EMİN KORAMAZ "ADALET, BARIŞ VE LAİKLİK TALEPLERİ BİRLEŞTİRİR"

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 778 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 839 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 845 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.

BirGün Gazetesi'nde yayınlanan "Adalet Talebi Yükselirken Toplumsal Muhalefet Ne yapacak" başlıklı yazı dizisinde, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz'ın görüşleri de yeraldı.

EMİN KORAMAZ "ADALET, BARIŞ VE LAİKLİK TALEPLERİ BİRLEŞTİRİR"

Toplum en çok hangi konuda sıkıntı yaşıyorsa, toplumsal muhalefet de doğal olarak o konu etrafında şekilleniyor. AKP hükümetinin iktidar çoğunluğunu yakalayamadığı 7 Haziran seçimlerinden sonra kendi iktidarını koruyabilmek için her türden hukuk kuralını ayakları altına alması “adalet” talebinin bu denli büyümesine neden oldu.

Kürt Sorunu’nun barışçıl bir zeminde çözümünün kendi çıkarına olmadığını gördüğü için HDP Eş Başkanlarını ve milletvekillerini hapsetti. Suriye’de savaşan taraflarla ilişkisini açıklayamadığı için Cumhuriyet gazetesi çalışanlarını cezaevine gönderdi. Demokratikleşme ve insan hakları konusunda Avrupa Parlamentosu ile sorun yaşadığı için İnsan hakları örgütlerinin başkanlarını tutukladı. Kendileri gibi düşünmüyor diye KHK’ler ile kamuda çalışan binlerce kişiyi ihraç etti, dernekleri kapattı, gazeteleri susturdu. AKP’nin 15 yıllık iktidar dönemi -Ergenekon, Balyoz vb- Türkiye tarihinin en tartışmalı davalarının görüldüğü dönem oldu. Bugün yürütülen yargılama süreçlerine bakıldığında AKP’nin Gülen Cemaati’yle işbirliği döneminde kazandığı “siyasal meseleleri hukuki-polisiye yöntemlerle çözme” alışkanlığını devam ettirdiğini görüyoruz.

Geniş kesimlerin “adalet talebi” ekseninde yürüttüğü bu seferberliği, AKP hükümetinden bir adalet beklentisi olarak değil, AKP’nin hukuk dışı yönetimine karşı, laik, demokratik bir hukuk devletinin inşasına yönelik siyasal bir iddia olarak değerlendirmek gerekir. Toplumsal adalet, barış, laiklik ve kamusal bir bakış etrafından şekillenecek güçlü bir toplumsal muhalefet hareketi, bu ülkenin yegâne umududur.

Muhalefet toplumun taleplerini görmeli

OHAL rejiminin derhal kaldırılması, KHK’ler ile hukuksuz biçimde ihraç edilen arkadaşlarımızın işlerine dönmesi öncelikli talebimizdir. Son 1 yıldır fiilen uygulanan tek adam rejimi altında alınan kararlar meşru değildir. Başta şaibeli Anayasa Değişikliği Referandumu olmak üzere, OHAL dönemi boyunca yapılan her türden hukuki düzenleme iptal edilmelidir.
Toplumsal muhalefetin gündemi ve önceliği, OHAL uygulamalarıyla sınırlı kalmamalıdır. AKP’nin 15 yıllık iktidar dönemi, ekonomik alanda kamusal mal ve hizmetlerin yandaş sermaye kesimlerine peşkeş çekildiği neoliberalizmin, sosyal alanda ise özgürlük ve laiklik karşıtı dinci-gericiliğin egemen olduğu bir süreç olarak yaşanmıştır. 15 yılık bu sürecin bu ülkeye maliyeti ekonomik yoksullaşma ve toplumsal yozlaşma olmuştur.

Cumhuriyet döneminin en büyük özelleştirmeleri, en büyük yağması geçtiğimiz 15 yıl içerisinde gerçekleştirildi. AKP’nin yarattığı bu rantiye ve yağma düzenine karşı yeni bir kamusallık anlayışıyla mücadele etmemiz gerekiyor. Emekten ve halktan yana, eşitlikçi-özgürlükçü değerler etrafından şekillenecek, üretime ve sanayileşmeye dayalı bu kamucu bakış açısı, ülke ekonomisinin yeniden inşası için en önemli önceliklerden birisidir.

AKP, ekonomik yapıyı olduğu gibi toplumsal dokuyu da yozlaştırmıştır. Sosyal devlet anlayışının geri çekildiği her alan, cemaat ve tarikat ilişkileriyle ikame edilmiştir. 15 Temmuz darbe girişimi, bu kesimlerin güçlenmesinin ne gibi sonuçlara yol açabileceğinin de göstergesi olmuştur. Yaşadıklarımızdan ders almayan AKP, Gülen Cemaatinden boşalan pozisyonları diğer cemaatlerle doldurmaktadır. Devletin her kademesi gerici kadrolarla doldurulurken, devlet hizmetlerinin tamamı da bu gerici anlayışla yeniden şekillendirilmektedir. Bütün bu saldırılara karşı mücadele edebilmek için, laiklik talebini toplumsal muhalefetin ana gündemlerinden birisi haline getirmek zorundayız.

TMMOB karanlığa teslim olmaz

15 yıllık iktidar dönemi boyunca AKP’nin en önemli önceliklerinden birisi, örgütlü toplum kesimlerini dağıtmak, onları güçsüz kılmak olmuştur. Türkiye’deki 500 bini aşkın mühendis, mimar ve şehir plancısının örgütü olan TMMOB de bu 15 yıl boyunca, AKP’nin saldırılarının hedefinde olmuştur. Kimi zaman yasal düzenlemeler, kimi zaman da ekonomik ve idari baskılarla TMMOB susturulmak, etkisizleştirilmek istenmiştir.

Şurası gerçek ki, AKP’nin topluma egemen kılmak isteği değerler ile TMMOB’nin 70’li yıllardan bu yana savunduğu değerler birbirinin taban tabana zıttır. Bizler bugüne kadar yaşadığımız tüm baskılara rağmen ilerici, yurtsever, toplumcu çizgimizden bir adım bile sapmadık ve bundan sonra da bu anlayışla mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bu dönemde bir yandan TMMOB örgütlülüğünü koruyup geliştirirken, diğer yandan da AKP’nin artık had safhaya ulaşan neoliberal ve gerici saldırılarına karşısında etkin bir emek-demokrasi mücadelesi örmekle yükümlüyüz. Artık kelimenin gerçek anlamıyla uçurumunda kenarına kadar gelmiş durumdayız. Bu durumdan ya hep beraber kurtulacağız ya da AKP’nin karanlığı tüm toplumu teslim alacak. Buna asla izin vermeyeceğiz!

BirGün Gazetesi
14/08/2017