SOMA KATLİAMINI UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ!..

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Adana Şubesi

 SOMA KATLİAMINI UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ!...

 

Bugün ülkemizde uygulanmakta olan neoliberal ekonomi politikaları sonucunda iş güvencesinin azalması, esnek çalışma biçimleri, çalışma koşullarının ağırlaşması; özelleştirme, sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırmanın yaygınlaşması; sosyal güvenlik ve güvenceden yoksun kayıt dışı işçilik ve çocuk işçi çalıştırma, yasal düzenlemelerdeki yanlışlıklar iş cinayetlerinin nedenleri arasındadır.

301 işçinin hayatını kaybettiği Soma katliamı. Katliamın nedeni açıkça taşeron çalışmanın, özelleştirmenin, doğrudan iktidara bağlı sarı sendikaların, denetimsizliğin yarattığı güvencesizliktir. İktidar bunu bastırmak için iki şey yaptı, birincisi TOMA`larını gönderdi, ikincisi "cübbelilerini" gönderdi. Dinle olmadığı yerde sopayla bu gerçeklerin üzerini örtmeye, işçilerin isyanlarını bastırmaya çalıştı. Ama tüm bu baskılara karşı, Somalı işçiler şimdi Haziran direnişine de yeni bir yol açarak kamulaştırma talepleriyle direnişe geçti. Bu direnişi ve bu direnişin bilincini selamlıyoruz.

Soma, AKP Devletinin gerçek yüzüdür.

Soma‘da içlerinde beş meslektaşımızın da bulunduğu 301 canımız hayatını kaybetti. Hepsinin anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.

AKP‘ye göre bu katliamın nedeni, kömür ocaklarının fıtratında olan iş kazası. İş kazalarında Avrupa birincisi Dünya üçüncüsü olan ülkemizde, fıtrat sadece bize mahsus!Anayasa‘nın 128. maddesi denetim hizmeti olan kolluk görevinin devlette olduğunu belirtir. Patenti AKP‘de olan, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası‘nın adında dahi insanı çağrıştıran bir ibare bulunmamaktadır.

AKP bu yasa ile ne yapmıştır?

İşyerlerinde denetim hizmetini özelleştirmiştir. Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile iş güvenliği uzmanlarına bu görevi havale etmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde 300 civarında iş müfettişi olup, bunların görevi, iş güvenliği uzmanlarının tuttukları defter ve tutanakları incelemekle sınırlıdır. 1.400.000 işyerinde 300 müfettişin evrak denetlemesi yapması dahi olanaklı değildir. Yasanın içinde işçi sendikaları telaffuz dahi edilmemiştir. Yasanın gerekçesinde AB Direktifleri ve İLO sözleşmeleri olmasına karşın, bu yasanın içinde insana yaraşır bir iş ortamının oluşumuna ilişkin hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. Bu yasada devletin ve işverenin sorumluğunu, iş güvenliği uzmanlarına yüklemiştir. Hiçbir güvencesi olmayan, işverenin kadrolu ya da kiralık işçisi konumunda olan iş güvenliği uzmanları ile işyeri hekimleri yasaya göre,  iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludurlar. Bundan dolayıdır ki, cinayet sonrası "kusurlular öldüler" açıklaması yapılmıştır.

Yasaya göre ocakta yaşamını yitiren maden mühendisleri ve diğer teknik elemanların ihmallerinden (!) dolayı "iş kazası" meydana gelmiştir. Yasaya göre suçlular ölen arkadaşlarımız olacaktır. İşverenin yükümlülüğünü azaltan, iş güvenliği ve sağlığına yatırım yapmayı maliyet unsuru olarak gören anlayış elbette ki fıtrat savunması yapacaktır. İşçilerin ölümünden sorumlu olan iktidara yuh(!) demenin yaptırımı dayak olacak, işçi cinayetlerinin gerekçesini de fıtrat olarak kabul edeceğiz! Nasıl bir ülkede nasıl bir anlayışla yönetildiğimizin gerçek yüzü çok korkutucu. Devletin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının uhdesinde olan bir işyerinde 301 emekçi yaşamını yitirmiş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 13 Mart 2014‘te denetim yapmış ve bütün yasal yükümlülüklerde sorun yok demiş, bu işyerini hükümet işletmeciye devretmiş. Bu tabloda siyasi sorumluluk yok mudur? Bırakalım hukuki, cezai sorumluluğu, gördük ki; hükümette ahlaki sorumluluğa sahip bir kişi bile yok.

Hasan Emir KAVİ
TMMOB Adana İKK Sekreteri