DEMOKRASİ HEPİMİZİN ORTAK TALEBİDİR

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Diyarbakır Şubesi

Şubemizin de bileşeni olduğu Amed Emek ve Demokrasi Platformu, Demokrasi Yürüyüşü ile ilgili basın açıklamasında bulunarak, iktidarı hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik politikalarına, baskılara, barışçıl gösteri, eylem ve etkinlikleri engellemeye son verme çağrısında bulundu.

BASINA VE KAMUOYUNA

Son yıllarda devletin tüm kurumlarının AKP’nin ideolojisine ve programına göre hareket ettiği, bu doğrultuda AKP’nin işine gelen durumlar dışında Anayasanın rafa kaldırıldığı bir hukuksuzluk süreci içerisindeyiz. Yapılan düzenlemeler ve sivil darbe uygulamalarıyla valilik yetkilerinin anayasa ve yasalar üstü hale getirilmesiyle valiler kendilerini seçilmişlerin de üstünde görmektedir.

İktidarı anti demokratik politikalarını eleştirdikleri için baroları, emek ve meslek örgütlerini, sendikaları hedefe koymuş, Meclis’te kendilerinden başka hiçbir partinin sesinin çıkmadığı, çıktığında da fiziki güç dahil susturulduğu, tek sesliliğin hakim olduğu, Siyasi Partiler Kanunu’nda değişiklik yapılarak diğer partilere siyaset alanının kapatılmasının hedeflendiği bir ortam yaratmıştır.

Son seçimlerde Türkiye’de üçüncü parti olarak Meclise girmiş olan HDP’nin “Darbelere Karşı Demokrasi Yürüyüşü” adıyla salgın hastalık açısından gerekli önlemleri alarak gerçekleştirmek istediği eylem ve etkinlik anayasada güvence altına alınan gösteri, toplantı ve yürüyüş hakkı kapsamında olmasına rağmen bir kez daha anayasa hiçe sayılmış, iktidarın talimatı ile onlarca valiliğin illerde giriş-çıkışları kapatma kararıyla tam da eylemin işaret ettiği darbe görüntülerinin yaşanmasına yol açmıştır. Pandemi olanca hızıyla devam ederken umarsızca ve kontrolsüzce tüm illeri açan, normalleşme adına salgında yeni bir dalga yaşanmasına neden olan iktidar, şiddet içermeyen, barışçıl bir eylemi engelleme adına nerdeyse ülkenin yarısında giriş çıkışları yasaklı hale getirmiştir! “Normalleşme Takvimi” sonrası vaka sayıları salgının başladığı günlerdeki gibi binlerle ifade edilmeye başlamışken aklına tedbir gelmeyen iktidar temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasına sıra gelince yasaklardan yasak beğenmede rekor kırmaktadır!

Oysa iktidarın başlıca anayasal görevlerinden biri de şiddete dönüşmeyen, barışçıl, silahsız ve saldırısız protesto hakkını kullanmak isteyen kişilerin, örgütlenmelerin, siyasi partilerin uluslararası sözleşmeler ve anayasa ile güvence altına alınmış haklarını kullanabilmeleri için gerekli önlemleri almak ve koşulları hazırlamaktır.

Ancak iktidar bir yandan yüksek oranlarda oy ile seçilen belediye eş genel başkanlarını görevden alıp bir kez daha kayyum atarken, milletvekillikleri düşürürken, binlerce üyesini tutuklarken diğer yandan ise bunun çok haklı olarak protesto edilmesini suç kapsamına alarak demokrasiden fersah fersah uzaklaşmaya yeni örnekler eklemektedir.

Sadece bir partiye değil tüm muhalif kesimlere yönelik devreye sokulan bu sivil darbe uygulama ve politikaları ile ülkemiz, halklarımız ve emekçiler nefes alamaz hale getirilmek, iradeleri kırılmak ve mevcut duruma razı edilmek istenmektedir.

Bugün toplumun büyük bir kesiminde yargıya güven diplerde seyrediyor, demokrasi ve adalet talebi çığ gibi büyüyorsa iktidara düşen kutuplaşmayı derinleştirmek, ekonomideki çöküşün yarattığı tepkiyi muhalif kesimlere yöneltmek, güvenlikçi politikalara hız vermek değil, demokrasi ve adalet talebinin gereğini yapmaktır.

Bizler emek ve meslek örgütleri olarak; geçmişten bugüne tekçi, otoriter, gerici politika ve uygulamalara karşı demokrasi, adalet, özgürlük ve barış talepli eylem ve etkinliklerin içinde yer almış, dayanışma içerisinde olmuşuzdur.

HDP’nin yürüyüşü meşru anayasal bir haktır.

Bir kez daha iktidarı hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik politikalarına, baskılara, barışçıl gösteri, eylem ve etkinlikleri engellemeye son vermeye çağırıyoruz.17.06.2020

AMED EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU