Uluslararası Üretim Zincirleri Bağlamında Türkiye Otomotiv Sektörü, Güncel Otomotiv Teknolojisi ve Teknoloji Transferi – V

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
İstanbul Şubesi

Diğer sektörlerde olduğu gibi otomotiv sektöründe de birçok firmanın üretken olamayan alanlarda da faaliyet gösterme eğilimi giderek artmaktadır. Sanayi sermayesinin elinde biriken ve gerek kar oranının düşme eğilimini önlemek üzere olsun gerekse daha hızlı ve yüksek kar olanakları sunması nedeniyle olsun, bu sermaye fazlalığı üretken yatırımlar yerine spekülatif yatırımlara yönelmektedir (örneğin VW son yıllarda VW Bank’ı kurmuştur).

Makina Bülten’in Haziran 2019 sayısında yayınlanmaya başlanmış olan yukarıdaki başlıklı yazı dizisinin ilk alt başlığı olan “Uluslararası Üretim Zincirleri Bağlamında Türkiye Otomotiv Sektörü” ile bu sayıda devam edilmektedir.

Finansal Yeniden Yapılanma

Sermaye-yoğun teknolojik gelişmeler ve sektördeki üreticilerin teknoloji yanında finansman olanaklarına da oldukça bağımlı hale gelmesi sonucunda, şirketlerin (özellikle AR-GE yatırımlarını) yükseltmek amacıyla finansal işlemlere yoğunlaştıkları gözlenmektedir. Sektörde finansal yeniden yapılanmanın temel nedeni sermayenin merkezileşmesi ve yoğunlaşmasıdır.

Daha önceleri firmalar arası satın almaların temel nedeni üretimde ölçek ekonomileri iken, günümüzde her şeyden önce fırlayan AR-GE maliyetleri, firmaların üretimlerini dünya ölçeğinde yaymaya zorlamaktadır. İkinci önemli neden ise söz konusu firmaların finansman ihtiyaçlarını karşılayan -daha önce aynı zamanda firmanın hissedarı konumunda olan ve otomotiv firmalarına kredi temin eden- bankaların yerini, giderek Anglosakson kurallara göre yönetilen borsa ve fon kuruluşlarının almasıdır. Bunun anlamı özetle firma yöneticilerinin eğer yatırım ve AR-GE için para bulmak istiyorlarsa giderek daha fazla borsa kurumlarına bağımlı hale geldikleri ve onların acımasız karlılık oranı taleplerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girdikleridir. Buna göre otomobil üreticileri firma değerini artıran stratejiler izlemekte (“shareholder value” yaklaşımı) ve belli faaliyet dallarının yatırılan sermayeye oranla “talep edilen” karı (en az %12) getirip getirmediği sürekli olarak denetlenmektedir. Beklenen kar oranını getirmeyen üretim birimleri ve faaliyet dalları ise elden çıkarılmaktadır.

Firma ele geçirmelerinin (mergers & acquisitions) giderek artma eğilimine bağlı olarak şirketler arası birleşmeler ve iş birliklerine dair son gelişmeler dikkat çekicidir.

Özellikle 1980’li yıllarda “Japon tehdidi” olarak nitelendirilen dünya otomotiv sektöründeki gelişmeler bizzat Japon firmaları açısından bir kabusa dönüşmüştür. Mali krize girip Batılı şirketlerle zoraki evlilik yapan Japon otomotiv üreticilerinin durumuna baktığımızda; %33,4 oranındaki hissesini Ford’a satan Mazda’nın hala mali krizden çıkamamış olduğu, aynı durumun Fransız Renault ile birleşen Nissan için de geçerli olduğu (Renault Nissan Motor’un %36,8 hissesine sahiptir) ve Mitsubishi Motors’un, kontrolünü Daimler Chrysler’e devrettiği (firma en az %33,4’lük hissesini Daimler Chrysler’e satmıştır) görülmektedir. Mitsubishi’nin de satılmasıyla Japon otomotiv pazarında kendi sermayesi ile ayakta kalan iki şirket Toyota ve Honda’dır.

Bu bağlamda, dünya otomotiv sektörü dev birleşme ve iş birliklerine sahne olmaktadır. Uzmanlar yakın gelecekte, birleşmeler sonucu 15 şirketten geriye 5-10 şirketin kalacağını söylemektedirler. Firmalar arası bu birleşme-yutma furyasından ise en çok yönetici kesim karlı çıkmaktadır. Bu birleşmelerin Türkiye açısından önemi ise şuradadır: Ana firmalar yeni iş birlikleri çerçevesinde şu anda Türkiye’de üretilen araçların üretimini yeni ortaklıklar sonucu başka alanlara veya ülkelere kaydırabilirler.

Öte yandan sermayenin merkezileşmesi ve yoğunlaşması firmalar arasında hem iş birliklerinin hem de satın almaların artmasıyla paralel olarak gerçekleşmektedir. Uluslararası şirketler Avrupa, ABD ve Japonya düzeyinde iş birliğini, ittifakları ve bir araya gelme eğilimlerini güçlendirmektedirler.

Pek yakında çok az sayıda firmanın tek başına ayakta kalabileceği görüşünü savunan Ford firması başkanı, bu konuya ilişkin olarak kendisine yöneltilen “Avrupalılar ve Japonlar giderek oto parçalarını standart hale getiriyorlar ve birbirleri için bileşenler üretiyorlar; böylece General Motors, Ford, Toyota gibi dünya devi firmalarla üretim ölçeği açısından rekabet edebilecek düzeye gelmek istiyorlar. Neden bu hesap tutmasın?” sorusuna şöyle cevap vermektedir: “(...) İş birliği stratejileri bütün ‘oyuncuların’ yaşamını yapay olarak uzatamaz. Önce büyük balıklar küçük balıkları yuttu; şimdi artık sıra büyük balıkların birbirlerine saldırmalarında.”

Mertkan Akay – Makina Mühendisi
MMO İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi