AMED EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU: TOPLU İNTİHARLARA HAYIR, TOPLU İSTİFA İSTİYORUZ!

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Diyarbakır Şubesi

Amed Emek ve Demokrasi Platformu ülkede yaşanan toplu intiharlara ilişkin 18 Kasım 2019 tarihinde sanat sokağında basın açıklamasında bulundu.

TOPLU İNTİHARLARA HAYIR, TOPLU İSTİFA İSTİYORUZ!

Ne yazık ki ülkemizde son 10 gündür ardı ardına siyanürle toplu intihar vakaları yaşandı.  İlkin 7 Kasım’da İstanbul Fatih’te yaşları 48’le 60 arasında değişen 4 kardeş siyanür içerek yaşamlarına son verdi. Kardeşlerin 8 aydır kirasını ödeyemediği, birikmiş su, elektrik ve doğalgaz borçları olduğu ve evin geçimini sağlayan maaşa da haciz konulduğu belirtildi. Bu ölümlerden iki gün sonra Antalya’da ikisi çocuk 4 kişilik bir aile, 1 hafta sonra da İstanbul’da 1’i çocuk 3 kişilik bir aile evlerinde ölü bulundu. Her iki olayda da yine siyanür izine rastlanmış ve ailelerin ekonomik sorunlar yaşadığı belirtilmiştir.

Ve maalesef en son iki gün önce Diyarbakır Çınar’da sözleşmeli öğretmenlik yapan Esat Tarhan yaşamına son verdi. Tarhan’ın artan borçlarını ödeyemediği için 3 yıldır psikolojik sorunlar yaşadığı belirtildi.

Haklı olarak bütün ülkede yankı uyandıran, münferit olarak geçiştirilemeyecek ve hangi ülkede olursa olsun üzerinde durulması, irdelenmesi gereken bu intiharlar tek merkezden yönetilen medya gurupları tarafından çarpıtılarak intiharların ekonomik boyutu örtmeye çalışıldı. Basın meslek etik kuralları ihlal ederek aile bireylerinden bazılarının SSK dökümleri, evde bulunan kitaplar dahi paylaşılarak siyasi iktidarın insanları hangi koşullarda yaşamaya mahkûm ettiği gözden kaçırılmaya çalışıldı.

TUİK ve ilgili bakanlıklar tarafından enflasyona ve büyümeye dair bildirilen birtakım rakamlar nasıl ki emekçi halklarımızın gündelik hayatında, çarşıda, pazarda karşılaştığı enflasyonu yansıtmıyorsa; bu ölümlerin nedenlerini çarpıtmaya çalışan güdümlü medyanın yayınlarının da halklarımızın nezdinde bir karşılığı olmayacaktır.  Gerçekte büyüyen sermayedir, gelir farkıdır, yoksulluk ve işsizliktir.

TUİK verilerine göre işsizlik oranı geçen yıla göre 2,9 puan artarak yüzde 14 oranına ulaşırken, yani bir yılda 980 bin artarak 4 milyon 650 bin kişiyi bulurken, genç işsiz sayısı 2 milyon 800 bini bulmuştur.  DİSK-AR verilerine göre ise geniş tanımlı işsizlik oranı %21’e ulaşmıştır.

Biz emekçiler bu tablonun nedenlerini de sorumlularını da gayet iyi tanıyoruz.

Bu tablonun sorumluları sermaye sahiplerine grevleri engellediğini muştulayıp emekçileri mermi fiyatlarıyla sınayanlar, KHK’larla on binleri işinden edenler, her gün zam, operasyon, ölüm, kayyum ve kıyım haberleri yayanlar, demokrasiyi ve insan haklarını hiçe sayanlar, Diyarbakır BŞ belediye başkanı Dr. Adnan Selçuk Mızraklı’yı beraberindeki ilçe başkanlarıyla aynı ring içindeki tek kişilik hücrelerde Diyarbakır’dan Kayseri’ye kadar mola vermeden işkence ede ede götürecek kadar kendi halkından uzaklaşan, halkının iradesine düşmanlaşanlar, düşman hukuku uygulayanlardır.

Bu tablonun sorumluları aynı zamanda “Hak, hukuk, adalet” kavramlarının içini boşaltanlar, “yurtta sulh, cihanda sulh” demogojisiyle demokrasi güçlerini oyalayıp savaş ve işgal politikaları safında yek pare dizilenler, bu uygulamalara “iyi şeyler” diyerek ortaklaşanlardır.

Bizler Amed Emek ve Demokrasi Platformu olarak insan hayatı ve onurunun her şeyden daha önemli olduğuna inanıyoruz.

Çözümün çatışma, savaş ve ölüm değil, siyasi iktidarın ve güdümündeki ana muhalefet yönetiminin toplu istifası olduğunu belirtiyor, emekçi halklarımızı faşizme karşı birleşerek emek mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.

 

AMED EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU

 

 

 

 

JI ÎNTIHARÊN TEVAHÎ RE NA, EM ÎSTÎFAYEN TEVAHÎ DIXWAZIN!

 

Mixabîn di welatê me de van 10 rojên dawî de întiharên tevahî lipeyhev qewimîn. Pêşîye 7’ê  Mijdarê  de li Stenbolê 4 xûşk û birayan bi sîyanurê ve întihar kir. Hat ragihandın kû deynê malbatê pir zede buye, 8 mehe nikarin kirya mala xwe bidin û maaşa malê ye heyî jî hatiye hecz kirin.  2 roja şunde îcar li Antalyayê tevî 2 zarokên xwe 4 kes, û heftîyekî şunde dîsa li Stenbolê tevi zaroka xwe 3 kes li mala xwe de mirî hatin dîtin. Dı van herd bûyeran de jî şopên sîyanurê hatin dîtin û hat ragihandın kû ev herdu malbat jî bin deynan de bune.

Û 2 roj berî niha jî li Çınara Amedê mamosteyekî bi nav Esat Tarhan întihar kir. Dîsa hat ragihandin kû ev 3 salin ji ber deynan psîkolojîya wî xirab buye.

Bi rastî divê liser van buyerên kû di civatê de jî dengvedan bihata sekinandin û kolandın lê beravajîyi vê bi alîyê gurubên medyayên kû yek deng yek reng ve hate tewişandin da kû  bingeha aborî ya întiharan bête veşartın. Etîka çapemeniyê hate puç kirin û belge û pirtukên malbatê hate parve kirin.

Çawa hejmarên kû TUİK û wezaret li ser aborîyê ye parve dikin enflasyona rastî a gele me ya herroj dijî û dibine nişan nade, van tewişandinên medyayê jî wê negihêje armanca xwe. Bi rastî a kû mezin dibe bêkartî û sermayedarin.

Li gor TUİK’ê bêkarti 2.9’a zede buye û gihêştîye %14’yan.  Ango di navbera salekî de 980 hezarî zede buye û gihêştîye 4 mîlyon 650 hezarî. Lê ligor DİSK-AR’ê rêjeya bêkartîyê gihêştîye %21’ê.

Em wek kedkaran sedem û berpirsiyarên vê rewşe baş dinasin.

Berbirsîyarên vê rewşê, ên kû alîyekî mizginîya astenk kirina grêvan dide sermayedaran û alîyeki din jî kedkaran bi guleyan ve îmtihan dikin ewın, ên ku bi alîyê qirarnameyan ve bi deh hezaran kes li kar avêtin, her roj agahîyên zem, operasyon, mirin, kuştin û qeyyuman parve dikin ewin.  Ên ku ên kû îradeya gel nas nakin û dijminatîyê nîşan didin , ên ku serokê Şaredarîya Amedê Dr. Selçuk Mizrakli beramberî şaredarên navçeyan ve di nav hucrêyên rînge de li Amedê heya Qeyserîyê bêyî vêsan birin, ewin.

Berpirsîyar di heman deme de ên kû naveroka hek, hikûk û dadê vala dikin, ên kû bi alîyêkî li ser navê demogojîya “Di welat de aştî, Cihande aştî“ gele me dixapînin û alîyekî ve jî di refên şer û dagirîye de rêz dibin û yên kû van sepandinan re  “tiştên baş” dêjin ewin jî.

Em wek nûnerên Platforma Ked û Aştîyê a Amedê, em bawer dikin ku jîyan û rumeta mirovahîyê ser her tiştîye.

Şer, pevçûn, mirin çareserî nîne, çareserî îstîfaya hemu rêveberîya îktîdar û opozîsyona ajotîye. Ji ber vê yeke, em bang li gelên xwe dikin kû werin em li hemberî faşîzmê bigihêjin hev û tekoşîna xwe  bilind bikin.

 

 

 

PLATFORMA KED Û AŞTÎYÊ A AMEDÊ