ENERJİ ALANINDAKİ SORUNLAR SARSICI ETKİLERE YOL AÇACAKTIR

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Eskişehir Şubesi

Oda Enerji Çalışma Grubumuz tarafından hazırlanan "Türkiye'nin Doğal Gaz Temin ve Tüketim Politikalarının Değerlendirilmesi" Oda Raporu yayınlanmıştır. Ülkemiz için çok önemli olduğunu düşündüğümüz bu konuyla ilgili Odamızın görüşleri hakkında Şube Başkanımız R. Erhan Kutlu'nun yapmış olduğu basın açıklaması yazının devamındadır.

"Oda Enerji Çalışma Grubumuz tarafından hazırlanan "Türkiye'nin Doğal Gaz Temin ve Tüketim Politikalarının Değerlendirilmesi" Oda Raporu yayınlanmıştır. Ülkemiz için çok önemli olduğunu düşündüğümüz bu konuyla ilgili Odamızın görüşlerini kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Petrol ve doğalgaz ithalatı yoluyla ülkemizde yaşanan dışa bağımlılık (% 73) , elektrik üretiminde doğalgazın payının çok yüksek oluşu; serbestleştirme/özelleştirmeler sonucu doğalgaza dayalı elektrik üreten santrallerin özel sektör elindeki kâr amaçlı kullanımı, kentsel gaz dağıtım şirketlerinin birim hizmet ve amortisman bedellerinin yüksek tutulması olguları, bir bütün olarak, doğalgaz ve elektrik fiyatları üzerinde zam yapılması yönünde bir basınç oluşturmuştur.

Dünyada ve Ülkemizdeki ekonomik, politik dalgalanmalara bağlı olarak petrol fiyatları ile dövizde yaşanan artış, enerji ithalatının Türkiye ekonomisi üzerindeki baskısını daha da artıracak ve petrol ve doğalgaza yapılacak yeni zamlar, elektrik ve kömür fiyatlarından başlayarak enflasyonist etkiyi zincirleme olarak tetikleyecektir. Enerji alanındaki sorunlar, finans, sanayi sektörleri ve toplum nezdinde sarsıcı etkilere yol açacaktır.

Doğalgaz piyasası üst yapısının oluşumu IMF, Dünya Bankası, AB ve ulus ötesi enerji tekellerinin çıkarları lehine bir şekilde düzenlenmiştir. Kamunun yatırım yapmasının yasaklandığı bir süreçte, Türkiye'de enerji alanında yatırımlar sorunu boşlukta kalmıştır. Serbest piyasa aktörleri de yatırımları gündemlerine almaktan çok kamunun varlıklarını bedellerinin altında el koymaya yönelmiştir. AB'nin kendi piyasalarının rekabete açılmasını istemediği bir ortamda Türkiye'nin serbestleştirme ve piyasacı rekabet politikasında ısrar etmesi çok yanlıştır.

Kentsel doğalgaz dağıtım lisans ihalelerindeki farklılıklar kamu düzenini bozmuş, elektrik üretim santrallerine gaz ileten BOTAŞ'a ait yüksek basınçlı iletim hatlarının kentsel gaz dağıtım şirketlerine devredilmesi enerji maliyetlerini artırmış, olağan dışı zamların önü açılmıştır.

Hükümetin bir Kararname ile belirlediği ve 1 Temmuz'da başlaması planlanan otomatik zam uygulaması, 1 Haziran 2008 tarihinden itibaren başlamıştır. Otomatik zamlar doğal gazda aylık, elektrikte ise üç aylık dönemlerle yürürlüğe konulacaktır.

Türkiye, uluslararası stratejik bir gerilim konusu olan enerji alanında doğalgaz temin/alım/ithalatı, arama, yerli üretim ve tüketim politikalarını kendi çıkarları temelinde ve doğru bir şekilde oluşturmalı, gerçekte iflas etmiş olan özelleştirme, küçültme, parçalama politikalarını terk ederek kamusal merkezi planlamaya geçmelidir.
Arz güvenliği ve ithalatta arz çeşitliliği sağlanmalı, kriz durumları için uygulanabilir acil eylem planları hazırlanmalıdır.

Depolama kapasitesi artırılmalıdır.
Elektrik üretiminde doğalgazın payı % 57'lerden kademeli olarak önce % 40, sonra % 30 ve nihai hedef olarak % 25'lere düşürülmelidir.
Enerji verimliliği temel bir enerji politikası olarak benimsenmelidir.
EPDK'nın yetkileri sınırlanmalıdır.
Kurumlar şeffaflaşmalıdır. Kapalı kapılar ardındaki gizli diplomasi terk edilmeli, ilgili tüm kesimlerin katılacağı ulusal strateji belirlenmesi çabalarına ağırlık verilmelidir.
Türkiye enerji koridoru değil enerji terminali olmalıdır.
TPAO ve BOTAŞ birleşmeli; doğalgaz depolama tesisleri ve doğalgaz iletim hatları özerk bir kamusal yapı bünyesine alınmalıdır.
Kamu elektrik kuruluşları yeniden TEK çatısı altında toplanmalıdır.
Doğalgaz alım sözleşmeleri devri uygulaması sona ermelidir. Doğal Gaz Piyasası Yasasında değişiklik yapılarak ithalat kısıtlamaları kaldırılmalı ve BOTAŞ'ın mevcut doğalgaz sözleşmelerinin özel kuruluşlara devrine son verilmelidir.
Doğalgaz fiyatları üzerindeki % 18 KDV % 1'e düşürülmeli, ÖTV kaldırılmalıdır.
Ülke ölçeğinde bütün kentsel doğalgaz uygulamaları tekleştirilmeli, MMO'nun sunduğu Teknik Şartname önerileri uygulanmalıdır.
Yerli mühendislik, makina/ekipman kullanımı ve Ar-GE bütünlüğü oluşturulmalıdır.
Yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları etkin bir şekilde değerlendirilmeli ve gerekli yatırımlar ivedilikle yapılmalıdır.

        R.Erhan KUTLU
  Makina Mühendisleri Odası
      Eskişehir Şube Başkanı