TÜM ŞİDDET POLİTİKALARINI REDDEDİYORUZ

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü nedeniyle TMMOB Kadın Çalışma Grubu tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi.

TÜM ŞİDDET POLİTİKALARINI REDDEDİYORUZ

Patria, Minerva, Maria Mirabel kardeşler Dominik Cumhuriyeti’nde diktatör Trijillo’ya karşı mücadele ederken 25 Kasım 1960’ta diktatörlüğün askerleri tarafından tecavüz edilip işkenceyle katledildi.

Bu nedenle; her 25 Kasım ve her gün Mirabel Kardeşleri ve tarih boyunca, özgürlüğüne, emeğine, bedenine, kültürüne, özgür yaşamına sahip çıkmak adına verdikleri mücadelede yaşamını yitiren ve mücadeleye devam eden tüm kadınları saygıyla selamlıyor; şiddete karşı kadın mücadelesi ve dayanışmasını yükselteceğimizi haykırıyoruz.

Mühendis, Mimar ve Şehir Plancısı biz kadınlar;

20 Temmuz 2016’da başlayan ve iki yıl süren “OHAL” yasal anlamda kaldırılmış olsa da ülkeye dayatılan “yeni düzende” kadınların hayatın her alanında yaşadığı zulüm, baskı eşitsizlik ve şiddetin katlanarak arttığının farkındayız.

Artan yoksulluk ve işsizliğin yanı sıra iktidarın ataerkil hukuk kurallarıyla yaptığı yasal düzenlemelerin ve uyguladığı sosyal politikaların toplumsal şiddet eğilimini ve dolayısıyla aile içi şiddeti artırdığını görüyoruz. Aile İçi Şiddeti Reddediyoruz!

Küresel kapitalizmin bunalımı ile ülkede uygulanan ithal-ikameci ekonomik model ve neoliberal politikalar sonucunda ülkenin içine girdiği ağır ekonomik krizin faturasının ağırlıklı olarak kadınlara ödetilmeye çalışıldığını, KHK’lar ile işinden olan kamu emekçilerinin %25’inin kadın olduğunu, kreşlerin kapatılıp, servislerin kaldırılmasıyla, kadının çalışma hayatındaki alanının giderek daraltıldığını, özendirilen esnek çalışma modelinin esasen kadını kamusal alandan uzaklaştırıp eve hapsedeceği gibi kadın emeğine ödenecek ücretin düşürülmesine yönelik olduğunu, toplumsal yaşamın din üzerinden şekillendirilmeye çalışılması nedeniyle toplumsal cinsiyetçi iş bölümüne maruz kalarak şantiyelerden, arazilerden, fabrikalardan, galerilerden daha da uzaklaştırıldığımızı görüyoruz. Ekonomik Şiddeti Reddediyoruz!

Siyasal iktidarın kendi varlığını sürdürebilmek adına düşünen, araştıran bireyler yerine, ezberci ve öğretilenlerin doğruluğunu sorgulamaksızın kabul eden itaatkâr bireyler yetiştirmeye çalıştığını, bu amaçla bilimsel, laik eğitimden vazgeçildiğini, eğitim sisteminin yaz-boz tahtasına çevrildiğini, yandaş vakıflarla yaptığı protokollerle, müfredatta ve ders kitaplarındaki animasyonlarla toplumsal hafızaya cinsiyet eşitsizliğini kazımaya çalıştığını, karma eğitimden vazgeçerek cinsiyet ayrımcılığını körüklediğini görüyoruz. Eğitimdeki Şiddeti Reddediyoruz!

8 Mart eylemlerini ve LGBT-İ Onur yürüyüşlerini engelleyen siyasi iktidarın tahakküm mekanizmalarını cinsiyetçi yaklaşımlar üzerinden gerçekleştirmeye devam edeceğini, kıyafetlerimize, bedenlerimize, toplumsal varoluş biçimlerimize müdahalesinin giderek baskı-zor temelinde sürdüreceğini görüyoruz. Yaşam Biçimimiz ve Yönelimlerimiz Üzerindeki Şiddeti Reddediyoruz!

İktidarların savaş politikaları sonucunda zorla yerinden etme ve göç süreçlerinden en çok etkilenenlerin yaşam alanları elinden alınarak yeni bir yaşama mahkum edilen, kadınlar ve çocuklar olduğunu, mülteci kadınların yaşadığı taciz, tecavüz, yoksulluğun da katlanarak devam ettiğini görüyoruz. Savaş Politikalarını Reddediyoruz!

Biz TMMOB’li Kadınlar, eşitliğin, özgürlüğün, barışın, kardeşliğin hüküm sürdüğü başka bir dünyanın mümkün olduğu bilinciyle; 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü"nde emeğimiz, bedenimiz ve yaşamımız üzerinde artan baskılara karşı direnmeye; ölümün karşısında yaşamı, karanlığa karşı aydınlığı, savaşa karşı barışı savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz.

SUSMUYORUZ; KORKMUYORUZ; İTAAT ETMİYORUZ!
YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!
YAŞASIN TMMOB KADIN ÖRGÜTLÜLÜĞÜ

 

TMMOB Kadın Çalışma Grubu