İŞ CİNAYETLERİ MÜCADELE GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Kocaeli Şubesi

TMMOB 3 Mart iş cinayetleri ile mücadele günü anma kapsamında İnsan Hakları parkında Emek Platformu olarak basın açıklaması gerçekleştirildi. İSİG Meclisi üyesi  Selçuk KARSTARLI'nın yaptığı konuşma sonrası basın açıklamasını şube başkanımız Murat KÜREKÇİ okudu. 

Basın Açıklaması metni; 

EMEKÇİLERİN HAYATI DAHA FAZLA KAR İÇİN FEDA EDİLEMEZ,

İŞ CİNAYETLERİNE SON

Bundan tam 28 yıl önce 3 Mart 1992 tarihinde, Zonguldak Kozlu Kömür Ocağında meydana gelen grizu patlamasında 263 emekçi hayatını kaybetti. TMMOB, Ülkemizdeki iş cinayetlerine dikkat çekebilmek, işçi sağlığının ve iş güvenliğinin önemini vurgulamak için 3 Mart tarihini,  “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” olarak ilan etmiştir. Kozlu’dan günümüze iş cinayetlerinde hayatını kaybeden emekçileri saygıyla anıyoruz.

Aradan yıllar geçti, 2020’ler Türkiye’sinde emekçiler, işyerlerinde can vermeye devam ediyor. Her yıl, Kozlu faciasında kaybettiğimiz yurttaşlarımızın en az 6 katı iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. AKP ‘li yıllarda en az 24106 emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

İşyerlerinde insanlar ölüyor;  işverenler ve devlet ölümleri seyrediyor.  Önlem almayan işverenlere yaptırım uygulanmıyor. İşyerleri yıllardır, işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden denetlenmediği gibi, ölümlü iş kazalarının olduğu işyerlerine, iş kazalarını incelemek üzere bile iş müfettişi görevlendirilmiyor. Her gün en az 5 işçinin işyerlerinde iş cinayetlerinde hayatını kaybetmesi artık haber niteliği bile taşımıyor. İktidar ise sadece çok sayıda işçinin öldüğü iş cinayetlerinin işin doğal sonucu olduğu anlamına gelen türden açıklamalar yapmakla yetiniyor.

Meslek hastalıklarına bağlı ölümlerinin tespitinin dahi yapılamadığı ülkemizde, SGK kamuoyunu aydınlatacak güvenilir veriler dahi sunmamaktadır.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre;

  •  2019 Yılı:1736 kişi (Kocaeli 70 kişi)
  •  2018 Yılı: 1923 kişi (Kocaeli 81 kişi)
  •  2017 Yılı: 2006 kişi (Kocaeli 71 kişi)
  •  2016 Yılı: 1970 kişi (Kocaeli 89 kişi)
  •  2015 Yılı: 1730 kişi (Kocaeli 54 kişi)
  •  2014 Yılı: 1886 kişi (Kocaeli 65 kişi)
  •  2013 Yılı: 1235 kişi (Kocaeli 33 kişi)

yaşamını yitirdi.

2012 yılında, “iş sağlığı güvenliğinde devrim” söylemleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Kanunu çıkartıldı. Ancak o günden bugüne iş cinayetleri azalmak bir yana artmıştır. Gerçekte olan, iş güvenliği alanındaki faaliyetlerin piyasalaşmasıdır.

AKP’nin ekonomi politikasının bir sonucu olarak yıllar içinde çalışma yaşamı esnekleştirilmiş, sendikalı işçi oranı düşmüş, kamu çalışanları da dahil olmak üzere iş güvencesi tamamen ortadan kalkmıştır. Gelir dağılımında adaletsizlik ve işsizlik artmıştır. Sermaye için hertürlü denetim ve sınırlama ortadan kaldırılmıştır. Bu durum iş cinayetlerine ve meslek hastalıklarına bağlı ölümleri artırmıştır.

İşsizlik, borç, baskı ve çaresizlik sonucu intiharlar artmıştır.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre 2013 yılında en az 15, 2014 yılında en az 25, 2015yılında en az 59, 2016 yılında en az 90, 2017 yılında en az 89, 2018 yılında en az 73, 2019 yılında ise en az 82 işçi işyeri içinde ve işyeri dışında işe bağlı olarak intihar ederek yaşamını yitirmiştir. Yani son 7 yılda en az 433 işçi ağır çalışma koşulları, işsizlik nedeniyle intihar etmiştir. İşçi intiharlarının farklı zaman ve mekanlarda vuku bulmasına karşın benzer nedenlerden kaynaklandığı açıktır. Kamu binaları önünde “ açım, işsizim, çocuklarıma ekmek götüremiyorum” diye haykırıp kendini yakanların görüntülerini ve “yanarak değil kalp krizinden öldü” diyen valileri unutmayacağız. 

İşyerlerinde işçilere keyfi bir biçimde iş tanımı dışında işler yaptırılıyor. Taşeronlaştırma, uzun mesai saatleri, kuralsızlık, denetimsizlik ölümleri artırıyor. Türkiye, haftalık 60 saatten fazla çalışanların toplam çalışanlara oranının en yüksek olduğu ikinci ülkedir. Fazla çalışmak, yeterince dinlenememek, işyerindeki risklere daha fazla maruz kalmak ve vücudun kendisini yenilemesi için daha az zaman anlamına geliyor. Aynı zamanda yorgunluk dikkat eksikliğinin de nedenlerindendir. Bu nedenle haftalık çalışma süresi ve fazla mesai sınırları düşürülmeli. Etkin bir denetim ile herkesin eğitimine ve görevine uygun işlerde çalışması sağlanmalı, fazla mesai kısıtlanmalıdır.

İş güvencesi ile işçi sağlığı ve iş güvenliğinin birbirini tamamladığı gerçeğinden hareketle, tüm çalışanlar insana yakışır “norm ve standartta” bir sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmalıdır. Sigortasız ve sendikasız çalıştırma önlenmeli, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalıdır. Sendikalaşmanın önündeki engeller kaldırılmalı, çalışanların sosyal ve ekonomik yaşamları iyileştirilmelidir.

İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmıyor. Yargılananlar ise çoğunlukla günah keçisi haline getirilen iş güvenliği uzmanlarıdır. Yine mahkemeler iş cinayetlerini cezalandırmıyor, failleri '24 taksitli para cezası vererek serbest bırakıyor'. İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmalıdır.

Meslek hastalıkları tespiti ise hemen hiç yapılmamaktadır. SGK istatistiklerine göre, yıllardır ülkemizde meslek hastalıkları nedeni ile ölüm hiç yoktur. Oysa bilimsel gerçeklikler göstermektedir ki; ülkemizde her yıl binlerce insan meslek hastalığından ölmekte, ama bu gerçeklik tespit edilmemekte, kamuoyuna açıklanmamaktadır. Meslek hastalıkları konusunda araştırma yapan tanı ve tedavi hizmeti veren polikliniklerin sayısı artırılmalıdır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanına ilişkin düzenlemelerin ve denetimin yalnızca Aile, Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülmesi, doğru kararların alınmasının önünde bir engeldir. Bu nedenle düzenleme ve denetleme; Aile, Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yanında, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, sendikalar, TTB ve TMMOB’den oluşan idari ve mali yönden bağımsız bir enstitü tarafından yerine getirilmelidir. Çalışma yaşamına ilişkin tüm düzenlemeler bu enstitü tarafından yeniden ele alınmalı ve kararlaştırılmalıdır.

Tüm ülkede, tüm çalışma alanlarında işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin artırılması, bağımsız denetim sisteminin yerleştirilmesi, iş cinayetlerinin ve iş kazalarının durdurulması için yılmadan mücadele edeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Emekçilerin Hayatı Daha Fazla Kar İçin Feda Edilemez, İş Cinayetlerine Son!

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği  Kocaeli İKK

İSİG Meclisi