TEKNOLOJİK GELİŞME, AR-GE FAALİYETİYLE İÇ İÇEDİR!

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Expected parameter 1 to be an array, null given.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Expected parameter 1 to be an array, null given.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Expected parameter 1 to be an array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/srv/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
İstanbul Şubesi

Yayına Giriş Tarihi

11 Nisan 2019

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin Ar-Ge ve birçok alanında görevlerde bulunmuş Yavuz Bayülken Ar-Ge faaliyetleri ve KOBİ’lerin gelişimi ile ilgili yapılması gereken çalışmaları sıraladı.

Yavuz Bayülken

Makina Mühendisi

Araştırma Geliştirme yani Ar-Ge faaliyetleri KOBİ’lerin gelişmesinde büyük önem taşımaktadır. Özellikle KOBİ yatırımlarının yapılmasında üretilecek ürün veya ürünlerin seçimi bu açıdan ele alınmalı ve yüksek katma değerin sağlanması için ayrıntılı ve gerçekçi bir proje çalışması ve planlaması ortaya konmalıdır. Küresel rekabete açılmak, rekabet gücünü sağlayacak bir ürün yelpazesi seçmek birinci planda yer almaktadır. Makina imalat sanayinin ve komponent üretiminin birlikte imalatı bu açıdan öncelik taşımaktadır.

Firmalar sektörlerinin konumlarına göre biçimlenen bir Ar-Ge proje dizisi oluştururlar. Bu platformda esas olarak üç tip Ar-Ge faaliyeti eş zamanlı olarak sürdürülür:

1) Mevcut üretim sürecinin geliştirilmesi, kalitenin artırılması ve maliyetlerin optimize edilmesi için yürütülen “geliştirilmiş ürüne’’ yönelik mühendislik yoğun çalışmalar. Bu etkinlikler Ar-Ge tanımına uymasa da ana bilgi altyapısını oluştururlar. İnovasyon (yenilik) niteliğindeki çalışmalar olarak sürdürülür. Önemli olan bir Ar-Ge kadrosunun kurulması ve sistematiğinin oluşturulmasıdır. Aynı zamanda önemli bir arşiv çalışmasıdır.

2) Firmanın bilimsel temelinde ArGe’ye yönelik çalışmalar yapması temel unsurdur. Projeli çalışma, hedef saptama, yol haritası çıkarma ve zaman planlaması öngörme bu grupta yapılır. Uygulamalar, Ar-Ge çalışmalarına dayanılarak KOBİ’lerin içinde bulunduğu sektörlerde yaygın olarak geliştirilir.

3)Temel bilimsel Ar-Ge, herhangi bir sanayi sektöründe yeni ürüne yaklaşımın ve odaklanmanın ön koşuludur. Bu kategoride proje sınırları ve tanımları daha belirsiz, hedefler ve yeni ürün oluşuma açık değildir. Bu tür faaliyetlerin yoğunluğu firmanın yer aldığı sektöre, konumuna, genelde teşvik ve fonlar ile teknoloji kapasitesine bire bir bağlıdır. Bir kaç KOBİ’nin ortak çalışması için güçlerin birleştirilmesi zorunludur.

Her ne şekilde olursa olsun teknolojik gelişme Ar-Ge faaliyeti ile iç içedir. Eğer bir ülkede Ar-Ge alt yapısı kurulmuş ise sanayinin rekabet edebilecek düzeye erişmesi ve yeni ürünlerin istenen kalite ve maliyete ihraç edilebilmesi olanaklı görünmektedir. Bu nedenle Ar-Ge altyapısının kurulması ve firma ve/veya sanayinin gelirinin bir bölümünün buraya aktarılması önem taşımaktadır.

Bir başka konu da inovasyon ve Ar-Ge’de altyapılarını kurup geliştiren ülkelerin, sürekli gelişmiş ürün ile pazardaki konvansiyonel ürünleri yok etme gerçeğidir. Böylece Ar-Ge yapan firmalar büyüyecek pazarın büyük bir bölümünde tekelleşmeyi sağlayacak ve yoğunlaşmayı maksimize edecektir.

Bu şekilde;                                                                             

• Pazarda firmalar istedikleri fiyatları empoze edebileceklerdir,

• Ulusal pazarda yerel üreticiler tamamen ortadan kalkacak, ithal mallar veya monte edilmiş yatırım malları ile oranın katma değerini düşürerek tüketiciyi kendilerine çekeceklerdir. Tüketici (veya alıcı) “maliyet-kalite optimizasyonuna” yönelik ürünlere yönelecektir.

• Ana firmalar, gelişmekte olan ülkelerin firmalarını taşeron olarak kullanacak, onlara fason üretim yaptıracak ve ürün geliştirmeleri önleyecek kadar kâr marjı bırakacaklardır. Merkezdeki firmalara sürekli katma değer transferi yapılacaktır.

• Sanayileşme, çevre kirletici, kâr marjı düşük, düşük ücretli işçi istihdam eden, katma değeri minimize edilmiş alanlara kayacaktır. Dolayısıyla özgün üründen geçen markalaşma ve patentli ürün sayısı bu ülkeler aleyhine giderek azalacaktır.

• Güçlü bir sanayileşme, küresel rekabete açık bir pazar ütopya olarak kalacak, teknoloji üretmek mümkün olmayacaktır.

• Bunu önlemek için vizyonu olmayan ülkeler, içinden çıkılmaz bir “sanayileşememe” politikasına gömülecektir. Bu karanlık tabloyu tersine çevirmek, yeni bir sanayileşme politikası çerçevesinde firmaların yeniden yapılanmasını sağlamaktan geçmektedir. Burada Ar-Ge çalışmaları, özgün ürün yaratılması en önemli basamaktır.