ÜNİVERSİTE YERLEŞTİRME SINAV SONUÇLARI AÇIKLANDI AMA…

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.

Oda Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener, açıklanan üniversite yerleştirme sınav sonuçları ile ilgili oalrak bir basın açıklaması yaptı.

Üniversite Yerleştirme Sınav Sonuçları Açıklandı Ama…

Bilindiği üzere Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları açıklanmıştır. Öncelikle Odamızın kapsadığı Makina, Endüstri, İşletme, Uçak, Havacılık ve Uzay, Mekatronik, Enerji Sistemleri, Otomotiv, İmalat, Sanayi ve diğer mühendislik bölümlerini kazanan öğrencilerimizi kutluyoruz.

Sınavlarda başarı gösteren meslektaş adaylarımızı üniversite yerleştirme sınavlarından sonra da yoğun günler beklerken kendilerini ve kamuoyunu bazı konularda aydınlatmak istiyoruz.

Birçok habere de konu olduğu üzere mühendislik bölümleri dahil birçok bölüme öğrenci yerleştirmenin gerçekleşemediği bilinmektedir. Bu konularda TMMOB ve bağlı tüm Odalar, Mühendislik Eğitimi Sempozyumu dahil olmak üzere bir çok platform ve etkinlikte bu ve ilgili konularda görüşlerini ifade etmişlerdir.

Bugün eğitimdeki sorunların en ağır biçimlerinin yaşandığı alanlardan biri üniversitelerdir. Eğitim sistemindeki ciddi aksaklıklar, sınav sistemi ve bu sistemin sürekli hale getirilmiş değişikliklerle yap-boz tahtasına dönüştürülmesi öncelikle gençlerimizi mağdur etmekte, evrensel normlarda dezavantajlı konuma getirmektedir.

Üniversitelerde eğitime ayrılan kaynak yetersizliği, öğrenim ve barınma koşulları gibi ciddi ve yerleşik hale gelmiş sorunlar bulunmaktadır. Teori-pratik uyuşmazlığı, öğretim elemanı eksikliği, laboratuarların olmayışı, deneysel malzeme eksikliği, bilimsel bilginin geri plana atılması vb. bir dizi olgu mevcut eğitim-öğretimi tartışılır hale getirmiştir.

Oysa eğitim-öğretim, temel bilimlerden başlayarak teknik bilginin üretimine uzanan ve özgür düşüncenin hakim olması gereken akademik ortamlarda çeşitli tartışma ve üretim süreçlerinden geçerek üretilen bilginin toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda kullanılmasına hizmet etmelidir. Ancak 12 Eylül faşizmi ve YÖK ile başlayan ve AKP iktidarı döneminde zirveye çıkan gerici baskıcı politikalar düşünce ve ifade özgürlüğü ile üniversitelerin özerkliğini yok etmiştir. Tüm kurumlar üzerinde olduğu gibi üniversiteler üzerinde de totaliter bir vesayet oluşturulmuştur. Öğrenciler tarafından hazırlanan mühendislik, mimarlık projelerinde bile dayatılan bu totaliter uygulamaların izleri görülmektedir.

Her il’e bir üniversite, her ilçeye bir meslek yüksek okulu yaklaşımı ile akademik kadrolar ve fiziksel koşulların yeterli olup olmadığı umursanmadan açılan üniversite/fakülte/bölümler ile yüksek öğretimin niteliğinde ciddi düşüşler olmuştur.

Ülkemizde üniversitelere ayrılan toplam kamu kaynağı artmadığına göre, yeni açılan uyduruk üniversitelere ayrılan kaynaklar, ülkenin köklü üniversitelerinden eksiltilmektedir. Hesapsız açılan üniversiteler/fakülteler/bölümler, ülkenin üniversite sisteminde toplam bir kalitesizleşmeye yol açmakta; nitelik niceliğe kurban edilmektedir.

Kamu kaynaklarından aldığı kaynakların azalması köklü üniversitelerde de dejenerasyona yol açmakta, üniversite-sanayi işbirliği başlığı altında öğretim üyeleri tüccarlığa sevk edilmektedir. Bilimsel çalışmalar ikinci plana itilmekte, sermayenin güncel ihtiyaçlarının karşılanması üniversitelerin birincil gündemi haline gelmektedir.

Planlı bir istihdam politikasının bulunmadığı, sanayisizleşme ve fason üretimin günden güne etkisini daha fazla gösterdiği ülkemizde üniversitelerden mezun olan yüz binlerce genç ya işsizlikle karşı karşıya kalmış ya da meslekleri ile ilgisiz işlerde çalışmak zorunda bırakılmıştır. Mühendislik bölüm ve fakültelerinin gerçek bir gereksinime dayanmayan aşırı artışı işsiz mühendis sayısını artırmakta, çok düşük ücretler, güvencesiz çalışma ve meslek dışı alanlarda çalışmayı yaygınlaştırmaktadır. Bugün ülkemiz gençlerinin en yakıcı sorunu geleceksizliktir. Gençler eğitim sorunları başta olmak üzere, olumsuz istihdam ve çalışma koşullarından dolayı geleceğe umutla bakamaz hale gelmişlerdir.

Yine bu dönemde liyakat tamamıyle ortadan kalkmış, yıllardır akademik kadro açılması için bekletilen akademisyenler güvenlik soruşturmaları ile oyalanırken, iktidara ve çeşitli cemaat/tarikat ağlarına yakın olanlara kişiye özel açılan kadrolar ile üniversitelere yerleştirilmektedir. Akademik yeterliliğin hiçe sayılması ile kayırmacılık kol kola girmiş, örneğin Mersin Üniversitesinde makina mühendisliği bölümüne ziraat fakültesi mezunu bir bölüm başkanı atanmıştır.

Mesleğini halkımızın refahı ve mutluluğu için icra eden mühendisler olarak bu olumsuzluklara kayıtsız kalamayız. Yıllardır dile getirdiğimiz üzere;

  • Yeni bölümler açılırken kamusal bir planlama ile ülke ihtiyaçları dikkate alınmalı, ilgili meslek odaları bu süreçte aktif olarak yer almalıdır. Cafcaflı isimlerle temel mühendislik dışında lisans sonrası uzmanlık alanı olabilecek konularda yeni bölümler açılmamalı, mevcutlar da kapatılmalıdır.
  • Bilimsel üretimin söz konusu olduğu bir alanda, ülkede yok edilmek istenen laikliğin tekrar kazanılması, bilimin ve üretildiği kamusal alanların dogmatizmden kurtarılması elzemdir.
  • Eğitim-öğretim, sağlık ve barınma hizmetleri kamusallıştırılmalı, eğitim-öğretim her aşamada eşit, parasız, bilimsel, demokratik ve laik olmalıdır.
  • Akademi ve teknik eğitim üzerinde kurulan baskıcı hegemonyanın ortadan kaldırıldığı ve tüm bileşenlerin söz ve karar hakkı sahibi olduğu özerk bir üniversite ortamının yaratılması şarttır.
  • Üniversite, fakülte ve bölüm yönetimleri tüm üniversite bileşenlerinin katıldığı demokratik yöntemlerle belirlenmeli, akademik kadrolar atanırken parti üyelikleri veya cemaat ağlarına yakınlıkları değil akademik yeterlilikleri ve liyakat temel kriter olmalıdır. 

Mevcut olumsuz koşullarda mühendislik öğretimine başlayan meslektaş adaylarımızın mesleki eğitimlerine katkı sunmak için Odamızın bütün olanaklarıyla yardımcı olacağını belirtir, daimi başarılar dileriz.

Yunus Yener

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı

Yayına Giriş Tarihi

2020-09-04 06:30:00