VIII. ULUSAL HİDROLİK PNÖMATİK KONGRESİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 778 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 839 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 845 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.

Odamız İstanbul ve İzmir Şubeleri yürütücülüğünde düzenlenen VIII. Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Sergisi (HPKON), 22-25 Kasım 2017 tarihleri arasında İzmir MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleştirildi.

1999 yılından bu yana MMO tarafından gerçekleştirilen Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi’nde atölye çalışmaları, kurslar, konferanslar, yuvarlak masa toplantıları, panel ve sosyal etkinlikler yer aldı. Hidrolik pnömatik sektörünün tüm taraflarını bir araya getirerek, yüz yüze yapılan görüşmelerle, bilgi ve deneyimlerin paylaşılmasına olanak sağlayan kongrenin paralelinde Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş. tarafından organize edilen fuarda ise firmalar, yeni ürün ve sistemlerini tanıtma, bu ürünleri birinci elden kullanıcıyla buluşturma imkânı yakaladı.

Üç gün süren ve 17 oturumda 45 bildirinin sunulduğu kongrenin açılış oturumunun ardından, Emin Çapa “Yeni Dünyayı Anlamak ve Hazırlanmak,” Mustafa Sönmez ise “Türkiye’de Büyüme ve Sanayisizleşme Tehlikesi” konusunda birer konferans gerçekleştirildi.

Kongrenin açış konuşmaları MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, MMO İstanbul Şube Başkanı Battal Kılıç, Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Alexander Kühnel, HPKON Yürütme Kurulu Başkanı Semih Kumbasar ve Akışkan Gücü Derneği (AKDER) Başkanı Suat Demirer tarafından yapıldı.

Oda Başkanı Ali Ekber Çakar açılışta şöyle konuştu:

Sayın Konuklar, Değerli Meslektaşlarım, Sevgili Basın Mensupları,

Alanında ihtisaslaşmış bulunan ve sekizincisini düzenlediğimiz Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Sergisine hoş geldiniz. Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Odamız bilindiği gibi periyodik olarak bir çok kongre, kurultay, sempozyum etkinliği düzenlemektedir. Buradaki en öncelikli amacımız meslek disiplinlerimizin toplumsal gereksinimler doğrultusunda gelişmesi ve ülkemizin sanayileşmesine, kalkınmasına, demokratikleşmesine, halkımızın mutlu, bilimsel-teknik gerekler ve standartlara uygun çağdaş bir yaşam sürmesine yönelik katkı sunmaktır. Bu kapsamda geçmiş çalışmalarımızdan taşıdığımız kolektif bilgi ve deneyimlerle oluşturduğumuz platformlarda birçok konuya ilişkin alternatif görüş ve öneriler ortaya koymaya çalışmaktayız. 

Bu kapsamda asansörden işçi sağlığı ve iş güvenliğine, tesisattan uçak, havacılık, uzay ve endüstri mühendisliğine, kaliteden kaynağa, makina tasarımından tıbbi cihaz teknolojilerine, otomotiv ve bakım teknolojilerine dek, çoğu hidrolik pnömatikle bağı bulunan meslek-uzmanlık alanlarımızla ilgili, her çalışma döneminde düzenlediğimiz kongre, kurultay, sempozyum etkinliklerinin oldukça verimli geçtiğini ve amacımıza hizmet ettiğinin altını çizmek isterim. 

Bildiğiniz gibi sadece ülkemizde değil, tüm dünyada akışkan gücü sektörü, kontrol ve otomasyon teknolojileri aracılığıyla pek çok üretim alanında yer alan, makina mühendisliğinin en nitelikli hizmeti üretebildiği önde gelen uygulama alanlarındandır.

Hidrolik pnömatiğe ilişkin 15 yıldan beri düzenlediğimiz kongrelerimizle birlikte sektöre olan ilginin arttığını ve kongrelerimizin de bu anlamda daha görünür hale geldiğini söylemek isterim. Kongrelerimiz, ürün tasarımından imalata, kullanım alanlarına, satış ve bakım hizmetlerine kadar üyelerimizin sürecin her aşamasında görev yaptığı sektörün geliştirilmesi ve korunması açısından Odamız ve Hipkon Kongrelerimiz öncü bir rol üstlenmiş ve önemli işlevleri yerine getirmiştir. 

Bu sayede sektör içinde iletişimin oluşması sağlanmıştır. Mühendislik uygulamaları, Ar-Ge, inovasyon ve yerli üretimin önemi anlaşılmıştır.

Sektörün ilk örgütlerinden olan AKDER, kongre platformlarının katkısıyla gelişmiş; yasa, yönetmelik, standartlara yönelik çalışmalar başlamıştır.

Bunun yanı sıra, kongrelerin akademik dünyada yarattığı etki ile makina mühendisliği bölümlerinde hidrolik pnömatik seçmeli ders olarak verilmeye başlanmıştır.

Basılı/yazılı eser geleneği bulunmayan bu alanda çok az olan Türkçe yayın sayısı artmış, sektörel yayın hareketliliği oluşmuştur. Bu kapsamda Odamız; 7 adet bildiri, 7 adet sektörel sorunların tartışıldığı panel kitabı yanı sıra “Pnömatik İletim Temel Bilgileri”, “Hidrolik Devre Elemanları ve Uygulama Teknikleri”, “Pnömatik Devre Elemanları ve Uygulama Teknikleri”, “Basınçlı Hava Tesisatı”, “Basınçlı Hava Tesisatı Tasarımı ve Uygulamaları”, “Kompresörler”, “Hidrolik Pnömatik Türkçe-Almanca-İngilizce Sözlük” adlı kitapları yayımlamıştır.

Bu gelişmeler elbette bizleri mutlu ediyor ve amacımıza yönelik daha motive ediyor. Fakat sektörün kendi dinamiğindeki gelişmelerin, ülkemizi saran olumsuz iklimi yansıttığının altını çizmek isterim.

Öncelikle, kamu yönetimini, ülke imarını, yapı, kent, ulaşım, eğitim, sağlık, tarım, enerji, maden, su, çevre ve koruma alanları ile TMMOB mevzuatını yeniden düzenlemeye yönelik adımların, ne yazık ki iki kongremiz arasında yoğunlaştığına değinmek isterim.

Bu süreçte, TMMOB ve bağlı Odalarının iç işleyişlerine, üyelerimizin toplumsal yaşamın hemen her alanında yürüttükleri mesleki faaliyetlerine dek müdahaleler söz konusudur.

TMMOB ve bağlı Odalarının kamu adına kamusal-mesleki-toplumsal sorumluluk ve etik ilkeler çerçevesinde yürüttüğü faaliyetler ve sunduğu katkıların ne yazık ki bertaraf edilmeye çalışılmaktadır. Bu durum, gerçekte, iktidarın rant ve yandaş ekonomisinin önündeki engelleri büyük oranda ortadan kaldırmaya yöneliktir. 

Bu gidişatın çalışma alanlarımıza, genelde sanayi ve ekonomiye yansımalarını görmemek mümkün değildir.

Her şeyden önce bir ülkenin sanayileşebilmesi, kalkınabilmesi için öncelikle yatırıma, sermaye birikimine ihtiyaç vardır. Sermaye birikimiyle birlikte üretimi artıran sektör,  sanayi sektörüdür. Zira sanayi, toplumsal refahın artırılmasında ve ülkemizin kalkınmasında kilit rolü görür. Sadece gelir sorununu çözmüş değil, refah sorunu ile birlikte sosyal olarak eğitim, sağlık, gıda ve çevre sorunlarını da çözmüş bir ekonomiye kapı açar.

Fakat ne var ki ülkemiz ekonomisi tüm bu hedefleri rafa kaldırmış, sanayileşme ve kalkınma anlayışını terk etmiştir. Ülkemizde izlenmekte olan ekonomi politikaları sanayi üretimini geri plana atarken döviz üretme kapasitesi zayıf, toplumsal refaha katkı sağlamayan, gelir dağılımını daha da adaletsiz hale getiren kent rantı odaklı inşaat-emlak sektörünü, perakendeciliği, hizmet sektörlerini özendirmiş, öne çıkarmıştır.

Ülkemiz sanayisinde oynadığı kilit rolle birlikte Hidrolik pnömatik sektörünün de geleceğine yön veren makina imalat sektörünün gelişimine baktığımızda bu özet olarak karşımıza şöyle bir çıkmaktadır.  Her aşamasında proje, AR-GE ve mühendislik tasarımlarının yapılmasını gerekli kılan özelliği itibariyle diğer sektörlerden ayrışan makina imalat sektörü, özellikle 2001 ekonomik krizinden sonra yatırımlarını askıya almış, 2003 yılından 2007 sonuna kadar giderek ara mallarda dışa bağımlı bir yapı içine sürüklenmiş, 2008 ortalarından başlayarak 2009’u da kapsayan dönemde küresel krizin etkisi ile sanayi sektörü de küçülmüştür.

Makina imalat sektörünün yanı sıra hidrolik-pnömatik girdilerini, demir-çelik, iş ve inşaat makinaları, otomotiv, savunma, gıda, ambalaj, gemi inşa, sağlık, barajlar, otomasyon ve robot teknolojileri gibi sektörler de yaygın olarak kullanmaktadır. Tüm bu sektörlerdeki dinamiğin makina imalat sektöründekine benzer bir olumsuzlukta olduğunu söyleyebiliriz. Hidrolik-pnömatik sektörünün tüm bu olumsuz havadan etkilenmemesi mümkün değildir.

Teknoloji kullanımı ve projelendirme açısından dünyanın gerisinde kalmayan fakat aynı performansı üretimde gösteremeyen hidrolik pnömatik sektörünün ana sorunlarını şu şekilde özetlemek mümkündür:

Öncelikle yerli üretim sorunu ve Ar-Ge, teknolojik ve endüstriyel birikimle başlayan bu sorunları sermaye/finansman ve kalifiye işgücü yetersizlikleri ile yüksek girdi maliyetleri, ithal ürünlerin yerli üretime göre pazar paylarının yüksek oluşu ve dışa bağımlılık olarak sıralamak mümkündür.

Makina imalatçılarının, tasarım ve uygulama­larda yerli ürünlere öncelik vermemesi, güven duymaması, dünya pazarında rekabet edebilen yerli üretici sayısının azlığı, üreticilerin sorunları arasındadır. Bunun yanı sıra kalitesi belgelenmemiş, sertifikası olmayan ve haksız rekabete neden olan ürünlerin ülkeye girişinin kontrol edilmesi ve zorlaştırılması için önlem almada ve denetim konusunda harekete geçmede önemli sorunlar yaşanmaktadır.

Sektör bu ürünlerin ülkeye girmemesi konusunda tavır almalı, siyasi irade yerli ürün kullanımı konusunda zorlanmalıdır. Özellikle ihracat yapan yerli üreticilerin desteklenmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet edil­mesi için yatırımlar ve Ar-Ge çalışmaları desteklenmeli, üretim ve istihdam üzerindeki yükler azaltılmalı ve kamu ihalelerinde yerli malı kullanımı teşvik edilmelidir.

İzlenen bilim, teknoloji ve sanayi politikaları sonucu bugün yerli üretimde yüzde 62 oranında ithal girdi kullanılmakta, makina imalat sanayinde iç pazar talebinin yüzde 51’i ithal makinalarla karşılanmaktadır. Ne yazık ki makina üreticileri yerli devre elemanlarını yeterince kullanmamaktadırlar.

Rekabet edebilmenin ön koşularından birisi; kullanılan teknolojilerin inşaat sahaları, tüneller, maden ocakları, demir-çelik tesisleri ve tersaneler gibi yüksek riskli ortamlarda işçiler için güvenli çalışma koşullarının sunulmasıdır. Ülkemizin iş kazalarında kaybedilen insan sayısı bakımından dünyada üçüncü Avrupa‘da birinci sırada olduğu bilinmektedir. Sektörün sunduğu güvenli ürünler ile bu kazaların önüne geçilmesinin mümkün olduğu, insan, makina ve tesisin güvenliğini sağlamanın, sektörde, tasarım ve üretim sürecinde sistem ve donanım seçiminde güvenliğin önemli bir kriter olduğu unutulmamalıdır.

Diğer yandan sanayide enerji verimliliği, uluslararası rekabet gücü açısından önemli bir unsurdur. Enerjide sürdürülebilirliğin sağlanması, dışa bağımlılığın azaltılması, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi gerekmektedir. İklim değişikliği ile mücadeleye yönelik çalışmalar yapılmalı, enerjinin ve enerji kaynaklarının verimli kullanımının tespiti yapılarak sektörde, hidrolik pnömatik sistem tasarımlarında ve üretiminde, enerji verimliliğine önem verilmelidir. Sistemlerin enerji verimliliği ölçülebilir olmalı, belgelendirilmeli ve teşvik edilmelidir.

Ekonomik gelişim ve kalkınma için üretmeye ihtiyacımız var. Çağı yakalayan, toplumsal faydaya hizmet eden bir üretim kuşkusuz en önemli ihtiyaçlarımızdan biridir. Fakat ne yazık ki, ülkemiz, uluslararası mal ve finans piyasalarına ucuz ithalat cenneti olarak küresel işbölümü içerisinde, montaj sanayinin taşeron bir üreticisi haline gelmiştir. Türkiye’de yerli üretimin artması bugün artık bir zorunluluktur. Bu da kendiliğinden oluşmayacaktır. Burada atılacak öncelikli adım ise kuşkusuz, “Teknolojiyi yalnızca kullanan değil, üreten bir toplum olma”  odaklı anlayışını hâkim kılmaktır. Yapısal değişimlerden, eğitim alanındaki gericileşmeyi yok etmeye varana dek ekonominin ve toplumsal yaşamın her alanında ilerici bir dönüşüme ihtiyacımız büyüktür ve acildir.

Bu adımlar atılmadıkça ekonomi alanında bir refah, ekonomide nitelikli bir büyüme beklenemeyeceği açıktır. İlgili sektörlerin üretim kapasitelerini artırmaları, kapasitelerini tam kullanmaları, dışa bağımlılığın azaltılması, sektörün gelişimi bu önlem ve yatırımlarla mümkündür.

Sözlerime son verirken, açılış konferansında, panelde, oturumlarda, yuvarlak masalarda, bildiri sunacak, atölye-kurs çalışmalarında yer alacak bütün konuşmacılara; kongre ve sergiyi destekleyen ve katılan bütün kurum, kuruluş, dernek, birlik, üniversite ve firmalara; bütün delege ve izleyicilere; düzenleme, danışma ve yürütme kurulları ile kongre sekreterlerine, kongreyi birlikte düzenleyen İzmir ve İstanbul Şubelerimizin başkanları, yönetim kurulları ve çalışanlarına içtenlikle teşekkür ediyor ve kongremizin başarılı geçmesini diliyorum. 

Oda Başkanı Ali Ekber Çakar'ın ardından ardından açış konuşmasını gerçekleştiren Odamız İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Battal Kılıç ise şöyle konuştu:

Sayın Oda Başkanım, Saygıdeğer Yöneticilerim, Değerli Sektör Temsilcileri ve Konuklar,

Öncelikle açılış etkinliğimize katılımlarınızdan dolayı sizlere teşekkür ediyor, hoş geldiniz diyorum.

Bugün, ülkemizdeki hidrolik pnömatik sektörünün bir araya geldiği en önemli etkinlik olan Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Fuarı’nı, Odamız adına İstanbul ve İzmir Şubelerimiz yürütücülüğünde 8. kez düzenliyor olmaktan büyük onur ve mutluluk duyduğumuzu belirtmek isterim.

İlk olarak İzmir’de, Efes Convention Center'da düzenlemeye başladığımız Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Fuarı’nın oluşan talep üzerine yedincisi, 2014 yılında Şubemiz ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilmişti. Kongrenin yanı sıra bu süreçte konferanslar şeklinde Odamıza bağlı diğer Şubelerin çalışma alanlarında da etkinlikler düzenlenmiştir. Bu etkinlikler Hidrolik Pnömatik Kongrelerinin ülke genelinde ilgi görmesini ve tanınırlığını arttırmıştır. Sektör ilgililerinden gelen talepler doğrultusunda kongremizin bu yıl tekrar İzmir’de düzenlenmesine karar verilmiştir. Bu çerçevede, bu yılki kongremize ev sahipliği yapan İzmir Şubemize buradan teşekkürlerimi sunmak isterim.

HPKON 2017, kolektif bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan, sektörün en önemli platformlarından biri olma özelliğini taşımaktadır. HPKON 2017; 19 düzenleme kurulu üyesi, 21 yürütme kurulu üyesi, 179 danışmanlar kurulu üyesi, 72 yazar, 27 kurs ve atölye çalışması için eğitmen, 26 yuvarlak masa-panel-konferans katılımcısı ve 3 kişilik kongre sekretaryası olmak üzere toplamda 325 kişinin katkısının yanı sıra fuar katılımcısı firma yetkilileri ve fuar organizasyon firması Hannover Fairs Turkey çalışanlarının emeği ile sizlerle buluşturulmaktadır. Bütün bu sayıları katılımcılarıyla birlikte ele aldığımızda sektör için HPKON 2017’nin önemini bir kez daha anlıyoruz.

HPKON 2017 içinde önemli yer tutan kurs ve atölye çalışmalarının ana başlıkları ve eğitmenleri belirlendikten sonra içerikleri oluşturularak afiş haline getirilip konu ile ilgili kurum ve kişilere başvuru formuyla birlikte paylaşıldı. 4 günlük kongre programımızda, 17 oturumda 45 bildiri, 5 yuvarlak masa toplantısı, 1 panel, 5 kurs, 15 atölye çalışmasının yanı sıra sosyal etkinlikler yer almaktadır. Kongre ile birlikte düzenlenen fuarda, bugün itibariyle sektörde ürün ve hizmet üreten 36 firma bulunmaktadır.

Bugün kongre açılış oturumumuzun ardından düzenlenecek konferansta Yeni Dünyayı Anlamak ve Hazırlanmak” konusunda Emin Çapa ve “Türkiye’de Büyüme ve Sanayisizleşme Tehlikesi” konusunda ise Mustafa Sönmez sunumlarını gerçekleştirecektir.

Belirtmek isterim ki, kongre hazırlıkları sürerken, sektör firmalarından da önemli destekler aldık. Hidropar İzmir, Kastaş, Demirer Teknolojik Sistemler ve Festo firmalarına kongremize katkılarından dolayı sizlerin huzurunuzda teşekkür ediyorum.

Dolu ve detaylı bir programla önümüzdeki dört gün boyunca devam edecek olan VIII. Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Fuarı’nın, sektörün gelişimine ve sorunlarının çözümüne katkı sunacağına olan inancımızla, hepimiz için verimli geçmesini diliyor, katılımlarınızdan dolayı tekrar teşekkür ediyorum.

Kongredeki tartışmalardan çıkan görüşlerle oluşturulacak sonuç bildirisi ise daha sonra kamuoyu ile paylaşılacak.