek çok
parçanın gelişimini gerekli kılıyordu: CPU (central prossesing unit-mikro işlemci),
bellek, giriş-çıkış araçları (yazıcılar, terminaller, tarayıcılar), iletişim
kanalları, operasyon sistemleri, programlama dilleri ve uygulama yazılımları. 1952’de Amiral Grace Hopper reusable kod kavramını tanıtarak dil çevrimleri ve
derleyicileri kavramını geliştirdi. Bu, bilgisayar dillerinin yaratılmasına önderlik
ederek bilgisayar kullanıcıları ve uygulamalar için daha geniş bir evrenin
kapılarını açtı. Amiral Hopper’in çalışması üzerine IBM’den John Backus 1954
yılında problemlerin matematik formullerle çözümünü sağlayan FORTRAN dilini sundu.
ılk kullanılmaya başlanan diğer diller COBOL ve BASİC idi. 1979’da Dan
Bricklin’in VISICALC dili, günümüzün modern yazılım endüstrisinin başlangıcı
sayılır. Jack Kilby’nin 1958 yılında tanıttığı IC (integrated
circuit-bütünleşik akım) yol sistemlerinin inşasını tamamen değiştirdi.
1970’ler ve 1980’ler artırılmış entegreyi (tek bütünleşik akım üzerine çok
sayıda transitör) gördü ve bu sayılar yüzler, binlerden milyonlara ve sonra
yüzlerce milyona çıktı. 1971’de İntel tarafından ortaya çıkarılan
mikroişlemci, bilgisayarların değişik formlarda hızla çoğalmasına öncülük etti. 1950’lerde ve 1960’larda sadece çok az sayıda firma bilgisayar donanımı ve
yazılımı geliştirmişti. Bir firmanın ürününün diğer bir firmanınkiyle uyumlu
olması çok enderdi ve çoğu uygulamalar firmada yazılmaktaydı. Sistemler değiştiği
için her yeni donanım jenerasyonu yeni bir operasyon sistemi gerektiriyordu ve bu da
güncel yazılımların kullanıcı için pahalı ve kullanışsız olmasına neden
oluyordu. 1964’te IBM system 360 bilgisayar ailesini tanıtarak bu gidişi değiştirdi.
360’ların işletim sistemi modelden modele değişmeyen bir derleyici ile
tasarlanmıştı, böylece eski yazılımlar bilgisayar ailesindeki tüm bilgisayarlarda
çalışabiliyordu. Bu ilk sistemlerde grafik kullanıcı arayüzü, fare, e-posta yoktu. Ticari olarak
uygulanabilir zaman paylaşımı 1961’de IBM tarafından CTSS (Compatible Time Sharing
System- Uyumlu Zaman Paylaşım Sistemi) olarak bilinen kontrol sistemini tanıttı. Zaman
paylaşımı, sistem ile son kullanıcı arasında daha yüksek dereceli etkileşime izin
veren teknolojilerin müjdecisi oldu. Bu teknolojilerin ilki DEC (Dijital Equipment Corporation) tarafından 1965’te
tanıtıldı. DEC firmasının PDP-8 modeli ilk gerçek “mini bilgisayar”dı ve
heyecan verici olanaklar sunuyordu. Mühendislere programlayıp kullanabilecekleri kendi
makinalarına sahip olma olanağı verdi. Bunu izleyen PDP 11 mühendislerin çalışma
yöntemini değiştirdi ve farklı düzeylerdeki tüm operatörlerin kullanabileceği
bilgisayarlara öncü oldu. Uyumlu işletim sistemleri yapımı bir diğer dramatik gelişmeydi. Herhangi bir
donanım platformunda çalışacak yazılım geliştirme çabaları IBM’nin bilgisayar
ailesi kavramını bir üst aşamaya taşıdı. UNIX’i geliştiren Dennis Ritchie ve Ken
Thompson gibi ilk sistemlerin öncüleri satıcılar aracılığıyla her yerde satılacak
kendi tescilli versiyonlarını geliştirdiler. 1981’de IBM tüketici bilgasayar endüstrisinin gelişmesi için anahtar olan PC’yi
tanıttı. Bu, intel micro işlemci tabanlıydı ve işletim sistemi olarak mikrosoft
lisanslı DOS kullanıyordu. 1983’te Apple Bilgisayar Macintosh’u tanıttı ve
bilgisayarın kolay kullanımında bir devrim yarattı. Bu başlangıçtan itibaren bilgisayar çalışma ve yaşam şeklimizi tamamıyla
değiştirdi. Grafik tabanlı yazılımlar bilgisayarların kullanımını
kolaylaştırdı ve internet aracılığıyla yeni dünyalara kapılar açtı. İnsanlar
istedikleri bilgiye ulaşabiliyor ve dünya forumunda özgürce iletişim kurabiliyor. Bu
anlamda gerçek bilgisayar devrimi sayılarla ve byte’larla değil coğrafya ve siyasete
bağlı olmaksızın tüm insanların birbirleriyle sınırsız bilgi paylaşımı olarak
algılanmalı.