ENDÜSTRİ 4.0 İLE BİRLİKTE MÜHENDİSLER İÇİN YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR!

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 778 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 839 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 845 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
İstanbul Şubesi

Utopic Farm Ajans Başkanı ve Öğretim Görevlisi Yiğit Kalafatoğlu ile Endüstri 4,0'a dönüşümün getireceği yenilikleri, mühendislerin bu dönüşümden nasıl etkileneceğini, akıllı makinaların sanayiye, üretime, enerji verimliliğine ve çevreye olan etkilerini konuştuk.

Endüstri 4.0 tam olarak nedir?

Endüstri devrimi denince, akla yeni bir sanayi devrimi geliyor. Aslında devrim bu hadise için çok iddialı bir söylem. Henüz, faydalandığımız teknolojilerin böyle bir devrime yol açacağını söylemek doğru olmayabilir ancak Endüstri 4.0'ın üretimden başlayarak sanayinin tamamı için yeni bir paradigma olduğunu söyleyebiliriz. Otomasyon sistemleri, verinin gerçek zamanlı olarak toplanması ve analiz edilmesi, birbirine 7/24 internet veya kapalı bir ağ ile bağlanan makinaların haberleşebilmesi, inisiyatif alarak sonuç üretmesi, kısacası sanal olan ile fiziksel olanın uyum içinde çalışabilmesi ve bunlardan yeni çıktılar üretilmesi gibi bir çok farklı disiplinin bir arada olduğu ve giderek insan yönetimine gereksinim duymadan kendi kendini yönetebilen bir üretim ve dağıtım sisteminin mümkün oluşuna Endüstri 4.0 diyebiliriz.

Neden Endüstri 4.0 girişimi başlatıldı?

Aslında bu, başlatılan bir girişim değil. İnternetin hayatımızın her alanına yayılması ve tıpkı elektrik gibi, su gibi gündelik hayatın vazgeçilmezi olması neticesinde kendiliğinden gelişen, biraz da endüstrinin verimlilik ve kâr güdümlü işleyişinin şart koştuğu bir dönüşüm. Öte yandan, birçok teknolojik ürünün üretim maliyetinin düşmesi, sensörlerin böylece hayatımıza girmesi, otomasyon sistemlerinin verimliliğe yaptığı katkının fark edilmesi, bu başlığın daha çok konuşulmasına yol açtı.

Türkiye, Endüstri 4.0 dönüşümünün şu anda neresinde? Sanayimiz bu dönüşüm için hazır mı?

Türkiye'de büyük kurumlar ve çok uluslu şirketler, Endüstri 4.0 başlığı altında alt yapı yatırımlarına ve pilot uygulamalara başladı. Ancak, burada teknolojinin tek başına bir işe yaramadığını, önemli olanın geleceğe dair vizyon oluşturmak olduğunu henüz çok sayıda kurumun idrak ettiğini düşünmüyorum. Çünkü yenilikçi düşünce, yani bir paradigma kayması veya bahse konu olan "devrim" sadece eski bir teknolojiyi bırakıp, yeni teknolojiyi uygulamaktan ibaret değildir. Buna güncele ayak uydurmak, adapte olmak diyebiliriz. Burada aslolan yeni teknolojinin hangi alanlarda, nasıl kullanılabileceğine kafa yormakta, kısacası vizyonda. Bu yüzden en tepeden başlayarak kurumların bu alanı işin merkezine almadığı bir ortamda biz dönüşüme hazırız diyemeyiz.

4'üncü sanayi devriminin nitelikli insan gücü ve istihdam alanındaki olumlu-olumsuz etkilerinden bahseder misiniz? Sizce bir istihdam sorunu yaşanacak mı?

Aslına bakarsanız, neo- liberal ekosistem her dönemde tüketimi garanti altına almak ve üretimden maksimum verim ve fayda elde edebilmek adına teknolojinin imkânlarından en üst düzeyde yararlanmak istemiştir. Bundan 20 yıl önce, internetin hayatımıza girmesi ile birlikte "Enformasyon Çağı" adı verilen bir yanılsama ortaya çıkmıştı. Teoride, bilgisayarların hayatımıza girmesi ile insanlar için iş hayatının kolaylaşacağı ve iş yükünün azalacağı ön görülüyordu. Ancak sonuç hiç de böyle olmadı. Aksine, bilgisayarlar aracılığı birçok süreç hızlandığı için, birim zamana sığan iş yapabilme kapasitesi arttı ve iş yükü azalmak bir yana, kat be kat arttı. İnsanlar basit işlemleri yapmak yerine, işlemleri yönetmeye başladı. Bugünden yarına bakınca da görüyoruz ki; insana olan ihtiyaç kolay kolay bitmeyecek. Sadece dönüşecek. Sonuçta sensörlerin hangi verileri toplayacağına, yapay zekânın bu verileri nasıl işleyeceğine, hangi sonuçları üreteceğine, buralardan nasıl fayda ve sonuç üretileceğine yine insan karar verecek. Bu anlamda fiziksel emeğin yoğun olduğu iş gücüne olan ihtiyacın azalacağını ön görebiliriz. Ancak nitelikli insan gücüne olan ihtiyacın artacağı kesin. Ülkemiz açısından, burada büyük bir sorun olacağı da aşikar. Çünkü dünyayı takip etmiyoruz, bilimden ve aydınlanmadan uzak bir eğitim sistemi ile genç nüfusu şekillendiriyoruz. Bu kadar genç nüfusun olduğu bir coğrafyada, dünyanın aksine bir seyirde ilerlerken, yarın kimi nasıl refah içinde yaşatabileceğiz? Asıl düşündürücü konu tam da bu.

Sizce mühendisler bu dönüşümden nasıl etkilenecek?

Bir sosyal bilimci olarak bu soruya yanıt vermek benim için aslında zor. Ancak ben mühendisler açısından oldukça farklı ve yeni bir dönemin başladığını düşünüyorum. Süreç tasarımı hiç olmadığı kadar önem taşıyacak. Sanal sistemler ile fiziksel sitemlerin işbirliğini sağlamak için bu noktada mühendislerin yeni medya, internet, nesnelerin interneti, yapay zeka gibi unsurlarla barışık ve iç içe olabilmeleri gerekiyor.

Akıllı makinaların sanayiye, üretime, enerji verimliliğine, güvenliğe ve çevreye olan etkilerini değerlendirir misiniz?

Elbette bir çok faydasının yanı sıra, doğal kaynakların verimli tüketilebilmesi ve sürdürülebilirliğe yapacağı katkılar neticesinde de Endüstri 4.0 bir çok fırsat ve umudu içinde barındırıyor. Akıllı enerji sistemleri, sulama sistemleri, tarım ve şehircilik uygulamaları hem çevre kirliliğinin önüne geçilmesi, hem de doğal kaynaklardan maksimum fayda sağlanıp, minimum zarar verilmesi açısından önemli bir fırsat sunuyor.

Sanayi 4.0 sürecinde eğitim kurumlarına ne gibi görevler düşüyor? Makina Mühendisleri Odası bu aşamada nasıl bir yol izlemelidir?

Her dönem ülkemizin yaşadığı zorluklara rağmen çizgisini korumuş ve Türkiye’nin laik çağdaş ve daha yaşanılabilir bir ülke olması için bir meslek odasından ziyade demokratik kitle örgütü gibi yoluna devam eden Makina Mühendisleri Odası gibi kurumlara, her zamankinden daha çok iş düşüyor. Öncelikle her yaştan bireyin ve başta öğrencilerin yeni teknolojileri anlayacak uygulamalı eğitimler almasını sağlamak, teknolojiyi geliştiren ve ona yön veren ülkelerde gerçekleşen faaliyetlere bakmalarını sağlamak, benzeri girişimlerin Türkiye'den çıkabilmesi için destek olmak, bu vizyonu küçük yaşlardan başlayarak edinmeleri için maddi ve manevi olarak öğrencilere destek sağlamak olmalı. İkincil olarak da sanayide faaliyet gösteren firmaların Nesnelerin İnterneti, Yapay Zeka ve Endüstri 4.0 gibi kavramlara gündelik bir trend olarak bakmalarından ziyade bunu bir felsefe olarak benimsemelerini sağlayacak eğitim programları ve farkındalık projeleri geliştirmeli.