KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI KANUNU'NA İLİŞKİN (26.06.2001)

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.

BASINA VE KAMUOYUNA

26.06.2001

Hükümet tarafından hazırlanan ve kamu emekçilerini ilgilendiren "Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı" 15 Mayıs 2001 tarihinde TBMM Plan Bütçe Komisyonun‘ da kabul edilerek, Genel Kurula gönderilmiş 7 Haziran 2001 tarihinde tasarı Mecliste tartışılmaya başlanmıştı. 25 Haziran 2001 tarihinde tekrar gündeme alınan tasarı Meclis‘ten alelacele geçirilerek yasalaştı. Nedir bu yasanın içeriği? Neden çıkarılmak istenmiştir?

Yasa toplu sözleşme ve grev hakkı olmak üzere temel sendikal hakları içermemektedir. Yasa ülkemiz tarafından kabul edilen başta ILO sözleşmeleri olmak üzere, temel evrensel hak ve özgürlüklere, ve demokratik değerlere aykırıdır. Çünkü ILO, kamu çalışanlarına; 87 sayılı sözleşme ile örgütlenme ve grev hakkı, 98 sayılı sözleşme ile de toplu sözleşme hakkı tanımıştır.

Yasaya Anayasa noktasından bakıldığında; toplu sözleşme ve grev hakkının Anayasaya aykırı olmadığına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘na verilen görüşler vardır. Hukukçular tarafından verilen bu görüşlerde toplu sözleşme ve grev hakkına yönelik Anayasal bir yasak olmadığı açıkça belirtilmiştir.

Bu tasarı TİS ve Grev Hakkını içermediği gibi, sendikaları iç demokratik işleyişi olmayan, sendikaların amaç ve ilkelerine müdahale eden, onları idarenin yan örgütü durumuna getiren düzenlemeler de içermektedir.

· Düzenlemede sendikaların işyeri temsilcisi seçmesine müdahale edilmektedir. Temsilci seçilebilmesi için işyerinde asgari sayıda (50 veya 20) kamu çalışanının bulunması şartıyla birçok işyerinde sendika temsilcisi bile bulunmayacaktır. Bunun amacı sendikaları işlevsiz, örgütsüz, bürokratik yapılar haline dönüştürmektir.

· Sendika şubelerinin en az bin (1000) üyeyle kurulması barajı, sendika yöneticilerinin aylıksız izinli sayılması için şube büyüklüğü ile ilgili en az 3000 üye sınırlaması getirmek anlayışı, temsilciliklerini belirlemedeki müdahale anlayışının devamıdır. Sendikalar iç işleyişlerini kendileri belirlemelidirler. Bu sınırlamalar temel sendikal hak ve özgürlüklerin özünü yok edici niteliktedir.

· Sendikaları işyerinin verimlilik artışını geliştirmek, kitaplık, spor sahası vb. tesisler kurmak gibi görevlerle ilişkilendirmek, üyelerinin ekonomik demokratik haklarını geliştirmeyi temel görev almaktan çıkaran düzenlemeler ile "sendika" görüntüsü altında devletle entegrasyonu hedefleyen yapıları oluşturma anlayışı getirilmek istenmektedir. Bu tür yapılar, ne ülkenin demokratikleştirilmesine ne de çalışanların hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesine katkıda bulunmayacak, aksine yeni olumsuzluklar yaratacaktır.

· Üyelik ödentisinin alınması için işkoluna %10 baraj getirmek temel sendikal hak ve özgürlüklerin kullanılması önündeki bir diğer yasaklayıcı anlayıştır.

 

 

· Sendikalaşma hakkını tüm kamu çalışanlarına tanımayan bu tasarı askeri iş yerleri, ceza ve infaz kurumlarındaki çalışanların haklarını yok sayarak yıllar önce kurulmuş olan ASİM-SEN ve TÜM YARGI-SEN‘in kapatılmasını öngörmektedir.

· Toplu görüşmelerde tek bir Konfederasyonu yetkili kılarak bu anlamda devletin açık müdahalesine olanak sağlayacak düzenlemeyle, güdümlü bir örgütlenmeyi ortaya çıkaracak düzenlemeler içermektedir.

· Sendikaların eylem ve etkinliğini tamamen kısıtlayan, iş saati dışındaki etkinlikleri bile işverenin iznine tabii kılan bir düzenleme ile oluşan yapılar, adı sendika olan ancak hiçlik ifadesinden başka bir şey olmayacak yapılar olacaktır.

· Grev ve TİS hakkı içermeyen, bağlayıcı niteliği olmayan tasarı, aslında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda var olan ancak hiçbir zaman uygulanmamış Danışma Kurulları, sendikal faaliyetin eksenine yerleştiren işyeri kurulları ve toplu görüşme kurulları ile hayata geçirilmek istenmekte, bu da sendikalar için yeni, işlevsel bir faaliyet alanı olarak tanımlanmaktadır.

· Sendikaların ve konfederasyonların yargı kararı olmadan kapatılabilmesi, hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan ve yasaklayıcı bir düzenlemedir.

Demokratik hak ve özgürlükleri savunmanın temel kriteri sendikal hakları savunmaktır. Sendikal haklar da yalnızca sınırlı bir örgütlenmeyi değil, toplu sözleşme ve grev hakkını da içermektedir. Bu nedenle bugün demokrasiyi savunan herkesin bu temel hakları savunması da demokrat olmasının bir gereğidir.

Çıkarılan yasa, mevcut sendikal hakların bile gerisindedir. Bu nedenle bu yasa derhal geri çekilerek; toplu sözleşmeli, grevli, özgürlükçü, demokratik ve katılımcı bir yasa hazırlanmalıdır. Bu yasanın ülkemiz çalışma barışına katkı getirmeyeceği ortadadır.

Bugün çıkartılan yasa, 1998 Mart ayında da gündeme gelmişti. Ancak kamu emekçileri 11 yılda yarattıkları değerlere ve mücadelelerine sahip çıkmış, kamu çalışanlarının onayı olmayan bu yasa meclisten geçememişti. 4 Mart 1998‘de gaz bombalarına, coplara karşı Kızılay‘da direnen, 98 Mart ayı içerisinde bir çok kez iş bırakma eylemleri yapan KESK‘ e rağmen bir yasanın meclisten çıkarılamayacağı anlaşılmış ve yasa tasarısı geri çekilmişti. Bugün konu yine gündeme gelmiş ve IMF güdümlü yasalar birbir meclisten çıkarılmaya başlanmıştır. Toplu sözleşme ve grev hakkını yasaklayan, örgütlenme hakkını daraltmayı hedefleyen, yasaklarla dolu bu yasayı kabul etmeyeceğini, toplu sözleşme ve grev hakkı içeren özgürlükçü, demokratik, katılımcı bir yasa için mücadeleyi sürdüreceğini, sahte sendika yasasını çıkaranlara karşı haklarına ve onuruna sahip çıkacağını gösteren KESK‘ in yurt çapında sürdürdüğü eylemlere 25 Haziran 2001 tarihinde müdahale edilmiş, yine gaz bombaları atılmış yine kamu çalışanları coplanmış ve onlarca kamu çalışanı yine göz altına alınmıştır.

Yapılan bu saldırıyı demokrasi ve insan haklarına yapılmış bir saldırı olarak nitelendiriyor ve kınıyoruz. KESK‘ in demokrasi, özgürlükler ve hak alma mücadelesinde yanında olduğumuzu basına ve kamuoyuna duyuruyoruz...

Saygılarımızla,

TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI

Oda Sekreteri

Ali Ekber ÇAKAR

Yayına Giriş Tarihi

2004-05-03 11:00:00