‘’ODA’YA HARCADIĞIM HER SANİYE BENİM MUTLULUĞUMDUR’’

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 778 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 839 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 845 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
İstanbul Şubesi

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ve TMMOB’a bağlı birçok alanda görev alan Tevfik Peker ile MMO İstanbul Şube’nin ilk dönemden bugüne faaliyetlerini konuştuk.

Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Oda’daki görev ve çalışmalarınız nelerdir?

1979 yılında İstanbul Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi’nin Makina Mühendisliği bölümünden mezun oldum. 1981’de Yıldız Teknik Üniversitesi Enerji Makinaları dalında yüksek lisansımı bitirdim. 1980-1983 yılları arasında ise yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak Edirne DMMA’da görev yaptım. 1982- 1986 yıllarında YTÜ’de araştırma görevlisi olarak çalışırken 1984 yılında doktora yeterlilik sınavını kazandım. 2003-2004 yılında yine YTÜ’de yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalıştım. Daha sonraki dönemlerde ise özel firmalarda saha mühendisliği ve genel müdürlük görevlerinde bulundum. 2003-2017 yılları arasında çeşitli firmalara ihtisas alanımla ilgili danışmanlık hizmetleri verdim. İş hayatım boyunca ülkemizin değişik yerlerinde yüzlerce tesisin projelendirilmesi ve kuruluşunda görev aldım. İlk baskısı 2008 yılında yayınlanan, şu sıralar ise 2. baskısı hazırlanan ve Odamızın önemli kitaplarından biri olan “Hastanelerde İklimlendirme Tesisatı ve Denetim Esasları” kitabının yazarlarından biriyim.

TMMOB’la ilk temasınız nasıl gerçekleşti,  Oda görev ve süreçleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

TMMOB ile öğrencilik yıllarımda tanıştım ve 1976-1979 yıllarında düzenlenen mitinglerde ve etkinliklerde TMMOB saflarında yer aldım. O dönemlerde TMMOB’da efsane başkan Teoman Öztürk vardı. 1979’da mezun oldum ve oda kaydımı 1980 yılında tamamladım. Oda’ya üye olmamla birlikte komisyonlarda çalışmaya başladım. Bundan sonraki her dönem MMO Genel Kurul Delegesi oldum. TMMOB delegesi olabilmem için meslekte 10 yıl şartını 1989 yılında yerine getirince, bu yıldan itibaren her dönem TMMOB Genel Kurul Delegesi seçildim.

Oda kurullarındaki süreçlerim ise şu şekildedir:

-              1986-1987 yılları arası 17. Dönem MMO İstanbul Şube 17. Dönem Y.K. Üyeliği,

-              1998-2000 yılları arası TMMOB 35. Dönem Denetleme Kurulu Üyeliği,

-              2002-2003 yılları arası MMO İstanbul Şube 25. Dönem Y.K. Yedek Üyeliği,

-              2004-2005 yılları arası MMO İstanbul Şube 26. Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı,

-              2006-2007 yılları arası MMO İstanbul Şube 27. Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı,

-              2008-2010 yılları arası TMMOB 42. Dönem Yüksek Onur Kurulu Üyeliği,

-              16 Ocak 2010 MMO İstanbul Şube 29. Dönem Genel Kurul Divan Başkanlığı,

-              21 Ocak 2012 MMO İstanbul Şube 30. Dönem Genel Kurul Divan Başkanlığı,

-              17 Mart 2012 TMMOB 2. Demokrasi Kurultayı Divan Başkanlığı,

-              18 Ocak 2014 MMO İstanbul Şube 31. Dönem Genel Kurul Divan Başkanlığı,

-              2012-2014 TMMOB Y.K. MMO Temsilciliği, 2014 -2016 yılları arası TMMOB Y.K. MMO Temsilciliği ve 2016-2018 yılları arası TMMOB Y.K. MMO Temsilciliği görevlerinde bulundum.

Bu yazıyı kaleme alırken fark ettim ki Oda’mıza bir ömür harcamışım, harcadığım her dakika her saniye ise benim mutluluğumdur; çünkü çaba harcadığımız her saniye mesleğimiz ve ülkemiz için fayda üretmeye dönüktür.

- 26 ve 27. Dönem MMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı olarak MMO’nun o dönemden bu döneme faaliyetlerini kısaca değerlendirebilir misiniz?

Odamız mesleki demokratik kitle örgütüdür, bundan dolayı meslek ve meslektaşlarımızın sorunlarının yanı sıra, ülkemize, kentimize, toplumumuza ve çevreye karşı da sorumluluklarımız vardı. Tüm bu sorumluluklarımızı mesleğimizin evrensel, meslektaşlarımızın kişisel ve Odamızın örgütsel birikimleri ile çözmeyi ve bu çözümlemeleri hayatımızın ve çalışmalarımızın içine katmayı, geleceğin şekillendirilmesinde yer almayı, birlikte üretme, birlikte karar alma, birlikte yönetme anlayışıyla hedefledik. Bu anlayış emekten ve halktan yanadır, demokrat ve yurtsever karakterlidir, anti-emperyalisttir, özelleştirmelere, nükleer çetelere, savaşlara, “Yeni Dünya Düzeni” teorilerine, şeriat özlemcilerine ve ırkçı politikalara karşıdır. Siyasetin dar anlamını aşar, yaşamın her olayını siyasetle ilişkili görür. Barıştan yanadır. İnsan hakları ihlallerine karşıdır, insanlık onurunun korunmasından yanadır. Örgütsel bağımsızlığını her koşulda korur, kararlarını demokratik merkeziyetçi yöntemlerle alır, bir yandan meslek alanları üzerinden ülke gerçeklerini sorgularken, öte yandan mesleki denetimin ön koşulu olan üyelerinin mesleki bilgilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları da ön planda tutar. Meslek ve meslektaş sorunlarının toplum sorunlarından ayrı tutulamayacağını her çalışmanın eksenine koyar, gücünü sadece üyesinden ve bilimsel çalışmalardan alır. Bilim ve teknoloji temelinde sanayileşen, demokratik, tam bağımsız, laik aydınlık bir Türkiye özlemindedir. Oda çalışma ilkeleri yol haritamızdır.

26. çalışma dönemizde Şubemizin ülke gündemine taşıdığı bebek ölümleri ile Edirne'deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinde, Manisa Doğumevi ve Çocuk Bakım Hastanesinde ve Kayseri'de Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde bebek yoğun bakım bölümlerinde yaşanan ölüm olayları ortaya çıktı. Hastanelerimizin ameliyathaneleri, yoğun bakım üniteleri, karantina odaları ve bunların mekanik tesisatları ile hijyen koşulları, bu somut olaylarla birlikte Şubemizin önderliğinde tartışmaya açıldı.

Konularla ilgili yaptığımız basın açıklamaları dikkatleri kentimizdeki ve ülkemizdeki hastanelerin ameliyathane, yoğun bakım ve karantina bölümlerinin mekanik tesisatına ve buralarda hijyenik ortamın nasıl sağlanacağına çevirdi. Konu ile ilgili yaptığımız çalışmalar tüm hastane yönetimleri kendi sistemlerini gözden geçirdi. Tüm sektör dernekleri, hastanelerin ameliyathane ve yoğun bakım bölümlerinin mekanik tesisatlarını tartıştı ve sektör dergilerinde bu konu konuşuldu. Ameliyathanelerdeki mekanik tesisat yapımı ile ilgili tasarım ve denetim standartlarının olmadığını o dönemde, bu görevi ilgili kurumlar yapamıyorsa biz yapacağız dedik ve 2008 yılında 1. baskısı yayınlanan “Hastanelerde İklimlendirme Tesisatı ve Denetim Esasları” kitabını ülkemiz faydasına sunarak önemli bir boşluğu subjektif niyetlerin dışına çıkararak doldurduk.

Gaziosmanpaşa Belediyesi’nde ortaya çıkan 253 adet sahte proje olayı ve Dolmabahçe’deki G-Mall sinemasında çıkan yangın ile birlikte, mesleki denetimden geçmeyen kaçak projeler bir kez daha gündeme geldi ve bu projelere onay veren yerel yönetimlerin yanlış uygulamaları ortaya çıktı. Birçok yerel yönetimde sahte proje ve sahte mühendisler ortaya çıkarıldı ve Şubemizce savcılıklara suç duyurusunda bulunuldu. Bu somut olaylar sonucunda yerel yönetimler, projelerini büyük bir oranda -%99‘a yakın kısmını- Şubemizin mesleki denetiminden geçirdi. Tabi Şubemizin bu çalışmaları sonucu inşaat sürecindeki tüm diğer Odalarda da projeler mesleki denetimden geçirildi.

Bu dönemin en önemli çalışmalarından biri, otomobillerin LPG dönüşümlerinin kamusal denetiminin Odamız tarafından yapılmasıdır -ki bu hak odamızın verdiği mücadele ile kazanılmıştır-. 2004 yılından sonra Odamızın denetiminden geçen hiçbir LPG’li araç yanmamış veya patlamamıştır.

Bir diğer önemli faaliyet, 2 Mart 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5307 Sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Kanunu’na olan etkimiz oldu. 24 Şubat 2004 Salı günü Kartal’da, akaryakıt taşımacılığında eğitimsizlik ve denetimsizliğin yol açtığı bir facia meydana geldi. Patlayıcı ve parlayıcı maddelerin imalatı, taşınması, doldurulup boşaltılması ve tüketiciye ulaştırılması aşamalarının tamamında mühendislerin kontrolünün gerekli olduğuna dair yaptığımız kamuoyu açıklamaları sayesinde yeni çıkarılan yasada bu kuralın yer almasını sağladık.

O dönemlerdeki en büyük kaygımız –bu sorun günümüz için de geçerli- küreselleşme, özelleştirme ve yerelleştirme kavramlarıyla tanımlanan ve IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü kaynaklı yeni sağ ideolojinin dünyayı yeniden yapılandırmış olmasıydı. Öngörülen yeniden yapılanma ile toplumsal kaynakları yerelleşme adıyla küresel sermayeye bağlayan, kamu hizmetlerini her düzlemde piyasaya teslim eden bir özelleştirme süreci yaşamıştık. Kamusal alanın daraltılması ve kamu hizmetlerinin piyasacı bir yaklaşımla sunulması nedeniyle yurttaşlar müşteri konumuna getirilmişti. Devlet, "sosyal devlet" olarak değil "düzenleyici devlet" olarak tanımlanmakta; kamu hizmetleri, ulusal planlama ve kamusal denetleme ilkelerinden her geçen gün daha da uzaklaşılmaktaydı. Bu tespitlerin ışığında halkın çıkarlarına aykırı, kamu hizmetlerini özelleştiren, kamu arazilerini ve ormanlarını talan ederek hazırlanan tüm yasalara karşı çıktık.

27. Dönem’de Şube binamızın bodrum katı, zemin katı ve birinci katını satın alarak üyelerimizin ve meslektaşlarımızın hizmetine sunduk. Yine bu dönem üyelerimize daha iyi hizmet verebilmek amacıyla Beylikdüzü ve Perpa mesleki denetim bürolarımızı açtık. Bu dönemde görsel ve yazılı basında yaklaşık 30.000 kez görünerek kırılması zor bir rekora da imza attık. 

- Bu dönemler içinde unutamadığınız bir anınız var mı?

Şanlı TMMOB Mitingi (14 Ekim 2006)

Ülkemizde Mülteci Olmamak, Mesleğimize ve Yaşamımıza Sahip Çıkmak!

Meslektaşlarımıza iş olanağı yaratmak yerine, mevcut çalışma alanlarını da yabancı mühendislere açmak için çabalayan iktidara karşı ücretli ve işsiz üyelerimizin hakları için 14 Ekim 2006’da yağmurlu bir günde TMMOB mitingi için Ankara Sıhhiye’de buluştuk. 15 bin mühendis, mimar ve şehir plancısı olarak mesleğimize ve onurumuza sahip çıkmak; yaptığımız fabrikaların, yolların, demiryollarının, kurduğumuz sanayi tesislerinin ve kentlerin sahipsiz olmadığını göstermek ve satılık bir ülke ve halk olmadığımızı haykırmak için sokaklara dökülmüştük. Bu ülkenin teknik beyinleri olarak, uygulanan bu yıkım politikalarını benimsemeyeceğimizi, mesleğimize ve ülkemize yapılan saldırıları kabul etmeyeceğimizi göstermek için, sağanak yağış altında ve efsane başkanımız Mehmet Soğancı’nın siyasal iktidarı sarsan, meslekten emekten ve halktan yana konuşmaları ile mitingimizi tamamladık. Bu mitingi hiç unutamam. 14 Ekim 2006 TMMOB tarihinin en kitlesel katılımlı mitingiydi…

- Şu anki Yönetim Kurulu’na nasıl bir yol haritası önerirsiniz?  Sizce Oda hangi faaliyetler üzerine yoğunlaşmalı?

Ülkemizde ne zaman toplumsal muhalefet hareketi yükselmeye başladıysa o zaman bir kontrgerilla müdahalesi de olmaktadır. Örneğin 1977 yılında Taksim’deki 1 Mayıs Mitinginde insanların katledilmesi ya da 10 Ekim 2013 yılında TMMOB mitinginin Ankara garında bombalanması gibi… Bunları unutursak kalbimiz kurusun! Bunlar yıldırma hareketleridir. İçinde bulunduğumuz siyasal İslam yönetimi, aynı zamanda diktatöryal bir rejim yönetimidir ve bu yönetim şeklinde hak, hukuk, adalet, liyakat ve laiklik yoktur. TMMOB ve bağlı odaları ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarının talanı, mesleğimizin yok edilmeye çalışılması ve meslektaşlarımızın sömürülerek apolitik hale getirilmesine karşı 1954’ten beri ülkemizin, halkımızın ve mesleğimizin faydasına olmayan işleyişlerin karşısında olmuştur. Oda Genel Kurulumuzda 1996’da oy birliği ile kabul gören Oda anlayış, işleyiş ve ilkeleri dün dolduğu gibi bugün de bize yol haritası olacaktır. Odamız bundan sonra da meslek alanlarımızdan kalkarak kent ve ülke gerçeklerini dile getirmeye devam edecektir ve etmelidir. Bu uğurda, Odamıza emeğini koyan üyelerimiz ile yönetim kurullarında yer almış ve yer alacak her meslektaşım benim onurumdur.

Bunun dışında aciliyeti olduğunu düşündüğüm bir diğer konu deprem meselesidir. Özellikle İstanbul'da ve ülkemizin diğer bölgelerinde mühendis eli değmemiş, hiç bir denetimden geçmemiş binlerce bina bulunmaktadır. Yerel yönetimlerce yapı süreçlerinde yapılan projelerin, Odalardan geçirilmesinin zorunlu kılınmamasından dolayı sahte projelerin, sahte mühendis ve mimarların türemesine yol açtığı bilinen bir gerçektik. Konuyla ilgili İstanbul’da yüzlerce sahte proje, sahte mühendis ve mimar için savcılıklara gerekli suç duyuruları yapılmıştır. Ancak bu sahteciliklerin önlenmesi için yerel yönetimlerin Odalar ile tam ve kesin bir işbirliğine girmesi, yönetmelikler gereği zaten yapmak zorunda oldukları görevleri yaparak tüm bina ve tesis projelerini yapan mühendislerin Odalardan Sicil Durum Belgesi almasını sağlamaları kamusal bir gerekliliktir. Binaların ve Tesislerin her türlü güvenilirliği, yapımları, işletilmeleri, mutlaka uzman ve tarafsız kurumlarca verilecek denetim raporları ile mümkün olabilir. Bu konuda TMMOB’nin ilgili Odaları toplumun ve ülkemizin çıkarlarını gözeten, uzman ve adil bir kamusal denetim kurumu olarak işlerini sürdürmelidir.

- Türkiye’nin içinden geçtiği siyasal duruma baktığımızda TMMOB ve ona bağlı Odaların, sizce nasıl bir politika izlemesi gerekir?

Makine Mühendisleri Odası ve TMMOB’a bağlı diğer odalarımız, yurdumuzun doğal kaynaklarının ülke ve toplum yararına kullanılması, üretimin artırılması ve yurt sanayinin ulusal çıkarlara uygun yönde geliştirilmesi için bilimsel araştırmalar yapan, bunları üyelerinin ve insanlığın hizmetine sunan bir örgüttür. Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı mesleklerinin doğru uygulanması ve meslek alanlarımızla ilgili eksiklikleri ortaya çıkararak toplum yararına gerekli mesleki düzenlemelerin yapılması ve ortaya çıkarılması ve aynı zamanda meslek alanlarımızla ilgili ülke, kent, çevre ve insanlık yararına kamusal denetlerin yapılması, bilimsel temelli önerilerde bulunulması ve insanlarımızın yaşam kalitesini yükseltmek için çeşitli çalışmaların yapılması gibi belirli görevleri vardır. TMMOB ve bağlı odaları; bilim ve teknolojiyi insanla buluşturan, öznesinde insanın olduğu bir mesleklerin uygulayıcılarının örgütüdür. Biz mühendisler sıfır hata ile çalışmak durumundayız. Bizler hata yaparsak kazanlar patlar, yangınlar oluşur, tren kazaları olur, binalar yıkılır, köprüler çöker veya ameliyathanelerde insanlar ölür. Odalarımızın çalışma prensipleri kuruluş amaçlarında vardır.

Toplumdan soyutlanmış seçkin mühendis ve mimarların örgütü değil, aksine toplumun içinde yer alan, onun bir parçası olarak toplumla etkileşim içinde bulunan; temsili demokrasi alanının daraltılması ve biçimsel uygulamalar yerine, birlikte düşünme, birlikte üretme ve birlikte yönetme mekanizmalarını güçlendirici çabalara yönelen, rant gruplarının otoriter, sınanamayan, hesap vermeyen yönetimlerin aksine; örgüt içi demokrasisi güçlendirilmiş, seçim dışında da katılım mekanizmalarını yaşama geçiren, profesyonellerin ve uzmanların örgütü anlayışını reddeden; aksine kitle örgütü niteliği ile organlarına dayalı çalışmayı yürüten, siyaset dışı kalma anlayışlarının tam tersine; her koşulda ve her zaman siyaset yapan, siyasetin dar tanımını aşan anlayışları yapıya egemen kılan, üye ile ilişkilerini, devlet ve egemen kesimlerle olan ilişkilerinin önüne koyan, resmi otorite ile her türlü diyaloğa ve işbirliğine açık ama işbirlikçi yaklaşımların dışında kalan, örgüt işlevinin deforme edilmesi anlamındaki hizmet üretimini reddeden; aksine üyelerinin hizmetlerinin niteliğini yükseltecek düzenlemeler yapan, norm ve standartları oluşturan ve bunların gelişimine hizmet edecek şekilde denetleyen, egemen kesim ve söylemleri ile ters düşmeme anlayışlarını reddeden; aksine, üyesinin söz ve kararlarda yetki sahibi olmasını sağlayan, kamu hiyerarşisi içinde yer edinme ve örgüt etkinliklerini buna bağlama anlayışlarının yerine, örgütün kamuoyu önünde saygın yerini korumayı ve geliştirmeyi hedefleyen, örgüt etkinliklerini kendi iç dinamikleri ve kendi kararları ile belirleyen, meslek örgütü kavramını, demokratik kitle örgütü özelliğinin önüne çıkartarak, mesleki eğilimleri güçlendiren anlayışların aksine, mesleki- demokratik kitle örgütü anlayışlarını yaşama geçiren, her türlü yapılanma ve örgütlerle olan ilişkisinde, anlamsız hiyerarşik eşitlik anlayışları yerine, ilişkilerinde bu yapıların toplum içindeki işlevselliklerini ölçü olarak alan, hiçbir üyesinin sorununu dışlamayan, ancak üyesinin büyük çoğunluğunu oluşturan ücretli çalışan mühendis ve mimarların konumları gereği, ücretli çalışan kesimlerle ve onların örgütleri ile ilişkilerini güçlü hale getiren, örgütün uluslararası ilişkilerini güçlendiren, dünyayı, ülkeyi ve yaşamı tanıyan, anlayan ve ona göre politikalar üreterek yaşama geçiren, bir çalışma anlayışı içerisinde olmalıdırlar.

Efsane TMMOB Başkanımız Teoman Öztürk`ün TMMOB 25. Genel Kurulu Konuşması’nda (24 Mayıs 1980) söylediği gibi: “Yüreğimizdeki insan sevgisini ve yurtseverliği, baskı ve zulüm yöntemlerinin söküp atamayacağının bilinci içinde, bilimi ve tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil, emekçi halkımızın hizmetine sunmak için her çabayı güçlendirerek sürdürme yolunda inançlı ve kararlıyız...”

1970’lerden beri Teoman Öztürk ve arkadaşlarınca yaratılmış olan yol haritasını takip eden bu onurlu yürüyüş, sinmeden, korkmadan ve geri adım atmadan, temel hak ve özgürlüklere sahip çıkarak sürdürülmeye devam edecektir. Bugün ülkemizde yaşanan ve yaşatılan tüm olumsuzluklara rağmen TMMOB, karanlığa karşı aydınlığı; baskıcı ve otoriter yönetim anlayışına karşı özgürlük ve demokrasiyi; ırkçı ve milliyetçi anlayışın beslediği linç kültürüne karşı bir arada kardeşçe ve barış içinde yaşamayı ve her şeyin para ve kâr etme temelinde yürütüldüğü piyasa anlayışına karşı eşitliği ve adaleti savunmaya devam edecektir. TMMOB emekçi sınıfların haklar mücadelesine ve halkımızın işsizlik, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele taleplerine sahip çıkacaktır.