SONUÇ BİLDİRGESİ

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.

GÜNEŞ ENERJİSİ SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRİSİ

 
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Mersin Şubesi tarafından 6`ıncısı düzenlenen Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyumu ve Sergisi 06–07 Aralık 2013 tarihlerinde Mersin Kültür Merkezi`nde gerçekleştirilmiştir.
Gerçekleştirilen sempozyumda 20 bildiri sunulmuş, "Yerel Yönetimlerde Güneş Enerjisi Yatırımları" konulu bir panel gerçekleştirilmiş ayrıca, Toroslar Belediyesi sınırları içerisinde kurulma aşaması tamamlanmış Kule Tipi Güneş Santraline bir de teknik gezi düzenlenmiştir.
Bu sempozyum, doğal gaz ve petrol fiyatlarındaki aşırı dalgalanmalar, özellikle Çin ve hızlı gelişen diğer ülkelerin atmosfere kontrolsuz bir şekilde yaydığı sera gazları salımı ve nükleer enerji kaynaklı elektrik enerjisi üretiminde yaşanan sorunlar nedeniyle enerji sektöründe yenilenebilir enerji kaynakları lehine radikal dönüşümün yaşandığı bir zamanda ülkemizdeki güneş enerjisi araştırmalarının, politika ve uygulamalarının ele alınmasını ve dünya deneyiminin paylaşılmasını sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.
Özellikle fosil kaynaklara sahip olmayan ve enerjide dışa bağımlılığı artan sanayileşmiş ülkeler, bu radikal değişim sürecinde güvenli, sürdürülebilir bir enerji kaynağı olan güneş ve rüzgar enerjisi sistemleri tesis etmekte, geliştirdikleri yenilenebilir enerji teknolojisini ihraç ederek ekonomilerini güçlendirmekte, yeni istihdam alanları yaratmaktadırlar.
Ülkemizin bu sürecin gerisinde kalması düşünülemez. Bu sempozyum, tüm ilgili tarafların katılımı ile özellikle güneş enerjisi konusunda küresel çapta gelişmelerin paylaşıldığı ve ülkemiz için bir yol haritasının belirlenmeye çalışıldığı bir etkinlik olmuştur.
Günümüzde güneşten elektrik üretimi yoğun Ar-Ge ve teknolojik çalışmaların yapıldığı bir sektör haline gelmiştir. Konvansiyonel enerji sistemlerine göre şimdilik oldukça yüksek olan üretim maliyetleri çok hızlı bir şekilde düşmekte, bu alanda yapılacak yatırımlar cazip hale gelmektedir. 2030 lu yıllarda güneş santrallarından üretilen elektriğin birim fiyatının  hidroelektrikle rekabet edecek düzeye geleceği beklenmektedir.
PV ve CSP(yoğunlaştırılmış güneş enerjisi) teknolojileri çok kısa zaman içinde rüzgar enerji sistemleri kadar güvenilir bir teknoloji halini almıştır. Bugün güneş ışınımının yoğun olduğu bazı çöl ülkelerinde (Cezayir, Fas, Suudi Arabistan) 50- 150 MW gücünde CSP santralları inşaatları devam etmektedir.    
Dünya PV Kurulu güç kapasitesi 2012 yılı itibarıyla neredeyse Türkiye`nin toplam kurulu gücünün 1,5 katını aşmış, yaklaşık 100.000 MWp`ye, PV` den küresel elektrik üretim gücü ise, toplam üretimin % 0,5 ine ulaşmıştır (iea, 2012). Sistem verimleri ise her geçen gün artmakta bazı PV teknoloji uygulamalarında %20 lere yaklaşmaktadır.
Bu konuda dünyada lider konumdaki Almanya, 32.000 MWp`ı aşan kurulu gücü ile dünya PV kurulu gücünün % 33`ünü kendi ülkesinde kurmuştur. Sadece 2012 yılında Almanya`da 7600 MWP, Çin`de 3510 MWP, İtalya 3337 MWp  PV tesisi kurulmuştur.
Güneşten elektrik enerjisi üretiminde sağlanan bu gelişmelerde ülkelerin uyguladıkları teşvik sistemlerinin büyük katkısı olmuştur. Ancak, İspanya`da teşviklerde aşırıya kaçılmış, talepten fazla üretime yol açılmış, girişimciler bundan zarar görmeye başlamışlardır. Sadece Çin`de 2012 yılında PV donanımları üreten 300 den fazla şirket iflas etmiştir. Yaşanan bu deneyimler dikkatle izlenerek benzer hatalardan kaçınılmalıdır.
Diğer bir güneş enerjisinden elektrik üretimi yöntemi olan CSP güneş sistemleri alanında ise, dünya kurulu güç kapasitesi hızla artmaktadır. CSP teknolojileri, PV teknolojilerine göre daha karmaşık olmasına rağmen hızlı gelişmektedir. Özellikle çöl bölgelerinde yüksek sıcaklıklarda PV sistemlerinin verimlerinde düşüş görüldüğünden bu bölgelerde CSP uygulamaları daha hızlı yaygınlaşmaktadır.
Türkiye sanayileşmesini henüz tamamlayamayan bir ülke olup, gelişmiş ülkelere göre enerji talebi yüksektir. 1990- 2001 yılları arasında elektrik enerjisi tüketimi iki katına, yine 2001-2012 de iki katına yükselmiş, 2012 de talep 239 TWh olmuştur. Diğer bir ifade ile yaklaşık her 10 yılda bir elektrik enerjisi talebimiz ikiye katlanmaktadır. 2030 yılında toplam elektrik enerjisi talebinin 600 TWh olacağı öngörülmektedir.
Toplam enerji tüketimimiz ise 2012 yılında 115 Mtep olmuştur. Bunun %32 si doğal gaz, %29`u kömür, %27`si petrol, %9 yenilenebilir (hidrolik dahil) ve %3,0 çeşitli atıklardan elde edilen enerjidir. 2030 yılı talebinin 230 Mtep olacağı hesaplanmaktadır.
Türkiye 2011 yılı itibarı ile tükettiği petrolün % 91`ini (%51 İran`dan), doğal gazın %98`ini (%55 Rusya`dan) ithal etmektedir. 2012 yılı enerji ithalatı tutarı 60 milyar dolar, 2023`de ise 120 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. 2011`den 2012`ye enerji ithal maliyetinde %12,3 lük artış olmuştur.
Türkiye`de PV için toplam fizibil alan 4800 km2, ışınım 1650 kWh/m2-yıl ve yıllık güneşli gün sayısı 2738 saat alındığında, Türkiye`nin toplam fizibil PV gücü 450-500 GW olarak hesaplanmaktadır(www.gensed.org). Bu miktar neredeyse tek başına 2030 yılının elektrik enerjisi talebini karşılayacak boyuttadır.
Buna karşılık Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız önümüzdeki yıllar için toplam 600 MW düzeyinde güneşten elektrik üretim kapasitesi planlamış, lisans başvuruları 31 Aralık 2013`de sona erecektir.
Mersin ilimiz için öngörülen toplam kapasite sadece 35 MW`dır. Her şeye rağmen bu uygulama Türkiye`de RES`lerden sonra PV`ler için de iyi bir başlangıç olacaktır.
Türkiye yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları açısından önemli potansiyele sahip bir ülkedir. Güneş enerjisi ile birlikte; rüzgâr, jeotermal, hidroelektrik, biyokütle ve yerli linyit kaynaklarından elde edilebilecek elektrik enerjisi ve mevcut kurulu güç olanaklarının iyi değerlendirilmesi ile enerjide dışa bağımlılığını ciddi ölçülerde azaltması söz konusu olabilecektir.
Hidroelektrikte gerçekleştirilebilir potansiyel (küçük hidro dahil) 42 GW, kurulu güç ise 21 GW; rüzgarda gerçekleşebilir potansiyel 87 GW, kurulu güç yaklaşık 2,6 GW; fotovoltaik 450-500 GW, kurulu güç ise sadece 8-10 MW civarındadır.
Hâlihazırda ülkemiz güneş enerjisini daha çok sıcak su amaçlı olarak kullanan belli başlı ülkeler arasındadır ve yaklaşık 20 milyon m² civarında kurulu güneş kolektörü yüzeyine sahip olduğumuz hesaplanmaktadır. Türkiye`de güneş enerjisinin sıcak su amaçlı kullanımı konusunda üretim teknolojisi ve yaygın bir yerli sanayi mevcuttur.
Ancak yerli güneş enerjisi endüstrisinin gelişimini desteklemek üzere 6094 sayılı Kanun Değişikliği ile getirilen teşvikli tarifelerin ve santralde kullanılan aksamın yerli üretimi olması halinde sağlanan ilave teşviklerin, özellikle güneş enerjisi sektörünün yeni gelişmeye başlaması nedeniyle bu kaynak için önemli bir itici unsur olacaktır.
Yatırım süreçlerinde kamunun düzenleyici uygulamaları ve denetleyici rolü önemlidir. Son yıllarda HES`lerde yaşandığı üzere, bölge halkının haklarına ve yararlarına tecavüz eden, doğal çevreyi suistimal eden ve tarımsal alanları ve orman alanlarını yok eden girişimlerin yarattığı problemlerin güneş enerjisi projelerinde de yaşanmaması için önlem alınmalıdır. Örneğin santral kurulabilecek vasıfsız, tarımsal kullanıma uygun olmayan alanların önceden belirlenerek bağlantı noktaları ile birlikte duyurulması gibi, doğru stratejiler belirlenmeli ve uygulanmalıdır.
Gelişmiş ülkeler fotovoltaik panellerin Ar-Ge faaliyetlerine önemli bütçeler ayırmaktadır. Üretim safhası için araştırmacılar yeni teknikler üzerinde çalışmalar yapmakta ve bu çalışmalar sonucunda fotovoltaik panellerinin verimlerinde artış sağlanmaya çalışılmaktadır. Ülkemizde de Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi, rekabet öncesi işbirliği ve benzeri modellerle çeşitli üniversitelerdeki çalışmaların koordine edilmesi ve bu konudaki kaynak israfının önüne geçilmesi yararlı olacaktır.
Güneş enerjisi kullanımının geliştirilmesi çalışmalarının sadece elektrik açısından ele alınmasını da doğru değildir. Türkiye hemen her bölgesinde güneş enerjisinin ısıtma ve soğutma amaçlı olarak termal kullanımı için çok önemli potansiyele sahiptir. Bu konuda gelişen yerli teknolojinin de olmasına rağmen sadece elektrik üretimine odaklanmak bu önemli kaynağın yeterince değerlendirilmemesine de yol açmaktadır.
Ayrıca güneş enerjisinden pasif düzenlemelerle, mimari pratiklerin yaygınlaştırılması için üniversitelerimize önemli görevler düşmektedir. Güneş enerjisinin bina ısıtılmasında, soğutulmasında ve endüstriyel proseslerde kullanılmasının sağlanması halinde ithal edilen enerji miktarı azaltılabilir. Bunun sağlanabilmesi içinde ilk adım, doğru bir strateji ve Odalarımızın da içinde yer alacağı katılımcı süreçler ile gerçekleştirilebilir.
Yakıt ve teknoloji yönünden dışa bağımlı, güvenlik ve atık sorunu çözülmemiş Mersin Akkuyu nükleer santral projesi enerji çeşitlendirilmesi ve güvenliği açısından beklenen yararları sağlamayacaktır. Ayrıca yöre halkının görüşü alınmadan yapılan bu uygulama bölge halkında tedirginlik yaratmıştır.
Bu noktada ülkemiz yetkilileri dışa bağımlı enerji politikaları yerine, yerli kaynak kullanımına öncelik vermeye çalışmalıdır. TMMOB Makina Mühendisleri Odası Mersin Şubesi olarak dünyadaki teknolojik gelişmeleri göz önüne alarak ülkemiz koşullarına uygun bir yenilenebilir enerji stratejisi ve faaliyet planının ivedilikle hazırlanmasını ve bu plan ve stratejilerle uyumlu desteklerin ivedilikle yaşama geçirilmesinin önemine bir kez daha vurgu yapmayı görev biliyoruz.
Yukarıda özetlenen vurgular çerçevesinde, 6. Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyumu ve Sergisi katılımcıları olarak aşağıdaki değerlendirme ve sonuçları, kamuoyunun bilgi ve dikkatine sunuyoruz.
ÖNERİLER:
 
Türkiye`nin enerji talebindeki büyüme ve bu alanda yapılan yatırımlar göz önüne alındığında, enerji bileşenleri arasında güneşten elektrik enerjisi üretimini sağlayan PV ve CSP sistemlerinin de yer alması mutlaka sağlanmalıdır.
En azından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`nın 2030 yılı projeksiyonunda toplam kurulu güç kapasitesi içerisinde güneşe dayalı güç olarak belirlediği %10,1 hedefine ulaşılmalıdır.
Başlangıç için 600 MW olarak öngörülen PV tesisin yerli kaynaklardan sağlanabilmesi için sanayimizin desteğe, bürokrasinin azaltılmasına ve doğru adımların zamanında atılabilmesi için sağlıklı bir yol haritasına ihtiyaç vardır.
Bu kapsamda halen 17 adet PV tesisinin kurulmakta olduğu bilinmektedir.Bu tesislerden sadece birinde yerli üretim güneş hücresi kullanılmakta diğerleri uzakdoğu ülkelerinden ithal edilmektedir.Yerli üretimin engellenmesine fırsat verilmemelidir.
Fotovoltaik tesislerin yerli üretimi için sektördeki gelişmeler izlenerek üniversite, meslek örgütleri, sanayi işbirliği ile yerli üretim hedeflenmeli ve kamu tarafından desteklenmelidir.
Bu destek sayesinde yerli ihtiyaçlar karşılanacağı gibi, Orta- doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde bu sektörün uluslararası pazarlarda önemli bir aktör olma imkanı da sağlanacaktır.
Fotovoltaik güç sistemlerindeki maliyetler hızlı düşmektedir. 1000 kW gücün altındaki güç sistemlerini kurulması diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yaygın hale getirilmelidir.
Yakın gelecekte PV sistemleri kurulum, işletme ve bakım, söküm, geri dönüşüm alanlarında hizmet verecek eleman eğitimi planlanmalıdır.
Kristal silisyuma dayalı ve ince film sektöründe Ar-Ge çalışmaları daha planlı plarak teşvik edilmeli ve yönlendirilmelidir. Bu amaçla üniversitelerimizden etkin bir şekilde yararlanılmalıdır.
Güneşten elektrik üretmek için güneş santral alanlarının uygun yerlere yerleştirilmesi için ön fizibilite çalışmalarının daha hassas yapılmasına ve tarım arazilerinin, ormanlık alanların, meraların, SİT ve ören alanlarının yok olmamasına dikkat edilmelidir.
Elektrik tüketiminde şebeke üzerindeki yükü azaltmak için bireysel güneş elektriğinin şebekeye bağlanması için gerekli şebeke kriterleri ile ilgili ikincil mevzuatın hızlı bir şekilde tamamlanması sağlanmalıdır.
 Güneş enerjisi sistemlerinin testlerinin yapıldığı akredite laboratuarların ulusal düzeyde oluşturulması ve yaygınlaştırılması için gerekli girişimler yapılmalıdır.
Konutlarda tüketilen enerjinin % 80`i ısınmaya harcanmaktadır. Bu nedenle güneş mimarisi önemsenerek uygulanmalı, öncelikle büyük şehirlerden başlanarak yeni yapılmakta olan binalarda, şehir ve imar planlarında binaların güneş mimarisine uygun şekilde tasarımı ve yapımı ile yalıtıma büyük önem verilmelidir.
"Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği", yenilebilir enerjilerden daha fazla faydalanılacak şekilde revize edilmelidir. Bu yönetmeliğin ilişkili olduğu kat mülkiyeti gibi kanunlarla olan çelişkileri giderilmeli, yeniden düzenlenmelidir.
Endüstriyel tesislerde, nüfusun ve enerji tüketiminin yoğun olduğu büyük kentlerde, özellikle çok katlı binalarda yerel yönetimlerle işbirliği yapılarak güneş kollektörlerinin yaygın kullanımı konusunda çalışmalar yapılmalı, güneş kollektörleri ve aksesuarlarında KDV % 1`e düşürülmelidir.
Termal güneş enerjisi uygulamalarının görsel kirlilik yaratmaması için yasal düzenlemeler yapılarak uygulamaya geçilmeli, yerel yönetimler bu konuda kent estetiğine önem vermelidir. Avrupa ülkelerinde olduğu gibi pompalı güneş enerjisi sistemlerinin kurulmasının yaygınlaşmasına yönelik çalışmalar yapılmalı ve bu sistemi kullanan binalar için çevre temizlik veya emlak vergisinden bir sürelik muafiyet sağlanmalıdır. Ayrıca imar yönetmelikleri de buna göre revize edilmelidir.
Türkiye`de güneş enerjisinden su ısıtma sektörü son yıllarda gittikçe artan oranda, Uzakdoğu (Çin) kaynaklı ithal ürünlerin baskısı altındadır. Çin devletinin ihracat konusunda sağladığı özel ve yüksek destekleri arkasına alan Çinli firmalar her yıl  katlanan oranlarda satışlarını ülkemizde artırmaktadır. Sektörde meydana gelen üretim kaybı, pazar küçülmesi, niteliksiz ürünlerin ülkeye girmesi gibi konuların önlenebilmesi için devlet kurumlarının konu ile ilgilenmeleri ve gereken tedbirlerin alınması gerekmektedir.
Eğitim kurumlarında, kamu binalarında ve kamusal alanlarda aydınlatma, ısıtma, soğutma, sıcak su gibi elektrik enerjisi tüketimini etkileyen uygulamalarda yenilebilir enerji kaynaklarının kullanılması sağlanmalı, toplumda farkındalık yaratılmaya çalışılmalıdır.
Mühendis ve mimarların güneş enerjisi uygulamalarında proje bilgilerini geliştirmeye yönelik eğitimleri için, MMO MİEM kurslarında güneş enerjisi konularına, sanayide enerji verimliliği ve binalarda enerji yöneticiliği kurs ve eğitimlerinde yenilenebilir enerji konularına daha geniş yer verilmelidir.
Mersin`de güneş enerjisi sistemleri üretimine yönelik bir sanayi dalı vardır. Bu sanayi dalı çeşitli politikalarla desteklenerek bir sektör kümelenmesi haline getirilmelidir.
Bütün Dünya`da olduğu gibi Türkiye`de de "Güneşkent" uygulamaları başlatılmalı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gerekli çerçeve belirlenmeli, yasal mevzuat oluşturulmalıdır.
Güneş Kenti Mersin`de Mersin Güneş Enerjisi Araştırma- Geliştirme Enstitüsü kurulması gereklidir.
Binalarda yalıtım, m2 sınırlaması, bina konumu ve katı atık dönüştürme santrali imar yönetmeliklere konulmalıdır ve Odalar tarafından mesleki denetimi yapılmalıdır.
 
TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI
MERSİN ŞUBESİ