TMMOB Makina Mühendisleri Odası Ankara Şube 26. Olağan Genel Kurulu, Şölen Havasında Gerçekleştirildi

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 778 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 839 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 845 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Ankara Şubesi

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Ankara Şube 26. Olağan Genel Kurulu, İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Teoman Öztürk Toplantı Salonu'nda Şölen Havasında Gerçekleştirildi.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) Ankara Şube 26. Olağan Genel Kurulu’nun açılış konuşmaları, MMO Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı Varlık Özerciyes, MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar ve TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından yapıldı.

15 bin 702 üyeli MMO Ankara Şube Genel Kuruluna katılan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz,

“Sayın Konuklar,

Makina Mühendisleri Odası Ankara Şubesinin Değerli Yönetici ve Üyeleri,

Sevgili Arkadaşlar,

Hepinizi TMMOB Yönetim Kurulu adına hepinizi sevgi, saygı ve dostlukla selamlıyorum. TMMOB Yönetim Kurulu başkanlığı görevimden çok daha önce, Makine Mühendisleri Odası Ankara Şubesi üyesiyim. O yüzden bu kürsüde protokol misafiri olarak değil, evimin, ailemin bir parçası olarak bulunuyorum.

İki yıllık bir çalışma dönemini daha geride bıraktık. Bu iki yıl boyunca şube faaliyetlerinin başarılı ve uyumlu biçimde yürütülmesini sağlayan yönetim kurulumuza, denetleme kurulumuza, temsilcilik kurullarımıza, komisyon üyelerimize, teknik görevlilerimize ve şube personelimize yürekten teşekkür ediyorum.

Hepiniz biliyorsunuz TMMOB örgütlülüğü açısından genel kurullar süreci basit anlamıyla yönetim organlarının belirlendiği birer seçim süreci değildir. Bizler için genel kurullar süreci, iki yıllık çalışma döneminin demokratik ve katılımcı şekilde tartışıldığı, çalışma programımızın ve mesleki-politik yönelimlerimizin belirlendiği, örgütsel yapımızın yenilendiği dönemlerdir. Bugün şube genel kurulumuzun da tarihsel birikimimize ve demokratik değerlerimize yakışır biçimde tamamlanacağına inanıyorum.

Sevgili Arkadaşlar,

Geride bıraktığımız iki yıllık çalışma dönemi boyunca, Türkiye tarihinin en çalkantılı siyasal ve toplumsal anlarına tanıklık ettik. Toplumu bütünüyle kuşatan şiddet ortamı, muhaliflere yönelik baskılar, darbe girişimi, olağanüstü hal rejimi, kanun hükmünde kararnameler, belediyelere atanan kayyumlar, antidemokratik Anayasa değişikliği ve ekonomik krizin birbirini izlediği büyük bir kaosun içinden geçiyoruz.

Yaşadığımız bu kaosun sorumlusu, ülkeyi tek adam rejimiyle yönetmek isteyen AKP iktidarıdır. Anayasayı çiğneyerek, kanunları yok sayarak, parlamentoyu askıya alarak, yargı organlarını kendine bağlayarak, medyayı teslim alarak, gündelik yaşamı kriminalize ederek, toplumu saflaştırarak, ülkenin tüm zenginlikleri kendi ihtiyaçları için kullanarak yarattıkları bu ortam ülkenin huzurunu ve geleceğini tehdit etmektedir.

TMMOB olarak geçtiğimiz iki yıllık çalışma dönemimiz, tek adam rejimine karşı mücadele etmek ve AKP’nin yıkım politikalarına karşı ülkemizi, mesleğimizi ve meslektaşlarımızı savunmakla geçti. Hukuki, mesleki ve toplumsal alanda bütünlüklü olarak yürüttüğümüz bu mücadele, siyasal iktidarın topyekûn saldırısı karşısında hem kendi örgütlülüğümüze hem de emek ve demokrasi güçlerine büyük bir umut kaynağı oldu.

İçinden geçtiğimiz bu zor dönemde TMMOB örgütlülüğü olarak demokrasiye, özgürlüklere, bağımsızlığa, laikliğe ve toplumculuğa olan bağlılığımızdan asla taviz vermedik. 15 Temmuz Darbe Girişimi’ne nasıl karşı çıktıysak, AKP’nin darbe bahanesiyle yürürlüğe koyduğu sivil darbesine de aynı kararlılıkla karşı çıktık.

Güçler ayrılığına ortadan kaldırarak tek adam rejimini fiilen uygulamaya geçiren OHAL Rejimine karşı emek ve demokrasi güçleriyle birlikte ortak basın açıklamaları, eylemler ve kampanyalar gerçekleştirdik.

Kanun Hükmünde Kararnamelerle haksız ve hukuksuz biçimde işlerinden atılan mühendis, mimar ve şehir plancılarının işlerine geri dönmeleri için girişimlerde bulunduk.

Hukuk devleti anlayışını yok eden, halk iradesini yok sayan KHK’ların iptal edilmesi için mücadele ettik.

Sevgili Arkadaşlar,

Geçtiğimiz dönemde TMMOB örgütlülüğü açısından en önemli sınavlardan birisi, 16 Nisan Anayasa Referandumu olmuştur. OHAL Rejimi boyunca fiilen uygulamaya konan tek adam rejimini hukuki zeminini sağlamaya yönelik Anayasa Değişikliği Referandumu sırasında TMMOB Örgütlülüğünün yürüttüğü çalışma, bundan sonraki mücadelelerimize örnek oluşturacak bir kitlesellik ve coşkuya ulaşmıştır.

Devletin tüm imkanları kullanılarak, medyanın tüm güçleri seferber edilerek yürütülen “Evet” kampanyası karşısında tüm örgütlülüğümüzle birlikte kararlı, disiplinli ve coşkulu biçimde yürüttüğümüz Hayır kampanyası, tüm toplumsal kesimler tarafından büyük takdirle karşılandı.

Eşitsiz propaganda sürecine ve şaibeli referandum sonuçlarına rağmen, “Hayır kampanyası” sırasında ulaştığımız geniş toplum kesimleri, bu ülkede tek adam rejimine karşı demokrasiden, özgürlüklerden, laiklikten ve barıştan yana çok güçlü bir toplumsal direnç olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Referandum süresiyle sınırlı olmaksızın toplumsal ve mesleki alanda yürüttüğümüz tüm çalışmalarda, neoliberal saldırganlığa, kentlerin yağmalanmasına, ormanların tahrip edilmesine, kıyılarımızın satılmasına, çevrenin katledilmesine, hukukun çiğnenmesine, laikliğin ortadan kaldırılmasına, eğitimin muhafazakârlaştırılmasına karşı önemli bir toplumsal dinamik olduğunu gördük. Ve bizler TMMOB Örgütlülüğü olarak, açtığımız davalarla, yürüttüğümüz kampanyalarla, hazırladığımız bilimsel raporlarla, kamuoyuna yönelik yaptığımız açıklamalarla bu toplumsal muhalefet hareketlerinin en ön saflarındaki yerimizi aldık.

Sevgili Arkadaşlar,

Bu kararlı ve mücadeleci tutumumuz nedeniyle son iki yıl boyunca iktidarın çok yönlü saldırılarıyla karşı karşıya kaldık.

Geçtiğimiz dönemde örgütlülüğümüze yönelik saldırıların belki de en ciddisi, 2014 yılından bu yana devam eden ve “Denetleme” adı altında kurumsal özerkliğimizi ortadan kaldırmaya yönelik girişimdir. TMMOB’ye anayasa ve yasalarla tanına kamusal görev ve yetkileri sınırlandırmak amacıyla yürütülen bu girişim geçtiğimiz aylarda yeni bir boyut kazanmıştır. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Birliğimize bağlı Kimya Mühendisleri Odası’na karşı açtığı davada mahkeme, Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu üyelerinin görevden alınmasına karar vermiştir.

Hukukun tümüyle ayaklar altına alındığı, yüksek mahkeme başkanlarının Saray salonlarında el pençe divan durduğu bu dönemde mahkemenin verdiği bu karar bizleri şaşırtmamıştır. Hukukla ilgili değil, tamamıyla AKP’nin siyasal çıkarlarıyla ilgili bu karara karşı daima Kimya Mühendisleri Odası yönetim Kurulumuzun yanında olduk ve Odamızın seçim süreçlerini olağan haliyle tamamlaması kararlılığımızı koruduk. Birliğimize ve odalarımıza yönelik sistematik biçimde yürütülen tüm bu saldırılara karşı mücadelemizi tüm meşru zeminlerde yürütmeye devam ediyoruz.

Birliğimizin çalışmalarını ve yetkilerini sınırlandırmaya yönelik adımların bir diğer boyutu da yönetmelik değişiklikleriyle odalarımızın kamu adına yürüttüğü mesleki denetim faaliyetlerini sınırlandırma çabalarıdır. Odalarımızın faaliyet alanlarını sınırlandırmak için işgüzarlıkla yapılan değişiklikler, hizmet alanlarındaki denetimi, güvenliği ve kaliteyi ortadan kaldırarak telafisi mümkün olmayan kamusal zararlara yol açmaktadır.

Örgütlülüğümüze yönelik saldırılar odalarımızla ve mesleğimizle sınırlı kalmamış, meslektaşlarımızın haklarına da yönelmiştir. Bunun en somut örneği, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Birliğimiz arasında 2012 yılında yapılan asgari ücret belirleme protokolünün tek taraflı olarak feshedilmesidir. İşsizliğin, enflasyonun ve hayat pahalılığının bu denli arttığı bir dönemde, meslektaşlarımızı düşük ücretlerle kayıt dışı biçimlerde çalışmaya, geleceklerinde ise düşük emeklilik ücretlerine mahkûm etmeye zorlayan bu karar, AKP’nin emek düşmanı yüzünün en önemli göstergelerinden biridir.

Örgütlülüğümüze ve meslektaşlarımıza yönelik tüm bu saldırılara, yandaş basının ve Cumhurbaşkanının tüm hedef göstermelerine rağmen bizler hiç boyun eğmeden, hiçbir üyemizin boynunu eğdirmeden mücadele etmeye devam ettik, bundan sonra devam edeceğiz.

Sevgili Arkadaşlar

Geçtiğimiz iki yıl boyunca üyelerimize mesleki, ekonomik ve sosyal alanlarda sahip çıkma mücadelesi verdiğimiz gibi, mesleki gelişmelerin toplumsal çıkarlar için kullanılması doğrultusunda da büyük gayret gösterdik.

Bu dönem boyunca, Odalarımızın ve İl Koordinasyon Kurullarımızın düzenlediği yüzlerce etkinliğin yanı sıra TMMOB bünyesinde gerçekleştirdiğimiz merkezi olarak Bilirkişilik Çalıştayı, Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi, Kadın Sempozyumu, Kadın Kurultayı, Sanayi Kongresi, Enerji Sempozyumu ve Eğitim Sempozyumu etkinliklerimiz gerçekleştirildi. Bu etkinlikler yoluyla TMMOB’nin değerleri ve birikimi toplumun tüm kesimleriyle paylaşılırken, meslek alanlarımızdaki teknik gelişmeler üyelerimize aktarıldı.

Yine bu dönem boyunca açtığımız davalar ve yürüttüğümüz hukuki mücadele ile şehirlerimizin, kıyılarımızın, madenlerimizin, tarihi eserlerimizin, kültürel mirasımızın yağmalanmasına karşı önemli davalar kazandık. Üyelerimizin haklarını koruma ve teknik yönetmeliklerin mesleki ilkelere uygunluğu noktasında önemli kazanımlar elde ettik. Halen birliğimizin taraf olduğu 200’ün üzerinde dava hukuk birimimiz tarafından takip edilmektedir.

Sevgili Arkadaşlar

TMMOB’nin eşitlikten, özgürlükten, demokrasiden, barıştan, laiklikten ve barıştan yana toplumcu mücadele çizgisini yarınlara taşıyabilmek için, kişisel ihtiraslarını ve dar grup çıkarlarını TMMOB’nin ihtiyaçlarının önüne koymadan mücadele edecek tüm ilerici, çağdaş, yurtsever mühendis, mimar ve şehir plancılarının ortak aklına, dayanışmasına ve birlikteliğine ihtiyacımız var. Genel kurullar sürecinde TMMOB örgütlülüğünün ve üyelerinin bu sorumlulukla hareket edeceğine inancım tamdır.

Bu inanç ve kararlılıkla, Türkiye’nin içinden geçtiği bu karanlık dönemde, ülkemize, mesleğimize ve değerlerimize sahip çıkmak konusunda en ufak bir tereddüt yaşamadan mücadele eden tüm arkadaşlarımızı dostlukla kucaklıyorum.

Şube Genel Kurulumuzun eşit, özgür, demokratik bir Türkiye mücadelemize, üreten, sanayileşen ve hakça bölüşen bir ülke özlemimize katkı vermesi dileğiyle hepimize kolaylıklar diliyorum.” diye konuştu.

 

Gelecek kuşaklara yaşanabilecek bir dünya bırakma mücadelemizde ısrarcı olacağız

MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar,

“Sayın Divan,

Sayın Birlik Başkanım,

Sayın Ankara Şube Üyelerimiz,

Sevgili Basın Mensupları,

Oda Yönetim Kurulu ve şahsım adına hepinizi saygıyla, dostlukla selamlıyorum.

Genel kurulumuz vesilesiyle aramızda bulunmayan ve yitirdiğimiz arkadaşlarımızı saygıyla, özlemle anarak başlamak istiyorum. 

Bugün, Ankara Şubemizle birlikte, bir Şubemiz hariç olmak üzere bütün Şubelerimizde genel kurullarımız yapılmaktadır. Genel kurullarımızın ve Ankara şube genel kurulumuzun demokrasi şöleni atmosferinde, Odamızın ve mesleğimizin saygınlığına yakışır bir biçimde yapılmasını diliyorum.

Geçmişten bu yana, yaşam güçlükleri içinde, evinden, ailesinden, işinden, aşından zaman ayırarak Odamıza ve TMMOB’ye yönelik baskı ve mevzuat düzenlemelerine karşı mücadele eden, örgütümüzü ayakta tutan ve geliştiren üyelerimizdir. Bu vesileyle bütün üyelerimize ve bütün mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Özel olarak da Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı Varlık Özerciyes nezdinde Şube Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarıma, il/ilçe yürütme kurullarımıza, işyeri temsilcilerimize, komisyon üyelerimize, danışma kurulu üyelerimize, çalışmalara katkı sunan tüm örgütlü üyelerimize, Odamızın geleceği olan öğrenci üyelerimize ve çalışanlarımıza, başarılı çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum.

Görevlerinden ayrılan arkadaşlarımıza yaşamlarında başarılar ve Şube-Oda çalışmalarına katkılarının devamını diliyorum.

Yine özel olarak, Odamızı TMMOB’de başarılı bir şekilde temsil eden Birlik Yönetim Kurulu Başkanımız Emin Koramaz’ı, son derece güç bir dönemde, TMMOB’nin boyun eğmez tutumundaki özel katkıları nedeniyle Yönetim Kurulumuz adına kutluyor ve teşekkür ediyorum.

Değerli Meslektaşlarım,

Bildiğimiz üzere siyasi iktidar, bu çalışma dönemimizde, tüm toplum ve kurumlar üzerinde olduğu gibi Odalarımız üzerinde de otoriter vesayet kurma çabalarını yoğunlaştırmıştır.

24 Ocak 1980 ekonomik kararları, 12 Eylül faşizmi, Özal-Çiller-Yılmaz dönemlerinin liberal dönüşüm sürecini pik noktalara taşıyan bu iktidar döneminde; üretim, tasarruf-yatırım, istihdam, ihracat ve ithalatın yapısı ile teknoloji düzeyi hayli sorunlu hale gelmiştir.

Sanayisizleşme, fason-esnek-taşeron üretim ile esnek istihdam ve rant eksenli politikalar, dış talep bağımlılığı, cari açık, sermaye hareketlerinin serbest giriş-çıkışı ve aşırı borçlanma, Türkiye ekonomisini kırılgan bir noktaya getirmiştir.

Sevgili Meslektaşlarım,

Siyasi iktidar gücünü, toplumu kuralsızca şekillendirmek için kullanmaktadır. Mühendislik sanayileri, mühendislik hizmetleri ve mesleki denetim hizmetleri gerilemektedir.

Meslek alanlarımıza yönelik birçok saldırı ve mevzuat düzenlemesi yapılmaktadır.

Geçen yılın Mayıs ayı sonunda yine gündeme gelen TMMOB Yasası değişikliği hazırlıkları; Kimya Mühendisleri Odamızın Yönetim Kurulu’nun görevden alınmasına yönelik hukuk dışı yargı kararı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 11 Odamızın idari ve mali denetimi için başlattığı süreç, bu açıdan yeni ipuçları vermektedir.

Bu girişim ve düzenlemeler; TMMOB, bağlı Odaları, mesleki denetim uygulamaları, meslek alanlarımız ile kamu kaynak ve varlıklarının iktidarın hedefinde olduğunu; TMMOB’nin, Yasası ve mesleki toplumsal sorumlulukları gereğince birinci dereceden sorumlu olduğu kamusal mesleki sürecin dışına itilmeye çalışıldığını göstermektedir.

Dolayısıyla önümüzdeki görev, genel kurullarımız ve sonrasındaki dönemi, Odamızı geleceğe taşıyacak olan örgütlü üyelik ile Oda-TMMOB örgütlülüğünü güçlendirici, meslek alanlarımızı koruyup genişletecek, saldırılara karşı birlik içinde hazırlıklı olmamızı gerektirecek bir tarz ve içerikle örgütleme sorumluluğunu üstlenmektir.

Değerli Arkadaşlar,

Özel olarak örgütümüz, MMO örgütlülüğü; bütün olumsuz gelişmelere, iktidarın baskılarına, yapımızı dönüştürme çabalarına bu dönemde de kararlılıkla karşı çıkmış, Oda Çalışma Programı ve İlkeleri doğrultusunda direnmiştir.

Şimdi genel kurullarımızı böylesi zor koşullarda büyük bir emekle mesleğini icra ederek ülkemize katkı sağlayan tüm meslektaşlarımızla birlikte direnç ve özgüç ile gerçekleştiriyoruz. Bu özgücü oluşturan, sürekliliğini sağlayan, direnmesini bilen örgütümüz TMMOB çatısı altında, Anayasa referandumunda, Adalet Yürüyüşü ve tüm demokratik eylemliliklerde halkımızın direnci ile birleşmiştir.

Değerli Meslektaşlarım,

Ülkemiz ve Odamız açısından önümüzdeki sürecin oldukça zorlu geçeceği açıktır.

Yeni döneme ilişkin Yönetim Kurullarının görev ve sorumlulukları açısından büyük önem taşıyan, uyum yasaları ve bağlı mevzuat çalışmaları, genel ve yerel seçimler ile TMMOB Yasası değişikliği hazırlıkları başta olmak üzere birçok önemli konu bulunmaktadır.

Bu güç dönemin mücadelelerini göğüsleyecek, kurumsal yapıyı ve üyelerle ilişkilerimizi geliştirecek; Şube çalışmalarında kesinti yaratmayacak, Oda ve TMMOB kültürünü sahiplenerek geleceğe taşıyacak bir yaklaşıma sahip olmalıyız.

On yıllardır emek vererek büyütülen demokratik mevziimizi; Odamız ve TMMOB’nin geleneksel cumhuriyetçi, demokratik, laik, yurtsever, barışçı, eşitlikçi, özgürlükçü, kamu-toplum yararı eksenli çizgisini hassasiyetle koruyacak bir şekilde yola devam ettik.

Halk, kamu, ülke yararı ilkesini ana eksen olarak kabul eden; mesleki ve demokratik mücadeleyi, birini diğerinin önüne koymadan bütünlüklü bir şekilde yürüten çalışma anlayışımızın sürekliliğini sağladık.

Bizler her zaman barıştan, demokrasiden, eşitlikten, özgürlükten, bilimden, çevreden yana tutum aldık. Bu uğurdaki mücadelemizden vazgeçmedik.

Koşullar ne olursa olsun, bu temel değerlerden asla vazgeçmeyeceğiz!

Ülkemizde yaratılmak istenen karanlık atmosfere, OHAL uygulamalarına karşı inadına demokrasi, inadına yaşam demeye devam edeceğiz.

Gelecek kuşaklara yaşanabilecek bir dünya bırakma mücadelemizde ısrarcı olacağız.

Sevgili Dostlar,

Yarının umudu olan bizler; yaşamı filizlendirmenin, toprağımıza, suyumuza, ormanlarımıza, bilime, teknolojiye, yani ülkemize hayat vermenin onurunu ve kıvancını taşımanın mutluluğunu hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz.

Toplum yararı ve kamu güvenliği doğrultusunda hizmet üretmeye; bilimi ve tekniği kamusal-toplumsal hizmet niteliği doğrultusunda geliştirmeye devam etmeliyiz.

Bilimi ve tekniği kâr hırsına terk eden, demokratik yaşam gereklerini gerici karanlıkla alt etmeye çalışan anlayışa karşı umudun kurulacağı yer kendimizi örgütlemek olacaktır.

Dünya yangın yerine dönmüşken, ülke gündemi bu kadar yüklü iken; örgütümüze saldırıların ardı arkası kesilmemişken, mesleğimize meslektaşlarımıza, örgütümüze saldırılar devam ederken; bir arada güçlü bir şekilde durmak, ülke/toplum ve meslektaşlarımız için çözümler üretmeye yönelik çaba harcamak gerekirken; tam da bu zamanda keyfi, kariyerist, bireyci, benmerkezci davranışlara izin vermeden mücadeleye devam etmeliyiz.

Birliğimize, Odamıza, mesleğimize, meslektaşlarımıza yönelik saldırıların giderek yoğunlaştığı şu günlerde, birbirimize daha fazla omuzdaşlık etmeli, birbirimizin elini tutmaktan vazgeçmemeliyiz.

Bu bilinçle, sevgiyle, umutla, güneşli güzel günlere olan sonsuz inancımla hepinizi selamlıyor; daha güçlü bir Oda ve üreten, sanayileşen, hakça bölüşen bir Türkiye yürüyüşümüzde genel kurulumuza başarılar diliyor, Oda Yönetim Kurulu adına burada bulunan herkesi saygı, sevgi ve dostlukla kucaklıyorum” diye konuştu.  

Yürüttüğümüz çalışmalarda, tüm üyelerimizin emeği var

MMO Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı Varlık Özerciyes ise,

“Sayın Birlik Başkanım,

Sayın Oda Başkanım,

Odamızın ve Şubelerimizin Değerli Üyeleri,

Değerli Konuklar,

Sizleri Ankara Şube Yönetim Kurulu ve şahsım adına sevgi, saygı, dostlukla selamlıyor, hoş geldiniz diyorum.

Kamusal sorumluluğumuz gereği görev bildiğimiz mesleki denetim ve periyodik kontrolleri, mesleğimiz ve meslektaşlarımız için gerçekleştirdiğimiz eğitimleri, meslek alanlarımızı geliştirmek üzere yürüttüğümüz tüm hizmet alanlarımızdaki çalışmaları içeren iki yıllık dönemi geride bıraktık. Bu çalışmaların hepsinde siz değerli üyelerimizin emeği var. 1970’lerden beri savunduğumuz, bize Teoman Öztürkler’den miras kalan değerlerimizi korumayı görev bilerek 25. Dönemimizde de birlikte ürettik.

Değerli Meslektaşlarım,

Ülkemiz, 18 aydır OHAL uygulamalarıyla yönetiliyor. Parlamento işlevsiz, hukuk ayaklar altında. Aralarında meslektaşlarımızın da olduğu binlerce kamu emekçisi, haksız yere işinden atılmış durumda.   24 Aralık’ta yayınlanan 696 sayılı KHK, 2019’a giden yolun hızla döşenmeye devam ettiğinin açık göstergelerinden bir tanesi.

Karanlığın en koyu anında, sanatın yol göstericiliğine inananlardanım. İşte tam da bu noktada, Metin Altıok’un şu dizelerine kulak verelim:

“Kara bir suyu

Geçiyoruz şimdilerde

Basarak yosunlu taşlara.

Sen bugünden yarına

Birazcık umut sakla.”

Yarına taşıyacağımız o umudu en zor koşullarda bile yüreğimizde tam da bugünlerde dipdiri tutmamız gerekiyor.

Değerli Dostlar,

Odalarımıza yönelik gerçekleşen saldırıları, mesleğimize yönelik yürütülen karalama, itibarsızlaştırma kampanyalarını sizlere bir kez daha ifade etmeyeceğim. Burada olan herkes, tüm bu saldırıların doğrudan tanığıdır, yaşayanıdır. Bu zamana kadar büyük bir kararlılık ve özveriyle mücadele ederek bu saldırıları püskürten, mesleğine, meslektaşına, örgütüne sahip çıkan da yine bu salondakilerdir. İşte, iktidarı ve yandaşlarını rahatsız eden de tam olarak budur.

Değerli Dostlar,

Siyasi iktidarın 15 yıllık döneminde en büyük zararı çocuklar gördü. Dile getirmek bile yüreklerimizi dağlıyor ama biliyoruz ki sessiz kalmak o yaralara yenisini katıyor. Diyanetin son fetvası bir kez daha gösterdi ki, din üzerinden çocuklarımız istismar ediliyor.

Hep söyledik. Bugün bir kez daha söyleyelim. Çocuklarımıza aydınlık bir gelecek, yaşanılabilir bir dünya bırakma mücadelesi boynumuzun borcudur. Tarikat yurtlarına mecbur bırakılan çocuklar için, sokağa çıkması dahi sakınca görülen kadınlar için, fıtrat denip ölüme gönderilen işçiler için tüm yaşam alanlarımıza nüfuz eden kötülüğü elbet yenecek, eşitlik, özgürlük, laiklik temelinde bir hayatı aşkla mutlaka öreceğiz.

Değerli Meslektaşlarım,

Bu zamana kadar, meslek ve meslektaş sorunlarının ülke ve toplum sorunlarından ayrılmayacağı temel ilkesiyle hareket ettik. Etmeye devam edeceğiz. Ülkemizde yaşanan sorunlara, yaşamlarımızı temelden etkileyen dönüşümlere sessiz kalmamız mümkün değildi. Gezi’yi hatırlayın. 10 Ekim’i, Referandumda, Türkiye’nin her tarafında dalga dalga büyüttüğümüz HAYIR’ı hatırlayın.

Karanlığın içinden aydınlık bir gelecek inşa etmenin mücadelesini her koşulda, kararlılıkla sürdüren Birliğime, Odama, Ankara Şube’nin Komisyon ve de Çalışma Gruplarında görev alan arkadaşlarıma, iki yıllık bu dönem boyunca aklını, yüreğini, emeğini ortaya koyan Şubemiz Çalışanlarının her birisine, Şube Yönetim Kurulu’nda görev alarak çok zor bir dönemde elinden geleni yapmaya çalışan Kurul arkadaşlarıma ve de siz meslektaşlarıma tekrar tekrar çok teşekkür ediyorum.

Son olarak yarın seçilecek 26. Dönem Yönetim Kurulumuzu da şimdiden tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.

Sevgi ve dostlukla…” dedi.

MMO Ankara 26. Dönem Şube Genel Kurulu’nun ardından yarın yapılacak seçimlerde yeni yönetim kurulu belirlenecek.