Bursa’da 1 Mayıs’ta Binler Alandaydı

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 778 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 839 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 845 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Bursa Şubesi

Güzel Günler Göreceğiz

Bursa’da 1 Mayıs’ta Binler Alandaydı

Yaşasın 1 Mayıs Yaşasın Birlik Mücadele Dayanışma Günü

Birleşerek Mücadele Edeceğiz,  Direne, Direne Kazanacağız

Yaşasın Enternasyonal Dayanışma

Bursa’da 1 Mayıs Tertip Komitesi’nin çağrısıyla Bursa Kent Meydanı’ndan başlayan yürüyüşte emekçiler, DİSK, KESK, TMMOB, Bursa Tabip Odası, TÜMTİS kortejlerinde yerini aldı.

Emeğin gününde Bursa tüm kentlerde olduğu gibi meydanlardaydı. OHAL baskısına rağmen Bursa’da tüm emek, demokrasi güçleri AKP’nin KHK’larına, ihraçlarına, seçim hilelerine, savaş politikalarına karşı “Bugün 1 Mayıs, ve biz yine; ekmek, barış, özgürlük, adalet ve demokrasi için alanlardayız” diyerek alanları doldurdu.

Yaklaşık bir saatlik yürüyüşün ardından Atatürk Stadyumu’na ulaşan kortejler burada yerini aldı. Tertip Komitesi’nin kitleyi selamlamasının ardından TÜMTİS Sendikası Üyesi İşçi Özlem Durmuş, 1 Mayıs konuşmasını gerçekleştirdi.

“Bugün tüm dünyada; rengi, dili, dini farklı ancak talepleri ve özlemleri ortak olan emekçiler, alanlardayız. Sermayenin azgın sömürüsüne dur demek için, insanca bir yaşam ve insanca çalışma koşulları için, gücümüzü birleştiriyoruz” ifadelerini kullanan Durmuş, “Bugün 1 Mayıs bundan tam 132 yıl önce ŞİKAGO’da “8 saat iş günü ”talebiyle yola çıkan ve bu mücadelede canlarını veren işçi kardeşlerimizin açtığı yol bizlere ışık tutuyor. Emeğiyle geçinen milyonlar, emperyalist kuşatmalara, savaşlara ve sermayenin doymak bilmeyen aç gözlülüğüne karşı gücünü birleştiriyor. Biz vardık, var olacağız” dedi.

Ekonomik krizlerin, savaşların faturasını emekçiler ödetildiğini, ekonominin büyüdüğünü ancak emekçinin sofrasındaki ekmeğin küçüldüğünü, artan enflasyon ve döviz karşısında, emekçinin ücretinin ezildiğini söyleyen Durmuş, açıklamaya şöyle devam etti:

“Sermayenin kar hırsı her ay yüzlerce emekçi kardeşimizin canına mal oluyor. OHAL dönemimde iş cinayetlerinde yüzde 10 artış oldu. Bilanço her geçen gün ağırlaşıyor. İş cinayetleri 2017 yılından bu yana 402 işçi kardeşimizi hayattan kopardı.

Uluslararası sermaye, yeni pazarlar bulmak için savaşları körüklüyor. Dünya nüfusunun yüzde 1’ini oluşturan bir avuç zengin servetine servet katarken; savaştan canını kurtaran emekçiler, sığındıkları ülkelerde çifte sömürü altında, yarı aç yarı tok bir durumda yaşam mücadelesi veriyor.

Yani; bir tarafta sermayenin aşırı lüks dünyası bir tarafta emekçilerin açlık ve sefalet içindeki dünyası!

Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik haklarımız piyasa koşullarında bırakılıyor. Zorlu mücadelelerle kazandığımız haklarımız gasp ediliyor. Kamuda getirilen taşerona kadro düzenlemesi yeni sorunları beraberinde getirdi. Binlerce taşeron işçisi kapsam dışında tutuldu, bu durum yeni mağduriyetlere yol açtı.

Bugüne kadar yapılan özelleştirmelerin ağır faturasını bizler ödedik. Bugün de ödemeye davam ediyoruz. Bizlerin vergileriyle kurulmuş olan şeker fabrikaları, birer birer satılarak tekelci sermayeye peşkeş çekiliyor. İşçisi, çiftçisi, esnafı mağdur ediliyor. Yetmiyor, nişasta bazlı şekeri piyasaya sürerek sağlığımız çokuluslu şirketlerin kazancı uğruna hiçe sayılıyor. Hem “yerli ve milli” olmakla övünüp hem de halkın birikimlerini yok pahasına satarak özelleştirme rekoru kıranlar, temel gıda ürünlerinde biler dışarıya bağımlı hale getirdiler.

OHAL’i biz kendimize ilan ettik dediler, emekçilerin grevlerini, hak alma eylemlerini yasakladılar. Ardı ardına çıkarılan KHK ile anayasa ve yasalar yok sayılıyor. Sendikal mücadele yürütenler, siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler ve öğrenciler tutuklanıyor. Gazeteler, TV’ler kapatılıyor, kayyumlar atanıyor.

Yılardır iş güvencemizi sınırlayanlar OHAL’i fırsata çeviriyor. KHK ile 110 bin kamu emekçisinin sorgusuz, sualsiz herhangi bir hukuki süreç işletilmeden ihraç edilmesi, işsiz bırakılması ile yetinilmiyor; OHAL işlemleri inceleme komisyonu ile oyalanıyor. Ancak emekçiler, bu korku duvarını yıkacaktır. Alın terine, ekmeğine ve geleceğine sahip çıkacaktır.

12 Eylül’le hesaplaştık dediler, sendikal örgütlenmede 12 Eylül yasakları devam ediyor; sendikaya üye olan işçiler işten çıkarılıyor, itiraz davaları ile toplusözleşme hakları engelleniyor.

OHAL koşullarında yapılan tartışmalı referandum jalen hafızalarda iken, ülke yeniden erken seçime götürülüyor. Emekçilerin çığ gibi büyüyen sorunları ortada iken; seçim gündemi ile bizleri meşgul ediyorlar, oldubitti ile yeniden suçlarını onaylamamızı istiyorlar.

Ve biz yine alanlardayız.1 Mayıs ‘ta sesimizi birleştiriyoruz!

Biz emekçiler, taşeronlaşmaya, taşeronda ayrımcılığa, vergide adaletsizliğe, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ve kapatılmasına, kuralsız çalıştırmaya, iş cinayetlerine, sendikal örgütlenmede baskılara, haksız işten çıkarmalara HAYIR diyoruz. Bizler, insanca yaşam istiyoruz. Eşit, ulaşılabilir nitelikli kamu hizmeti istiyoruz. Adil, barış içinde ve kardeşçe bir arada yaşam istiyoruz.

Ücretsiz sağlık istiyoruz, çocuklarımızın eşit biçimde yararlanacağı parasızı bilimsel eğitim istiyoruz. Ülkenin en fazla vergi veren kesimi olan emekçiler üzerindeki yük azaltılmalı; Asgari ücret bir işçi ailesini geçindirecek seviyede belirlenmeli ve vergi, dışı tutulmalıdır. Emeklilik şartları yeniden düzenlenmeli, emeklilik ücreti yaşanabilir bir ücret olmalıdır. Kuralsız, kayıt dışı çalıştırmaya son verilmeli, iş cinayetleri önlenmelidir. Doğal yaşam alanlarımız sermeyenin pençesinden kurtarılmalıdır. Kamu fabrikalarının, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi durdurulmalı, yerli besicilik ve tarım faaliyeti desteklenmelidir. Kadına yönelik şiddet önlenmeli, kadınların çalışma yaşamına katılımın sağlayacak politikalar hayata geçirilmelidir. Sendikal örgütlenme önündeki engeller kaldırılmalı, haksız işten atmalara son verilmelidir. OHAL kaldırılmalı, grev yasaklarına son verilmelidir! 1 Mayıs tüm emekçilere kutlu olsun! Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü.”

Miting Grup Abdal konseri ile devam ederek sona erdi.