![]() |
MÜHENDİS ve MAKİNA Ağustos 2002 - Sayı 511 |
sunuş
Değerli Okuyucularımız;
Ülkemizde son
dönemlerde yaşanan siyasi ve ekonomik “Deprem”ler yaşadığımız deprem
felaketlerini gölgede bırakacak nitelikte. Artçılarını hemen her gün hisseden
çalışan kesim artık siyasi ve ekonomik “Deprem”lerle de birlikte yaşamaya
alışmış gözüküyor.
Bu sayımızın
dosya konusu, ülkemizde çeşitli felaketlere alışmak zorunda bırakıldığımız
konulardan biri olan DEPREM... 17 Ağustos 1999 Marmara depremi bir doğa olayı olmanın
ötesinde ülkemizde büyük bir yıkım ve felaketin adı haline geldi.
Aslında bu
felaket ile bir çokşey bir kez daha anlaşıldı. Meslek örgütlerinin, bilim
insanlarının, sivil toplum örgütlerinin eleştirilerini ve önerilerini dikkate
almayan devlet anlayışının iflas ettiği, “Fay Hattının” aslında nasıl “Pay
Hattı” olduğu ve dolayısıyla rant ilişkilerinin bu ülkede ne kadar egemen olduğu
bir kez daha anlaşıldı.
Dergimizin bu
sayısında, Marmara Depremine yönelik olarak geride kalan 3 yılda nelerin
yaşandığı, Marmara Denizinde olası bir deprem riskinin giderek artmakta olduğu bir
süreçte, hangi noktada olduğumuzu ve bundan sonra nelerin yapılması gerektiğini
irdeleyen TMMOB görüş ve önerilerine bir rapor şeklinde yer verdik. Bunun yanında
ülkemizin birinci dereceden deprem kuşağında olması dolayısıyla bir uzmanlık
alanı olan mekanik tesisatta da deprem korunması konusu ele alındı. Bugüne kadar
mekanik tesisat tasarımında ve uygulamasında sismik koruma Türkiye’de pek dikkate
alınmayan bir konu iken son depremlerden
sonra bu konu daha da önem kazandı.
Unutturulmaya
çalışılan depremi bir kez daha unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı
hatırlatarak yaşanan felaketlerin son olmasını diliyor, Marmara depreminde
yaşamlarını yitirenlerin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz...
Saygılarımızla |