Sanayinin Sorunları Bülteni: HAZİRAN 2020 EKİ - SAYI:264-1 SANAYİNİN SORUNLARI BÜLTENİ-60

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.

Sunuş

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her ay iktisatçı-yazar Mustafa Sönmez’in katkısıyla hazırladığı Sanayinin Sorunları bülteninin 60’ncısını, COVID-19’un ekonomideki tahribatına, önlemlerin yetersizliği ve güven sorununa ayırdı.

IMF, Dünya Bankası, OECD, TÜİK, Merkez Bankası, Hazine ve Maliye Bakanlığı verileri kullanılarak yapılan analizde, korona virüs salgınının 2020’nin ilk yarısında yol açtığı tahribatın boyutlarına yer verildi. Nisan-Haziran döneminde milli gelirin yüzde 15 dolayında küçülmüş olabileceği tahminine yer verilirken fiili-gerçek işsizliğin yüzde 40’lara, sayı olarak 13 milyona ulaştığına değinildi. Hükümetin önlem paketinin güven vermediğine ve çeşitli yan etkiler yarattığına değinilen analizde, toplumda siyasi değişim talebinin artacağına işaret edildi.

MMO analizinde şu noktalara dikkat çekildi:

  • AKP yönetimi, uzun süredir kan kaybı yaşayan ekonomiye kalıcı çözümler üretemiyor, üretmesi de kolay görünmüyor. Döviz kazandırma yeteneği güçsüzleşmiş ekonominin dış kaynaklara olan bağımlılığı, dış yatırımcının çıkış yapmakta olduğu son yıllarda ekonomiyi sık sık sarsmaya yetiyor. Dış kaynak bulmanın kolaycılığına aldanan iktidar, hesapsızca üstlendiği döviz riskinin altında iki büklüm kalıyor.
  • Pandemi öncesi döviz krizi ile sarsılan ekonomi hızla küçülürken, işsizlikte tırmanma ve enflasyonda iki haneliliğe saplanma zafiyetleri sergilendi. Pandemi de bu yapıya tuz biber ekti. Yılın ikinci çeyreğinde yüzde 15 dolayında küçülmesi beklenen ekonominin sonraki çeyreklerde kısmi toparlama sağlaması halinde bile yılı yüzde 5 ile 8 arasında küçülme ile tamamlaması olası. Sanayi üretiminin Nisan ayında yüzde 33 dolayında gerilemesi, otomotivde gerilemenin yüzde 75’i, giyim-tekstilde gerilemenin yüzde 60’a ulaşması ürpertici boyutları ortaya koyuyor. Resmi işsizliğin yüzde 13 dolayında görünmesine karşılık, genişletilmiş gerçek işsizlik yüzde 25’lere ulaşmış durumda. Zorunlu izne çıkarılmış olan fakat istihdamda görünen işsizler dikkate alındığında işsiz sayısı 13 milyonu, işsizlik oranı yüzde 40’ı buluyor.
  • Ortada pandemi sonrasına kullanılacak Hazine kaynağı bırakmayan rejim, daha çok genişletilmiş para politikaları ile dümen tutmaya çalışıyor. Hazine açıkları ve kamu borçlanması büyürken Merkez Bankası, kamu bankaları ve Hazine genişletici para politikaları ile kredi ucuzlatıp ekonomiyi canlandırmaya çabalıyorlar.

  • Ekonominin sert düşüşünün önünü kesmek için salgını önlemeye dönük tedbirleri erkenden kaldıran rejim, şimdi ülkeyi ikinci bir salgın dalgasının riski altına soktu. Enflasyonu tek haneye indirme yönünde henüz bir gelişme görülmez iken ucuzlatılmış kredi faizleri için indirilen mevduat faizleri, dövize yönelişi teşvik ediyor ve bu sayede dolarlaşma riski büyüyor.
  • Sadece kamu bankalarına değil özel bankalara da kredi musluklarının açtırılması ile büyümede düşüş frenlenmek isteniyor. Ne var ki, bu yaklaşım birçok yan etki yaratarak yeni sorunlara yol açıyor. Değersizleşen TL karşısında dövize yönelme, bu yan etkilerden biri. Dahası, genişletilmiş para politikası, enflasyonu tırmandıracak rüzgarlar da taşıyor. Dış kaynak bulmada iyice tıkanan rejim, içeriye ve dışarıya güven veremedikçe, bünye daha da güçsüzleşip daha da kırılgan hale geliyor.
  • Ekonomik anlamda güçsüzleşmekten mağdur olanların sayısı her geçen gün daha çok artıyor ve genel durum siyasi değişim talebini büyütüyor. Bu siyasi değişim basıncının önümüzdeki günlerde daha çok öne çıkması beklenebilir.