DEPREMİN ARDINDAN 20.YIL PANELİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Kocaeli Şubesi
TMMOB Kocaeli İl Koordinasyon Kurulu'nun "Depremin 20. Yılı Anma Etkinlikleri" kapsamında gerçekleştirilen, Açılış konuşmasını İKK Sekreteri ve Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şb. Başkanı Murat KÜREKCİ' nin yaptığı, ilk oturumu Mimarlar Odası Kocaeli Şb. Başkanı.Füsun YILMAZ DENİZ, İkinci oturumu İnşaat Müh Odası Kocaeli Şb. Başkanı Kahraman BULUT'un yönettiğİ "DEPREMİN ARDINDAN 20.YIL" Paneli miz; Prof.Dr. Mikdat KADIOĞLU'nun "Depremle İlgili Yerel Yönetimlerin Alması Gereken Önlemler", Prof.Dr. Cenk YALTIRAK'ın "Gelecek Marmara Depremleri Riski", AFAD İl Müdürü Salim TEKOĞLU nun "1999 Sonrası Gelişmeler" , Yüksek Mimar, Yüksek İnşaat Mühendisi Yoshinori MORİWAKİ'nin "Japonya ve Türkiye Deprem Önlemleri Karşılaştırılması", Prof.Dr. Kemal BEYEN'in "Depremlerin bize öğrettikleri ve Gerçekler" konulu sunumlarıyla gerçekleştirildi.

Deprem Paneli Açılış konuşmasını Murat KÜREKÇİ gerçekleştirdi. 

Ülke tarihimizin en büyük ve sonuçları itibariyle en acı depremlerinden biri olan Gölcük Merkezli Doğu Marmara depreminin üzerinden tam 20 yıl geçti. Bu depremde; Resmi rakamlara göre 18 binin üzerinde yurttaşımız hayatını kaybetti, 50 binden fazla kişi yaralandı. 330 bin konut, 50 bin işyeri hasar gördü, Yapıların %6`sı yerle bir oldu, %7`si ağır hasar aldı, %12`si  de orta ölçekte hasar gördü. Yani yapılarımızın %25`i, kullanılamaz hale geldi. Kimi referanslara göre 20 milyar dolardan fazla ekonomik kayıp ortaya çıktı.

“Kocaeli’de depremde ağır hasar alan 29 binanın içerisinde insanların yaşadığı bilinmektedir. Yapı stokumuzun yaklaşık yüzde 50’si hala depreme dayanıksız” olduğu ve maalesef Kocaeli’de yapılaşmayla ilgili çok ciddi yol alınamadığı ilgili oda yetkililerimizce ifade edilmektedir.

"İlimizde, 1999 Depremi'nde yaklaşık 4 bin binamız orta hasar almış, ancak 2 bin tanesi güçlendirilmiştir. Kalan 2 bin adet bina, hala insanlarımız tarafından kullanılmaktadır. 2012 yılında çıkarılan Kentsel Dönüşüm Yasası’ndan sonra yaklaşık 5 bin binanın risk analizi yapılmış olup, bunların 4 bin 500 tanesi yıkılmıştır. Geriye kalan 500 binada ise hala yaşamın devam ettiği bilinmektedir. Bu durumda ilimizde en az 529 bina da yaşayan hemşehrilerimiz olası bir depremde ölümle burun burunadır ve o evlerde yaşamların devam etmesine Belediyelerimiz göz yummaktadır. Kartal’da kendiliğinden yıkılan bina dahi Belediyelerimizi “yaşatmak” için harekete geçirememiştir.

1999 Gölcük ve Düzce Depremlerinin ortaya çıkardığı büyük ölçekli can ve ekonomik kayıplar nedeniyle, her kurum ve kuruluş "deprem" konusunda yeni organizasyon ve mevzuat düzenlemelerini yapmış, ancak zaman ilerledikçe adeta deprem gerçeği unutulmaya yüz tutmuş ve oluşturulan organizasyonlar ile yasal düzenlemeler de etkisizleşmiştir.

17 Ağustos Depremi’nden almamız gereken en büyük ders, coğrafi riskler göz ardı edilerek kurulan şehirlerin, plansız-çarpık kentleşmenin ve mühendislik hizmeti almayan yapıların insanlar için büyük tehdit oluşturduğuydu. Geride bıraktığımız 20 yıl boyunca ne yazık ki bu acı dersin gereklerini yerine getirme noktasında adımlar atılmadı. Afet riski olan yerleşim yerleri taşınmadı, binalarımız depreme dayanıklı hale getirilmedi, kent merkezlerinde deprem toplanma alanları oluşturulmadı, afet sonrası kriz yönetim senaryoları hazırlanmadı.

Bütün bunlar yapılmazken, kamusal bir anlayışla yürütülmesi gereken “yapı denetim” sistemi tümüyle ticarileştirildi. Odalarımızın mesleki yeterlilik, eğitim, belgelendirme ve denetleme gereklilikleri yapı denetim süreçlerinden dışlandı.

“İmar Barışı” adı altında projesi olmayan, hiçbir mühendislik hizmeti almamış kaçak yapılar ruhsatlandırıldı. 10 milyonun üzerinde kaçak yapının ruhsatlandırıldığı bu imar affıyla birlikte yapı stokumuzun proje uygunluğu ve deprem dayanıklılığı konusunda denetlenme ihtimali ortadan kaldırıldı.

Kentlerin yeniden yapılandırılması ve depreme dayanıksız binaların yenilenmesi için gerekli olan “Kentsel Dönüşüm” uygulamaları amacından saptırılarak inşaat firmalarına kaynak aktarılmasının, kentsel rantların iktidar yandaşlarında toplanmasının bir aracı haline getirildi.

Kent merkezlerinde bulunan afet toplanma alanı statüsünde park, bahçe ve meydanlar yapılaşmaya açılarak afet sonrasında yaşamı sürdürmeye olanak verecek güvenli alanlar ortadan kaldırıldı.

Son 20 yıldır ülkemizin farklı yerlerinde yaşanan farklı büyüklüklerdeki her deprem, 17 Ağustos 1999’da yaşadığımız büyük felaketi çağrıştırmakta, depremin ülkemiz için ne kadar yakın bir tehlike olduğunu hatırlatmaktadır. Bilinmelidir ki, depreme hazırlık konusunda 20 yıl öncesinden daha iyi durumda değiliz. Yaşanacak benzer bir felaketin sonuçları çok daha ağır olacaktır. Bütün bunların biliniyor olmasına rağmen depreme hazırlık konusunda gerekli ve yeterli adımlar atılmamaktadır.

Yapı denetimi sistemi TMMOB ve bağlı Odalar, üniversiteler ve ilgili kesimlerin katılımıyla kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir. Ülke genelindeki yapılar incelenerek riskli yapılar tespit edilip güvenli hale getirilmelidir. Uygun olmayan zemin ve arazilerdeki yapılar derhal boşaltılmalıdır. Tüm yaşam alanlarımız bilimin ve teknolojinin rehberliğinde, insanların ihtiyaçları doğrultusunda ve doğayla barışık biçimde yapılandırılmalıdır.

Geçtiğimiz yıllar içinde “İmar Barışı” adı altında ruhsatlandırılan yapılar derhal denetlenmeli, kaçak yapılar hiçbir biçimde affedilmemelidir. Çıkarılan deprem yönetmelikleri geliştirilmeli ve harfiyen uygulamaya konmalı, yönetmeliklere aykırı tüm işlemlerin tesis edilmesi engellenmeli; Odalarımızın kamusal görevi olan mesleki denetim yetkilerini sınırlandırmaya yönelik düzenlemeler kaldırılmalıdır.

DAHA BÜYÜK ACILAR YAŞAMAMAK VE YAŞAM İÇİN DEPREMİ UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!

Murat KÜREKCİ

TMMOB Kocaeli İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri