II. GÜNEŞ ENERJİSİ SİSTEMLERİ SEMPOZYUMU VE SERGİSİ

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Tarih ve Saat: 24 Haziran 2005 Cuma - 14:00 - 25 Haziran 2005 Cumartesi - 14:00
Yer: MERSİN

SONUÇ BİLDİRGESİ

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, enerji alanına yönelik kaynaklarımızın kamu çıkarları doğrultusunda kullanımını savunmaktadır. Bu amaçla düzenlenen Sempozyumda sunulan görüş ve değerlendirmeler ışığında aşağıdaki Sonuç Bildirgesi kamuoyunun ilgisine sunulmaktadır.
Enerji sanayinin, üretimin, gelişmenin ve insan yaşamının en temel girdilerinden biridir. Gerek dünyada gerekse ülkemizde nüfus artışına, sanayi ve teknolojideki gelişmelere paralel olarak enerji tüketimi hızla artış göstermektedir.
Enerji aynı zamanda jeopolitik ve stratejik bir konuma da sahiptir. Küresel güçler 20. yüzyılda olduğu gibi 21. yüzyılda da enerji koridorlarını kendi kontrolleri altına almak için uluslararası hukuka aykırı yalan ve bahanelerle savaş ve işgal yollarına başvurmaktadırlar.
Öte yandan dünya çapında geleneksel enerji kaynakları olan fosil yakıtların rezervleri azalmaktadır. Fosil kökenli yakıt rezervlerinin azalması ile artan çevre kirliliği ve doğanın tahrip edilmesi nedeniyle yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim bir zorunluluk haline gelmiştir.
Ülkemizde son 20 yıldır ulusal çıkarlarımıza dayalı planlama anlayışından vazgeçilerek, enerji sektörü serbest piyasa işleyişine bırakılmış, yapılan düzenlemeler sonucunda ülkemizde daha pahalı enerji kullanımına yol açılmıştır. Yerli ve yabancı sermaye için yeni bir ticari alan olarak düzenlenen enerji sektörü, bu yaklaşım sonucunda bugün usulsüzlük ve yolsuzluklarla çalkalanmaktadır.
Ülkemizde düşük maliyetli enerji temin sorunu bulunmaktadır. Bir çok ülke enerjiyi ucuza üretmenin yolunu ararken ülkemizde pahalı üretim modelleri tartışılmaktadır. Pahalı enerji ise sanayi maliyetlerini artırmakta, rekabet şansı düşük olan yerli üretimi daha da güçsüz kılmaktadır.
Halen kullanılmakta olan petrol, ithal kömür, doğalgaz gibi dışa bağımlı enerji kaynaklarının orta ve uzun vadede artan enerji gereksinimimizi yüksek maliyetlere rağmen karşılamadığı ve karşılayamayacağı açıktır. Buna karşılık nükleer enerji gibi çok büyük maliyetler ödenerek alınacak dışa bağımlı teknolojiye dayalı kısa vadeli çözümler çevre sorunları yaratmasının yanı sıra, ekonomik kaynaklarımızın israf edilmesi anlamına gelmektedir.
Oysa ki ülkemizde çok zengin yenilenebilir enerji kaynakları bulunmaktadır. Türkiye‘nin birincil enerji kaynakları tüketiminin ancak % 35‘i yerli kaynaklardan karşılanmaktadır. Hidroelektrik enerji kaynaklarının yalnızca % 35‘i değerlendirilmekte; Jeotermal kaynak zenginliği açısındanpotansiyeli dünya ortalamasının üzerinde olan ülkemizde toplam potansiyelin ancak % 2.97‘si kullanılmakta. Aynı şekilde rüzgar enerjisi potansiyeli de yüksek olan ülkemiz ekonomik potansiyelinin ancak % 15‘i değerlendirilmektedir
Türkiye‘nin yenilenebilir enerji kaynakları potansiyeli yaklaşık 200 MTEP (Milyon Ton Eşdeğer Petrol) olarak tahmin edilmekte; Güneş enerjisi ise 80.0 MTEP Teknik Potansiyel ile en yüksek oranda bulunmakta ancak bu zengin kaynak değerlendirilmemektedir.
Yüzdelerle ifade etmek gerekirse, Türkiye‘deki Hidrolik kaynağın % 65‘i (% 8‘lik bir oran ise inşa halindedir); Rüzgar potansiyelinin %85‘i; Jeotermal potansiyelinin %95‘i; sınırsız enerji kaynağı olan ve Doğu Karadeniz hariç her bölgemizin sahip olduğu Güneş enerjisi kullanılmamaktadır.
Oysa ki Güneş enerjisi dünyada olduğu gibi ülkemizde de yenilenebilir enerji kaynakları içinde en temel kaynaklarından biridir.
Bu belirlemelerden hareketle aşağıdaki önerilerin ülke ve toplum yararları doğrultusunda hayata geçirilmesi gerektiğini, bütün birikimimizle gerekli katkıları sunacağımızı kamuoyuna duyururuz.
1. Ülkemizin dışa bağımlılığını azaltacak bir "Ulusal Enerji Programı", ilgili tüm tarafların katılımıyla ivedilikle oluşturulmalı; bu programda enerji üretiminde yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmelidir.
2. Türkiye‘nin enerji planlamasında güneş, Rüzgar, Biyogaz, Jeotermal ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelik belirlenecek kısa, orta ve uzun dönemli makro hedeflerin yaşama geçirilmesine ilişkin yasal düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır.
3. Bu düzenlemelerde üniversitelerin, TMMOB ve bağlı meslek odalarının, sanayinin, sektör derneklerinin görüş ve önerileri mutlaka alınmalı; uygulama, denetim, izleme süreçlerinde konunun tüm tarafları etkin kılınmalı ve merkezi bir eşgüdüm sağlanmalıdır.
4. Enerjinin kamusal, toplumsal bir hizmet ve toplumun refahının yükseltilmesinin temel girdilerinden biri olduğu bilinciyle sektördeki tüm özelleştirmeler durdurulmalı, verilen tüm imtiyazlar geri alınmalıdır.
5. Stratejik öneme sahip, kamu hizmeti niteliği taşıyan enerji sektöründe ulusal çıkarlarımızın gözetildiği kamusal denetim ilkeleri doğrultusunda makro planlama, eşgüdüm ve denetlemeye dayalı bir yeniden yapılanmaya gidilmelidir.
6. Enerji politikalarının oluşturulmasında çevre faktörü göz ardı edilmemelidir.
7. Petrol ve doğalgazda dışa bağımlılığı azaltacak her türlü önlem alınmalı. Bu kaynaklar başka alternatiflerin bulunmadığı durumlarda kullanılmalıdır. Dışardan temin edilen petrol ve doğalgaz dışındaki kaynaklar çeşitlendirilmelidir.
8. Kömür, hidroelektrik gibi ulusal kaynakların kullanılmasına önem verilmeli, yeni ve yenilenebilir enerji alanında ulusal teknolojilerimizi oluşturmaya yönelik AR-GE çalışmaları eşgüdüm içinde planlanmalı, Oda-üniversite-sanayi işbirliği ve araştırma kuruluşları bu yönde desteklenmelidir.
9. Kentsel planlama ve mimaride tüm yapılarda enerji tasarrufu sağlayacak ve güneş enerjisinden daha fazla yararlanacak şekilde, güneş-mimari-teknoloji ilişkisinin planlama ve tasarım aşamasında dikkate alınması sağlanmalıdır. Konutlarda tüketilen enerjinin % 80‘inin ısınmaya harcandığı gözetilerek Güneş Mimarisi önemsenerek uygulanmalı; öncelikle Büyükşehirlerden başlanarak, yeni yapılan binalarda yönlendirme ve yalıtıma önem verilmeli, ek maliyet getirmeden %30‘lara varan ısı kazancı sağlayan mimari özellikler kullanılmalıdır. Binalarda Güneş enerjisi kaynaklı mekanik, tesisat projeleri hazırlanıp onaylatılmadan yapı kullanma izni verilmemeli, imar mevzuatında bu yönde değişiklikler yapılmalıdır.
10. Enerji verimliliğini sağlayıcı politika ve zorunlu ölçütler ivedilikle uygulamaya sokulmalıdır.
11. Güneş enerjisinden daha fazla yararlanma ve yaygın kullanımı konusunda sürekliliği olan üretimi teşvik politikaları oluşturulmalı ve hayata geçirilmelidir.
12. Güneş, Jeotermal ve Rüzgar kaynaklarından enerji elde etmek için gerekli üretim ve ekipmanların büyük bir çoğunluğunun ülkemizde üretiminin ülkemizde bulunduğu gözetilerek bu kapasite mutlaka geliştirilmelidir.
13. Güneş enerjisi sıcak su sistemleri ve ısıtma sistemine destek olarak Güneş enerjisi potansiyelinin yüksek olduğu, Güneydoğu Anadolu, Akdeniz ve Ege Bölgelerinde öncelikli olarak yeni yapılmakta olan binalarda kullanılmasının zorunlu tutulmasına yönelik yasal düzenleme bir an önce yapılmalıdır. Bu bölgelerde Güneş enerjisinden sıcak su elde edilmesi projeleri yapı tesisat projelerinin eki olarak istenmelidir.
14. Son zamanlarda gelişmiş ülkeler tarafından otomobilden uzay teknolojisine kadar çok geniş bir alanda kullanılmaya başlayan fotovoltaik (güneş pili) teknolojisinin Türkiye‘de uygulanabilirliğinin artırılması, bu sistemlerin geliştirilmesi ve üretiminin sağlanması için üniversitelerin, AR-GE kuruluşlarının, meslek odalarının, sanayi kuruluşlarının vb. kuruluşların yürüttüğü çalışmalara yeterli kaynak ayrılmalı ve bu konuda merkezi eşgüdüm sağlanmalıdır.
15. Gerek bireysel, gerekse toplu fotovoltaik (PV) enerji üretimi ve kullanımını özendirip yaygınlaştırmak için, kullanıcıların maliyetini düşürecek teşvik sistemleri oluşturulmalıdır. Kullanıcılara verilecek teşvikler, yalnızca kısa dönemli mevcut enerji kullanım ve alt yapı maliyetlerini değil, uzun dönemde bu alandaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin getireceği lisans ve kullanım haklarının ulusal ve kamusal yararlar doğrultusunda ekonomiye sağlayacağı doğrudan ve dolaylı katkıları da dikkate alınarak düzenlenmelidir.
16. Sıcak iklim bölgelerimizde soğutma ve iklimlendirme amaçlı sistemlerde Güneş enerjisi kullanımı teşvik edilerek yaygınlaştırılmalı ve ilgili yönetmelikler düzenlenmelidir.
17. Mühendis, tekniker ve teknisyenler için Güneş enerjisi sistemlerinin proje, imalat ve uygulama aşamalarını içeren eğitim çalışmaları düzenlenmeli ve belgelendirilmelidir.
18. Yerli, yeni ve yenilenebilir enerjiye yönelimi geliştirmek ve enerji tasarrufuna yönelik toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla kitle iletişim araçlarından yayınlar yapılmalı, yayın faaliyetleri geliştirilmeli, ilk ve orta öğretimde özendirici bilgiler ders kitaplarına konulmalı, okullarda ve üniversitelerde öğrencilerin bu alanda bilinçlendirilmesini sağlayacak proje yarışmaları düzenlenmeli, konferans, söyleşi, panel vb. etkinlikler artırılmalıdır.
19. Ülkemizin Güneş enerjisi potansiyelinin yüksek olduğu bölgelerde güneş enerjisinin farklı kullanım alanlarını halka göstermek ve tanıtmak amacıyla, ilgili bütün kurum ve kuruluşların katlarıyla tüm enerjisini güneşten alan örnek güneş enerjili bilim evleri yapılarak bu konuda kamuoyunun ilgisi çekilmelidir.

TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI