KAMUDA ÇALIŞAN MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI NEDEN HAYIR DİYOR

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 778 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 839 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 845 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.

TMMOB Kamuda Çalışan Mühendis Mimar Şehir Plancıları Özlük Hakları Komisyonu’nun hazırlamış olduğu, “KAMUDA ÇALIŞAN MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI NEDEN HAYIR DİYOR” başlıklı yazıya haberin devamından ulaşabilirsiniz.

KAMUDA ÇALIŞAN MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI NEDEN HAYIR DİYOR

Ülkemizde 15 yıldır her alanda olduğu gibi, kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının özlük hakları, iş güvenceleri, ücretleri,  sistemli bir biçimde erozyona uğratmaktadır. Ancak iktidar, daha fazla tek tipleştirmek, tüm kaynakları denetimsizce kullanmak, taşeronlaştırmak, hakları ve özgürlükleri budamak yolunda kendini yeterince özgür hissetmemektedir.

İktidarın meclisteki çoğunluklu vekil sayısına rağmen; halen yürürlükte olan rejimin ve sistemin, yapmak istediklerine engel olduğunu iddia etmektedir. Son derece yaralanmış olsa da yürümekte olan parlamenter demokrasi, yasama, yargı ve yürütme kuvvetleri arasındaki denge, fren ve denetleme mekanizmalarından rahatsız olan iktidar ne pahasına olursa olsun engelsiz bir alan yaratarak tek adam dönemini yaşama geçirmeye çalışmaktadır.

  • Yeni performans sisteminin 2017 Temmuz’a kadar uygulanması hedefleniyor!

Parti devletine dönüşen bir düzende, sübjektif kriterlerle, partinin atadığı idarecilerle değerlendirilecek olan performans kriterlerinin neye hizmet edeceği açıktır.

İçerisinde iş bilgisi, kalitesi, iletişim, işbirliği, görev bilinci, iş alışkanlıkları, disiplin-kurallara uyma, gelişime açıklık vb. sübjektif ölçütler barındıran, tüm memurlar için performans değerlendirmesi yapılmasını öngören, kamu personel rejiminin yeniden yapılandırılmasına yönelik sistem; ihbar ve muhbirlik sistemini özendirmekte, korku iklimi yaratarak çalışanlarda baskı oluşturmakta, emekçiyi emekçiye kırdırmaya çalışmaktadır.  

  • 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda Yapılması Sık Sık Gündeme Gelen Değişiklikler Çalışanların Aleyhine Uygulamalar Barındırıyor!
  • İktidarın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapmayı planladığı değişiklikler ile memurların iş güvencesi ortadan kaldırılarak kolaylıkla işten çıkarılmalarının önü açılacak, görevden alınan memurların mahkeme kararıyla işe dönmeleri zorlaştırılacak, memur maaşlarının verimlilik gibi sübjektif esaslarla belirleneceği bir düzenleme getirilecektir.
  • Memur kavramı yok edilerek, güvencesiz yeni statüler yaratılmaya çalışılmaktadır. Kamuda çalışanlar hakkında tüm alfabenin harfleri kadar istihdam biçimi hayata geçirilerek neoliberal politikalarla, taşeronlaşma ve sözleşmeli personel istihdamı esas alınmaktadır.

Eş durumundan kaynaklı tayinlerin engellenmesini de öngören yasa değişikliği, aile bütünlüğünü bozacak ve kadın çalışanların tam da iktidarın istediği gibi işten vazgeçmesi sonucunu doğuracak niteliktedir.

Kamuya alımlarda KPSS’de başarıda bir ölçüt olmaktan çıkmakta, mülakat yaygınlaştırılmaktadır. Bu uygulama yandaş kadrolaşması ve ayrımcılık için temel teşkil etmektedir.

Kamuda yönetici pozisyonunda olanlar liyakat usulü ile atanmamakta, sürekli yapılan birim, yer ve görev değişiklikleri ile de desteklenerek kamudaki kurumsal hafıza yok edilmektedir. Bu şekilde, bir talimatla yapılan düzenlemeler, ülkenin kurumsal yapılarını yok etmekte ve dönüştürmektedir. Ancak bu dönüşüm hızını yeterli bulmayan iktidar, daha çok otorite talebi ile Anayasa değişikliğine gitmek istemektedir.

  • Kamuda kadın lehine gibi gözüken yarı zamanlı çalışma hakkı, doğum sonrasında uzun süreli izinler, çok çocuğu özendiren politikalar kadınları iş yaşamından tasfiye eden uygulamalardır!

Kadın memurlar için getirilen uzun süreli ücretli annelik izinleri ve 6663 sayılı Kanunla yürürlüğe giren çocukların zorunlu ilköğretim yaşına kadar yarı zamanlı çalışma hakkı, olumlu bir gelişme olduğu yönünde yaratılmaya çalışılan algının aksine, kadın istihdamını çok daha yüksek maliyetli kılacağı için kadın istihdamını olumsuz etkileyen düzenlemelerdir.

  • Eğitim ve sağlıkta özelleştirmelerle, ücretli ve kalitesiz hizmet kaderimiz haline getiriliyor!
  • Devletin asli görevlerinin başında herkes için eğitim ve sağlık hizmeti gelmelidir. Hiçbir devlet, "parası olan sağlık hizmetlerinden ve eğitimden yararlansın, olmayan ne hali varsa görsün" diyemez. Ancak ülkemizde eğitim sistemi, fikri hür, vicdanı hür nesiller yetişmesinden korkan, gerici politikalarına, yaşam alanlarına müdahalelere ses çıkarmayan, biat eden bir toplum yaratma derdindeki siyasi iktidarın yap-boz tahtasına dönüştürülmüş durumdadır. Yapılacak Anayasa değişikliği ile bu durum kalıcı hale getirilmeye çalışılmaktadır.
     
  • OHAL, KHK, FETÖ soruşturması ile ilişkilendirerek AKP politikalarına karşı duran tüm muhalif kamu emekçileri, akademisyenler tasfiye edilmektedir. 

Siyasi iktidar, 15 Temmuz’un ardından ilan edilen OHAL’in ardından peş peşe yayımladığı Kararnamelerle darbeyle alakası olmayan ama kendisine muhalif olan, düşünen, sorgulayan, konuşan herkesi sorgusuz ve sualsiz açığa alma ve ihraçlarla görevinden uzaklaştırmaktadır. İhbarlara ve bireysel inisiyatiflere itibar edilerek hazırlanan listelerle aralarında mühendis, mimar ve şehir plancısı meslektaşlarımızın da bulunduğu on binlerce kamu çalışanı açığa alınmış, yetmemiş ihraç edilmiştir.

FETÖ ve darbe girişimi ile hiçbir ilgisi olmadığı halde, sadece iktidara muhalif görüşleri nedeniyle açığa alınan ya da ihraç edilen mühendis, mimar ve şehir plancılarının büyük bir çoğunluğu sendikal faaliyetlerle hak arama mücadelesi sürdürenlerin aynı zamanda bir kısmı TMMOB’ye bağlı meslek odalarına üye olan kamu çalışanlarıdır. Kamu çalışanları, üzerilerine yapılan bu ve benzeri baskılar ile sindirme politikalarından dolayı meslek odalarına ve yandaş sendikalar dışındaki sendikalara üye olmaya korkmaktadır.

OHAL ve KHK`ler kamu çalışanlarını sendikal örgütlü mücadeleden koparma, toplum üzerinde korku yaratma, baskı ve sindirme politikasının aracı olarak kullanılmaktadır. Meslektaşlarımız temel hukuk normlarının dışında, temel insan haklarına aykırı olacak şekilde işlerinden atılmaktadır.

BUGÜNE KADAR YAPILANLAR, BUNDAN SONRA DAHA GÜÇLÜ VE ANTİDEMOKRATİK BİR ANAYASAL SİSTEMLE YAPILMASI PLANLANANLARIN GARANTİSİDİR!

YUKARIDA İFADE EDİLEN SORUNLAR İKTİDAR TARAFINDAN ADIM ADIM UYGULANAN SİSTEMATİK BİR POLİTİKANIN SONUCUDUR!

CUMHURİYET DÖNEMİ KAZANIMLARININ GERİYE GÖTÜRÜLMESİDİR!

 

Bu Nedenlerden dolayı;

16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak olan Anayasa değişikliği referandumunda;

Kamunun Tasfiyesine HAYIR!

Kamu Görevlilerinin Parti Memuru Haline Getirilmesine HAYIR!

Aklı ve Bilimi Rehber Edinmiş Laik, Demokratik Cumhuriyetinin Tasfiyesine HAYIR!

İnsanca Yaşam ve Hakça Bölüşüme Ulaşabilmek İçin HAYIR!

Yasal Düzenlemelerde Keyfiyete, Tek Adam Düzenlemelerine HAYIR! Haklarımıza Sahip Çıkabilmek İçin HAYIR!

Antidemokratik, Tek Tipleştiren, Kimliksizleştiren İstihdam Politikasına HAYIR!

Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının; İş mi? Yoksulluk mu? Açlık Ücreti mi? Seçenekleri İle Karşı Karşıya Kalmaması İçin HAYIR!

Kamusal İstihdamda ve Her Alanda Ayrımcılığa HAYIR!

Bu Değişiklikle, Başkan Hangi Partiden Ve Kim Olursa Olsun; Antidemokratik, Diktatörlüğe Götüren Tek Adamlık Sistemine HAYIR!