İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİ DE PANDEMİYE HAZIRLIKSIZ YAKALANDI…

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Antalya Şubesi

İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİ DE PANDEMİYE HAZIRLIKSIZ YAKALANDI…

AVM, okul, ofis ya da hastanelerin ortak kullanım alanları gibi her türlü toplu halde kullanılan kapalı ortamlar Covid-19 nedeniyle risk taşımaktadır. Bu gibi kapalı hacimlerin iklimlendirme projelerinde günümüze kadar pandemi durumu için senaryolar oluşturulmuş ve önlemler alınmış değildir. Her yönden olduğu gibi iklimlendirmede de pandemiye hazırlıksız yakalanmış bulunmaktayız. Bu nedenle toplulukların bulunduğu kapalı hacimlerde öncelikle sosyal mesafe, maske ve diğer hijyenik önlemlerin muhakkak ihmal edilmeksizin alınması öncelikli olmalı, bir yandan da iklimlendirme tesisatında gerekli tadilatlar yapılarak risk azaltılmaya çalışılmalıdır. 

 

COVID-19’ un hapşırma, öksürme veya konuşma sırasında yayılan damlacık veya parçacıkların solunması veya yüzey teması ile bulaştığı varsayımı üzerinde sıklıkla durulmaktadır.  Virüs bulaşmış kişiden salınan ve yaklaşık 1-2 m mesafelere düşen 10 mikron dan daha büyük parçacıklar ile direkt temas yaygın bulaşma yollarından biri olarak görülmektedir.  5 mikron büyüklüğün altındaki parçacıklar ise saatlerce havada asılı kalabilmektedir ki bu parçacıkların taşıdığı virüs iklimlendirme sistemi hava akımları ile mekan içerisinde dağılarak bulaşmaya neden olabilmektedir. Farklı yollarla geçiş için alınan önlemlerin etkisinin araştırıldığı bir çalışmada, belirli kabullerle geçiş ihtimalinin %15 temasla, %21 damlacıklarla ve %64 oranında havada asılı parçacıklarla olduğu sonucuna varılmıştır ki bu da bina iklimlendirme sistemlerinde alınacak tedbirlerin ne kadar önemli olduğunun açık bir göstergesi olmuştur.   

 

Kalabalık kapalı ortamlarda en önemli tedbir havalandırmadır…  

 

İç ortamda virüs yayılımının kontrolü için iklimlendirme sistemlerinde uygulanabilecek en önemli tedbir havalandırmadır. Havalandırma ile ortama temiz hava verilip, içerideki kirli havayı dışarı atarak ortamdaki virüs miktarı azaltılabilir veya seyreltilebilir. Pandemi döneminde havalandırma miktarı, enerji verimliliği gözetilmeksizin arttırılmalıdır. Bu binalarda havalandırma gece bina kullanımda değilken dahi sürdürülmeli, daha az hava miktarı ile de olsa gece boyu havalandırma sistemi çalışmaya devam ettirilmelidir. 

 

Toplu kullanım alanlarında genellikle karışım havalı klima santralleri kullanılmaktadır. Bu karışım havalı klima santrallerinde ısıtılan ya da soğutulan havanın bir kısmı mahal dönüşü dışarı atılırken, atılan kadar hava kalan havaya karıştırılarak tekrar iklimlendirilmekte ve mahale geri gönderilmektedir. Yani mahalden dönen havanın yüzde 50 ile 70’i arasındaki bir miktarı tekrar ısıtılmak ya da soğutulmak kaydıyla insanların soluduğu ortama döndürülmektedir. Virüsün hala etkin olduğu bu günlerde bu tip toplu kullanım alanlarındaki klima santrallerinin %100 dış havayla çalıştırılması dediğimiz tamamen taze havalı çalıştırılması, yani mahale verilecek havanın tamamen dışarıdan alınarak kullanılması, enerji tüketimini arttırsa bile sağlık açısından uygun olacaktır. Yani mahalden dönen havanın tamamının dışarıya atılması, içeriye verilecek havanın ise tamamen dışarıdan taze şekilde alınarak ısıtılması ve soğutulması suretiyle daha sağlıklı bir iç ortam havası elde etmek bu tip santrallerde mümkündür ve bu süreçte mutlaka tercih edilmelidir. Mekanik havalandırma sistemi olmayan binalarda açılabilen pencerelerin aktif olarak daha fazla kullanılması bu periyotta uygun olacaktır. Binada mekanik havalandırma olsa bile mümkünse pencere havalandırmasıyla yapılacak takviye muhakkak faydalı olacaktır. 

 

Klima santrallerde genellikle bina çevrelerinde veya teras çatılarında bulunmaktadır. Bu santraller bir kanal ile taze havayı alırken diğer bir kanal ile içeriden çekilen kirli havayı dışarıya tahliye etmektedir. İçeriden dönen havada virüs olabileceği düşünüldüğünde taze hava alma ağzı ile kirli hava atış ağzı arasındaki mesafe arttırılmalı, en az 10  metre mesafe tercih edilmelidir.  Ayrıca kirli havanın atışının yapıldığı yerlere dikkat edilmeli, bu noktalardan insan geçişinin olmamasına özen gösterilmelidir. Taze havanın alındığı kanalda, toprak veya beton zemine çok yakın olmamalı, yerden yeterince yüksek bir noktadan havanın temin edilmesine özen gösterilmelidir. Klima santrallerinde yapılacak bu fiziksel önlemler gerek içeriden çekilen kirli hava ile dışarıya virüsün atılması gerekse içeriye alınan taze havada virüs bulunma olasılığını azaltması sebebiyle önemlidir. Bütün bunların yanı sıra bu süreçte, klima santrallarında da normal temizlik periyotları kısaltılabilir ve bu santral içeresindeki yoğuşma tavaları ve serpantin yüzeylerinin dezenfeksiyonunda etkin kimyasallar kullanılabilir.

 

AVM’ lerde risk nasıl azaltılabilir…  

 

Toplulukların kullandığı tüm kapalı hacimler gibi AVM’ lerde de en önemli tedbir etkin bir havalandırma sağlanması olacaktır. İçişleri Bakanlığı’ nın genelgesi ile AVM’ lerde ortam havalandırmasına ilişkin kurallar zaten tebliğ edilmiş görünmektedir. Bu tebliğde de havalandırmada %100 dış ortam havasının kullanılması, giriş kapılarında hava perdelerinin çalıştırılmaması, merkezi havalandırma sistemleri dışındaki klima sistemlerinin kullanılmaması, havalandırmanın binanın kullanımda olmadığı gece boyunca sürdürülmesi, kirli hava çıkışının olduğu yerlerden insan geçişinin engellenmesi, havalandırma sistemi bakımlarının sıklaştırılması ve bakım yapan personelin gerekli tedbirleri alması açık bir şekilde ifade edilmiştir.  

 

Bu önlemler alınırken iklimlendirme sistemlerinde önemli tadilatlar gerekmektedir. Zira %100 taze havanın temini için gerekli kanal kesitleri belirlenmeli ve uygulanmalıdır. Tüm hava dışarıdan yüksek sıcaklıkta alınacağı için mevcut sistem kapasitelerinin havanın sıcaklığını istenilen düzeylere düşürmesi de mümkün gözükmemektedir. Bu nedenle kapasitelerin artışı doğrultusunda da sistemin tadilatı gerekecektir.

 

AVM veya diğer toplu kullanılan binalarda aynı iç ortam havasını çevirerek kullanan cihazlarda hangi önlemler alınmalıdır? 

 

AVM’ lerde özellikle mağazalarda aynı iç ortam havasını sürekli çevirerek iklimlendirme yapan sistemlerde mevcuttur ve bunların kullanımı şu an için yasaktır. Önümüzdeki süreçte bu cihazların kullanımına izin verilmesi durumunda riski azaltmak için önemli tadilatlar gerekecektir. Bu önlemlerden biri de yüksek verimli partikül tutucu olarak isimlendirilen HEPA filtrelerdir. Ancak mevcut sistemlere direkt uygulandığında cihaz fan kapasitelerinin yetersiz kalacağı açıktır ve bu nedenle önemli tadilatlar gerektirmektedir.  Diğer bir önlem ise insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde havaya Ultraviyole ışınım (UV-C) uygulanmasıdır. Ancak bu metodun tam anlamıyla güvenilir olabilmesi için süren bilimsel çalışmaların tamamlanması gerekmektedir. Ultraviyole ışınımın hangi şiddette, ne kadar süre ve hangi noktaya uygulanacağı konusu henüz netlik kazanmamıştır. Dış ortam taze havasını sürekli sağlayacak ve çok sayıda hava değişimini temin edebilecek bir havalandırma kanal sisteminin bu hacimlere ve cihazlara uygulanması da olası tedbirler kapsamında uzmanlarca tartışılan önlemler arasındadır.     

 

Evsel klimalarda ne tür tedbirler alınmalıdır…

 

Evin sadece hane halkı tarafınca kullanıldığı ve sosyal mesafe kurallarına uyularak eve misafir alınmadığı kabul edildiğinde evsel klimaların kullanımı pandemi sürecinde riskli görülmemektedir. Ancak sadece Covid-19 özelinde olmamakla birlikte her zaman evsel klimaların bakımına özen gösterilmelidir. Bakımı yapılmayan ve temizlenmeyen klimalar, kullanıcılar için sağlık riskleri oluşturduğu gibi enerjinin verimsiz kullanımına da sebebiyet vermektedir. İklimlendirilen bir ortamda toz ve uçucu organik bileşikler gibi kimyasal veya bakteri, küf, polen, mantar gibi biyolojik kirleticiler bulunabilir veya oluşabilir. Tozlar klima filtreleri ile tutulabilirken, uçucu organik bileşikler ortamın havalandırılması yoluyla, biyolojik kirleticiler ise klima cihazının hijyenik bakımı ile bertaraf edilebilirler. 

 

Kullanıcının kendi yapabileceği filtre temizliği ve yetkili servisler tarafından yapılabilen hijyenik bakım temizliği olmak üzere 2 türlü klima temizliği mevcuttur. Daha çok dış kaynaklı oluşan tozlar klima filtreleri ile tutulabilmektedir. Bu nedenle filtreler en geç 15 günde bir kullanıcı tarafından klima ön kapağı açılarak yerinden çıkartılmalı ve yıkanarak temizlenmelidir. Filtrenin yapısının bozulmaması için yıkama sonrası filtre bezle kurulanmamalı, direkt güneş ışınımına maruz kalmadan kendiliğinden kurutulmalıdır. Filtreler ile sadece belirli büyüklüklerdeki tozlar tutulabilmektedir. Ancak tek kimyasal kirletici tozlar değildir. İç kaynaklı kirleticiler olarak uçucu organik bileşikler de mevcuttur. Bunlar yapıştırıcılar, temizlik maddeleri, ahşap ürünler, oda kokuları, parfüm gibi maddelerden kaynaklı kirleticilerdir ve hiçbir şekilde klimanın filtresiyle tutulamazlar. Bu nedenle klima kullanıcıları muhakkak odalarını dış ortam havasının temiz olduğu saatlerde havalandırmalıdır. 

 

Klimaların bir de yetkili servisler tarafından yapılabilecek hijyenik bakım temizliği söz konusudur. Klima oda içerisindeki havayı sürekli devridaim ederek soğutur ve iklimlendirilen ortama verir. Nemli hava klima boruları üzerinden geçerken bünyesindeki su buharını soğuk borular üzerinde bırakır ve yoğuşan bu su drenaj boruları ile tahliye edilir. Borular üzerinde yoğuşan bu su, klima iç ünitesi içerisinde bakteri, küf veya mantar üremesine sebep olabilir. Temizlenmeyen iç ünitelerden devridaim eden hava insan tarafından teneffüs edildiğinden alt ve üst solunum yolu hastalıklarına sebebiyet verebildiği gibi borular üzerinde oluşan tortulanma klimanın soğutma performansını da önemli derecede etkiler ve gereğinden yüksek enerji sarfiyatlarına sebep olur. Klimanın biyolojik kirleticilerden arındırılması ancak yetkili servislerce yapılabilecek hijyenik bakımıyla mümkündür. Bu temizlik klima soğutma boruları üzerine temizlik kimyasallarının basınçlı pompa ile püskürtülmesi suretiyle yapılmaktadır. Temizlik işlemi sonrası ise bu kimyasal borular üzerinden su ile yıkama ile giderilmelidir. Boru yüzeylerinden iyi arındırılmayan kimyasallar daha sonra havanın borular ile teması sonrası kendisi kirletici haline dönüşebilir. Bu nedenle hijyenik bakımın tam anlamıyla başarılı olabilmesi, ancak klima iç ünitesinin duvardan sökülmek suretiyle atölye ortamına taşınması ve yıkama işlemlerinin yapılması ile mümkün olacaktır. Hijyenik bakımın atölye ortamında yapılamasının bir diğer avantajı ise klima iç ünitesinin tekrar montajı sırasında elektrik tesisatının yenilenmesi olacaktır. Böylelikle klima elektrik tesisatı yenilenmiş olacak, elektrik kaynaklı bir klima yangını ihtimalinin de önüne geçilmiş olunacaktır. Eğer klima duvardan sökülmeden direkt hijyenik bakım temizliği yapılacak ise kimyasalla yapılan yıkama sonrası su ile olabildiğince kimyasal arındırılmalı, daha sonra da ortamdaki kapı ve pencereler açılarak klima sadece fan modunda çalıştırılmak suretiyle havalandırma yoluna gidilmelidir. 

 

Filtre temizliği yapılamayan bir klimada yeterli hava döngüsü sağlanamayacağı için ortamın istenen sıcaklıklara getirilemeyeceği gibi klimada gereksiz elektrik kullanımının da olacağı unutulmamalıdır. Yine hijyenik bakım temizliği yapılmayan klima borularında oluşacak tortulanma borular üzerinden geçen havanın soğutulmasına engel teşkil edecek, ortam istenilen sıcaklıklara getirilemediği gibi klimanın kullanacağı elektrik miktarı da yükselecektir. Bu nedenle gerek filtre gerekse hijyenik bakım temizliği hem ortamın istenen konfor koşullarına getirilmesi hem de enerji tasarrufu açısından önemlidir. Yine sağlıklı ortam şartlarının temininde klimada hiçbir şekilde tutulamayan iç kaynaklı uçucu organik kirleticileri bertaraf için iklimlendirilen ortamların havalandırılması zaruridir.