7. ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ BAHAR KONFERANSLARI

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.

Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından düzenlenen “Tedarik Zinciri Yönetimi” ana temalı Endüstri Mühendisliği Bahar Konferansları 28-30 Kasım 2019 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) İzmir Şubesi tarafından bu yıl yedinci kez düzenlenen Endüstri Mühendisliği Bahar Konferansları (EMBK), MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış etkinliği ile başladı. MMO İzmir Şubesi Ritim Topluluğu’nun gösterisi ile başlayan açılışta ilk olarak EMBK Yürütme Kurulu adına Turgay Şirvan bir konuşma yaptı. Şirvan konuşmasında, ilk kez 2001 yılında düzenlenen etkinliğin, farklı konuları ele alarak bilgi paylaşımını amaçlayan yapısını sürdürdüğünü ifade ederek, etkinlik programına ilişkin bilgilendirmede bulundu.

Şirvan’ın ardından söz alan MMO İzmir Şubesi Başkanı Yüksel Yaşartekin, katılımcılara stratejik bilgi alışverişi imkânı sunmasının yanı sıra, katılımcılar için önemli bir paylaşım platformu da olacağını belirterek, “Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak bu etkinliği düzenlemekteki hedefimiz, üretim ve hizmet sektöründeki kuruluşlarda çalışan yönetici, mühendis ve teknik elemanları tedarik zinciri yönetimi konusunda bilgilendirmek, ülkemizdeki ilgili tüm tarafları bir araya getirerek, konunun çağdaş, doğru ve bilimsel platformda etkin şekilde tartışılmasını sağlamaktır” şeklinde konuştu.

Açılış etkinliğinin son konuşmacısı olan Oda Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener ise tedarik zinciri yönetiminin, rekabetin önemli bir unsuru olduğunu fakat günümüz koşullarında rekabet edebilirliğin her şeyden önce ilgili ülkedeki eğitim, bilim teknoloji, istihdam ve sanayi politikaları ile doğrudan bağlantısı bulunduğunu vurguladı. Yener, “Ülkelerin eğitim harcamaları ile sanayi ürünlerinin rekabeti arasındaki korelasyon katsayısı oldukça yükselmiştir. Eğitime yapılan harcama arttıkça küresel rekabete karşı sanayinin ve biz mühendislerin korunabilme, rekabet edebilme olasılığı da artacaktır. Ülkemiz bu konuda ne yazık ki oldukça yetersizdir” diye konuştu. Etkinlik, konuşmaların ardından EMBK ile paralel olarak düzenlenen serginin açılış kurdelesinin kesilmesi ile sona erdi. 

Oda Başkanı Yunus Yener’in 7. Endüstri Bahar Konferansları’nı Açış Konuşması
"Sayın Konuklar,
Değerli Üyelerimiz,
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Endüstri Mühendisliği Bahar Konferanslarının yedincisine hoş geldiniz.
Odamızın her çalışma döneminde düzenlediği, makina tasarımı, işçi sağlığı ve iş güvenliği, sanayi sektörleri, bakım teknolojileri, enerji verimliliği vb. konulardaki ulusal ölçekli kongre, kurultay, sempozyum etkinliklerinin önemli bir bölümü, endüstri ve işletme mühendisliği uygulama alanları ile doğrudan ilişkilidir. Bunlar ve diğer etkinliklerde verimlilik, Ar-Ge, tasarım, planlama, inovasyon, teknoloji, mühendislik vb. konular irdelenerek meslektaşlarımızın mesleki ve sosyal gelişimine önemli katkılar sunulmaktadır.
Bugün açılışını yaptığımız etkinliğimizin ana teması, her ne kadar rekabetin önemli unsurlarından olan Tedarik Zinciri Yönetimi olsa da, günümüz koşullarında rekabet edebilirlik her şeyden önce ilgili ülkedeki eğitim, bilim teknoloji, istihdam ve sanayi politikaları ile doğrudan bağlantılıdır. Bu bağlamda bazı noktalara kısaca dikkatinizi çekmek istiyorum.
Bildiğiniz gibi dünya bilim ve teknoloji alanında çok hızlı bir gelişim ve değişim süreci yaşamaktadır. Günümüzde bilim ve teknolojinin eriştiği düzeyde, dünya üzerindeki bilgi her iki-üç yılda bir ikiye katlanmaktadır. Bilime ve teknolojiye hâkim olan güçler dünyayı da egemenlikleri altına almaktadır.
Bu nedenle ülkelerin bilim ile bilimi teknolojiye dönüştürecek teknik eğitime verdiği önem, daha da önemli hale gelmiştir. Ülkelerin eğitim harcamaları ile sanayi ürünlerinin rekabeti arasındaki korelasyon katsayısı oldukça yükselmiştir. Eğitime yapılan harcama arttıkça küresel rekabete karşı sanayinin ve biz mühendislerin korunabilme, rekabet edebilme olasılığı da artacaktır. Ülkemiz bu konuda ne yazık ki oldukça yetersizdir.
Değinmek istediğim bir diğer husus; dünya ticaretinde ülkelerin bilim ve teknoloji düzeyi en önemli rekabet unsurudur. Bu süreçte, Ar-Ge alt yapısına önem vermeyen, tasarım yapamayan, bir diğer anlamda özgün ürün ortaya koyamayan ülkeler fason üretimle ayakta kalmaya çalışmakta ve çok uluslu şirketlerin boyunduruğu altına girmektedir.
Ülkemiz imalat sanayinin durumu, bu alandaki eksikliğimizi açıkça ortaya koymaktadır. İmalat sanayi katma değerimizin yüzde 70,8’i düşük ve orta-düşük teknoloji gruplarından sağlanmaktadır. İleri teknoloji yoğun katma değer yüzde 3,2 oranındayken, orta ileri teknoloji yoğun katma değer ise yüzde 26 düzeyindedir. Yani üretimin ağırlığı yüksek katma değerli özgün üretimden çok konvansiyonel ürünlere dayanmaktadır. Ülkemizde kişi başına yeni teknoloji yatırımı ortalaması AB ülkelerinin yaklaşık beşte biri düzeyindedir. Bu durum özellikle ileri ve orta ileri teknoloji isteyen ürün gruplarında ithalata yönelmemize, dış borçların her geçen yıl katlanarak büyümesine, ihraç edilen ürünlerde bile büyük oranda ithalat bağımlılıklarına neden olmaktadır. 
Diğer yandan verimlilik ve kârlılık ile istihdam ve ücretler arasındaki makas açılmaktadır.
Bu durum sanayide olsun hizmet sektörlerinde olsun mühendislerin istihdam, çalışma koşulları ve ücretlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Meslektaşlarımızın sanayi ve hizmet işkollarında sağlayacağı fayda hâlâ yeterince anlaşılmamıştır. Kamudaki endüstri ve işletme mühendisi istihdamı yetersizdir.
Çalışma alanlarımız içinde yer alan stratejik planlama, fizibilite etütleri, kapasite raporlarının hazırlanması, tesis planlama, proje yönetimi, işgücü planlama, yönetim sistemleri, verimlilik çalışmaları gibi alanlara farklı meslek disiplinleri ikame edilmektedir. 
Ayrıca eğitim, istihdam, eğitilmiş işgücü ihtiyacı dengesi de göz ardı edilmektedir. Herhangi bir ihtiyaç planlaması yapılmaksızın, binası, öğretim üyesi dahi olmayan üniversitelerde Endüstri Mühendisliği bölümleri açılmakta, kontenjanların dolmamasına ve artan işsizliğe rağmen karma “uzaktan eğitim” yöntemleriyle eğitimin kalitesi daha da düşürülmektedir.
Ve önemli bir noktaya daha değinmek istiyorum. Aynı zamanda insanlığı geleceğe taşıyacak olan teknoloji, azınlık bir insan kümesinin insanlığın çoğunluğu üzerinde sömürüsü ve tahakkümü için değil, bütün insanların kendilerini yeniden üretip, yeteneklerini ve toplumsal refahı geliştirmek için kullanılmayı beklemektedir. 
Bu temel parametreler ülkemizin mühendislik, bilim ve teknoloji alanında çok ciddi adımlar atması gerektiğini göstermektedir.
Her şeye karşın, geleceğimizi ellerimize almak ve öz kaynaklara dayalı bir toplumsal kalkınma olanaklıdır. Söz konusu olumsuz gidişin nedeni olan dışa bağımlı politikalar terk edilmeli; emperyalist güçlerin dayattıkları programlar reddedilmelidir. Serbestleştirme, özelleştirme uygulamalarından vazgeçilmeli, ithalat politikaları gözden geçirilmeli, yerli yatırımcı özendirilmeli ve korunmalı, mühendislik sanayileri ve katma değeri yüksek ileri teknoloji isteyen alanlara yatırımlar yapılmalı, kamunun ekonomideki yönlendiriciliği toplumsal yarar doğrultusunda olmalı, net bir planlama-kalkınma yönelimi benimsenmelidir. Böylesi politikaları sömürü odaklarından bağımsız bir şekilde oluşturduğumuz durumda düze çıkışın gerçekleşeceğine, ülkemiz ve insanımızın gönencinin tesis edilebileceğine inanıyoruz. 
Son olarak bir duyuruda bulunmak istiyorum. Bütün meslektaş, uzman ve hocalarımızı 1997 yılından beri merkezi olarak düzenlediğimiz ve önümüzdeki hafta 5-7 Aralık tarihlerinde Adana’da Akıllı İşletmeler ve Endüstri Mühendisliğinin Geleceği ana temasıyla toplanacak olan I. Endüstri ve İşletme Mühendisliği Kongresi ve XII. Endüstri ve İşletme Mühendisliği Kurultayına davet ediyorum. 
Sözlerime son verirken, bütün değerli konuşmacılara; etkinliği destekleyen kurum, kuruluş ve üniversitelere, tüm katılımcılara, yürütme kurulu üyelerine ve etkinlik sekretaryasına, İzmir Şubemizin Başkanı Yüksel Yaşartekin, Şube Yönetim Kurulu ve çalışanlarına, Oda Yönetim Kurulu ve şahsım adına içtenlikle teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum."