MİKRO HAVA
ARAÇLARI
UHUM-MEDAK
1.
Giriş
Mikro hava araçları gibi uç
bir konu, öncelikle havacılık teknolojilerindeki en son gelişmeleri hiç
kaçırmadan takip eden meraklıları ilgilendirecektir muhakkak. Ancak, özellikle yazıya dahil edilen tarihçe bölümü ile, inovasyon sistemleri,
bilim ve teknoloji politikaları, hatta belki
bilim tarihi/felsefesi gibi alanlarla ilgilenenlere de hitap etme amacı
güdüldü. Bir ileri teknoloji ihtiyacının
ortaya çıkışı, bu teknolojinin bir hedef olarak belirlenişi, projelerin
netleşmesi ve araştırmalara geçilmesi aşamaları, bir “durum çalışması”na konu olabilecek ayrıntılar
içeriyor.
2.
Tanım
En uzak iki noktası arasındaki uzunluğu 15 cm’den büyük olmayacak şekilde üretilmesi için üzerinde araştırmalar sürdürülen yeni nesil uçaklara “mikro hava aracı” ya da “MHA” denilmektedir. Bunlara mikro-İHA (Unmanned Air Vehicle, İnsansız Hava Aracı) ya da mikro-UHA (Remotely Piloted Air Vehicle, Uzaktan Kumandalı Hava Aracı) denildiği de görülmektedir [2]. Ancak, kimi benzer özelliklere sahip olsalar da MHA’lar su ana kadar üretilen en küçük İHA ya da UHA’lardan en az bir mertebe daha küçük olacaklardır [6]. Ayrıca MHA’ların uzaktan kumanda edilenleri de denenmesine rağmen asıl amaç bunların “kendi kendine kumanda” eder hale gelmesidir.

Şekil 1. Otonom hareket edebilen bir MHA.
Pek çok havacılık ve uzay teknolojisinin olduğu gibi MHA’ların da esas olarak askeri alanlarda kullanılması öngörülüyor. Ancak bunun dışındaki alanlarda da MHA’lardan yararlanılması mümkün görünüyor. Örneğin, zararlı böceklerin öldürülmesinde, kimyasal bulutların emisyonunun ölçülmesinde, afetlerden sonra hayatta kalanların yerlerinin belirlenmesinde, vahşi hayvan sürülerinin izlenmesinde, tarım arazilerindeki azot konsantrasyonunun ölçülmesinde, yanan binalarda mahsur kalanlara ulaşılmasında MHA’lar kullanılabilir [1,5]. Uçak kazalarından oyuncaklara dek MHA’larla ilgili pek çok senaryo üretilmektedir. Hemen hemen bir el büyüklüğündeki boyutları, kullanım yelpazesini benzersiz bir şekilde genişletiyor.
3.
Tarihçe
Bilim-kurgu yapıtları
dışında MHA’lardan ilk kez 1990’ların başında bahsedilmeye başlandı. RAND
şirketinin mikro sistemler ve MIT
Lincoln Laboratuarı’nın mikro uçucular üzerinde yürüttüğü araştırmaların bir
sonucu olarak 1992 yılında bir MHA üretilmesi için çalışmalar başlatıldı. 1995 yılına gelindiğinde bir atölye
çalışmasına konu oluşturacak kadar veri toplanmıştı. DARPA (Defense Advanced Research Projects Agency, Savunma İleri
Araştırma Projeleri Ajansı) tarafından düzenlenen bu atölyede MHA’ların
fizibilitesi incelendi ve hedefler belirlendi.
Buna göre bir MHA’nın en büyük boyutu 15 cm’den küçük toplam ağırlığı
ise 4 ounce’tan az olacaktı. Ayrıca,
saatte 20-40 mph hızla uçabilmesi ve 20-60 dk. boyunca havada kalabilmesi
gerekiyordu. Tabii ki tüm bunları da
makul bir maliyetle gerçekleştirmeliydi [3,6].
Asıl hedef ise bir sinek büyüklüğünde MHA’lar üretmekti.

Şekil 2. Mars’ta kullanılmak
üzere tasarlanan MANTA.
Hedeflerin
netleştirilmesinin ardından, 1997 yılında çeşitli kurumlara toplam 12 milyon
dolar tutarında fon verilerek çalışmalar hızlandırıldı. Aralarında MIT, CalTech gibi üniversitelerin
de bulunduğu 6 kuruluş, MHA teknolojisinin çeşitli yönleriyle ilgili
araştırmalarını sürdürüyorlar [12].
Çalışmaların sonuç verme aşamasına geldiği bildiriliyor [7,11].
4.
Teknik Sorunlar
İlk bakışta küçük bir hava
aracı üretmenin oldukça kolay olduğu, halihazırda uçmakta olan herhangi bir
uçağın uygun ölçekte küçültülerek üretilmesinin yeterli geleceği
düşünülebilir. Ancak sorun ilk bakışta
göründüğünden çok daha karmaşıktır.
Malzeme, avyonik, kontrol, itki,
aerodinamik, dinamik alanlarının tümünde sorunlarla karşılaşılmaktadır.
Şimdi, bu alanlara
ilişkin yaşanan sorunlara kısaca değinelim:
4.1 Aerodinamik
Bir uçağın tasarımında ilk
olarak aerodinamik sabitler ve değişkenler dikkate alınmaktadır. Fakat ne yazık ki uçak belli bir orana göre
küçüldüğünde aerodinamik değişkenler de aynı oranda küçülmemektedir. Bu durum, kimi uçak/havacılık mühendisleri
tarafından “Bir sineğin asla
uçamayacağı aerodinamik hesaplarıyla kolaylıkla ispat edilebilir!” şeklinde
ironiyle ifade edilmektedir. Bu şu anlama gelmektedir: Büyük bir jet uçağının aerodinamik
özelliklerinin hesaplanması sırasında akışkanların hareketini tanımlayan
Navier-Stokes denklemlerinde büyük Reynolds sayısına (Re) göre yapılan kimi
sadeleştirmeler, MHA boyutları söz konusu olduğunda artık geçerli değildir.
Ayrıca, MHA’ların boyutları
minimuma indirilirken, kaldırma yüzeyinin maksimize edilebilmesi için kanat eni
ve boyu birbirine yakın seçilmektedir (yani AR»1). Bu nedenle kanadın
“stall” hücum açısı (astall) yükselmekte, kaldırma
kuvvetinin katsayısı (CL) ile a arasındaki ilişki de
nonlineer hale gelmektedir [9]. (Bu
yönleriyle MHA’lar delta kanatlı uçaklara benzemektedirler.) Bu etken de
hesaplamaları güçleştirmektedir.
MHA tasarımında karşılaşılan
bir diğer sorun ise, bu uçuş rejimi için yeterli deney verisinin olmayışıdır.
Araştırmacılar yıllardır yüksek Re ve
düşük AR’ye sahip uçaklara yoğunlaştıklarından, bu aralıkta bir boşluk
oluşmuştur. Re<150 000 iken
Navier-Stokes denklemlerinin tamamiyle vizkos olması nedeniyle, bu rejimde tam
analitik/teorik çözümler henüz hazır değildir. Günümüz bilgisayar teknolojisi
ise, sayısal akışkanlar dinamiği yöntemleri kullanılarak bu denklemlerin hızla
çözülmesine olanak tanımamaktadır [8].
MHA tasarımcıları, bu
boşluğu telafi için bir yandan deneysel çalışmalara hız kazandırırken bir
yandan da daha önce kuş ve böcek uçuşu konusunda yapılan çalışmaları
incelemişlerdir [11]. Ortaya çıkan “sineksi”
tasarımlar, bu incelemelerin oldukça yararlı olduğunu göstermektedir…
4.2 İtki
Öncelikle belirtilmelidir
ki, bataryalar, birkaç dakikadan uzun süren uçuşlar için çok ağırdır. O nedenle, yeni ve hafif bataryalar bulunmadığı
sürece, itki için pil kullanılması
olanaksızdır [5].
Fotoelekrik malzemeyle
kaplanan kanat fikri de çok cazip değil.
Çünkü, bu boyutlardaki bir uçan aracın, kanat çırpmak ya da elektronik
aksamı çalıştırmak için yeterli ışığı toplayacak kanat yüzeyi yoktur [11].
Piezoelektrik motorlardan
güç elde edilmesi de çok verimli bir sonuç sağlamamaktadır: Çünkü bunların aktif hale getirilmesi için
de elektriğe ihtiyaç vardır.
Ağırlık sorununu ortaya
çıkmadan yok etmek isteyen kimi araştırmacılar gücün MHA dışında sağlanması
fikrini ortaya attılar: Bu fikre göre, bir anten aracılığıyla mikro dalga ışın
demeti gönderilerek MHA’ya enerji verilecek [2]. Bu yöndeki çalışmalar bir yandan sürse de, pek çok uzman MHA için
gereken enerjinin MHA’nın kendi bünyesinde üretilmesi gerektiği konusunda hem
fikirler.
Halen, MHA’ların güç
sorununun MHA içinde çözümü için çeşitli kurumlarda ilginç araştırmalar
yürütülüyor. MIT Epstein
laboratuarlarında, bilgisayar çipi boyutlarında bir mikro turbojet
geliştirilmesi yönünde araştırmalar sürdürülüyor. Georgia Tech uzmanları ise moleküler dinamik simülasyonlarını
kullanarak minik nanojetler’de, yalnızca 200 000 propan molekülü içeren yanma
olaylarını inceliyorlar [11].

Şekil 3. Entomopter
4.3 Avyonik ve Kontrol
Öncelikle hatırlanmalıdır
ki, bir yolcu uçağı için ihmal edilebilir boyutlarda olan hava hareketleri bir
MHA için hayati önem taşımaktadır.
Çünkü bu hava hareketlerinin hızları, neredeyse MHA’ların kendi
hızlarıyla aynıdır, hatta daha büyük olması olasılığı da vardır. Ayrıca, sistem
küçüldükçe, hareketler de daha beklenmedik/ani bir hal almaktadır. Bu nedenle, MHA’nın bir insan tarafından,
uzaktan kontrol edilmesi çok güçtür.
İnsan beyni, bu küçüklükte bir makinayı kontrol etmek için gereken
reaksiyon hızına sahip değildir.
Öyleyse, MHA’ların kendi kendilerini kontrol etmeleri gerekecektir! Henüz büyük uçaklarla ilgili kontrol
sorunlarının bile tam olarak aşılamadığı hatırlanacak olursa, bir MHA’nın
kontrolü sorununun boyutları daha iyi anlaşılacaktır.
Bu sorunun çözümü için
elastik zarlı kanatların kullanılması gündemdedir. Bu kanatların, özellikle kötü hava koşullarında aeroelastik
etkileşimi iyileştirerek başarımı arttıracağı umuluyor [4].
Gündemde olan bir diğer
fikir ise, değişik bir kanat tasarımıyla birlikte yönlendirilmiş motor
egzosundan yararlanılarak, araca ekstra bir yük oluşturmadan kontrolün
kolaylaştırılmasıdır [5].
Kontrol ve aviyonik
sistemlerinin hafif olması zorunluluğunu ise burada belirtmeye gerek yok
sanıyoruz.
4.4 Yapı
5.
Son Çalışmalar ve Sonuç
Yeterli teorik ve deneysel bilginin yokluğunda, yine de pek çok ilginç MHA modeli geliştirilmektedir. Robert Englar’ın Coanda etkisinden yararlanan MHA’sı, Robert Michelson’un böcekimsi “entomoptor”u bunlar arasında sayılabilir [3].

Şekil 4. Skydog.
Ayrıca, her yıl öğrenciler için düzenlenen MHA tasarım yarışmasında da kimi başarılı örneklere rastlanmaktadır [8, 10]. Missisipi State üniversitesi’nden Dr. Masoud Rohani ve öğrencileri tarafından tasarlanarak üretilen Skydog da bunlardan biri.
Araştırmalar bu hızla sürerse, pek yakın bir gelecekte “robot sinekler/kelebekler” gökyüzünde uçmaya başlayacaklar demektir. Bu ilginç hava araçlarının nasıl kullanılacağı ise, bu teknolojiye sahip olanlar tarafından belirlenecek.
6.
Kaynakça
[1] ”What are Micro Aerial Vehicles,” http://www.aero.ufl.edu/~issmo/MHA/info.htm,
1998.
[2] Kuska, Dale, “Micro-UAV’s
Possible in near Future,” http://www.dtic.mil,
[3] “Tiny Spies in the
Sky,” http://www.discovery.com
[4] “MEMs for Micro Air
Vehicles,” http://www.aero.ufl.edu/
[5] Stone, Amy, “Flying into
the Future,” http://www.gtri.gatech.edu,
1998.
[6] McMichael, James M. ve
Francis Michael S., “MHAs—Toward a New Dimension in Flight,” http://www.arpa.gov/tto,
1997.
[7] BAE Systems, “OAV
Capability Statement,” http://www.arpa.gov/tto/oav/bae-cap.doc.
[8] Torres, Gabriel ve Mueller,
Thomas J., “Micro aerial Vehicle Development: design, Components, Fabrication and
Flight-Testing,” http://www.nd.edu/~MHA/auvsi/torres.htm.
[9] “Micro Aerial Vehicle
Research,” http://www.nd.edu/~MHA/research.htm.
[10] “Multidisciplinary Design,
Construction, and Flight-Testing of a Very Small Remotely Piloted Reconaissance
Airplane,” http://www.ae.msstate.edu/~masoud/projects/MHA.html,
1999.
[11] “Wilson, Jim, “Micro
Warfare,” Popular Mechanics, sf.
62-5, Şubat 2001.
[12] “DARPA Selects Micro Air
Vehicle Contractor,” http://www.defenselink.gov,
1997.