makale yayım koşulları | abonelik | reklam | iletişim | arşiv | kaynak arama
![]() |
MÜHENDİS
ve MAKİNA Kasım 2003 - Sayı 526
|
makale
TÜRKİYE’DE RÜZGAR ENERJİSİ UYGULAMALARININ GELİŞİMİ ve GELECEĞİ *
BARIŞ ÖZERDEM
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Makina Mühendisliği Bölümü
Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi
Fosil
yakıt kaynaklarının sınırlı oluşu ve hava kirliliği, asit yağmurları ile sera
etkisi şeklinde ortaya çıkan çevresel sorunlar nedeniyle, yenilenebilir enerji
kaynakları tüm dünyada giderek artan bir ilgi ile karşılanmakta ve enerji
gereksiniminin karşılanmasında önemli bir kaynak olarak görülmektedir. Bu
bağlamda pek çok ülke 2010 yılında elektrik enerjisi gereksinimlerinin %10'unu
rüzgar enerjisinden karşılamayı planlamaktadır.
Çünkü; rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle ve dalga gibi yenilenebilir enerji
kaynakları arasında elektrik üretimi konusunda en fazla ümit veren
yenilenebilir enerji kaynağı, rüzgar
enerjisidir. Bu nedenle, pek çok ülke ulusal programlar ve teşvikler
uygulayarak rüzgar enerjisi teknolojisini geliştirmeye çalışmaktadırlar. Bu
bildiride dünyada ve Türkiye'de rüzgar enerjisi kullanımı
mevcut durumu, gelişimi incelenerek, ele alınmıştır. Yaşanan sürece koşut
olarak da, ülkemizde rüzgar potansiyelinin
en etkin ve yaygın şekilde kullanılması yönünde görüşler aktarılmış, öneriler geliştirilmiştir.
Anahtar
sözcükler :
Rüzgar enerjisi,
yenilenebilir enerji, rüzgar çiftliği
Due to
limited fossil fuels and their negative impact on environment such as air
pollution, acid rains and greenhouse effect, the interest on renewable energy
resources has been increasing, gradually, all over the world. In this context,
many countries have been planning to meet 10% of their electricity demand from
wind energy by 2010. Because, wind energy is the most promising renewable
energy, in terms of electricity production, among the others such as solar,
geothermal, biogas, wave, etc. Therefore, many countries have been working to
develop wind energy technology by applying national programs and intensives. In
this paper, the present situation, future projection and developments of wind
energy usage are studied by comparing Turkey and the World. The proposals are
developed in order to use wind energy potential of our country, effectively.
Keywords
: Wind energy, renewable energy, wind
farm
*
Dünya Enerji Konseyi Türk Milli
Komitesi tarafından 24-27 Eylül 2003 tarihleri arasında İstanbul’ da düzenlenen
“ Türkiye 9.Enerji Kongresi’nde” TMMOB Makina
Mühendisleri Odası adına Makina
Mühendisleri Odası İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Barış ÖZERDEM tarafından
bildiri olarak sunulmuştur.”
GİRİŞ
Enerjinin
yeterli, zamanında, kaliteli, ekonomik, güvenilir ve temiz olarak sunumu
günümüzde ülkelerin gelişmişlik düzeylerini belirleyen en önemli göstergelerden
biridir. Sanayinin olduğu kadar halkın günlük yaşantısının da en önemli
girdilerinden olan enerjiye talep sürekli olarak artarken enerji kaynakları da
hızlı bir şekilde tükenmektedir. Sürdürülebilir bir dengenin sağlanabilmesi
için enerji kaynak çeşitliliğinin sağlanması ve konvansiyonel enerji
kaynaklarının yanında, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıma sunulması
büyük önem kazanmıştır.
Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu
enerji, gelişmiş bir ülke olma çabalarına koşut olarak günden güne artmaktadır.
Sürdürülebilir kalkınmanın itici gücü olan enerji kaynaklarının çeşitlilik
bakımından neredeyse tamamına sahip ülkemizde, yerli kaynaklarımız miktar
bakımından yeterli değildir. Bu nedenle Türkiye enerji ithalatçısı bir ülke
konumunda bulunmaktadır. 2000 yılında Türkiye'nin elektrik enerjisi talebi 128
500 GWh olarak gerçekleşirken bunun 3800 GWh'ı ithal edilerek karşılanmıştır.
Ülkemizin elektrik enerjisi talebi yılda ortalama % 8 artış göstermektedir [1]
. 1999 yılında Türkiye'nin toplam kurulu elektrik gücü 26 117 MW iken , 8. Beş
Yıllık Kalkınma Planı'na göre, 2005 yılındaki kurulu güc 42 738 MW olacaktır.
Aynı yıl için öngörülen elektrik tüketimi 195 100 GWh olmasına karşın,
öngörülen üretim 193 900 GWh dır [2]. Farkın elektrik enerjisi ithal edilerek
karşılanması planlanmıştır. Bu tahminlere göre Türkiye'nin enerji ihtiyacının
güvenli olarak karşılanması için, birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de
sonsuz, tükenmeyen, temiz ve dışa bağımlı olmayan yenilenebilir enerji
kaynaklarına yönelinmesi önem kazanmıştır. Yenilenebilir enerji kaynakları
olarak bilinen hidrolik, rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle, dalga, gel-git
enerjileri içerisinde en yaygın olan ve teknolojisi en hızlı gelişeni ise
rüzgar enerjisidir. Rüzgar enerjisinin bu kadar hızlı gelişmesinin nedeni, doğada serbest bir halde ve bol olarak
bulunması ile enerji kaynağı çeşitliliği yaratması yanında dışa bağımlı olmayan
temiz bir enerji kaynağı olmasıdır.
DÜNYADA ve TÜRKİYE'DE RÜZGAR
ENERJİSİ KULLANIMINDA SON DURUM
Binlerce yıldır insanlığın
hizmetinde bulunan rüzgar enerjisinden elektrik üretimi ilk olarak 1891 yılında
Danimarka'da gerçekleştirilmiştir.
Bundan kısa bir süre sonra da Amerika Birleşik Devletleri'nde yer değirmenlerinin
küçük gücteki rüzgar türbinlerine dönüştüğü ve elektrik enerjisi ürettiği
bilinmektedir. Fosil yakıtların ucuzluğu nedeniyle yeterli seviyede
benimsenmeyen rüzgar enerjisi, 1970'li yıllardaki petrol krizi nedeniyle
yeniden hatırlanmış ve bundan sonra, rüzgar türbinlerinin seri üretime
geçilmesi ile, bu alandaki yatırımlar gittikçe artan oranlarda gelişmiş ve
rüzgar enerjisi santralleri
oluşturulmaya başlanmıştır. Önceleri kara parçaları üzerinde oluşturulan bu
santraller kıyı açıklarına yani deniz üzerine de kurulmaya başlamıştır.
Rüzgar enerjisi sistemlerinin
tasarımı, planlaması ve çalıştırılması
için rüzgarın karakteristiklerinin tüm detaylarıyla bilinmesi gerekmektedir.
Türbin yerleşimi ve rüzgar enerji potansiyelinin belirlenebilmesi için uzun
süreli güvenilir verilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun en iyi örneklerinden
biri, Avrupa Birliği ülkelerindeki rüzgar enerjisi potansiyelini belirlemek
için 200 den fazla yerde kurulan uygun meteoroloji istasyonlarının 10 yılı
aşan verileri sonucu oluşturulan "Avrupa Rüzgar Atlas" ıdır
[3]. Bu Atlas, Ege Denizi ve buna komşu
Yunanistan kıyılarının yüksek rüzgar enerjisi kapasitelerine sahip olduğunu
göstermektedir. Ülkemizin özellikle Ege Denizi'ne kıyısı olan batı bölgelerinde
yapılan rüzgar ölçümleri de bu potansiyeli
doğrulamaktadır [4 -8].
2002 yılı sonu itibariyle, tüm dünyada kurulu bulunan rüzgar
santrallerinin nominal gücü 31 128 MW dır [9,10]. Sadece 2002 yılında ilave
olan güc değeri 6868 MW dır ve bu durum bir önceki yıla göre %28'lik bir artışı
belirtmektedir.. Rüzgar enerjisi kurulu gücünün 1995-2002 yılları arasındaki büyüme payı, ortalama olarak, yıllık %31’dir. En büyük
yıllık artışlar da 1998 ve 2001 yıllarında olmuştur. Tablo 1'de 1995-2002
döneme ait veriler daha detaylı bir şekilde verilmektedir [ 9-12].
Tablo 1. (1995-2002) Arası Dünya Pazarındaki Büyüme Oranları [9-12].
|
Yıl |
Kurulan MW |
Artış % |
Toplam MW |
Artış % |
|
1995 |
1 290 |
- |
4 778 |
- |
|
1996 |
1 292 |
- |
6 070 |
27 |
|
1997 |
1 568 |
21 |
7 636 |
26 |
|
1998 |
2 597 |
66 |
10 153 |
33 |
|
1999 |
3 922 |
51 |
13 932 |
37 |
|
2000 |
4 495 |
15 |
18 449 |
32 |
|
2001 |
6 824 |
52 |
24 927 |
35 |
|
2002 |
6 201 |
- |
31 128 |
25 |
2002 yılında ilave olanlarla
birlikte dünyadaki kurulu toplam
rüzgar gücünün kıtalara göre dağılımı ise Tablo 2'de verilmiştir.
Tablo 2. 2002 Yılı İtibarıyla Dünyadaki Kurulu Gücün Dağılımı [ 9,10].
|
Yer |
Toplam MW |
|
Amerika |
5 148 |
|
Avrupa |
23 291 |
|
Asya |
2 585 |
|
Afrika |
137 |
|
Diğer |
33 |
Türkiye'nin de içinde bulunduğu
Avrupa kıtasını ele aldığımızda Almanya, 2002 yılında tesis ettiği 3247 MW yeni
kapasite ile toplamda 12 001 MW kurulu güce ulaşarak, tüm dünyadaki kurulu
rüzgar gücünün % 38' ine ulaşmış durumdadır.
Avrupa'da bu alanda yatırım yapan belli başlı ülkelerdeki durum Tablo
3'de verilmektedir.
Tablo 3. 2002 Yılı İtibarıyla Avrupa’daki Bazı Ülkelerde Bulunan Kurulu Güç [9,10].
|
Ülke |
2002’deki
ilave MW |
2002 sonu
toplam MW |
|
Almanya |
3 247 |
12 001 |
|
İspanya |
1 493 |
4 830 |
|
Danimarka |
497 |
2 880 |
|
İtalya |
103 |
785 |
|
Hollanda |
217 |
688 |
|
İngiltere |
87 |
552 |
|
İsveç |
35 |
328 |
|
Yunanistan |
4 |
276 |
|
Portekiz |
63 |
194 |
|
Fransa |
52 |
145 |
|
Avusturya |
45 |
139 |
|
İrlanda |
13 |
137 |
Şu anda rüzgardan elde edilen elektrik Avrupa'nın ihtiyacının %2
'sini karşılamaktadır. Tüm dünya dikkate alındığında ise, bu oran ancak % 0.4
dür. Tüm dünyadaki elektrik üretim
kapasitesi ile bunun içerisindeki rüzgar enerjisi payı yıllara göre Tablo
4'de verilmiştir.
Tablo 4. Dünyada Kurulu Elektrik Gücü ve Rüzgar
Elektriğinin Payı [11,12].
|
Yıl |
Tüm
Elektrik Kapasitesi GW |
Toplam
Elektrik Enerjisi TWh |
Büyüme % |
Rüzgar
Elektrik Kapasitesi GW |
Rüzgar
Enerjisi TWh |
Büyüme % |
|
1997 |
3 221 |
13 949 |
2.8 |
7.64 |
15.39 |
25.8 |
|
1998 |
3 298 |
14 340 |
2.8 |
10.15 |
21.25 |
38.1 |
|
1999 |
3 377 |
14 741 |
2.8 |
13.93 |
28.18 |
32.6 |
|
2000 |
3 458 |
15 153 |
2.8 |
18.43 |
37.30 |
32.0 |
|
2001 |
3 540 |
15 577 |
2.8 |
24.93 |
50.27 |
34.8 |
|
2002 |
3 625 |
15 951 |
2.8 |
31.14 |
62.77 |
28 |
|
Ortalama
Büyüme |
2.8 |
Ortalama
Büyüme |
31.8 |
|||
Günümüzde, gelişen teknolojiye
koşut olarak, gerek deniz üstüne gerekse kara üstüne inşa edilen santrallerde
yüksek güc değerinde türbinler kullanılmaktadır. Almanya'da ortalama türbin
boyutu 1 281 kW değerine ulaşmıştır. Bu
değer Amerika Birleşik Devletleri'nde 908 kW, Danimarka'da ise 850 kW dır [ 12 ].
2006 yılına yapılan
projeksiyonlara göre dünyadaki tüm rüzgar enerjisi kurulu gücünün 79 363
MW olacağı düşünülmektedir . Burada en
büyük katkının 54 067 MW ile Avrupa kıtasından geleceği varsayılmıştır. 2011 yılına yapılan daha ileri
projeksiyonlar ise, toplam kurulu gücün 179 392 MW olacağını göstermektedir [
12 ].
Bu tahminler yapılırken analiz
edilen dinamikler şunlardır:
• Ülkelerin rüzgar enerjisi potansiyellerini belirlemeye yönelik çalışmaları,
• Ülkelerin şimdiye kadar gerçekleştirdikleri büyüme,
• Ülkelerin yenilenebilir enerji kaynakları için verdikleri destek ve ulusal enerji planlamaları.

Şekil 1. 2006 ve 2011 Yılları İçin Yapılan Toplam Kurulu Güc Projeksiyon Değerleri [12].
Günümüze kadar, değişik ülkelerin rüzgar enerjisini desteklemek için uyguladıkları çeşitli modeller vardır. Bunlar:
• Rüzgardan elde edilen elektriğe sabit fiyat vermek,
• Rüzgar elektriği üretenlere vergi indirimi sağlamak,
• Rüzgar elektriği yatırımcılarına ithalat ve yatırım kolaylıkları sağlamak,
• Elektrik üreticilerine rüzgar enerjisi kotası koymak şeklinde sıralanabilir.
Tablo 5'de bu konuda ileri
seviyede yatırım yapmış bazı ülkelerde uygulanan teşvikler sunulmaktadır.
Tablo 5. Bazı Ülkelerde Uygulanan Teşvikler [12].
|
Ülke |
Ücret
Euro-cent/kWh |
Teşvik |
|
ABD |
4.28 |
10 yıl süre
ile üretim vergisinde 0.017 $/kWh ‘lık bir indirim |
|
Danimarka |
5.76 |
Piyasa
fiyatını sübvanse ederek destek vermek |
|
Fransa |
9.86 |
Verimliliğe
bağlı teşvikler bağlı |
|
İngiltere |
4.86 |
Yenilenebilir
enerji kaynaklı elektrik kullanımını zorunlu tutmak |
|
İspanya |
6.27 |
KWh üretim
başına teşvik vermek |
|
İsveç |
4.64 |
Yatırımlara
%15 hibe desteği vermek |
|
Japonya |
10.25 |
Yatırımlara
%50’ye varan hibe desteği vermek |
|
Yunanistan |
7.32 |
Yatırım
sübvansiyonu vermek |
İlki 1992 yılında Rio de Janeiro
'da yapılan küresel boyuttaki
sürdürülebilir kalkınma konferansları
sonunda, küresel ısınmayı sınırlayıcı
önlemler büyük önem kazanmıştır. 1997 yılında yapılan Kyoto Protokolü gereği
2008 yılından başlıyarak 2012 yılına kadar ,
toplam emisyon değerlerinin, 1990 yılına göre, %5.3 oranında azaltılması
küresel hedef olarak belirlenmiştir. Ancak, bu hedefe ulaşılması olanaklı
görülmemektedir. Örneğin, Avrupa Birliği'nin kendisine hedef olarak aldığı %
8'lik emisyon azalması gerçekleşmeyeceği gibi, söz konusu dönem için, %5.3'ün
üzerinde bir artış gerçekleşmesi tahmin edilmektedir. Şu ana kadar tüm dünyada,
1990 yılına göre, % 9 oranında emisyon
artışı gerçekleşirken, bu oran Amerika Birleşik Devletleri'nde %18’dir [12].
Bugün Avrupa'nın toplam enerji
ihtiyacı %50 oranında ithal petrole bağlıdır. Önümüzdeki 20-30 yılda bu
bağımlılığın %70 oranlarına çıkacağı düşünüldüğünde, yenilenebilir enerji
kaynaklarından rüzgarın kullanımının, çevresel kaygıların yanında arza bağlı
politik bağımlılık kaygılarını da beraberinde taşıdığını unutmamak
gerekmektedir. Ayrıca, özellikle kapasite faktörü yüksek bölgelerden üretilen
rüzgar elektriğinin, teknolojide yaşanan gelişmeler doğrultusunda, önümüzdeki
yıllarda 3-3.5 Euro-cent/kWh 'a
ineceği de göz önüne alınması gereken bir husustur [12].
Ülkemizde uygulamaları 1998 yılında başlayan rüzgar santralları
küçük ölçeklidirler. Şu anda,
toplam kurulu gücü 17.4 MW olan iki santral "Yap-İşlet-Devret"
modeliyle üretim yaparken, toplam kurulu gücü 1.7 MW olan bir diğer santral
"Otoprodüktör" statüde üretim yapmaktadır. Bu santrallerden elde edilen yıllık elektrik enerjisi de yaklaşık 54 000 000 kWh’dır ve
toplam üretim içerisinde çok küçük bir orana karşı gelmektedir. Ancak, şu anda
ülkemizde yaklaşık 300 noktada rüzgar elektriği üretmeye yönelik ölçümler
yapılmaktadır. 3096 sayılı Kanun [13]
kapsamında gerçekleştirilecek ve 3 Mart 2001 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 4628 sayılı Kanun [14]
çerçevesinde hazine garantisi verilebilecek 16 adet rüzgar enerjisi santrali
fizibilite çalışmaları yapılmış olarak beklemektedir. Bu santrallerin yerleri
Tablo 6 'da gösterilmektedir.
Tablo 6 incelendiğinde, İzmir ili
çevresinin toplam 275 MW kurulu güç kapasitesi ile Türkiye genelindeki toplam
475 MW 'lık yeni rüzgar elektriği gücünün,
% 54'ünü bünyesinde barındırdığı görülmektedir. Bunu sırasıyla %18’lik
pay ile Balıkesir, %12’lik pay ile Çanakkale, % 9’luk pay ile Manisa ve % 7 lik
pay ile Hatay illeri takip etmektedir.
Tablo 6. Hazine Garantili Rüzgar Enerji Santralleri [1].
|
Yer |
Kurulu Güç (MW) |
Yıllık Üretim (kWh)x106 |
|
Kocadağ I |
50 |
135.5 |
|
Çanakkale |
30 |
76.1 |
|
Mazı I |
39 |
131.2 |
|
Mazı II |
90 |
275.9 |
|
Mazı III |
40 |
131.2 |
|
İntepe |
30 |
77 |
|
Akhisar I |
30 |
92.4 |
|
Kocadağ II |
26 |
80.1 |
|
Bandırma |
15 |
40.5 |
|
Datça |
29 |
84 |
|
Çeşme |
12 |
35.3 |
|
Akhisar II |
12 |
37.6 |
|
Yalıkavak |
8 |
21 |
|
Gökçeada |
5 |
15 |
|
Kapıdağ |
35 |
105 |
|
Belen |
34 |