HAVAİ FİŞEK FABRİKASINDAKİ PATLAMA İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Kocaeli Şubesi

AKTÖRLER FARKLI, ACILAR VE SEBEPLER AYNI!...

Sakarya’nın Hendek ilçesi Yukarı Çalıca mevkiinde 3 Temmuz günü sesleri çevre illerden duyulan ve kısmi deprem etkisi yaratan büyük patlamalar ile sarsıldı. İlçe halkı patlamanın kaynağını biliyordu, çünkü bu kadar büyüğü ilk kez olsa da daha öncede Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda patlamalar yaşanmış ve ölen ve yaralanan işçiler olmuştu. Son açıklamalara göre 6 işçi hayatını kaybetmiş 1 işçi ise henüz bulunamamıştır.

İSİG Meclisinin verilerine göre;

17 Ağustos 2009: Çoşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda Ramazan topları için patlayıcı üretilen laboratuar bölümünde patlama meydana geldi. Üretim tesisindeki binaları yerle bir eden patlamada 1 işçi hayatını kaybetti, 33 işçi yaralandı.

29 Eylül 2009: Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda meydana gelen patlamada 1 işçi öldü, 1 işçi yaralandı. Yangına maytap fitillerinin kurumadan kesilmesi sebep oldu.

11 Şubat 2011'deki patlamada bir çocuk annesi 33 yaşındaki işçi Hediye Hallaç hayatını kaybetmiş ve 10 işçi yaralanmıştı...

14 Aralık 2014’te fabrikada gerçekleşen patlamada 38 yaşındaki işçi Yılmaz Şapoğlu hayatını kaybetmişti. Aileye dava açmayın, ev-maaş verelim dendi.Eşi kabul etmedi. Adalet istedi.Şirket de fabrikayı zarara uğratmaktan karşı dava açtı.

27 Ocak 2018'de Niğde'deki fabrikada gerçekleşen patlamada 32 yaşındaki işçiler Muharrem Alkan ve İlyas Ünlü hayatlarını kaybetmişlerdi...

Hendek halkının çeşitli basın kuruluşlarına verdikleri röportajlara göre yukarıdaki tarihlerin dışında da çeşitli patlamalar yaşanmış ancak basında yer bulmamış. Aslında senaryo tanıdık, işçiler yaşamını yitiriyor ve işveren aynı işi yapmaya devam edebiliyor.

Patlayıcı maddelerin üretimi ile ilgili doğrudan çıkarılmış mevzuatlar, 1987 tarihli “TEKEL DIŞI BIRAKILAN PATLAYICI MADDELERLE AV MALZEMESİ VE BENZERLERİNİN ÜRETİMİ, İTHALİ, TAŞINMASI, SAKLANMASI, DEPOLANMASI, SATIŞI, KULLANILMASI, YOK EDİLMESİ, DENETLENMESİ USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN TÜZÜK “ ile birlikte daha geniş kapsamı olan 2 Mart 2019 tarihli “BÜYÜK ENDÜSTRİYEL KAZALARIN ÖNLENMESİ VE ETKİLERİNİN AZALTILMASI HAKKINDA YÖNETMELİK” tir. Ayrıca kullanılacak ekipmanların da ATEX direktifi olarak bilinen MUHTEMEL PATLAYICI ORTAMDA KULLANILAN TEÇHİZAT VE KORUYUCU SİSTEMLER İLE İLGİLİ YÖNETMELİK (2014/34/AB)” hususlarına uygun olması gerekmektedir. Bilirkişi incelemesinde bu yönetmeliklere uygunluğun değerlendirilmesi bir zorunluluktur. Ancak bilinmelidir ki işyerinin bu mevzuata uygun hale getirilmesi, işletme içinde yapılacak yatırımlar ile mümkün olmaktadır ve nedenle karar verici de uygulayıcı da işverendir.

Yukarıda adı geçen tüzük, depoların denetimi için aşağıdaki maddeyi içermektedir.

   Depo denetlemeleri            

 Ek Madde 3 – (Ek: 14/5/2001 - 2001/2443 K.)            

  Yılda en az üç defadan az olmamak üzere, patlayıcı madde depolarının Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı valilikçe oluşturulacak komisyon tarafından denetlenir. Her denetlemede, güvenlik uzaklıklarına etki eden unsurların bulunup bulunmadığı da belirtilerek, hazırlanan depo denetim formlarının bir örneği valilikçe İçişleri Bakanlığına gönderilir. Gerek görüldüğünde İçişleri Bakanlığınca oluşturulacak komisyonca da depo denetlemeleri yapılabilir.

2011 yılından buyana hangi kurumlar kaç denetleme yapmıştır, Valilik denetim raporlarını İçişleri Bakanlığı ile paylaşmış mıdır? İçişleri Bakanlığı bir komisyon oluşturarak denetim yapmış mıdır? Bu soruların yanıtları kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

Bu denetimlerin yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa ne tür bulgulara yer verildiği de önemlidir. Valilik denetimlerin uygun şekilde yapıldığını ifade etmektedir. Peki denetimler uygun şekilde yapıldıysa işçilerin ölümüne neden olan kusurlar kimlere aittir?

Her iş cinayeti sonrasında alıştığımız üzere bu patlamadan sonra da ilk gözaltına alınanlar firmanın sorumlu müdürü ve iş güvenliği uzmanı ile 2 ustabaşıdır. İşverenin talimatı ve kararları altında çalışan kişiler gözaltına alınırken işverenin olay mahallinde dolaşabilmesi son derece sakıncalı ve hukuk dışıdır. Haber bültenlerine yansıyan ve işverenin bir yakının olay yerinden bir bilgisayar çıkarmak isterken jandarmaya yakalandığı haberi ile yine kayıp olan son işçinin arama faaliyetleri devam ederken diğer işçilerin fabrikaya çağrıldığı ve enkaz temizliği faaliyetinde çalıştırdıkları yönündeki yöre ifadeler de bu konudaki kaygıları artırmıştır. Yine çalışanlarda kişisel koruyucu ekipmanların olmadığı, fabrikaya sigara dahi sokulduğu gibi iş güvenliği konusunda uygunsuzlukların olduğu ifadeleri de değerlendirilmelidir.

6331 sayılı İSG Kanunu, işyerinde her türlü önlemi alma ve güvenlik şartlarının gelişen teknolojiye uygun olarak iyileştirilmesi yükümlülüğünü işverene vermiştir. Öte yandan iş güvenliği uzmanlarına ise işverene rehberlik etmek, tespit ve önerilerini işverene iletmek görevini yüklemiştir. Kaldı ki söz konusu uzman bu işyerine bir Ortak Sağlık Güvenlik Birimi üzerinden yarı zamanlı hizmet veren bir danışmandır. Bunlar göz önünde bulundurulunca sorumluların korunması adına o işletmede ücret karşılığı çalışanların günah keçisi haline getirilmesi ne vicdanidir ne de yasalara uygundur. Davutpaşa’da Ostim’de, Soma’da ve daha bir çok iş cinayetinde gerçek sorumlular cezalandırılmadığı için bugünleri yaşadık ve bugünün hesabı da gerçek sorumlularına sorulmazsa, yarınlarda yeni iş cinayetlerine hatta katliamlara gebe olur. Ücretlerini işyeri sahiplerinden alan İş Güvenliği Uzmanları’nın bağımsız ve işin gereklerine uygun değerlendirmelerde bulunması her zaman ve her ortamda beklenemez; İşverenlere maliyet çıkartacak önerilerde bulunması çoğu kez mümkün olamamaktadır. Bir kez daha İş Güvenliği Uzmanları’nın bağımsız ve tarafsız, işin gereklerin özgürce yansıtabileceği uygun koşulların oluşturulması için ilgili tarafların bir araya gelmesi gerekmektedir.

Kamuoyuna yansıdığı üzere neredeyse hemen her gün bir fabrika yangını olmaktadır. 2017 yılında en az 182 endüstriyel yangın, 2018 yılında en az 385 endüstriyel yangın olayı olmuştur. Bu yangınlarda en az 25 kişi ölmüş, en az 72 kişi de yaralanmıştır. Endüstriyel yangınlar kapsamında değerlendirilmesi gereken bu yangınların özellikle son yıllarda sıklıkla olması, konuya ciddiyetle eğilmeyi gerekmektedir. Bu noktada 4857 sayılı İş Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı İş Güvenliği Kanunu vb. düzenlemelerle getirilen sistemin yangın, patlama ve iş kazaları/iş cinayetleri vakalarını önlemek üzerine kurgulanmadığını belirtmeliyiz. Getirilen kimi kurallar da kâğıt üzerinde kalmaktadır.

İş güvenliği denetimleri artırılmalı, tespit edilen uygunsuzluklarda “caydırıcı” idari ceza işlemleri mutlaka uygulanmalıdır.

Yine, Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi etkin bir şekilde çalıştırılmalıdır.

Yangın nedenleri ve hasarları üzerine veri ve bilgilerin toplandığı Yangın Bilgi Bankası kurulmalıdır.

Konuyla ilişkili yasa ve yönetmeliklerin olduğu Ülkemiz, maalesef  iş cinayetlerinde Avrupa 1.’liği, dünya 3. Lüğü sırasında yer almaktadır. Bu bize sistematik olarak bir sorunun varlığını işaret etmektedir. İSG Mevzuatları; TMMOB, Tabipler Birliği, belediyeler, sendikalar ve işveren temsilcileri ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan oluşan ortak bir Çalışma Grubu tarafından yeniden ele alınmalıdır.

Ayrıca, İSİG Meclisinin verilerinde İş kazalarında yaşamını yitirenlerin %98’inin sendika üyesi olmadıklarını göstermektedir. Bu veri Sendikaların, işçilerin sadece ücretleri üzerinden biraraya gelinen yapılar olmadığını, çalışanların yaşam hakları açısından da çok önemli olduklarını göstermektedir.

Hem iş sağlığı, güvenliği hem de çevre açısından büyük endüstriyel kazaların önlenmesinde mevzuat gereği gerekli tedbirlerin alınması ve eylem planlarının uygulanmasının önemli olduğuna bir kez daha acı bir şekilde şahit olduk. Tesis çalışanları ve çevre halkına bir kere daha baş sağlığı ve geçmiş olsun diyoruz.

 

Olay soruşturmasının kamuoyuna kapalı, meslek odaları ve sendikaların katılımı sağlanmadan yürütülmesini doğru bulmuyoruz. TMMOB’nin bu iş cinayetinin takipçisi olacağı bilinmelidir. 06.07.2020

Murat KÜREKCİ

TMMOB Kocaeli İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri