12 EYLÜL’ÜN 39. YILDÖNÜMÜNDE FAŞİZME VE GERİCİLİĞE KARŞI MÜCADELE YİNE GÜNCEL BİR GÖREVDİR

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Kocaeli Şubesi

Oda Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener, 12 Eylül askeri darbesinin 39. yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı.

12 Eylül’ün 39. Yıldönümünde Faşizme ve Gericiliğe Karşı Mücadele Yine Güncel Bir Görevdir

Bilindiği üzere 12 Eylül 1980’de yapılan askeri darbe, IMF ile bağıtlanan 24 Ocak 1980 ekonomi kararlarının ardından kapitalizmin neoliberal dönem uygulamalarına geçişi sağlayan, emek ve demokrasi karşıtı faşist bir darbe idi.

Aradan geçen 39 yılda Türkiye 12 Eylül faşizminin devamı olan bir süreç içinde anayasa, hukuk, kamu idari yapısı, planlama, sanayileşme, kalkınma, mühendislik, eğitim, sağlık gibi temel alanlarda neoliberal gerici bir temelde köklü değişiklikler geçirmiştir. Serbestleştirme, özelleştirme ve ithalata bağımlı fason üretim politikalarının sonucu sanayisizleşme egemen olmuş, tarımsal üretim büyük ölçüde gerilemiştir. Esnek/güvencesiz, taşeron çalışma biçimleri ile sendikasızlaştırma yayılmıştır. 12 Eylül’ün “Türk-İslam sentezi” siyasal İslamcı akımı güçlendirmiş ve kalkınma planlaması, demokrasi ve laiklik tasfiye edilmiştir.

Bugün 12 Eylül faşizminin devamı olan bir süreç yaşanmaktadır. Örneğin meslek örgütleri ve toplumsal muhalefete yönelik bugünkü baskı politikaları 12 Eylül’ün devamı ve tepe noktası niteliğindedir. Mevzuata 1981 yılında giren ve Cumhurbaşkanına bağlı olarak çalışan Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) görev ve yetki kapsamı 2017 Anayasa değişikliği referandumu ve 15.07.2018 tarihli “DDK Hakkında 5 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” ile genişletilmiş ve “kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her türlü idari soruşturmainceleme, araştırma ve denetlemeleri” yapmakla ve “her kademe ve rütbedeki görevliler hakkında görevden uzaklaştırma” yetkisi ile donatılmıştır. Bu kapsam ve yetki genişliği ile en üst yetkiliden başlayarak kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına yönelik yeni mevzuat değişikliği söylemleri, Anayasa’nın 135. maddesi uyarınca kurulmuş olan TMMOB, TTB, TBB gibi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını, sendikaları, tüm demokratik kitle örgütleri ile toplumsal muhalefeti 12 Eylül yöntemleriyle baskı altına alma ve giderek tasfiye etmeye yöneliktir.

Ülkemiz karanlık bir dönemden geçmektedir ve bu günleri hazırlayan evrelerden biri de 12 Eylül darbesinin yıldönümünde, 2010 yılı 12 Eylül’ünde yapılan Anayasa değişikliği referandumudur. Şimdi ise, sürekli sandığı “millet iradesi”nin nişanesi olarak sunan iktidar seçilmiş belediye başkanlarını görevden uzaklaştırmakta, muhalefet güçlerini çeşitli baskı biçimleri ve ceza davalarıyla yıldırmaya çalışmaktadır. Ancak bilinmeli ki hiçbir baskıcı iktidar ilanihaye egemen olamamıştır. Mevcut durum bütün demokrasi güçlerine birlikte direnme ve özerk demokratik, kamu tüzel kişiliğine sahip Anayasal yapılarımızı birlikte savunma görevini yüklemektedir.

12 Eylül darbesinin 39. yılında darbelere, diktalara, faşizme ve gericiliğe yine ve kararlılıkla hayır diyor, tek seçeneğin demokrasi ve laik toplumsal yaşam olduğunu savunuyoruz.

Kamusal hizmet ve denetim faaliyetleri yürüten bizler, bilimsel-teknik mesleki-toplumsal gerekliliklerin dışlanmasına, mesleklerimizin değersizleştirilip itibarsızlaştırılmasına ve toplumsal muhalefete yönelik saldırılara karşı eşit, özgür, demokratik, laik, bağımsız, sanayileşmiş, kalkınmış, tam istihdamı sağlanmış bir Türkiye için mücadeleye devam edeceğiz.

Yunus Yener

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı