VIII. Bakım Teknolojileri Kongresi ve Sergisi 28-29-30 Eylül 2017 tarihlerinde gerçekleştirildi.

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 778 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 839 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 845 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Denizli Şubesi

VIII. Bakım Teknolojileri Kongresi ve Sergisi Pamukkale Üniversitesi'nin 25. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında Pamukkale Üniversitesi ile ortaklaşa olarak PAÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Şubemizin yürütücülüğünde planlanan BTKS'2017 başarı ile tamamlandı. 2003 yılında Denizli'de başlayan bu serüven tekrar Denizli'ye dönerek, doğduğu topraklarda gerçekleştirildi. Pamukkale Üniversitesi'nin 25. yılı çerçevesinde MMO Denizli Şube ile PAÜ tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen BTKS'2017; 1000 delege, 30 firma ve bir çok ilgili kişiyi buluşturdu. Konusunda uzman yazarların ve teknik personelin sunduğu 40 bildiri yine alanlarında uzman kişilerin verdiği kurs ve seminerler ile sanayide karşılaşılan bakım faaliyetlerine bir nebze olsun katıkıda bulundu.

VIII. Bakım Teknolojileri ve Sergisi'nin açılış konuşmaları MMO Denizli Şube Başkanı Tefik Demirçalı, Pamukkale Üniversitesi Makina Mühendisliği Öğretim Üyesi ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Cemal Meran, MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar ve Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, Pamukkale Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Yahya Tülek ve Pamukkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Rafet KILINÇARSLAN tarafından yapıldı. Kongrenin yanı sıra bakım teknolojileri ile ilgili bir serginin de düzenlendiği etkinlik üç gün sürdü.

Bu yıl ana teması " “Bakım İçin Tasarım–Mühendislikte Bakım Eğitimi” olarak belirlenen Bakım Teknolojileri Kongresi ve Sergisi’nde üç gün boyunca düzenlenen bilimsel ve teknolojik araştırma oturumları, seminerler, kurslar, paneller ve forumlar aracılığıyla; konusunda uzman olan kişiler, firmalar ve akademisyenlerin bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşarak, bildiriler sundu.

Oda Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, açılış konuşmasında şöyle konuştu:

“TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sekizinci Bakım Teknolojileri Kongresi ve Sergisi’ne hoş geldiniz.

63 yıl önce kurulan Odamız, çağdaş, demokratik, üreten, mühendislik bilimleri ve uygulamalarını geliştiren, sanayileşen, hakça paylaşan bir Türkiye yaratılmasına katkıda bulunacak çalışmalar yapmayı temel amaç olarak benimsemiştir. Örgütlü üyelik temelinde yürüttüğümüz çalışmalarda meslek alanlarımızın korunması, geliştirilmesi, bilimsel-teknik gerekliliklerin yerine getirilmesi, kamu ve ilgili sektörler ile iletişimi sağlamaya yönelik platformlar oluşturuyor, oluşan görüşleri ilgili yerlere ulaştırmada takipçi bir tutum izliyoruz.

Odamız diğer bütün uzmanlık alanlarımızla ilgili dallarda olduğu gibi bakım teknolojilerine yönelik olarak da geliştirici çalışmalarda bulunmayı temel görevlerimizden biri olarak görmekte, Bakım Teknolojileri Kongreleri de bu çerçevede, 14 yıldır gelenekselleşmiş olarak düzenlenmektedir. Alanında en kapsamlı, en nitelikli etkinlik olan bu kongre ile Odamız, sanayi ve hizmetler alanının görünmeyen bir yüzüne ışık tuttuğu için siz değerli akademisyen, meslektaş ve uzmanlarla birlikte haklı bir gururu paylaşmaktadır.

Ülkemiz açısından makina ve üretim ara girdilerinde dışa bağımlılığın ve işletme maliyetlerinin arttığı, teknolojideki gelişmelerin takibinin vazgeçilmez olduğu, rekabetin uluslararası planda kızıştığı günümüzde, makina ve tesislerin arızasız, sorunsuz, verimli, uzun ömürlü çalıştırabilmesi, doğru ve planlı bakım yaklaşımı ile olanaklıdır.

“Fiziki varlıkların mümkün olan en yüksek verimle işlevlerini sürdürmelerini sağlamak için gerekli düzeltmeleri ve geliştirmeleri uygulamak amacıyla gerçekleştirilen hizmetlerin bütünü” olarak tanımlanan bakım uygulama ve yönetimi, bu varlıkların arızi bakımlarını asgariye indirirken gerekli koruyucu ve önleyici faaliyetleri planlı bakım yaklaşımı ve optimum maliyetlerle yürütmeyi hedefler. Bu sayede can ve mal güvenliği ile çevreye yönelik riskler azaltılırken, kurum üretkenliğinin artırılmasına katkı sağlar.

Ülkemizde bakım faaliyetlerine harcanan kaynağın Gayri Safi Yurtiçi Hâsılanın yaklaşık olarak yüzde 1’i civarında olduğu dikkate alındığında, bakımın başlı başına bir ekonomik faaliyet olduğu; Bakım Mühendisliği ve yönetimi konularında atılacak adımlar ve getirilerinin hiç de azımsanmayacak bir boyutta olduğu görülmektedir.

Bilindiği üzere mühendislerin bir bölümü, tesis ve işletmelerde “bakım mühendisi” olarak çalışmaktadır. Bir işletme veya sistemin güvenirliği, bakım mühendisliği, “güvenirlik mühendisliği” gibi yeni terimlerle de tanımlanabilmektedir.

“Bakım Mühendisliği” konusunda taraflarca ortak bir dil geliştirilmesi ve eğitimin sürekliliği, tartışılmaması gereken konulardır. Bakım mühendisi ve her kademedeki bakım personeli, teknolojik gelişmeler göz önünde bulundurularak sürekli olarak eğitilmeli, mesleki gelişime önem verilmelidir.

Bakım konusundaki çalışmaların kavramlaştırılması, etkinleştirilmesi, yaygınlaştırılması, sürekliliğinin sağlanması ve uygulanması için gerekli mesleki eğitim faaliyetleri, yerel ve merkezi yönetimlerce desteklenmelidir.

Bu gereklilikten hareketle Odamız, tüm mesleki uygulama alanlarımızda ve makina mühendisliğinin temel fonksiyonlarından biri olan bakım alanında çalışacak üyelerimizin, alanlarında yeterli bilgi ve deneyime sahip olması gerektiğini savunmaktadır.

Odamız, lisans eğitiminin meslek içi ve hizmet içi eğitimlerle desteklenmesini ve yaşam boyu eğitimi zorunlu görmektedir. Bu nedenle bakım teknolojileri alanındaki yayın eksikliğini giderecek birçok kitap yayımlıyor ve Meslek İçi Eğitim Merkezleri (MİEM) kanalıyla düzenlediğimiz seminer ve kurslarla üyelerimiz bilgilendirilmeye çalışılmaktadır. Belgelendirme faaliyetleri için Oda merkezinde oluşturduğumuz Personel Belgelendirme Kuruluşumuz ilgili AB standardı kapsamında TÜRKAK’a akredite ettirilmiştir. Böylece düzenlenen belgelerin uluslararası tanınırlığı konusunda önemli bir adım atılmıştır.

Odamız; bakım bilincinin işletmeler ve sanayide yerleşmesi, bakım ile diğer birçok konu arasında bağ kurmak gerektiğine inanmaktadır. Bizce bakım faktörü, yalnızca üretim açısından ele alınmamalı, bağlantılı olduğu, bir sistemin verimliliği ve sürekliliğinin sağlanması için bakım yönetim sistemlerinin yürürlüğe girmesi, işçi sağlığı, iş güvenliği, enerji verimliliği, çevre vb. faktörler açısından da önemsenmelidir. Örneğin bakımlı bir tesiste iş kazaları minimum seviyede olacaktır. İş kazaları ve iş cinayetlerinin arttığı, ölümlü iş kazalarında Avrupa’da ilk, dünyada üçüncü sırada bulunan ülkemizde bakım esprisinin ilgili bütün taraflar açısından önemsenmesi gerekmektedir. Sistemlerde oluşan arızalar ve aksaklıklar nedeniyle büyük mal ve can kayıplarıyla birlikte çevre felaketleri de oluşabilmektedir. İşletmelerin sürekliliğinin sağlanması açısından bakım büyük önem kazanmış olup, bu alanda eğitilerek belgelendirilmiş Bakım Mühendisi ve personeline her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır.

Kısaca, denetim mekanizması olmadan bakımsız bir makina veya sistemden dolayı gerçekleşen kazaların, can, mal ve iş kayıplarının önlenmesi olanaksızdır. Dolayısıyla bakımlı bir sistemi işletmek, insan, toplum, kamu çıkarını gözetmenin temel ilkelerinden biri olmalıdır.

Dünyayı saran krizin ülkemize yansımaları ile Türkiye ekonomisinin yapısal sorunları, daha özelde imalat sanayi ve makina imalat sanayinin sorunları iç içe geçmiştir. Sanayi genelinde öz kaynaklardan çok ithal kaynaklar girdi olarak kullanılmaktadır. Küresel güçlerin dayattığı işbölümü ile fason üretim ve taşeronlaşma egemen olmuştur. Bugün kaynak tahsisinin iç ve dış piyasalar yoluyla sağlandığı bir model ve hatta bunun olanaklarının giderek sınırlandığı bir durum söz konusudur.

Sanayimizdeki hâkim yapının % 98 ile küçük ve orta boy işletme-KOBİ niteliğinde olduğu gözetildiğinde firmaların ayakta kalabilme mücadelesi sanayideki tahribatla birlikte güçleşmekte, yeni bir strateji ile olumlu bir yapılanma dahi giderek olanaksız hale gelmektedir.

Günümüz işletmelerinin küresel rekabete ayak uydurabilmeleri, maliyetlerini minimize etmeleri ile olanaklıdır. Bakımın bu denklem içindeki yeri, pro-aktif düşünceyle oluşturulan kestirimci bakım kavramıyla tanımlanmaktadır. Bakımcımız; makinenin bakımını planlamanın yanı sıra makinayı oluşturan parçaların ömürlerini de takdir etmek zorundadır. Kestirimci bakımda bakımcının en yakın desteği makine kullanıcısının da bakım operasyonlarında görev alması otonom bakım uygulamalarıyla olanaklıdır.

Gerek Odamız gerekse başka kuruluşlarca yapılan araştırmalarda mühendislik sanayilerinde gerileme olduğu, giderek artan ölçüde net ithalatçı olmaya yönelen sanayimizde nitelikli personel yetersizliği açığa çıkmaktadır.

Ar-Ge, inovasyon ve mühendisliğin yoğun olması gereken sanayide işletmeler yapısal ve güncel sorunların altından kalkamamakta, teknoloji–katma değer ilişkisi kurulamamakta, geleceklerine yatırım yapmaktan yoksun kalmakta ve bu gerçekler bakım alanına dek uzayan yeni sorunlar türetmektedir.

Tam da bu nedenlerle bakım mühendisliği ve bakım teknolojilerinin sanayiye yeterince uyarlanması giderek daha da güçleşmekte, aynı zamanda yaşamsal bir öneme sahip olmaktadır.

Yatırımlar artırılmalı, serbestleştirme-özelleştirme uygulamalarıyla ithalat politikaları gözden geçirilmelidir. Yerli yatırımcı özendirilmeli ve korunmalı, katma değeri yüksek ileri teknoloji isteyen alanlarda yapılacak yatırımlar desteklenmeli, kamunun ekonomideki yönlendiriciliği ve planlama yönelimi yeniden benimsenmelidir.

Sanayinin fason yapısı değiştirilmeli; yeniden yerli girdi oranını artıran, kredi mekanizmasını KOBİ’lere yönelik olarak yaygınlaştıran, istihdamı ön plana çıkaran, bölgeleri de içeren kapsamlı bir kalkınma planı yürürlüğe konulmalıdır.

Eksenine insanlarının mutluluk ve refahını, sosyal devlet anlayışını oturtan, öz kaynak ve birikimlerimize, bilim ve teknoloji politikalarına dayalı bir sanayileşme ve kalkınma planı uygulamaya konulmalıdır.

Bakım alanında da,

  • Yalnızca arızaya müdahale etmek şeklinde anlaşılan Bakım Mühendisliği anlayışı terk edilmeli, mühendis üretkenliği sağlanmalı, önleyici faaliyetler sistematik nitelikli olmalıdır.
  • MMO, üniversiteler ve sanayi işbirliğiyle bakım ve bakım mühendisliğiyle ilgili bilgi gereksinimine, özellikle pratiğe yönelik yayınlar artırılmalıdır.
  • Üniversitelerin müfredatlarında alanın pratik ihtiyaçlarını karşılayacak geçişler yapılmalıdır.
  • Bakım çalışmalarını maliyet unsuru olarak gören anlayış terk edilmeli, kuruluşlar güvenliğe ve üretime dair riskleri en aza indirgeyecek planlı ve kontrollü bakım politikaları geliştirmelidir.
  • Tüm makina ve cihazların bakımlarının kayıt altında tutulduğu ve denetlendiği, bunun, alanın ehli olan uzmanlarca yapılması gerektiği, İş Yasası’na bağlı olarak çıkarılan tüzük ve yönetmeliklerde, bu kontrollerin “TMMOB’ye bağlı ilgili meslek odalarınca yapılması” ibaresi mutlaka yer almalıdır. 

Son olarak değinmek istediğim bir konu daha var.

12 Eylül döneminde yapılan ve yaklaşık 40 yıldır hiçbir hükümetin işletmediği bir düzenleme uyarınca, TMMOB ve bağlı Odalarının, bazı Bakanlıklarca “idari ve mali denetim” yoluyla hiyerarşik vesayet altına alınması girişimleri bir süredir gündemdedir. Konu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, Kimya Mühendisleri Odamızın Yönetim Kurulu’nun görevden alınması istemiyle yargıya intikal ettirilmesine dek varmıştır.

Anayasa’nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerine olan 135. maddesinde meslek kuruluşları üzerinde Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir” hükmüne ve TMMOB Kanunu ya da başka herhangi bir kanunda bu yönde bir hüküm bulunmamasına karşın, iktidar bürokrasisi, Odalarımız ve TMMOB’yi siyasi iktidarın hiyerarşik denetimi ve vesayeti altına sokmaya çalışmaktadır.

Odalarımızın tüm idari ve mali faaliyetleri, internet siteleri ve diğer yayınlarında hem üyelerle hem de tüm kamuoyuna açık biçimde duyurulmasına karşın, Kimya Mühendisleri Odamızın Yönetim Kurulu’na yönelik olarak, bir mahkeme tarafından hukuk dışı bir şekilde görevden alınma kararı verilmiştir. Kimya Mühendisleri Odamızın Yönetim Kurulu, bu karar üzerine, görev başında olduklarını ve Oda Yönetim Kurulu seçimlerinin olağan şekilde 2018 yılı Nisan ayında yapılacağını açıklamıştır.

Anayasa’nın 135. Maddesi’ne aykırı olan bu hukuk dışı kararı protesto ediyor ve kınıyoruz.

TMMOB ve bağlı Odaların özerk demokratik yapısının darbe hukuku ile zedelenmesine karşı, Makina Mühendisleri Odası olarak, Kimya Mühendisleri Odası ve TMMOB ile tam bir dayanışma içinde olduğumuzu belirtmek istiyorum.

Sözlerimi bitirirken, oturumlarda bildiri sunacak, panel, seminer ve kurslarda yer alacak konuşmacılara, delege ve izleyiciler ile katkıda bulunan bütün kurum ve kuruluşlara, Odamız adına kongrenin gerçekleştirilmesini sağlayan düzenleme, danışma ve yürütme kurulları ile kongre sekretaryasına, Denizli şubemizin başkanı, yönetim kurulu ve çalışanlarına, Oda Yönetim Kurulu ve şahsım adına içtenlikle teşekkür ediyor, etkinliğimizin başarılı geçmesini diliyor, saygılarımı sunuyorum.”

MMO Denizli Şube Başkanı Tefik Demirçalı açılışta şöyle konuştu:

“Makina Mühendisleri Odası Denizli Şubesi adına hepinize hoş geldiniz der en derin saygı ve sevgilerimi sunarım. 1954 yılında kurulan ve 63 yılı geride bıraktığımız bu güne kadar, meslek ahlakımızın gelişmesini ön plana alan Odamız, sürekli olarak meslektaşlarımızın haklarını korumayı, bilgi ve deney birikimlerini toplum yararına olacak şekilde hizmete dönüştürmeyi ön plana almayı bir görev bilmiş ve her geçen gün daha büyük hedeflere ulaşmak gayreti içinde faaliyetlerini daha hızlı bir tempo ile sürdürmenin gururunu, bugün burada sizlerle paylaşmanın sevicini yaşamaktadır.

Ülke genelinde yaygın bir örgüt dokusu olan Makina Mühendisleri Odası 2017 yılı itibariyle 18 Şube, 57 İl ve 44 ilçe Temsilciliği, 5 Mesleki Denetim Bürosu, Akredite Muayene Kuruluşu, Akredite Deney Laboratuvarı, Akredite Kalibrasyon Laboratuvarı, Akredite Personel Belgelendirme Kuruluşu, Meslek İçi Eğitim Merkezi, 9 Uygulamalı Eğitim Merkezi ve Araç Tespit, LPG/CNG Sızdırmazlık Merkezleri ile ülke genelinde yaygın bir örgütlenme düzeyine ulaşmıştır. 1954’te 902 olan üye sayısı bugün 108 bine ulaşmıştır. Bu etkinliğe ev sahipliği yapan Şubemiz; Denizli, Aydın, Muğla ve Uşak İlleri ve Nazilli, Marmaris, Milas, Ortaca, Fethiye, Bodrum İlçe Temsilciliklerinde ve diğer birimlerde faaliyetlerini sürdürmektedir, buralardaki toplam üye sayımız 4000 in üzerindedir.

Şubemiz, bugünkü gibi ulusal ölçekli etkinliklerin yanı sıra temsilciliklerimizle birlikte bölgemiz etkinlik alanında sürekli eğitim anlayışıyla meslek içi eğitim çalışmalarını sürdürmektedir. Meslektaşlarımıza ve sanayi kuruluşların gereksinimi olan her kademedeki teknik personelin eğitimine ve belgelendirilmesine yönelik bu çalışmalar sonucunda yılda ortalama 3.000 kişiye hizmet verilmektedir.

Üniversiteler ve meslektaş adaylarımızla dinamik iletişim içinde olmaya önem veren Şubemizin bugün öğrenci üye sayısı 700’e ulaşmıştır. Bölgemizdeki üniversitelerin makina mühendisliği bölümlerinde okuyan geleceğin mühendisleri Şubemizde kendi komisyonlarını kurarak etkinlik düzenleme olanağına sahiptir.

Bu yıl sekizincisini düzenleyeceğimiz Bakım Teknolojileri Kongre ve Sergisi tekrar doğduğu topraklara gelmenin neşesi içerisindedir. İlkini 2003 yılında düzenlediğimiz Kongre ve Sergimiz bugün 15 yaşında daha güçlü, daha etkin, daha verimli ve daha yoğun bir katılımla açılmıştır.

Bakım yapılabilirliğin herhangi bir sistemin tasarım aşamasında başladığı varsayımıyla ve mühendislik eğitimi esnasında veya sonrasında bilinçlenmeye yönelik ne tür çalışmalar yapılabileceğinin tartışılmasının gerekli olduğu düşüncesiyle VIII. Bakım Teknolojileri Kongresi ve Sergisinin ana teması "Bakım İçin Tasarım – Mühendislikte Bakım Eğitimi" olarak belirlenmiştir.

Kongremiz, çağdaş bilgi ve teknolojinin etkin şekilde tartışıldığı bir platform olma niteliğinin yanı sıra Bakım Mühendisliği Meslek Disiplininin gelişmesi ve kurumsallaşması yönündeki çalışmalara da ivme kazandıracaktır. Yeni teknolojiler ve uygulamalar konusundaki çalışmaların sunulacağı kongremizin teknolojik yeniliklerin ve çağdaş uygulamaların ülkemize kazandırılması yönünde çok önemli bir etkinlik olacağı inancındayız.

Bugün burada başlattığımız Kongremizde 3 gün boyunca 40 adet bildiri sunulacak ve tartışılacak, konularında uzman kişiler tarafından 14 adet seminer, 7 adet kurs ve 1 adet panel gerçekleştirilecektir. Ayrıca 32 adet firmaya ait ürün ve faaliyetler de, sergi salonunda kongremize katılan delege ve ziyaretçilere tanıtılacaktır.

Bakım Teknolojileri Kongresi ve Sergisi’nin oluşumunda emeği geçen Düzenleme Kuruluna, Yürütme Kuruluna, Kongre Danışmanlar Kuruluna, Destekleyen Kurum ve Kuruluşlara, bildirileri sunacak yazarlara, kurs ve seminerleri verecek konusunda uzman arkadaşlarıma ve sunumlara katkıda bulunacak delegelere sergiye katılarak çok yönlü destek veren kuruluşlara, büyük bir özveri ile bu güzel organizasyonu hazırlayan Kongre Sekreteryasına ve Şube çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.

Sekizinci Bakım Teknolojileri Kongresi ve Sergisi’nin Bakım Sektörüne, bu sektörde çalışan teknik personele, Denizli’ye ve ülkemize yararlı olması dileğiyle; hepinizi TMMOB Makina Mühendisleri Odası Denizli Şubesi adına saygıyla selamlıyor ve tekrar hoş geldiniz diyorum.”

Kongredeki sunumlar, görüş ve tartışmalar ışığında oluşturulacak olan sonuç bildirisi daha sonra kamuoyuna sunulacak.