Oda Bülteni Ekleri: ŞUBAT 2017 EKİ -SAYI:224-1

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.

Sunuş

Tek adam rejimi tasarısı, sanayiye kan kaybettiriyor”

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her ay iktisatçı-yazar Mustafa Sönmez’in katkısıyla hazırladığı sanayinin sorunları bülteninin 25’incisini “Tek adam rejimi ve sanayi” konusuna ayırdı.

TÜİK, Merkez Bankası, Hazine Müsteşarlığı ve IMF verileri kullanılarak yapılan analizde, Anayasa değişikliğine giderek inşa edilmek istenen tek adam rejiminin, genelde ekonomide, özel olarak sanayide yarattığı olumsuz etkilere değinildi. 16 Nisan’da oylanacak rejim değişikliğinin yatırım ve tüketim kararlarını olumsuz etkilediği, sermaye çıkışına yol açarak doların fiyatlanmasında da ana etken olduğu vurgulandı.

Analizde şu noktalara vurgu yapıldı:

  • Türkiye ekonomisi ve sanayisi 2017 yılına oldukça olumsuz bir iklimde giriş yaptı. Yılın ilk iki ayında özellikle dış kaynak girişindeki dalgalanma ve içerideki borçlu firmaların dövize hücumu sonucu dolar fiyatı, dünyadaki diğer yerel paralardan ayrışarak hızlı tırmanışlar gösterdi, Şubat ayında ise görece inişler gösterdi.
  • Türkiye’nin gündemine yerleştirilen “Tek adam rejimi” tasarısı, ekonominin ve sanayinin bütün kararlarını olumsuz etkilemektedir. Hem yerli hem yabancı aktörler, yatırım başta olmak üzere önemli kararlarını ertelemektedirler. Tüketici kesim, hem kredi kullanımı hem de tüketme konusunda iştahsız davranmaktadır. Bunun sonucu olarak özellikle dayanıklı sanayi ürünleri ve konutta beklenen iç talep oluşmamakta, ihracattaki kötü performansın da sonucunda talep daralmakta, büyüme temposu iyice hız kaybetmektedir.
  • Bankaların hem tüketici alacaklarında hem de şirket alacaklarında yüzde 3 ile 5 arasında değişen tahsili gecikmiş alacak sorunu yaşanmaktadır. Sanayide, özellikle dayanıklı sanayi ürünlerinin talebinde, dolayısıyla üretiminde önemli gerilemeler söz konusudur. Sanayi istihdamı 12 ayda 92 bin düşüş göstermiştir. Sanayi ürünleri, dolardaki tırmanışla birlikte yıllık yüzde 14 artış göstermiştir.
  • Yasama ve yargıyı, Cumhurbaşkanlığında merkezileştiren ve tek adamın kararlarına tabi kılan koyu anti-demokratik yönelim, ekonomi aktörlerinde de tedirginliğe yol açmıştır. İçerideki aktörler açısından bu durum, örneği sık sık görülen, şirketler arası kayırmacılığa, keyfiliğe, rasyonel olmayan kararlara alan açarken yargının artacak bağımlılığı, adalet beklentilerini de yaralamıştır.
  • Tek adam rejimi tasarısının ekonomide şimdiden yarattığı tahribatı hafifletmek üzere getirilen çeşitli vergisel kolaylıkların hem tüketime, hem istihdama etkisinin ne olacağı ise bilinmemekte, ancak bu teşviklerin merkezi bütçede önemli gedikler açması da beklenmektedir. Bunun yanında merkezi bütçeye paralel olarak oluşturulan ve hukukiliği olmayan Varlık Fonu uygulaması, başka bir keyfiliği ve kamu varlıklarının hukuksuzca kullanılmasını gündeme taşımıştır.
  • Dış ekonomik aktörler açısından da “tek adam rejimi”ne yönelişte önemli kaygılar geçerlidir. Yasama ve yargı erkleri üstüne tek kişinin artacak sultası, uluslararası sözleşmelere ve AB normlarına özellikle terslikler oluştururken, referanduma götürülen tasarının Türkiye-Batı dünyası, Türkiye–AB entegrasyonu ile uyumsuzluklar ortaya çıkaracağı öngörülerek her türlü önemli karar ertelenmektedir. Derecelendirme kuruluşlarının notlarına da etki eden Tek adam rejimi tasarısı, dış finans kaynaklarının kaynak kullandırma şartlarını da gözden geçirmelerine neden olmuştur.
  • Bütün bu yaşananların olumlu bir kulvara taşınması ve düşük maliyetlerle bu dönemden çıkılması ise, ekonomik önlemlerden çok, politik adımlarla, özellikle Nisan referandumunda aklın galebe çalması ve tek adam rejimine çıkacak bir “hayır” oyuna bağlı görünmektedir. Ancak akıldışı tek adam rejimi tasarısına “Hayır” tepkisi ile, Türkiye’nin hem içeride hem dış dünya gözünde politik riskleri azalabilecek ve sermaye trafiğinde, iç dengelerde ve ekonomi aktörlerinin davranışlarında normalleşmeye dönülebilecektir.