Afet Affetmez

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Bursa Şubesi

TMMOB Bursa İKK tarafından yapılan “Afet Affetmez” Paneli Gerçekleştirildi

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu tarafından gerçekleştirilen,  Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Doc. Dr. Beyhan Bayhan ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Engin Er’in konuşmacı olduğu “Afet Affetmez” başlıklı panel, Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Remzi Erişler konferans salonunda yapıldı. Panele, Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Fırat Çukurçayır da katıldı.

Bursa Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Doç. Dr. Beyhan Bayhan, yaptığı sunumda, Bursa’yı bekleyen deprem tehlikesinden, Bursa’yı etkileyen tarihi depremler ve etkilediği yerlerden, Bursa’nın zemin probleminden bahsetti. Bursa’nın en az İstanbul kadar tehlike altında olduğunu ifade eden Bayhan, “TÜBİTAK Bilim ve Teknik dergisinde yayınlanan Marmara Bölgesinin Deprem Tehlikesi haritası, Bursa’nın ana aktif faylar civarında olduğuna, şiddetli depremlere daha sık maruz kalacağına ve şiddetli sarsıntıların dayanıklı modern binalarda bile hasar yaratabileceğine dikkat çekmektedir. Mevcut yapı stoğumuz, mühendislik hizmeti görmemiş, kaçak olarak inşa edilmiş iskânı olmayan binalardan oluşmaktadır. Bu gerçeklerden yola çıkarak, Bursa’da zayıf binaların güçlendirilmesi veya yıkılıp yeniden yapılması, mimarların, mühendislerin ve planlamacıların bu faaliyetlerde aktif olarak yer alması gerekmektedir. Kamuya hizmet veren ve acil durumlar sırasında kullanılacak binalara öncelik verilmesi; Bursa gibi tarihi, kültürel ve doğal zenginliğe sahip sanayi, ticaret ve turizm merkezinde afet acil önlem planlarının ivedilikle uygulamaya geçirilmesi elzemdir” dedi.

Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı, Jeoloji Yüksek Mühendisi Engin Er de yaptığı sunumda, Bursa’nın depremselliğinden, Bursa Batı Anadolu’da Deprem Açısından hangi bölgede yer aldığından, Bura’yı tehdit eden diri faylardan, tehdit ettiği ilçeler ve bu ilçelerin depreme ne kadar hazır olduklarından ve çözüm önerilerilerinden bahsetti. Bursa’nın 7 büyüklüğünün üzerindeki depreme hazır olması gerektiğini söyleyen Er, “Deprem yarın olacakmış gibi hareket etmeliyiz” dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay BiIimIeri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkan Yardımcısı, Afet Yönetim Araştırma ve Uygulama Merkezi Öğretim Üyesi ve Türk Kızılay Genel Başkan danışman Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ise yaptığı sunumda, afetlerden ve küresel iklim değişikliğinden bahsetti.

“Afetler ne kadar “doğal” ne kadar “doğal” değildir?, Afetler onları unuttuğumuzda mı ortaya çıkar?, Deprem bulutlardan, karıncalardan filan tahmin edilebilir mi?, Depreme hazırlıklı olmak için neleri öğrenmeli ve yapmalıyız?, Yürüyerek ya da otomobille sel suyuna girilir mi?, Sellerin neden olduğu tehlikeler nelerdir?, Sellerden korunmak için neler öğrenmeliyiz?, Sıcak ve soğuk hava dalgalarından korunma yöntemleri nelerdir?, Rüzgâr fırtınası ve hortumlarından korunma yöntemleri nelerdir?, Yıldırımlardan korunmada 30/30 kuralı nedir?, Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede biz ne yapmalıyız?” gibi sorulara cevap veren Prof. Dr. Kadıoğlu, “Güneşin altında depremden küresel iklim değişikliğine neredeyse söylenmedik şey kalmadı ama çoğu bilgi abartılarak kent efsanesinden öteye birer komplo teorisi haline getirildi. Artık çok sıcak ve nemli olan bunaltıcı havalarda deprem bekler, karıncadan bulutlara değişik işaretlere bakarak deprem tahmini yapar olduk. Alt geçitlerde biriken sel sularında yüzerken poz verenlerin sayısı da artıyor. Dışarıda hortum ya da saçlarımızın dikleştiğini görünce hemen çekim yapmaya kalkıyor, yıldırımdan korunmak için sadece bildiğimiz duaları okuyoruz ama fiilen yapmamız gereken başka hayati şeyler de var.” dedi.