Düzce Depreminin 21. Yılında İzmir Depreminin Gösterdikleri: Milyonlarca İnsanın Hayatı Tehlikede!

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Bursa Şubesi

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu 12 Kasım Düzce Depreminin 21. yıl dönümü nedeniyle basın açıklaması gerçekleştirdi. TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Ferudun Tetik tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Bilindiği gibi ağır bedeller ödediğimiz Marmara depreminin sıcaklığı henüz geçmeden, 12 Kasım 1999 tarihinde merkez üssü Düzce olan 7,2 büyüklüğünde bir deprem daha meydana gelmiş, etki alanındaki yerleşim bölgelerinde ağır hasara ve büyük oranda can ve mal kaybına yol açmıştı. Düzce depremi tam bir yıkım oldu. Düzce ve civar illerde resmi rakamlara göre 845 yurttaşımız hayatını kaybetti, 4948 yurttaşımız yaralandı. 3395 binanın acilen yıkılması gerektiği tespit edildi, 12939 bina, 2450 işyeri yıkıldı ya da ağır hasar aldı. Bölge ekonomisi derin yara aldı.

Marmara ve Düzce depremlerinin yol açtığı büyük acılar, tüm toplumsal hayatın deprem gerçeğine göre yeniden düzenlenmesi yönünde beklentileri artırmış, bir deprem ülkesi olan Türkiye`de ilgili mevzuattan şehirleşmeye, konutların güvenliğinden deprem eğitimine kadar geniş bir yelpazede köklü değişim yapılması doğrultusunda toplumsal bir mutabakat açığa çıkarmıştı. Ancak 17 Ağustos`tan ders alınmaması, sadece "yara sarma" yaklaşımı dışında kayda değer adım atılmaması, adeta 12 Kasım depreminin ağır sonuçlarını tetiklemiştir.

Son olarak 30 Ekim 2020`de yaşanan 6,9 büyüklüğündeki İzmir Depremi sonucunda 114 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, 1035 kişi yaralanmış, yüzlerce özel ve kamu binası orta ve ağır hasarlı duruma gelmiş, Seferihisar ilçesinde tsunami sebebiyle bir yurttaşımız hayatını kaybetmiş, onlarca teknenin battığı veya kaybolduğu su baskınları yaşanmıştır.

Açıktır ki sıklıkla tekrar ettiğimiz gibi ülkemiz hala depreme hazır değildir ve Düzce Depreminden bu yana onlarca yılını boşa geçirmiştir. Nasıl ki Marmara ve Düzce Depremlerinden bir süre sonra yaşanan acıların yakıcılığı hafifleyip soğuması ile konuşulan konular ve verilen sözler unutulduysa, İzmir Depreminden sonra da yine öyle olacağını düşündürmektedir.

2011 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren "Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı"nın hem yapısal hem de yönetsel olarak gereklerinin yerine getirilmediği, bugün itibariyle bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Halkın can ve mal güvenliği deprem tehlikesiyle karşı karşıyayken sorunlara ciddi yaklaşım sergilemek yerine popülist politikalar ve yara sarma stratejisine sığınan siyasi iktidar aynı tutumunda ısrar etmektedir. Depreme karşı kalıcı ve etkili çözümler beklenirken bir bakanın depremin ilk saatlerinde enkazın üzerine çıkarak kurtarma çalışmalarında boy göstermesi, kurtarılmayı bekleyen depremzedeyle telefonla görüşmesi, ekiplere müdahale etmesi bu sığ yaklaşımın açık örneğidir. Hasar tespit çalışmalarında İnşaat Mühendisleri Odasının yok sayılmaya çalışılması ve deneyimsiz yeni mezunların ve farklı uzmanlıklardaki mühendis ve mimarların sahaya çıkarılması akıl ve mantıktan da uzaklaşıldığını göstermektedir.

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu olarak sıklıkla vurguluyoruz; Mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması, imar, yapı denetim ve benzeri yasalarda köklü değişikliklere gidilmesi, güçlendirme çalışmalarının tamamlanması, kaçak yapılaşmanın önlenmesi, konutların ve kamu binalarının güvenli ve sağlıklı yapılmasının sağlanması zorunludur.

Aradan geçen 21 yılda toplumsal yaşamda deprem gerçeği gözetilerek gerekli düzenlemeler yapılmamıştır. Mühendislik biliminin gerekleri dikkate alınmamış, yapı stokunun oluşturulması, yapı tasarımı, yapı üretimi ve yapı denetimi gibi birçok açıdan, bilimsel ve bütünlüklü bir düzen kurulmamıştır.

Artık yapıların depremi bile beklemeden kendi kendisine yıkıldıklarına, orta büyüklükte bir depremde bile yapılarımızın önemli hasar gördüklerine tanık oluyoruz.

Mühendislik hizmeti almadan kaçak olarak yapılan yapılara af getirilerek bu yapıların deprem güvenliklerinin yapı sahiplerinin beyanlarına bırakılıyor.

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu olarak İzmir Depreminde kaybettiklerimizin acısını yaşadığımız bu günlerde, 21 yıl önce yaşadığımız Düzce Depremini bir kez daha hatırlatıyoruz. Depreme karşı alınması gereken önlemler konusunda yaptığımız uyarılar dikkate alınmadığı takdirde, daha büyük bir depremde, özellikle ekonomik ve demografik açıdan ciddi bir yük taşıyan Doğu Marmara bölgesinde yaşanacak bir depremde, çok ağır sonuçlarla karşılaşacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.

Düzce Depreminin 21. yılı nedeniyle depremlerde yaşamını yitiren tüm insanlarımızı saygıyla anıyor, yakınlarına bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyoruz.”