SAVAŞA HAYIR BARIŞ HEMEN ŞİMDİ

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Diyarbakır Şubesi

Savaşların, çatışmaların, ölümlerin ve göçlerin eksik olmadığı bölgemiz bugün yine yeni ve sonu belli olmayan sıcak bir savaşın eşiğindedir. Geçtiğimiz yıllarda Irak ve Suriye’de örgütlenerek bütün dünyaya korku salan İŞİD tehdidinin uluslararası koalisyonun da desteğiyle bertaraf edilerek istikrarın sağlandığı Rojava’ya yönelik siyasal iktidarın uzun zamandır süren müdahale tehditleri bugün artık ete kemiğe bürünmüştür.

İçerde ve dışarıda aylardır hazırlıkları yürütülen, kamuoyu desteği sağlanmaya çalışılan saldırının tezkeresi oylanmak üzere bugün meclise getirilmiştir. TBMM milletvekilleri bugün tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyadır; Savaşın son derece yıkıcı insani ve çevresel sonuçlarının olacağı unutulmamalıdır. Savaş tezkeresine evet demek o bölgenin kadın, çocuk, yaşlı demeden tüm canlı yaşamın yok olma riskiyle karşı kaşıya kalması demektir. Nerede olursa olsun her çatışma ve savaş sakatlık, göç, işkence, ağır insan hakları ihlalleri ve büyük insani dramları da beraberinde getirmektedir. 

Demokrasinin en temel ilkesi olan seçme ve seçilme hakkının bile çiğnendiği Türkiye’nin bugünkü temel sorunu bölgeyi ateşe atacak yeni bir macera değil; ağır siyasi ve ekonomik kriz, insan hakları ihlalleri, enflasyon ve işsizliktir. Kayyum atanan bölge belediyelerinde ve ülkenin büyük kentlerinde ortaya konan yolsuzluk ve israf düzenidir, KHK’larla sorgusuz sualsiz işinden atılan onbinlerce emekçinin içinde bulunduğu durumdur.

Türkiye’de AKP-MHP ittifakıyla oluşturulan yeni düzende toplum neredeyse nefes alamaz duruma getirilmiş, en temel anayasal haklar dahi kullanılamaz hale gelmiştir.  Bu çarpık düzende halkın oylarıyla seçilen milletvekilleri darp edilmekte, grev ve yürüyüşler engellenmekte,  belediye başkanları gece yarısı kararlarıyla görevlerinden alınmakta, belediye meclisleri sorgusuz sualsiz fesh edilerek meclis üyeleri belediyelere alınmamaktadır.  Siyasi partiler, STK’lar, basın ve sivil toplum ağır baskı altına alınmakta, ana muhalefet lideri cezaeviyle tehdit edilmektedir.  Bu durumun birincil sorumlusu olan siyasal iktidar bu ağır tabloyla yüzleşmek ve kendi tabanı dahil toplumdaki desteğin günden güne eridiğini görmek yerine savaş naralarıyla baskıcı ve otoriter yapısını tahkim ettirerek ülkeyi ve bölgeyi ateşe atacak adımlar atmaktan çekinmemektedir.

Bin yıllık komşumuz, ülkemizde de milyonlarca soydaşı olan Rojava’daki Kürt, Arap ve Süryani halklarının İŞİD tehdidi sonrası kendi topraklarını korumaya yönelik oluşturdukları yönetim modelleri kamuoyunda yaratılan algının tersine bugüne kadar Türkiye’ye yönelik herhangi bir tehdit oluşturmamıştır.  Bölge barışını tehdit eden bu bakış açısı Türkiye’deki halklara kazandırmayacağı gibi bölge halklarının bir arada, kardeşçe yaşamasına yönelik inançlarının da kırılmasına yol açacaktır. Emekçi halklarımızın bu düşmanlıktan hiçbir çıkarı olmayacağı gibi, savaşla ekmeği daha da küçülecek, içeride ve dışarıda daha fazla baskıya uğrayacak, demokratik hak ve özgürlükleri daha da budanacaktır.

Ülkemizde ve bölgemizde eşit, adil, demokratik ve barışçıl bir yaşam kurmanın yegâne yolu ülke içinde ve dışında savaşa dayalı politikalardan vazgeçerek, Kürt sorunu başta olmak üzere mevcut sorunları barış ve müzakere yoluyla çözmeye çabalamaktır.

Bizler Amed Emek ve Demokrasi Platformu olarak tüm milletvekillerini meclise getirilen savaş tezkeresine hayır demeye çağırıyor, kardeş halklar arasında ırkçılığa, mezhepçi söylemlere, kin ve nefret tohumlarının ekilmesine karşı duran, birlikte barış içerisinde yaşamaya inanan herkesi bu savaşa karşı çıkmaya, ülkede ve bölgede barışı savunmak için ses çıkarmaya davet ediyoruz.  

AMED EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU