KAYNAK TEKNOLOJİSİ XI. ULUSAL KONGRE VE SERGİSİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.

Odamız tarafından düzenlenen 11. Kaynak Teknolojisi Ulusal Kongre ve Sergisi, 15-16 Kasım 2019 tarihlerinde Ankara Sanayi Odası Sürekli Eğitim Merkezi (ASO-SEM)’de gerçekleştirildi.

İki gün süren kongrenin açış konuşmaları Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Özkalender, Oda Başkanı Yunus Yener, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Ankara Sanayi Odası 1. Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Tütek ve Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Özdebir tarafından yapıldı.

Oda Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener açılışta şöyle konuştu: 
"Sayın Birlik Başkanım,
Sayın Çankaya Ünv Rektör Yardımcım
Sayın Ankara Sanayi Odası Başkanı,
Sayın İMO Genel Sekreteri,
1. OSB Yönetim Kurulu Üyeleri,
Sayın OSİAD Başkanı,
Değerli Meslektaşlar,
Değerli Öğrenciler,
Değerli Konuklar, Değerli Katılımcılar,

Sevgili Basın Mensupları,

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Yirmi iki yıldır düzenlediğimiz, şimdi on birincisinde buluştuğumuz Kaynak Teknolojisi Ulusal Kongre ve Sergisi’ne hoş geldiniz.
18 Şubesi, 97 il–ilçe temsilciliği, 100 bini aşan üyesi, 10 mesleki denetim bürosu, 121 farklı noktada eğitim yapan eğitim merkezleri, 10 uygulamalı eğitim merkezi, mesleki denetim, teknik ölçüm, bilirkişilik hizmetleri ve akredite onaylanmış kuruluşları bulunan Odamız, üyelerimiz ve sanayiyi kapsayacak çalışmalar yapmayı başlıca görevleri arasında saymaktadır. 
İki yılda bir ülkemizin dört bir yanında düzenlediğimiz kongre, kurultay, sempozyum etkinlikleri çalışmalarımızda önemli bir yer tutmaktadır.
Bu kapsamda Odamız; uzmanlık alanlarımızla ilgili, işçi sağlığı ve iş güvenliğinden uçak, havacılık, uzay, tesisat, endüstri işletme, bakım ve kaynak mühendisliklerine, kısaca sanayinin bütünü ve uzmanlık alanlarımızdaki mühendislik disiplinlerine yönelik bir dizi ulusal ölçekli kongre, kurultay, sempozyum etkinliği düzenlemektedir. 
Bu etkinlikler, meslek alanlarımızın kamusal ve etik bir çerçevede düzenlenmesini, mühendislik uygulamalarının geliştirilmesini, nihai planda da ülkemizin sanayileşmesi, kalkınması ve demokratikleşmesini amaçlamaktadır. 
Kaynak teknolojisi alanında kurumsal kimliğe kavuşmuş en kapsamlı platform olan Kaynak Kongrelerimiz de 1997 yılından beri bu çerçevede bir işleve sahiptir. 
Kongremizin bugünlere ulaşmasında dünden bugüne emeği, katkısı bulunan herkese içten teşekkürlerimizi sunuyorum. 
Bu kongre öncesinde, “XI. Kaynak Kongresine Giderken” etkinliği kapsamında 28 Eylül’de Bursa’da Kaynak Eğitim ve Muayene Merkezimiz (KEMM) tarafından, “NDT Günleri” etkinliğini düzenlediğimizi de bu arada belirtmek isterim.  
Değerli katılımcılar, konunun uzmanları, genç mühendisler ve geleceğin kaynak mühendisi olacak sevgili öğrenci arkadaşlarım, 
Bildiğiniz üzere Kaynak Mühendisliği çok önemli ve vazgeçilmez meslek alanlarından biridir. Bu kapsamda bugün çeşitli teknolojik ipuçlarını alacağınız, işyerlerindeki kaliteyi artıracak fikirlerle donanacağınız, görsel muayeneden, tahribatsız muayeneye kadar çeşitli konuları konuşacağınız bir kongreye geldiniz. 
Kaynakta çatlak gibi önemli konulardan, malzeme seçimine, kaynaklı birleştirmelerde risk yönetimi ve risklerden nasıl kaçınacağımızın tekniklerine kadar çok detay çalışmalar ilgimizi çekiyor ve bu kongreler, bu konulardaki tartışma ve bilgi paylaşımının rahatlıkla yapılabildiği demokratik platformlardır.
Bu kongrede amacımız mühendisleri, muayene uzmanları ile işletmelerinde yıllarca kaynak teknikleri uygulayanlar ve bu alanda eğitim veren insanları bir araya getirmektir.  
Sektörün öncülerinin bilgilerinin aşırı özelleşmesinin ve piyasalaşmasının önüne geçmeyi ve genç mühendislere, gelecek kuşaklara gereksindikleri bilgi ve teknolojileri olabildiğince hızlıca aktarmayı sağlamayı önemsiyoruz. 
“Kaynak Teknolojileri Uygulamalarında Personel Eğitimi” ile ilgili eksiklikleri yıllardır her kongremizde dile getirdik. Bu eğitimleri ülkemizde çeşitli kurumlar verir oldular ve bir nebze eksiklikler giderildi. Yine de bu alanda bir üst aşamada toplumsal fayda verecek uygulamalara gereksinim var. Hazırlıklarımız bu yönde devam etmektedir. 
Son yıllarda üretim teknolojileri ve malzeme alanındaki gelişmelere paralel olarak kaynak yöntemleri, tahribatsız muayene yöntemleri ve kalite güvence gereklilikleri daha önemli hale gelmiştir. Bu yöntemlerin doğru kullanımının sağlanması için bu alanda çalışacak personelin eğitimi ve belgelendirmesi önemli bir gerekliliktir. 
Bu noktada öncelikle, tahribatsız muayenenin önemli bir toplumsal denetim mekanizması olduğunu belirtmek istiyorum. Bu mekanizma, imalattan işletme sürecine kadar birçok aşamada devreye girmekte ve güvenli bir sürecin oluşmasını sağlamaktadır. 
TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak eğitim merkezimiz tarafından verilen belgelerin ulusal ve uluslararası tanınırlığı ve hizmetin niteliğinin yükseltilmesi için sektöre destek veriyor ve gelişmesi için önemli adımlar atmaya çalışıyoruz. 
Kaynak sektöründeki ara teknik personelin belgelendirilmesine yönelik çalışmalar da Odamızca yapılmaktadır. 
Tahribatsız muayenenin yaygınlaşması, iyi kalitede, ulaşılabilir ve vazgeçilmez olması için işbirliklerine devam ediyoruz. Bugün burada bulunan birçok kurumun temsilcilerine, ortak çalışmalara başladığımız için ayrıca teşekkür ediyorum. 

Odamız kaynak teknikleriyle ilgili mühendis ve ara teknik personel eğitimi ve belgelendirilmesine büyük önem vermektedir. Düzenlenen kongrelerin yanı sıra bu alanda ciddi çalışmalarda bulunan Odamız, özellikle eğitim ve belgelendirme konusunda önemli bir altyapıya sahiptir. Bu altyapı özellikle bu çalışma dönemimizde daha da güçlendirilmektedir. 
Bu kapsamda, farklı konulardaki uygulamalı eğitim merkezlerimize 4 Mayıs 2019 tarihinde Bursa’da açılışını yaptığımız Kaynak Eğitim ve Muayene Merkezi’ni (KEMM) ekledik. 
Kaynak Eğitim ve Muayene Merkezi’mizin akredite çalışmaları başlıca üç alanda; eğitim, denetim ve belgelendirme konuları üzerinedir. Nisan ayında yayımlanan KEMM Kataloğunda ayrıntılı bilgi bulunmaktadır. 
Kuşkusuz gelişen teknoloji, standartlar ve oluşan yeni gereksinimler doğrultusunda çalışmalarımız geliştirilmeye açıktır. 
Odamız bu konudaki olanaklarını ve birikimini kaynak teknolojisi alanında hizmet sunan tüm kurum ve kuruluşlarla paylaşmaya hazırdır. İlgili tüm kurum ve kuruluşların bu çabalara destek vermesi ve işbirliğine açık olmaları gerektiğine inanıyoruz. 

Kongreyi Ankara’nın bir sanayi bölgesinde yapıyoruz. Fakat sanayicilerimizin ve meslektaşlarımızın yakından bildiği üzere sanayide durum iç açıcı değildir. 
Ülkemizin bugün kimsenin iyimser olamadığı bir süreç içinde olduğunu sanırım hepimiz biliyoruz. Sanayi sektörleri sıkıntıyı bizzat yaşıyor. Büyük borçlar, yüksek döviz kurları, yüksek enflasyon, büyük sosyal yaralara yol açan işsizlik bir yanda, kayırmacı ekonomi politikaları diğer yanda; ülkemizi, sanayimizi, meslektaşlarımızı ve halkımızı zorlayan bir toplu durum söz konusudur.  
Sanayimizdeki hâkim yapının % 98 ile küçük ve orta boy işletme-KOBİ ölçeğinde olduğu gözetildiğinde, firmaların ayakta kalabilme mücadelesi sanayideki tahribatla birlikte güçleşmektedir.
Diğer yandan sanayi üretiminde gerileme olduğu, net ithalatçı konumda olduğumuz ve nitelikli personel yetersizliği görülebilmektedir. Bu durum mühendis istihdamının mutlaka olması gereken sanayiler için kabullenilecek bir tablo sunmamaktadır. 
Bu duruma karşı mühendisliğin korunması ve geliştirilmesi, sanayinin güçlendirilmesi ve geleceğinin oluşturulması anlamına da gelecektir. Kaynak mühendisliği ve uygulamalarının geliştirilmesini de bu kapsamda değerlendiriyor ve önemsiyoruz. 

Ülkemizin içinde bulunduğu durumdan çıkması için doğru yatırımlar yapılmalı, serbestleştirme ve özelleştirmeler durdurulmalı, ithalat politikaları gözden geçirilmeli, yerli yatırımcı özendirilmeli ve korunmalı, katma değeri yüksek ileri teknoloji isteyen alanlarda yapılacak yatırımlar desteklenmelidir. 
Kamusal üretim-hizmet, denetim ve planlama, yeniden saygın bir konuma sahip olmalıdır. Sanayinin fason yapısı değiştirilmeli; yerli girdi oranını artıran, kredi mekanizmalarını kayırmacılıktan arındırarak KOBİ’lere yönelik olarak yaygınlaştıran, istihdamı ön plana çıkaran, bölgesel eşitsizliklerin üzerine giden bir strateji yürürlüğe girmelidir. 
Eksenine refahı, sosyal devlet ve sosyal adalet anlayışını, hukukun üstünlüğünü oturtan, öz kaynak ve birikimlerimize, mühendislik disiplinlerine, bilim-teknoloji politikalarına ve tam istihdama dayalı bir sanayileşme ve kalkınma planı yaklaşımı benimsenmelidir. Bu adımları atmadan sanayileşen, kalkınan bir ülke örneği yoktur. 
Konuşmamı tamamlarken kongre ve serginin gerçekleşmesine katkıda bulunan kurum, kuruluş ve firmalara,  ASO Başkanına, ASO 1. Organize Sanayi Bölgesi Yönetimine,  panel ve oturumlarda bildiri sunacak değerli konuşmacılara, delege ve izleyiciler ile etkinliğin gerçekleşmesini sağlayan düzenleme, danışma, yürütme kurullarına, Ankara Şube Başkanı, Yönetim Kurulu, Şube çalışanları ve kongre sekreterlerine, Oda Yönetim Kurulu adına içtenlikle teşekkür ediyor; kongre ve sergimizin başarılı, verimli geçmesini diliyor, saygılar sunuyorum.” 

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz açılışta şöyle konuştu: 
“Makina Mühendisleri Odamız tarafından bu yıl on birincisi düzenlenen Kaynak Teknolojileri Ulusal Kongre ve Sergisi’ne hepiniz hoş geldiniz. TMMOB Yönetim Kurulu adına sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum. 
Kongrenin düzenlenmesinde emekleri bulunan Danışma, Düzenleme, Yürütme Kurullarımıza, Makina Mühendisleri Odamızın Ankara Şube ve Oda merkez yöneticilerine, kongre sekreterleri ve Oda çalışanlarımız ile görüşlerini bizlerle paylaşacak uzmanlar ve bilim insanlarına teşekkür ediyorum. 

Kaynak teknolojileri alanındaki yeni gelişme ve yaklaşımlar ile bu alanda üretilen bilgi ve teknolojileri paylaşma amacıyla 22 yıl önce düzenlemeye başladığımız Kaynak Teknolojisi Kongreleri, oluşturduğu bilgi birikimi ile sektörün en önemli bilimsel-teknik platformlarından biri haline gelmiştir. 
Teknolojik gelişmelerin giderek hızlanması, sanayinin ve her teknik alanın özgül gereksinimleri, bu gibi bilimsel kongre ve sergilerin önemini daha da artırmaktadır. Konunun farklı alanlardaki uzmanlarını ve uygulayıcılarını bir araya getirerek bilgi ve tekniğin yaygınlaşmasını, ihtisaslaşmasını ve toplumsallaşmasını sağlayan Odalarımızın bu önemli çabalarını kutluyorum. 
Ülkemizdeki mühendis, mimar, şehir plancılarının 550 bininden fazlasının meslek örgütü olan Birliğimiz TMMOB, meslektaşlarımızın mesleki, ekonomik, sosyal, kültürel alanlardaki gelişimleri kadar, mesleki birikimlerini toplum yararına kullanmalarını sağlamayı da amaç edinmiştir. Bu nedenle meslek alanlarımızla ilgili tüm konularla yakından ilgilenerek, ülkemiz, sanayimiz ve halkın çıkarlarının bütünü doğrultusunda görüş oluşturmaya çabalıyoruz. 
Fakat halkın çıkarını, ülke çıkarlarını, kalkınmayı ve kesintisiz sanayileşmeyi esas alan bu anlayışımız çoğu zaman rant çevrelerinin ve siyasi iktidarların hoşuna gitmiyor. 
Rant için, para için, yandaşlara imtiyaz sağlamak için üretim potansiyellerimizi, şehirlerimizi, doğamızı, tarihimizi yani ortak geleceğimizi yok sayan anlayışla uyuşmamız tabii ki mümkün değildir. 
Kamusal kaynaklarla kurulmuş büyük sanayi kuruluşlarını özelleştirenlerle, ortak zenginliklerimizi satanlarla uyuşmamız mümkün değildir. 
Derelerimizi, kıyılarımızı, meralarımızı yapılaşmaya açıp doğayı tahrip edip yağmalayanlarla uyuşmamız mümkün değildir. 
Şehirleri biçimsiz gökdelenlerle, kaçak yapılarla dolduranlarla, parklarımızı, bahçelerimizi, depremlerde toplanılacak alanları AVM’lere, iş merkezlerine dönüştürenlerle uyuşmamız mümkün değildir. 
Tarihi yapılarımızı, ortak kültürel mirasımızı ortadan kaldıranlarla uyuşmamız mümkün değildir. 
TMMOB olarak bizler yıllardır açtığımız davalarla, yaptığımız kongre ve sempozyumlarla, hazırladığımız raporlarla bu yağma düzenini durdurabilmek, kamusal değerlerimiz ile ortak geleceğimizi savunmak ve kazanmak için büyük mücadeleler verdik. İktidar sahipleri aksini istiyor diye doğruları savunmaktan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. 

Konuşmamın başlangıcında dile getirdiğim gibi teknoloji geçmiş dönemlerle kıyaslanamayacak bir hızla gelişip yaygınlaşıyor. Her geçen gün yeni teknolojik atılımlar sadece teknoloji kullanımının yoğunluğunu artırmıyor; geleneksel üretim tekniklerinin egemen oluğu alanları da teknolojiyle buluşturup dönüştürüyor.
İletişimden haberleşmeye, ulaşımdan lojistiğe, sanayiye, enerjiye kadar pek çok alan, yeni teknolojik gelişmelerle sürekli olarak yeniden yapılandırılıyor. Pek çok sektörde farklı kullanımları olan kaynak teknolojileri de bu hızlı değişimin en önemli unsurlarından biridir. 
Tasarımdan imalata, bakım ve montaja kadar birçok alanda çalışan işletmelerin yaygın olarak kullandığı kaynak teknolojileri, sanayileşme gereksinimlerine paralel olarak gelişim göstermektedir. Endüstri 4.0 uygulamalarının kaynak teknolojileri ile entegrasyonu ve robotik uygulamaların yaygınlaşması sektörü yeni bir boyuta taşımaktadır. Üretim teknolojilerindeki gelişmeler ile birlikte kontrol yöntemleri, kalite güvence sistemleri, eğitim ve belgelendirme konularında da yenilikler söz konusudur.
Biliyoruz ki, yaşanan her teknolojik gelişme, o teknolojiye sahip olup kullananlarla kullanmayanlar ve sahip olanlar ile bağımlı olanlar arasındaki üretim ve gelişme hızını daha da artırmaktadır.
Gönül isterdi ki, Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetlerinin, inovasyonun ve teknoloji yoğun üretimin desteklenmesi ülkemizin asli ekonomik önceliği olsaydı. Ne yazık ki, siyasi iktidar teknolojiye değil, arsalara yatırım yapıyor; inşaat ve enerji sektörlerindeki az sayıdaki şirketleri kollamakla meşgul oluyor. Dolayısıyla bizim gibi teknoloji bağımlılığı olan ülkelerde, uluslararası alandaki yeni gelişmeleri takip etmek ve teknik gelişmelere uygunluğu sağlamak son derece önem kazanıyor. 
Diğer yandan uluslararası gereklilikler de kaynak alanında nitelikli personel istihdamını ve gelişmiş kaynak mühendisliği uygulamalarını zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda kaynak tekniği alanında çalışan mühendis ve ara teknik personelin eğitimi ve belgelendirilmesi büyük önem taşımaktadır. 
Bununla birlikte teknolojinin iki aşamalı bir süreç olduğunu gözetmek gerekir. Teknolojiyi geliştirmek kadar, geliştirilen teknolojiyi kullanmak da o sürecin parçasıdır. Bunun da üretim, denetim, kontrol yöntemleri, kalite güvence sistemleri, eğitim, denetim, akreditasyon ve belgelendirme gibi pek çok aşaması bulunmaktadır. 
22 yıldır gerçekleştirdiğimiz kongrelerde özellikle kaynak teknolojilerinin kullanımındaki standartların geliştirilmesi yolunda önemli adımlar attık. Bu kongrelerde ortaya çıkan bilimsel-teknik veriler ışığında üretim, kontrol, kalite standartlarını oluşturduk ve eğitim, belgelendirme, denetim gibi alanlarda da gerekli mevzuatlarımızı hazırladık. 
Ulusal düzeyde yeterli teknik altyapı ve hukuki düzenlemenin olmadığı bir alanda benim de üyesi olmaktan gurur duyduğum Makina Mühendisleri Odamızın bu eksikliği doldurmaya yönelik cesur mesleki girişimlerini çok değerli buluyor, kutluyor ve kesintisizce sürdürülmesini diliyorum. 

Ülke olarak zor bir dönemden geçtiğimizi hepimiz biliyoruz. Yıllarca uygulanan rant temelli politikalar nedeniyle üretimi, yatırımı, sanayileşmeyi, bilimi, teknolojiyi, mühendisi ve insanı ikincilleştiren bir ekonomik yapı oluşmuştur. Bugün yaşadığımız yüksek enflasyon, yüksek döviz kurları, aşırı borçluluk, kronik işsizlik ve sürekli zamlar, yanlış ekonomik tercihlerin sonucudur. Bu durumun acı toplumsal sonuçları arasında İstanbul ve Antalya’daki toplu çaresizlik intiharları da bulunmaktadır.  
Bu noktada gerek duyduğumuz şey toplumsal kalkınmadır. Bunun için stratejik ön görüyle tüm alanlarda ve tüm sektörlerde uzun erimli ulusal-toplumsal çıkarları esas alan politikalar gerekmektedir. 
Bilim ve teknolojide yetkinleşmeli; bunu ülke ölçeğinde refah sağlayıcı toplumsal ekonomik faydaya dönüştürmeli ve bu amaçla kapsamlı bir ulusal strateji belirlenmelidir.
Yaklaşık olarak son 35 yıldır özelleştirme, serbestleştirme, kuralsızlaştırma, finans ve rant uygulamalarıyla tahrip edilen ekonomik ve sosyal yapı, kamusal bir anlayışla yeniden ayağa kaldırılmalıdır. 
Doğaya ve insan yaşamına saygı gösteren bir yaklaşımla üretim, sanayileşme, kalkınma tam istihdam ve toplumsal refah perspektifi benimsenmelidir. 
Topraklarımız, yeraltı ve yerüstü kaynaklarımız, mühendislerimiz ve emekçilerimiz az sayıdaki türedi için değil, ülkemizin, toplumumuzun gelişmesi için seferber edilmelidir. 
Bizler TMMOB olarak 70’li yıllardan beri sahip olduğumuz bilimsel-teknik aklı, sömürgenlerin değil halkın çıkarları için kullanmanın mücadelesini verdik, veriyoruz. 
Bugün burada bizi bir araya getiren de, bilimsel-teknik alandaki gelişmeler ile birikimlerimizi paylaşmak ve toplum yararına kullanabilmektir. 
Bu anlayışla kongremizin hepimiz adına verimli geçmesini diliyor; TMMOB Yönetim Kurulu adına hepinizi saygı ve dostlukla selamlıyorum. Teşekkür ederim.”

MMO Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Özkalender açış konuşmasında şunları söyledi: 

Sayın Birlik Başkanım, 
Sayın Çankaya Ünv Rektör Yardımcım
Sayın Ankara Sanayi Odası Başkanı, 
Sayın İMO Genel Sekreteri, 
1. OSB Yönetim Kurulu Üyeleri,
Sayın OSİAD Başkanı,
Değerli Öğrenciler,
Değerli Katılımcılar, 

​Sevgili Basın Mensupları,

Sizleri Makina Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu ve şahsım adına sevgi, saygı ve dostlukla selamlıyorum.
Şubemiz yürütücülüğünde gerçekleştirilen, sektördeki teknolojik gelişmelerin yanı sıra sorunların ve olası çözüm önerilerinin paylaşılacağı Kaynak Teknolojisi 11. Ulusal Kongre ve Sergisine hoş geldiniz. Siz değerli mühendislerin, bilim insanlarının, delegelerin, katılımcıların, kurum ve kuruluşların desteği bizler için çok önemli.
Odamız; meslek ve uzmanlık alanlarımızla ilgili gelişmeleri tartışmaya açmak, görüş ve önerilerimizi yetkililere iletmek, kamuoyunu bilgilendirmek ve ilgili taraflarla birlikte çözüm önerileri üretmek amacıyla çok sayıda etkinlik düzenlemektedir. 1997 yılında ilkini düzenlediğimiz Kaynak Teknolojisi Kongresi de, ülkemiz ve sanayimiz açısından çok önemli yere sahip olan bu etkinliklerimizden biridir. Öncelikle, kurultaylarımızı var eden, çalışmalarını büyük bir özveri ve kararlılıkla sürdüren Düzenleme, Yürütme ve Danışmanlar Kurulu üyelerimiz ile Oda emekçisi arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum.

Odamız, ülkemiz sanayisinin gereksinim duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi, bilim ve teknolojide yaşanan gelişmeleri takip ederek bilgilerin güncellenmesi amacıyla birçok alanda eğitimler düzenlemekte, belgelendirme yapmaktadır. Kaynak Teknolojisi Kongresi aracılığıyla ise, bilgiyi üreten ve bu bilgiye ihtiyaç duyan, kullanan ve geliştirilmesine yardımcı olan tarafların aynı platformda buluşması hedeflenmiştir.
Tasarım, imalat, bakım, montaj gibi alanlarda çalışan birçok firma tarafından çok geniş bir alanda kullanılan kaynak teknolojisi, ülkemizin sanayileşmesi ile paralel bir hızda artmıştır. Üretim teknolojisindeki ilerlemelerin yanı sıra koruyucu bakım, kontrol yöntemleri, kalite güvence sistemleri, eğitim ve belgelendirme konularında da yeniliklerle karşılaşılmaktadır.
Artık kaynak teknolojisi, gelişen sanayimize önemli girdiler sağlayan alanların başında gelmektedir. Uluslararası boyutun önemli ölçüde gelişmesi, kaynak tekniği alanında çalışan mühendisten ara teknik personele, nitelikli personel istihdamını ve gelişkin kaynak mühendisliği uygulamalarını zorunlu kılmaktadır. Bu anlamıyla, kaynak tekniği alanında çalışan personelin eğitimi ve belgelendirilmesi büyük önem taşımaktadır. 
İmalata yönelik prosesler arasında bulunan ve çoğunlukla da özel proses kategorisinde yer alan kaynaklı imalat süreçleri, her yönü ile üzerinde titizlikle durulması gereken işlemler arasında yer almaktadır. Kaynak işlemleri uygun yapılmadığında hemen fark edilemeyen ancak yüksek maliyetli sonuçlar doğuran proseslerdir. Uygun olmayan kaynak işlemleri doğrudan verimliliği düşürmekte, maliyetleri artırmakta, tehlike potansiyeli olan, yüksek risk içeren ürünlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, kaynak teknolojilerine her zaman yakından bakılması, kaynaklı imalat süreçlerinin kontrol altına alınması gerekmektedir.
Son yıllarda demiryollarında artan kazalar hepimizi derinden üzmüştür.  Demiryolu taşımacılığı can ve mal güvenliği açısından oldukça yüksek bir öneme sahiptir. Demiryolu taşımacılığında güvenliğin sağlanmasında en önemli noktalardan biri güvenli demiryolu araçları üretilmesinin sağlanmasıdır. Demiryolu araç gövdelerinin kaynaklı yapılar olduğu düşünüldüğünde, kaynaklı imalatın bu alanda da denetim altında tutulması gereği ortaya çıkmaktadır.
Ülkemiz aktif bir deprem kuşağında yer almaktadır. Yakın zamanda İstanbul’da yaşanan deprem, konunun her yönüyle ele alınması gerekliliğini bir kez daha göstermiştir. Özellikle çelik üretiminde önemli bir yere sahip olan Ülkemizde, deprem konusu Kaynak teknolojilerini ilgilendiren boyutlarıyla da irdelenip tartışılmalıdır. 
Kuşkusuz ki demir ve çelik aynı zamanda kaynak demektir. Kaynak teknolojilerinin bu alanlardaki öneminin daha da artacağı açıktır.

Özellikle son dönemde kullanımı artan robotik uygulamalar, mekanize kaynak uygulamaları, hata oranını azaltıcı önlemler verim artırmada etkili uygulamaların başında gelmektedir. Endüstri 4.0 uygulamalarının devreye alınarak kendi içinde uyumlu bir hat tasarımı, teknoloji ve iletişimin süratle geliştiği bu dönemde üretimin ve yatırımın geleceğe taşınmasında büyük rol oynamaktadır.
Tüm dünyada geniş bir biçimde ele alınarak tartışılmaya başlanan Endüstri 4.0’ın üretimde verimlilik, hız, maliyet, karlılık, yatırım, büyüme, istihdam, iletişim, eğitim, girişimcilik, inovasyon gibi birçok konuda geniş bir etki alanı yaratacağı tartışılmaz. Geleceğe ilişkin girişimlerin, üretimin, pazarlamanın, iletişimin, iş ve çalışma alanlarının ve hatta mesleklerinin yeterli şekilde tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu konuda yeterli teşvik ve uygulamaya da ihtiyaç vardır. Ülkemizi teknoloji pazarı olmaktan çıkarıp, küresel rekabet içerisinde başarı elde edebilmemiz için yeni teknolojik gelişmelerin uygulamaya geçirilmesinde gerekli desteğin oluşturulması elzemdir. Özellikle kaynak teknolojisi uygulamalarında Ar-Ge, inovasyon, standardizasyon anlayışının oluşturulması, artık bir zorunluluk arz etmektedir. 

Kurulduğu yıldan bu yana Odamız içinde kaynak teknolojisi konusunda önemli birikimler oluşmuştur. Konuyla ilgili, üniversite ve sanayi kuruluşlarında görev yapan uzmanlarla yakın ilişkilerde bulunulmuş; 1988-89 yıllarında iki kez MMO ve TÜV Stuttgart işbirliği ile Almanya'da 480 saatlik "Kaynak Uzman Mühendisliği" eğitimi gerçekleştirilmiştir. ODTÜ’de kurulan “Kaynak Teknolojisi ve Tahribatsız Muayene Merkezi” ile ortak birçok çalışma yürütülmüştür. 1994 yılında Odamız bünyesinde bir Kaynak Komisyonu oluşturulmuş ve bu komisyon; kaynak konusunda çalışan, konuya ilgi duyan herkesi tek çatı altında toplayacak bir kongreyi, kurulduğu andan itibaren gündemine almıştır. Tüm bu birikimlerin sonucunda, 1997 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz on kongremizde, bu zamana kadar toplam 270 bildiri sunulmuş ve 4 bini aşkın katılımcıya ulaşılmıştır.
Yine, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz kongrelerimizde; Kaynak Teknolojisi Alanındaki Yenilikler, Yeni Uygulamalar, Malzemelerin Kaynak Edilmesi ile ilgili Gelişmeler, Kaynaklı Yapıların Tasarımı, İmalatı, Bakım ve Onarımı, Kaynak Personelinin Eğitimi, Belgelendirilmesi ve Yeniden Belgelendirme ile ilgili Yürütülen Çalışmalar, Kaynaklı Parçaların Tahribatlı/Tahribatsız Muayenesi, İş Güvenliği ve İş Sağlığı, Tehlike Değerlendirmesi, İmalat Alanına Özel Kalite Güvence Uygulamaları/Yaklaşımları, Kaynak Mühendisliği, Toplumsal Kullanımına Yönelik Uygulamalar, Kalite ve Bakım gibi birçok konuda verimli tartışmalar yürütülmüş, sonuç bildirileri sektörle ilgili kurum ve kuruluşlar başta olmak üzere tüm kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.
İki gün boyunca sürecek bu yıl ki kongremizin ana teması ise, ülkemizin endüstriyel yapılanma süreci ve gelişim alanları göz önüne alınarak dört başlık altında toplanmıştır. "Kaynak Teknolojisindeki Gelişmeler, Enerji Üretim Sektöründe Koruyucu Bakım ve Kontrol Uygulamaları, Ağır Çelik Yapılarda Koruyucu Bakım ve Kontrol Uygulamaları, Endüstri 4.0 ve Kaynak Teknolojileri Uygulamaları" olarak belirlenen ana temalar ışığında yeni teknolojik gelişmelerin uygulamaya geçirilmesi, endüstrinin talepleri, yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin ortaya konulduğu bir tartışma ortamı oluşturulması hedeflenmektedir.
Sözünü ettiğim bu amaçlar doğrultusunda; konunun uzmanları ve akademisyenler tarafından hazırlanan 30 bildiri, kongre kapsamında düzenlenen 7 oturumda katılımcılara sunulacaktır. 
Ayrıca Kongremizin bu yıl ki sergisine sektörün önde gelen 19 firması katılım sağlamış bulunmaktadır.
Kongremize sunulacak bildiriler ve yürütülecek tartışmalar, Kongre Kurullarımız tarafından özenle değerlendirilip sonuç bildirisine dönüştürülerek, sektörle ilgili kurum ve kuruluşlar başta olmak üzere tüm kamuoyu ile paylaşılacaktır.
TMMOB Makina Mühendisleri Odası adına Ankara Şube yürütücülüğünde gerçekleştirilen Kaynak Teknolojisi XI. Ulusal Kongre ve Sergisinin düzenlenmesinde emeği geçen Düzenleme, Danışmanlar, Yürütme Kurulu üyelerine, bildiri sunacak konuşmacılara, Oturum başkanlarına, Ankara Büyükşehir, Çankaya, Yenimahalle Belediyeleri, Ankara Sanayi Odası ve Ostim Sanayici İş İnsanları Derneği başta olmak üzere destek veren kişi, kurum ve kuruluşlara, Oda ve Şube Yönetim Kurulu üyelerine, Kurultay Sekretaryasına, Şube çalışanı arkadaşlarıma, Öğrenci kardeşlerime ve siz değerli katılımcılara teşekkür ediyor, sizlerin katkılarıyla verimli bir kongre geçireceğimize olan inancımı bir kez daha paylaşmak istiyorum.
“Bilim aklın şiiridir; şiir de yüreğin bilimidir” 
der, Maksim Gorki

En çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, bilimin ve sanatın yol gösterici ışığıyla hepinizi tekrar selamlıyorum. Hoş geldiniz.”

İki gün süren kongrenin son oturumunda hazırlanan sonuç bildirisi, kamuoyuna ayrıca açıklanacaktır.