KAYNAK TEKNOLOJİSİ X. ULUSAL KONGRE VE SERGİSİ ANKARA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 778 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 839 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 845 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Ankara Şubesi

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) adına Ankara Şube yürütücülüğünde düzenlenen,  Kaynak Teknolojisi X. Ulusal Kongre ve Sergisi, 17-18 Kasım 2017 tarihlerinde Yenimahalle Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Ülkemizin içinde bulunduğu endüstriyel yapılanma süreci ve gelişim alanları göz önüne alınarak kongrenin teması bu yıl üç başlıkta toplandı.  “Tahribatsız Muayene, Kaynak Teknolojileri Uygulamalarında Personel Eğitimi, Kaynak Teknolojisinin Toplumsal Kullanımına Yönelik Uygulamaları, Kalite ve Bakımları” olarak belirlenen ana temalar ışığında kongrede, yeni teknolojik gelişmelerin uygulamaya geçirilmesi, endüstrinin talepleri, yaşanan sorunlar ve olası çözüm önerilerinin ortaya konulduğu verimli tartışmalar gerçekleştirildi.

Sektör temsilcilerini, akademisyenleri, öğrencileri bir araya getiren Kaynak Teknolojisi X. Ulusal Kongre ve Sergisinde bu yıl,  7 ayrı oturumda 27 bildiri sunuldu. Ayrıca çok sayıda sektör temsilcisi firmanın katılımıyla iki gün boyunca süren bir sergi de gerçekleştirildi.

Kongrenin açılış konuşmaları MMO Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı Varlık Özerciyes, MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar ve TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından yapıldı. Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da kongreye katılarak, kongreyi selamlayan bir konuşma yaptı ve ardından serginin açılışında bulundu.

MMO Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı Varlık Özerciyes, açılışta şöyle konuştu:

Sayın Birlik Başkanım, Oda Başkanım

Değerli Öğretim Üyeleri,

Değerli Konuklar,

Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım,

Değerli Basın Mensupları,

Sizleri Makina Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Şubemiz yürütücülüğünde gerçekleştirdiğimiz, sektördeki teknolojik gelişmelerin yanı sıra sorunların ve çözüm önerilerinin paylaşılacağı Kaynak Teknolojisi X. Ulusal Kongre ve Sergisine siz değerli mühendislerin, bilim insanlarının, delegelerin, katılımcıların, kurum ve kuruluşların desteği bizler için çok önemlidir. Sizleri tekrar selamlıyor, kurultayımıza hoş geldiniz diyorum.

Odamız; meslek ve uzmanlık alanlarımızla ilgili gelişmeleri tartışmaya açmak, görüş ve önerilerimizi yetkililere iletmek, kamuoyunu bilgilendirmek, meslek ve meslektaşlarımızı ilgilendiren tüm konularda meslektaşlarımızın bilgi seviyelerini arttırmak amacıyla çok sayıda etkinlik düzenlemektedir. 1997 yılında ilkini düzenlediğimiz Kaynak Teknolojisi Kongresi de, ülkemiz ve sanayimiz açısından çok önemli yere sahip olan bu etkinliklerimizden biridir. Öncelikle, kurultaylarımızı var eden, çalışmalarını büyük bir özveri ve kararlılıkla sürdüren Düzenleme ve Yürütme Kurulu üyelerimize, Kongre sekreteryamıza teşekkür etmek istiyorum.

Değerli konuklar,

Odamız, ülkemiz sanayisinin gereksinim duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi, bilim ve teknolojide yaşanan gelişmeleri takip ederek bilgilerin güncellenmesi amacıyla birçok alanda eğitimler düzenlemekte, belgelendirme yapmaktadır. Kaynak Teknolojisi Kongresi aracılığıyla ise, bilgiyi üreten ve bu bilgiye ihtiyaç duyan, kullanan ve geliştirilmesine yardımcı olan tarafların aynı platformda buluşması hedeflenmiştir.

Tasarım, imalat, bakım, montaj gibi alanlarda çalışan birçok firma tarafından yaygın olarak kullanılan kaynak teknolojisi, sanayileşmeye paralel olarak gelişim göstermektedir. Üretim teknolojisindeki ilerlemelerin yanı sıra kontrol yöntemleri, kalite güvence sistemleri, eğitim ve belgelendirme konularında da yenilikler gerçekleşmektedir.

Bunlara ilaveten Uluslararası rekabet koşulları da, kaynak alanında nitelikli personel istihdamını ve gelişmiş kaynak mühendisliği uygulamalarını zorunlu kılmaktadır. Bu anlamıyla, kaynak tekniği alanında çalışan mühendis ve ara teknik personelin eğitimi ve belgelendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Ülkemizin geleceği, bilim, teknoloji, Ar-Ge, inovasyon, mühendislik ve yerli üretim konularında yeterli teşvik ve uygulamaların oluşturulmasıyla doğru orantılıdır. “Teknolojiyi yalnızca kullanan değil, üreten bir toplum olma” hedefini gerçekleştirmek ve küresel rekabet içerisinde başarı elde edebilmek için kaynak teknolojisi uygulamalarında Ar-Ge, inovasyon, standardizasyon anlayışının yerleştirilmesi bir zorunluluktur.

Değerli Katılımcılar,

Kurulduğu yıldan bu yana Odamız içinde kaynak teknolojisi konusunda önemli birikimler oluşmuştur. Konuyla ilgili, üniversite ve sanayi kuruluşlarında görev yapan uzmanlarla yakın ilişkilerde bulunulmuş; 1988-89 yıllarında iki kez MMO ve TÜV Stuttgart işbirliği ile Almanya'da 480 saatlik "Kaynak Uzman Mühendisliği" eğitimi gerçekleştirilmiştir. ODTÜ’de kurulan “Kaynak Teknolojisi ve Tahribatsız Muayene Merkezi” ile ortak birçok çalışma yürütülmüştür. 1994 yılında Odamız bünyesinde bir Kaynak Komisyonu oluşturulmuş ve bu komisyon; kaynak konusunda çalışan, konuya ilgi duyan herkesi tek çatı altında toplayacak bir kongreyi, kurulduğu andan itibaren gündemine almıştır. Tüm bu birikimlerin sonucunda, 1997 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz dokuz kongremizde, bu zamana kadar toplam 243 bildiri sunulmuş ve 4 bin civarında katılımcıya ulaşılmıştır.

Yine, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz kongrelerimizde; Kaynak Teknolojisi Alanındaki Yenilikler, Yeni Uygulamalar, Malzemelerin Kaynak Edilmesi ile ilgili Gelişmeler, Kaynaklı Yapıların Tasarımı, Kaynak Personelinin Eğitimi, Belgelendirilmesi ve Yeniden Belgelendirme ile ilgili Yürütülen Çalışmalar, Kaynaklı Parçaların Tahribatlı/Tahribatsız Muayenesi, Kaynak Teknoloji ve Tahribatsız Muayene Alanında İş Güvenliği ve İş Sağlığı, Tehlike Değerlendirmesi, İmalat Alanına Özel Kalite Güvence Uygulamaları/Yaklaşımları, Kaynak Mühendisliği gibi birçok konuda verimli tartışmalar yürütülmüş, sonuç bildirileri sektörle ilgili kurum ve kuruluşlar başta olmak üzere tüm kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

İki gün boyunca sürecek bu yıl ki kongremizin ana teması ise, ülkemizin endüstriyel yapılanma süreci ve gelişim alanları göz önüne alınarak üç başlık altında toplanmıştır. "Tahribatsız Muayene, Kaynak Teknolojileri Uygulamalarında Personel Eğitimi, Kaynak Teknolojisinin Toplumsal Kullanımına Yönelik Uygulamaları, Kalite ve Bakımları" olarak belirlenen ana temalar ışığında yeni teknolojik gelişmelerin uygulamaya geçirilmesi, endüstrinin talepleri, yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin ortaya konulduğu bir tartışma ortamı oluşturulması hedeflenmektedir.

Sözünü ettiğim bu amaçlar doğrultusunda; konunun uzmanları ve akademisyenler tarafından hazırlanan 27 bildiri, kongre kapsamında düzenlenen 7 oturumda katılımcılara sunulacaktır.

Ayrıca Kongremizin bu yıl ki sergisine sektörün önde gelen 11 firması katılım sağlamış bulunmaktadır.

Kongremize sunulacak bildiriler ve yürütülecek tartışmalar, Kongre Kurullarımız tarafından özenle değerlendirilip sonuç bildirisine dönüştürülerek, sektörle ilgili kurum ve kuruluşlar başta olmak üzere tüm kamuoyu ile paylaşılacaktır.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası adına Ankara Şube yürütücülüğünde gerçekleştirilen Kaynak Teknolojisi X. Ulusal Kongre ve Sergisinin düzenlenmesinde emeği geçen Düzenleme, Danışmanlar, Yürütme Kurulu üyelerine, bildiri sunacak konuşmacılara, Çankaya ve Yenimahalle Belediyesi başta olmak üzere destek veren kişi, kurum ve kuruluşlara, Oda ve Şube Yönetim Kurulu üyelerine, Kurultay Sekreterimiz Arif Selamoğlu ve Şube Müdürümüz Cenk Lişesivdin nezdinde tüm Şube çalışanı arkadaşlarıma ve siz değerli katılımcılara teşekkür ediyor, sizlerin katkılarıyla verimli bir kongre geçireceğimize olan inancımı bir kez daha paylaşmak istiyorum.

“Bilim aklın şiiridir; şiir de yüreğin bilimidir”

Der, Maksim Gorki

En çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, bilimin ve sanatın yol gösterici ışığıyla hepinizi tekrar selamlıyorum. Hoş geldiniz.

 

MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar açılışta şöyle konuştu: 

Sayın Birlik Başkanım,

Değerli Konuklar,

Değerli Katılımcılar,

Sevgili Basın Mensupları,

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Yirmi yıldır düzenlediğimiz, şimdi onuncusunda buluştuğumuz Kaynak Teknolojisi Ulusal Kongre ve Sergisi’ne hoş geldiniz.

18 Şubesi, 98 il–ilçe temsilciliği, 108 bin mühendis üyesi, 7 mesleki denetim bürosu, 121 farklı noktada eğitim yapan meslek içi eğitim merkezleri, 9 uygulamalı eğitim merkezi, mesleki denetim, teknik ölçüm, bilirkişilik hizmetleri ve akredite onaylanmış kuruluşları bulunan Odamız, tüm üyelerimizi ve sanayiyi kapsayacak çalışmalar yapmayı en önemli görevleri arasında saymaktadır. 

İki yılda bir, her çalışma döneminde, ülkemizin dört bir yanında düzenlediğimiz kongre, kurultay, sempozyum etkinlikleri de çalışmalarımızda önemli bir yer tutmaktadır.

Bu kapsamda Odamız; bu çalışma döneminde uzmanlık alanlarımızla ilgili, işçi sağlığı ve iş güvenliğinden uçak, havacılık, uzay, tesisat, endüstri işletme, bakım ve kaynak mühendisliklerine, kısaca sanayinin bütünü ve uzmanlık alanlarımızdaki mühendislik disiplinlerine yönelik bir dizi kongre, kurultay, sempozyum düzenlemektedir.

Bu etkinlikler, meslek alanlarımızın düzenlenmesi, mühendislik uygulamalarının geliştirilmesi, nihai planda ülkemizin sanayileşmesi, kalkınması ve demokratikleşmesini amaçlamaktadır.

Kaynak teknolojisi alanında kurumsal kimliğe kavuşmuş en kapsamlı platform olan Kaynak Kongrelerimiz de, 1997 yılından beri bu çerçevede bir işleve sahiptir.

Kongremizin bugünlere ulaşmasında dünden bugüne emeği, katkısı bulunan herkese içten teşekkürlerimizi sunuyorum.

Değerli Katılımcılar,

Bildiğiniz üzere, “Tahribatsız Muayene”, “Kaynak Teknolojileri Uygulamalarında Personel Eğitimi” ile “Kaynak Teknolojisinin Toplumsal Kullanımına Yönelik Uygulamaları, Kalite ve Bakımları” Kongremizin ana temalarıdır.

Bu noktada öncelikle, tahribatsız muayenenin önemli bir denetim mekanizması olduğunu belirtmek istiyorum. Bu mekanizma, imalattan işletme sürecine kadar birçok aşamada devreye girmekte ve güvenli bir sürecin oluşmasını sağlamaktadır.

Böylesi önemli bir mekanizmanın ülkemizde gelişmesi ve muayene kalitesinin de uygun seviyelere getirilmesi gerekmektedir. Bu konu ile ilgili muayene kuruluşlarının kaliteli hizmet vermesi önem kazanmaktadır. Hizmet veren firmanın tecrübesi konu ile ilgili en önemli husustur. “Tahribatsız Muayene Personeli”nin kaliteli eğitim görmesi ve yaptığı çalışmanın önemini bilmesi, sektörün gelişimi için çok önemlidir. Muayeneyi yapacak personelin eğitimli ve belgeli olması şarttır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği için olmazsa olmaz bir gerekliliktir.

Denetimin, güvenli yaşam için bir gereksinim olduğu, hem muayeneyi yapan firmalar hem de kontrolü yapan personel tarafından hiçbir zaman unutulmamalıdır. Önemsenmesi ve sürekli geliştirilmesi gereken bir konu ve sektördür.

Son yıllarda üretim teknolojileri ve malzeme alanındaki gelişmeler paralelinde kaynak yöntemleri, tahribatsız muayene yöntemleri ve kalite güvence gereklilikleri de daha önemli hale gelmiştir. Bu yöntemlerin doğru kullanımının sağlanması için bu alanda çalışacak personelin eğitimi ve belgelendirmesi önemli bir gerekliliktir. Günümüz dünyasının ekonomik faaliyetlerinde uluslararası rekabetin artması, söz konusu eğitim ve belgelendirmenin uluslararası tanınırlıkta olmasını gerektirmektedir. Kongrelerimizde yıllardır vurgulanan kaynakçı eğitimleri ve belgelendirmesine yönelik yaşanan sıkıntı ve mevzuat eksikliğinin giderilmesi için bir takım girişimlerde bulunulsa da konu hala çözüme kavuşturulamamıştır.

Ülkemizde kaynak teknolojisi alanında kişi ve kuruluşların belgelendirilmesinde yaşanan boşluk sonucu, belgelendirme işlemleri, birçok yabancı ülkenin standartlarına göre ve bu ülkelere ait kuruluşlar ya da temsilcilerince yapılagelmiştir. Bu alanda Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından ulusal standartlar hazırlanmış, bu standartlara göre teknik personelin belgelendirilmesi ve belgelendirme yapacak kuruluşların yetkilendirilmelerine yönelik çalışmalar başlatılmış ise de yaşanan sorunlar tam anlamıyla çözülememiştir.

Değerli Katılımcılar,

Bu konuda düzenlenen kongrelerin yanı sıra ciddi çalışmalarda bulunan Odamız, özellikle eğitim ve belgelendirme konusunda ciddi bir alt yapıya sahiptir.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak Tahribatsız Muayene Kuruluşumuz ve Tahribatsız Muayene Personel Belgelendirme kuruluşumuz ile sektöre destek veriyor ve sektörün gelişmesi için önemli adımlar atmaya çalışıyoruz.

MİEM tarafından verilen belgelerin ulusal ve uluslararası tanınırlığı ve hizmetin niteliğinin yükseltilmesi için Oda merkezinde TÜRKAK tarafından akredite Personel Belgelendirme Kuruluşu ve A Tipi Muayene Kuruluşu olarak “Basınçlı Kaplar ve Kaldırma İletme Makinalarının Periyodik Kontrolleri ile Teknik Ölçüm ve Analiz Hizmetleri” verilmektedir. Kaynak sektöründeki ara teknik personelin belgelendirilmesine yönelik çalışmalar da Odamızca yapılmaktadır.

Bu kapsamda uygulamalı eğitim merkezlerimizde, Bilgisayar Destekli Analiz, Tahribatsız Muayene, Yorulma Test ve Analizleri, Kaynakçı eğitimleri verilmektedir. Eğitim sonrasında yapılan sınavlarla çelik kaynakçısı, alüminyum kaynakçısı, doğalgaz polietilen kaynakçısı, doğalgaz çelik boru kaynakçısı, plastik kaynakçısı, kaynak operatörü, otomotiv sac kaynakçısı, direnç kaynak ayarcısı sertifikasyonu yapılmaktadır.

Yine, EPDK’nın “Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliği”ne eklenen doğalgaz alanında çalışan kaynakçıların akredite kuruluşlarca belgelendirilmiş olması zorunluluğu göz önünde bulundurulmuş, kaynakçılara yönelik belgelendirme faaliyetinin akreditasyon kapsamımıza eklenmiştir.

 

Odamız bu konudaki olanaklarını ve birikimini kaynak teknolojisi alanında hizmet sunan tüm kurum ve kuruluşlarla paylaşmaya hazırdır. İlgili tüm kurum ve kuruluşların bu çabaya destek vermesi ve işbirliğine açık olmaları gerektiğine inanıyoruz.

Değerli Katılımcılar,

Kamu yönetimini, ülke imarını, yapı, kent, ulaşım, eğitim, sağlık, tarım, enerji, maden, su, çevre ve koruma alanları ile TMMOB mevzuatını yeniden düzenlemeye yönelik adımlar ne yazık ki iki kurultayımız arasında yoğunlaştı. Ülkemiz bugün kimsenin iyimser olamadığı bir sürece doğru sürüklenmektedir. Bu sürecin çalışma alanlarımıza, genelde sanayi ve ekonomiye de yansımalarını görüyoruz.

Örneğin, TMMOB ve bağlı Odalarının iç işleyişlerinden, üyelerimizin toplumsal yaşamın hemen her alanında yürüttükleri mesleki faaliyetlerine dek müdahale edilmesi söz konusudur. TMMOB ve bağlı Odalarının kamu adına kamusal-mesleki-toplumsal sorumluluk ve etik ilkeler çerçevesinde yürüttüğü faaliyetler ve sunduğu katkıların bertaraf edilmeye çalışılmasının, iktidarın rant ve yandaş ekonomisinin önündeki engelleri de büyük oranda ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu hatırlatmak isterim.

Diğer yandan, küresel kapitalist ekonomide esen yeni rüzgarların Türkiye lehine olmadığı da görülmektedir. Bugüne dek sıcak paraya bağımlı sürdürülen ekonomide sıcak para denilen kısa dönemli finans sermayesi hareketleri artık kapitalizmin merkezlerine yönelmekte ve bu durum iktidar ekonomisinin kimyasını bozmaktadır. Bugüne dek iktidarın en gözde reklamı gibi kullanılan ekonominin tüm yaldızlarının dökülme süreci yaşanmaktadır.

Ülkemizde bugün, sanayinin adeta rafa kaldırıldığını, sanayileşme iddialarının da geçmişte kaldığına tanık oluyoruz. Öyle ki, sanayileşmenin merkezinde yer alan imalat sanayi, ülkemizde hem niceliksel hem de niteliksel olarak gerilemeye terk edilmiştir. 2000’lerin başında yüzde 46’larda olan büyüme hızı bugün yüzde 10’lara düşmüştür. Yine aynı dönem aralığında toplam milli gelir içindeki payı yüzde 22’lerden bugün yüzde 16’lı seviyelere düşmüş, toplam sabit sermaye yatırımları 245 milyar liradan 165 milyar liraya düşmüştür.

İmalat sanayiinde yatırım yoğunluğu incelendiğinde ise 1970’lerde yüzde 47,6, 1990 ve 2000’lerin başında yüzde 20’ler, bugüne gelindiğinde ise yüzde 13’lük bir seviye göze çarpmaktadır.

On yıllardır serbestleştirme uygulamalarıyla sanayide sübvansiyonların büyük ölçüde kaldırıldığı, KİT yatırımlarının durdurulduğu, büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının özelleştirildiği, sabit sermaye yatırımlarında gerileme yaşandığı, tüm sektörlerde korumacılığın asgariye indirildiği ve sanayimizin eşitsiz koşullarda küresel rekabete açıldığı birer gerçektir.

Bu olgu ve süreçlerin koşullamasıyla, sanayi genelinde öz kaynaklardan çok ithal kaynaklar girdi olarak kullanılmaktadır. Küresel güçlerin dayattığı işbölümü ile fason üretim ve taşeronlaşma egemen olmuştur. Bugün kaynak tahsisinin iç ve dış piyasalar yoluyla sağlandığı bir model ve hatta bunun olanaklarının giderek sınırlandığı bir durum söz konusudur.

Sanayimizdeki hâkim yapının % 98 ile küçük ve orta boy işletme-KOBİ ölçeğinde olduğu gözetildiğinde firmaların ayakta kalabilme mücadelesi sanayideki tahribatla birlikte güçleşmekte, yeni bir strateji ile olumlu bir yapılanma dahi giderek olanaksız hale gelmektedir.

Diğer yandan gerek Odamız gerekse başka kuruluşlarca yapılan araştırmalarda mühendislik sanayilerinde gerileme olduğu, giderek artan ölçüde net ithalatçı konuma girildiği ve nitelikli personel yetersizliği tespit edilmektedir. Bu durum mühendis yoğun sanayiler için kabullenilecek bir tablo sunmamaktadır.

Bu duruma karşı mühendisliğin korunması ve geliştirilmesi, sanayinin güçlendirilmesi ve geleceğinin oluşturulması anlamına da gelecektir. Kaynak mühendisliği ve uygulamalarının geliştirilmesini de bu kapsamda değerlendiriyor ve önemsiyoruz.

Değerli Katılımcılar,

Ülkemizin içinde bulunduğu durumdan çıkması için yatırımlar artırılmalı, serbestleştirme ve özelleştirmeler durdurulmalı, ithalat politikaları gözden geçirilmeli, yerli yatırımcı özendirilmeli ve korunmalı, katma değeri yüksek ileri teknoloji isteyen alanlarda yapılacak yatırımlar desteklenmeli, kamusal üretim-hizmet, denetim ve planlama, ekonomide yeniden saygın bir konuma sahip olmalıdır. Bu kapsamda sanayinin fason yapısı değiştirilmeli; yeniden yerli girdi oranını artıran, kredi mekanizmasını KOBİ’lere yönelik olarak yaygınlaştıran, istihdamı ön plana çıkaran, bölgelere göre kapsamlı kalkınma planlı geliştiren bir strateji yürürlüğe konulmalıdır.

Eksenine insanlarının mutluluk ve refahını, sosyal devlet anlayışını oturtan, öz kaynak ve birikimlerimize, bilim ve teknoloji politikalarına dayalı bir sanayileşme ve kalkınma planı yaklaşımı benimsenmeli ve uygulamaya konulmalıdır.

Son olarak, kongre ve serginin gerçekleşmesine katkıda bulunan kurum ve kuruluşlara, oturumlarda bildiri sunacak ve seminer verecek değerli konuşmacılara, delege ve izleyiciler ile etkinliğin gerçekleşmesini sağlayan düzenleme, danışma, yürütme kurullarına, Ankara Şube Başkanı, Yönetim Kurulu, Şube çalışanları ve kongre sekreterine, şahsım ve Oda Yönetim Kurulu adına içtenlikle teşekkür ediyor; kongremizin başarılı, verimli geçmesini diliyorum.

 

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz açılışta şöyle konuştu: 

Değerli Meslektaşlarım, Değerli Hocalarım, Sevgili Öğrenciler

Makine Mühendisleri Odamız tarafından bu yıl Onuncusu düzenlenen Kaynak Teknolojileri Ulusal Kongre ve Sergisi’ne hoş geldiniz. TMMOB Yönetim Kurulu adına hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Kongrenin yapılmasında emekleri bulunan Düzenleme ve Yürütme Kurulumuza, Makina Mühendisleri Odamızın Ankara Şubesi yöneticilerine, Oda çalışanlarımıza ve elbette görüşlerini bizimle paylaşacak bilim insanlarına teşekkür ediyorum.

Değerli Konuklar,

Kaynak teknolojileri alanındaki yeni gelişmeleri ve yaklaşımları tanıma ve bu alanda üretilen bilgiyi paylaşma amacıyla 20 yıl önce düzenlemeye başladığımız Kaynak Teknoloji Kongresi, 20 yıl içerisinde yarattığı bilgi birikimi ile sektörün en önemli bilimsel ve teknik faaliyetlerinden birisi haline geldi.

Teknolojik gelişmelerin giderek hızlanması ve sanayinin yeni ihtiyaçları bu gibi bilimsel kongre ve sergilerin önemini daha da artırıyor. Konunun farklı alanlardaki uzmanlarını ve uygulayıcılarını bir araya getirerek bilgi ve tekniğin yaygınlaşarak toplumsallaşmasını sağlayan odalarımızı bu çabalarını kutluyorum.

Ülkemizde bulunan 500 bini aşkın mühendis, mimar ve şehir plancısının meslek örgütü olan Birliğimiz, meslektaşlarımızın mesleki, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlardaki gelişimlerini sağlamayı amaç edindiği kadar, mesleki birikimlerini toplum yararına kullanmalarını sağlamayı da amaç edinmektedir. Bu amaçla meslek alanlarımızla ilgili tüm konularla yakından ilgilenerek, bu konular hakkında halkın çıkarları doğrultusunda görüş oluşturmaya çabalıyoruz.

Halkın çıkarını esas alan bu anlayışımız çoğu zaman rant çevrelerinin ve siyasi iktidarların hoşuna gitmiyor.

Rant için, para için, yandaşlarına imtiyaz sağlamak için şehirlerimizi, doğamızı, tarihimizi yani insanlığın ortak geleceğini yok sayan bu anlayışla uyuşmamız mümkün değil.

Kamusal kaynaklarla kurulmuş büyük sanayi kuruluşlarını özelleştirenlerle, ortak zenginliklerimizi satanlarla uyuşmamız mümkün değil.

Derelerimizi, kıyılarımızı, meralarımızı yapılaşmaya açıp tabiatı yağmalayanlarla uyuşmamız mümkün değil.

Şehirleri biçimsiz gökdelenlerle, kaçak yapılarla dolduranlarla, parklarımızı bahçelerimizi AVM yapanlarla uyuşmamız mümkün değil.

Tarihi yapılarımızı, ortak kültürel mirasımızı ortadan kaldıranlarla uyuşmamız mümkün değil.

TMMOB olarak bizler yıllardır açtığımız davalarla, yaptığımız kongre ve sempozyumlarla, hazırladığımız raporlarla bu yağma düzenini durdurabilmek kamusal değerlerimizi ve ortak geleceğimizi savunmak için büyük mücadeleler verdik. İktidar sahipleri aksini istiyor diye doğruları savunmaktan vazgeçecek değiliz.

Ne yazık ki bu ülkede doğruları ve halkın çıkarlarını savunmanın da bir bedeli oluyor. Bu yağma düzenine karşı mücadelenin en önemli mevzilerinden biri olan TMMOB’ye de bu bedeli ödetmek istiyorlar.

Kuruluş yasamızı değiştirerek, mesleki denetim yetkilerimiz kısıtlanarak, denetim adı altında vesayet uygulanmak isteyerek, yandaş basın tarafından hedef gösterilerek, hakkımızda mesnetsiz suçlamalarla davalar açılarak, üyelerimizin hakları gasp edilerek, oda yönetim kurullarımız görevden alınmak istenerek bizleri susturmak, yıldırmak istiyorlar.

Bugüne kadar örgütlü yapımıza karşı gerçekleştirilen tüm bu saldırıları üyelerimizle birlikte verdiğimiz mücadele ve demokratik kamuoyunun desteğiyle geri püskürttük. İktidarın tüm bu saldırılarına rağmen bizler doğrudan ve halktan yana tavır almaktan asla geri adım atmadık, bundan sonra da atmayacağız.

Değerli Konuklar,

Konuşmamın başlangıcında da dile getirdiğim gibi teknoloji geçmiş dönemlerle kıyaslanamayacak bir hızla gelişip yaygınlaşıyor. Her geçen gün ortaya çıkan yeni teknolojik atılımlar sadece mevcut sektörlerde teknoloji kullanımının yoğunluğunu artırmıyor, geleneksel üretim tekniklerinin egemen oluğu alanları da teknolojiyle buluşturuyor. İletişimden haberleşmeye, ulaşımdan lojistiğe, sanayiden enerjiye kadar pek çok alan, yeni teknolojik gelişmelerle sürekli olarak yeniden yapılandırılıyor. Pek çok sektörde farklı kullanımları olan Kaynak teknolojileri de bu hızlı değişimin en önemli parçalarından birisini oluşturuyor.

Sizler de biliyorsunuz ki, yaşanan her teknolojik gelişme, o teknolojiye sahip olup kullananlarla kullanmayanlar arasındaki üretim ve gelişme hızını daha da artırmaktadır. Gönül isterdi ki, Ar-Ge faaliyetlerinin, inovasyonun ve teknoloji yoğun üretimin desteklenmesi ülkemizin ekonomik önceliği olsaydı. Ne yazık ki, siyasi iktidar teknolojiye değil, arsalara yatırım yapıyor. Dolayısıyla bizim gibi teknolojik bağımlılığı olan ülkelerde, uluslararası alandaki yeni gelişmeleri takip etmek son derece önem kazanıyor.

Bununla beraber teknoloji iki aşamalı bir süreçtir. Teknolojiyi geliştirmek kadar, geliştirilen teknolojiyi kullanmak da o sürecin parçasıdır. Bunun da üretim, denetim, kontrol yöntemleri, kalite güvence sistemleri, eğitim, denetim, akreditasyon ve belgelendirme gibi pek çok aşaması bulunmaktadır. 20 yıldır gerçekleştirdiğimiz kongrelerde özellikle kaynak teknolojilerinin kullanımındaki standartların geliştirilmesi yolunda önemli adımlar attık. Bu kongrelerde ortaya çıkan bilimsel ve teknik veriler ışığında üretim, kontrol, kalite standartlarını oluşturduk ve eğitim, belgelendirme, denetim gibi alanlarda da gerekli mevzuatlarımızı hazırladık.

Ulusal düzeyde yeterli teknik altyapı ve hukuki düzenlemenin olmadığı bir alanda benim de üyesi olmaktan gurur duyduğum Makine Mühendisleri Odamızın bu eksikliği doldurmaya yönelik cesur girişimlerini çok değerli buluyorum.

Değerli Konuklar,

Ülke olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Bir buçuk yıla varan Olağanüstü Hal rejimi sosyal ve siyasal yaşamı boyunduruk altına almışken, ülke ekonomisi de büyük bir krize doğru sürükleniyor. Yıllarca uygulanan rant temelli politikalar nedeniyle üretimi, yatırımı, sanayileşmeyi, bilimi, teknolojiyi, mühendisi, insanı dışlayan bir ekonomik yapı doğdu. Bugün yaşadığımız yüksek enflasyon, kronik işsizlik, zamlar ve yüksek döviz kurları yanlış ekonomik tercihlerin ürünüdür.

Sorunlarımızın çözümü için ülkemiz stratejik ön görüyle tüm alanlarda ve tüm sektörlerde kendi ulusal politikalarımız hayata geçirilmelidir. Bilim ve teknolojide yetkinleşmeli ve bunu ülke ölçeğinde toplumsal ekonomik faydaya dönüştürmeli ve bu amaçla ulusal bir strateji belirlemelidir.

Son 30 yıldır özelleştirme, serbestleştirme, kuralsızlaştırma uygulamalarıyla harap edilen ekonomik ve sosyal yapı, kamusal bir anlayışla yeniden ayağa kaldırılmalıdır. Doğaya ve insan yaşamına saygı gösteren bir anlayışla sanayileşme, kalkınma ve üretim benimsenmelidir. Topraklarımız, yer altı ve yer üstü kaynaklarımız, mühendislerimiz ve emekçilerimiz çok uluslu şirketlerin kasaları için değil, ülkemizin ve toplumumuzun gelişmesi için seferber edilmelidir.

Bizler TMMOB olarak 70’li yıllardan beri sahip olduğumuz bilimsel ve teknik aklı, sömürgenlerin değil halkın çıkarları için kullanmanın mücadelesini verdik. Bu mücadelenin takipçisi olacağız. Bizi bugün burada bir araya getiren de, bilimsel ve teknik alandaki birikimlerimizi paylaşmak ve toplumsallaştırabilmektedir.

Bu anlayışla kongremizin hepimiz adına verimli geçmesini diliyorum. TMMOB Yönetim Kurulu adına hepinizi saygı ve dostlukla selamlıyorum.

 

Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi YAŞAR, özetle şöyle konuştu:

Türkiye’nin üretmeden kalkınabilmesi, refah içinde yaşayabilmesi mümkün değildir. Bu anlayışı eğitime ve iş hayatına geçirmediğimiz müddetçe, Türkiye’nin sıcak parayla kalkınması, borcu borçla ödemesi mümkün değildir. Hem bağımsızlığımızı ipotek altına alırız hem de gelecek kuşaklara yaşanamaz bir Türkiye bırakırız. Bunu düzeltmenin yolu da milli kararlardan geçiyor. Demokrasi, uzlaşıdır. Demokrasinin uzlaşı kültürü içerisinde, Türkiye’nin yararlarını göz önüne alarak üretimi daha çok nasıl yapabiliriz, istihdamı daha çok nasıl geliştirebiliriz ve var olan katma değeri nasıl hakça bölüşebiliriz duygusu içerisinde hareket etmek zorundayız.

 

Kongrenin sonuç bildirisi önümüzdeki günlerde kamuoyuna sunulacak.