48. OLAĞAN GENEL KURUL SEÇİM SONUÇLARI VE SONUÇ BİLDİRİSİ AÇIKLANDI

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 777 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 781 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 841 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Bursa Şubesi

TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın (MMO) 48. Olağan Genel Kurulu ve seçimleri, 22-23 Ağustos 2020 tarihlerinde Ankara’da TMMOB Teoman Öztürk Öğrenci Evi ve Sosyal Tesisi’nde yapıldı.

MMO 48. Olağan Genel Kurul Seçim Sonuçları ve Sonuç Bildirisi açıklandı

Demokrat Mühendisler yine görev başında

TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın (MMO) 48. Olağan Genel Kurulu ve seçimleri, 22-23 Ağustos 2020 tarihlerinde Ankara’da TMMOB Teoman Öztürk Öğrenci Evi ve Sosyal Tesisi’nde yapıldı.

Demokrasi şenliği atmosferinde geçen genel kurul seçimleri Demokrat Mühendisler’in adaylarını içeren tek liste üzerinden yapıldı. Seçimler sonucunda Odanın 48. çalışma döneminin yönetim, onur ve denetleme kurulları ile MMO’yu TMMOB genel kurulu (100 delege) ile yönetim kurulu, yüksek onur ve denetleme kurullarında temsil edecekler blok olarak seçildi.

Seçimler sonucunda;

Oda Yönetim Kurulu asıl üyeliklerine Yunus Yener, Abdullah Selçuk Soylu, Elif Öztürk, Bedri Tekin, Harun Erpolat, Özgür Demirtaş, Arife Kurtoğlu; yedek üyeliklere Selim Ulukan, Egemen Ceylan, Nazan Irmak, Zafer Öztürk, Mehmet Hakkı Yılmaz, Erhan İğneli, Deniz Alp Yılmaz;

MMO’yu TMMOB Yönetim Kurulunda temsil etmek üzere şu anki TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Tevfik Peker, Hüseyin Atıcı;

TMMOB Yüksek Onur Kurulu’na Battal Kılıç, TMMOB Denetleme Kurulu’na İlter Çelik,

MMO Denetleme Kurulu asıl üyeliklerine Erdal Taş, Hüseyin Kaya, Hüseyin Dinçer, Osman Çakıl, Fikret Çaral, Zeki Baran, Oğuz Kepez, Esra Elitaş, Ahmet İlbaşı, Aydın Güçkıran, Ali Aluç, Tayfun Çaylan, Gültekin Keskin, Adil Kesten, Gürsel Yayla; yedek üyeliklere Hüseyin Kalantar, İsmail Odabaşı, Taşkın Koçak, Güner Mutlu, İbrahim Emre Şenyer, Sinan Öztemel, Fatih Çimen, İbrahim Özçakır, Metin Dağıstanlı, Mahmut Köse, Sultan Arslan, Zekai Şahin, Halit Tatlısu, Haluk Altay, Ali Doğan Coşgun;

MMO Onur Kurulu asıl üyeliklerine Mehmet Selçuk Göndermez, Nergiz Bilgin, Sadettin Özkalender,    Rıza Erhan Kutlu, Zafer Güzey; yedek üyeliklere Ahmet Turan Dörtdemir, Tefik Demirçalı, Osman Serter, Mehmet Özsakarya, İbrahim Mart seçildiler.

Oda Yönetim Kurulu görev dağılımını ilk toplantısında yapacaktır. Yönetim Kurulu Başkan, Sekreter ve Sayman üyelerinin belirleneceği görev dağılımı, Yönetim Kurulunun ilk toplantısında belirlendikten sonra kamuoyuna duyurulacaktır.

Genel kurulda oybirliği ile benimsenen  Çıkış Yolu ve Çözüm Kamucu Politikalarda, Emek ve Bilim Temeli Üzerinde Kurulacak Yeni Bir Düzendedir! başlıklı sonuç bildirisi aşağıda örgütümüzün ve kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır.


TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI

48. OLAĞAN GENEL KURUL SONUÇ BİLDİRİSİ

Çıkış Yolu ve Çözüm Kamucu Politikalarda, Emek ve Bilim Temeli Üzerinde Kurulacak Yeni Bir Düzendedir!

18-19 Nisan 2020 tarihlerinde yapılması gereken TMMOB Makina Mühendisleri Odası 48. Olağan Genel Kurulu, Covid-19 salgını nedeniyle 22-23 Ağustos 2020 tarihlerinde TMMOB Teoman Öztürk Öğrenci Evi ve Sosyal Tesisinde yapılmıştır. Genel Kurulumuz daha güçlü bir Oda; bağımsız, üreten, sanayileşen, hakça bölüşen bir Türkiye gereklilliğine işaretle önümüzdeki yeni çalışma döneminin çerçevesini belirlemiş, Oda ve TMMOB organlarında görev alacak arkadaşlarımızı seçerek tamamlanmış; aşağıdaki sonuç bildirisini örgütümüz ve kamuoyuna sunmayı oybirliği ile kararlaştırmıştır.

Genel kurulumuz, kapitalizmin 1970’lerde içine girdiği bunalım üzerine geliştirdiği neoliberalizm koşullarında Covid-19 salgınının acı toplumsal sonuçlarının ortaya serildiği, büyük bir bunalım ve durgunluk döneminde toplanmıştır.

Dünya genelinde toplumsal gelişmeyi ifade etmeyen “büyüme”nin durması, kamu-özel sektör borçlarının tırmanması, sanayi ve tarımda gerileme, üretim ve talep düşüşü, iç ve dış ticaret hacmi daralması, işsizlik ve yoksulluğun artmasına paralel olarak iklim ve gıda krizleri, enerji-hammadde-su kaynaklarının paylaşımı, Covid-19 salgını, savaşların ve yoksulluğun sonucu olan büyük göç/mülteci hareketleri gibi birçok önemli sorun bulunmaktadır.

Sosyal refah devleti döneminin sağlıkta sosyalizasyon ve sosyal güvenlik politikalarının serbestleştirme-özelleştirmelerle tasfiyesinin toplumlardaki hayati yansımalarına şimdi Covid 19 salgınının etkileri eklenmiştir.

ABD ve diğer emperyalist ülkeler uluslararası hukuk ve anlaşmalar ile ülkelerin egemenlik haklarını çiğneyerek işgalci paylaşım politikaları izlemektedir. Suriye, Libya, Yemen örneklerinde görüldüğü üzere etnik, dinsel/mezhepsel farklılıklar kışkırtılmakta, işbirlikçi devletler ve yönlendirilen şeriatçı vb. maşalarla birlikte milyonlarca insan katledilmektedir.

ABD ve diğer emperyalist güçler ile Çin-Rusya arasındaki çelişkilerin belirleyici olduğu, ticaret savaşları, kur savaşları ve korumacı politikaların belirleyici olacağı yeni bir döneme girilmiştir.

Kapitalizmin neoliberal dönem politikaları eşliğinde Covid-19 salgınının dünyada ve Türkiye’de sömürücü iktidarlar tarafından fırsata çevrilmesiyle iş hukuku, emekçilerin hakları, çalışma koşulları, işçi sağlığı ve iş güvenliği üzerindeki olumsuzluklar tepe noktaya ulaşmıştır. Üretim ve hizmetlerin ölümcül koşullarda devam ettirilmesi, mevcut dünya düzeninin ve ülkemizdeki iktidarın acımasız sınıfsal karakterini bir kez daha ortaya koymuştur.

AKP iktidarı dış politikada emperyalizmin bölgemizdeki ülkeleri savaş ve işgallerle yıkıma uğratmasına maşa olmaktadır. Dış politika emperyalizme bağımlılığın gerekleri ve iç politikada toplumsal muhalefeti etkisizleştirerek iktidarın sürekliliğini sağlamak için militarist bir eksende belirlenmektedir. Diğer yandan iktidarın emperyalist güçler arası çelişkilerden kaynaklanan boşluklardan yararlanma şekli dışa bağımlılık halkalarına yenilerini eklemekte, ülkemizi hem dış politika hem de ekonomik alanda on yıllar boyunca olumsuz etkileyecek bir felaketin içine sürüklemektedir.

İç politikada düşmanlaştırıcı, ayrımcı, ötekileştirici, savaş yanlısı ve faşizmin kurumsallaşmasını sağlamaya yönelik politikalar sürdürülüyor. Politikacılar, gazeteciler, siyasi iktidarın politikasına muhalefet edenler hatta sosyal medyada paylaşım yapanlar bile sudan gerekçelerle cezaevine konuluyor, basın açıklamalarına, toplu gösteriye hiçbir şekilde izin verilmiyor, şiddet ve gözaltı uygulanıyor.

Kürt sorununda demokratik ve kalıcı bir çözümün oluşturulması için gerekli adımların bir an önce atılması, sorunun toplumun geniş kesimlerinin katılımı ve mutabakatı çerçevesinde çözülmesi gerekirken, “açılım”, “çözüm” gibi oyalama adımları, militarist politikalar ve seçilmiş yasal temsilcilerin yerine hiçbir hukuki dayanak olmadan kayyum atanması ve seçilmişlerin hapse gönderilmesine bırakmıştır.

Serbestleştirme, özelleştirme ve kuralsızlaştırma, üretim ile ihracatın ithal girdilere bağımlılığı ve fason esnek üretim olguları ülkemizi sanayisizleştirmiş, tarımı mahvetmiştir. İktidar, yandaşlara kaynak aktarmak için büyük dış borç yükü ve toplumsal gereksinimlere yönelik olmayan “Kanal İstanbul” gibi “büyük/çılgın projeler”in peşinde koşarken, Türkiye ekonomisi geçirdiği dönüşümler sonucu; üretim, yatırım, tasarruf, istihdam, dış talep bağımlılığı, cari açık, sermaye hareketlerinin serbestliği, aşırı borçlanma ve rant yağması ile hayli kırılgan bir yapıdadır. Kamusal üretim, hizmet, denetimin tasfiyesi, rant eksenli sermaye birikimi düzenlemeleri meslek alanlarımızı ve meslek örgütlerimizi doğrudan ve dolaylı biçimlerde etkilemiştir. Hesapsızca açılan yeni üniversiteler ve mühendislik bölümleri ile mühendislik eğitimi niteliksizleştirilmiştir. Mühendislik mesleği niteliksizleşme, itibarsızlaştırma, yoksullaşma, işsizlik kıskacındadır.

Bütün kamusal kaynak ve varlıklar kendileri/yeni sermaye güçleri, bölge gericiliği ve emperyalistlere sunulmaktadır. Kamu kurumlarındaki dinci/gerici kadrolaşma azamileşmiş durumdadır; AKP iktidarının kamu kurumlarındaki önceliği nitelikli kamu hizmeti üretmek değil, kamu kaynaklarını yağmalamaktır.

İşsizlik, yoksulluk, sendikasızlaştırma, örgütsüzlük yayılmaktadır. “Bireysel emeklilik sistemi”, “tamamlayıcı emeklilik sistemi” adları altında tüm çalışanların asgari gelecek güvenceleri yok edilmektedir. İşsizlik Sigortası Fonu, sermayeye destek fonuna dönüşmüştür.

2008 krizinden bu yana ve en son Covid-19 salgını fırsat bilinerek ücretsiz izin, kısa çalışma, çağrı üzerine çalışma, uzaktan çalışma vb. yöntemlerle sermayeye yeni olanaklar sunulmakta; ücretler düşürülmekte, esnek/güvencesiz ağır çalışma biçimleri yaygınlaşmaktadır. MÜSİAD, MESS ve birçok sermaye gücü esir kampları gibi çalışma kampları tesis etmektedir.

Siyasal ve Anayasal rejim bağlamında Cumhuriyetin kurucu değerleri ile Cumhuriyet ve toplumsal gelişme süreçlerinin kazanımları; laiklik, bilim, aydınlanma, modern toplumsal yaşam, demokrasi, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, 150 yıllık Anayasal gelişmelerle birlikte bütün temel hak ve özgürlükler ayaklar altındadır.

İktidar sosyal hukuk devleti gerekleri ile toplumcu, demokratik, cumhuriyetçi, laik yaklaşımlara karşı dinci gerici, tarihsel gelişme süreçlerine aykırı tezlere dayanarak açık bir ideolojik-siyasi mücadele yürütmektedir.

Rejim değişimiyle birlikte demokrasiye aykırı kişi egemenliği, tarihsel olarak geride kalmış bulunan saltanat özlemiyle iç içedir. Partili Cumhurbaşkanlığı/başkanlık rejimi ile Türkiye gerçekte felaketlere doğru daha hızlı bir “uçuşa” geçmiştir. Yapılanların bütünü, kendilerinin “sessiz devrim” dediği bir karşı-devrim, bir felaketler rejimi olduğunu göstermektedir.

Başta eğitim olmak üzere kamunun bütünü ve toplumsal yaşamda görülen yoğun dinselleştirme ve siyasal İslamın totaliter karanlığı ile kapitalizmin yeni tip faşizmler yönelimi, kadın ve çocuklara yönelik şiddetin her geçen gün artması ve gündelik hayat içinde olağanlaştırılması, yeraltı/yerüstü zenginliklerimizin, çevrenin, kültürel ve tarihi değerlerimizin talanı, bu iktidarın şemsiyesi altında uyum içinde kaynaşmaktadır.

Bütün bu değişim-dönüşüm sürecine itiraz eden halk muhalefeti ve TMMOB’miz yasa/mevzuat düzenlemeleri ve her türlü antidemokratik uygulama ile etkisiz hale getirilmeye çalışılmaktadır.

Ancak 2009 Tekel direnişi, 2013 Gezi direnişi, 7 Haziran 2015 seçimleri hezimeti, başından beri hileli ve sonuçları itibariyle gayrimeşru olan 2017 referandumu, 2018 genel-2019 yerel seçim sonuçları, sayısız işçi-çiftçi emekçi halk direnişi ve kadınların mücadelesinde görüldüğü üzere Türkiye bu saltanat özlemi ve istibdat rejimine teslim olmayacaktır.

Asla dinmeyen toplumsal direniş dalgası içinde TMMOB Makina Mühendisleri Odası, halk egemenliği/halk demokrasisi, eşitlikçi, sömürüsüz, laik, bilimin aydınlattığı ve geliştirdiği üreten, kalkınan, barış ve kardeşlik içindeki bağımsız bir Türkiye ve başka bir dünya için mücadele kararlılığını sürdürecektir.

Bu konuda iktidarın baskıcı politikaları ile mağdur edilen emekten, halktan, barış ve demokrasiden yana olan tüm toplumsal kesimlerin ortak bir paydada buluşabileceği geniş bir mücadele platformunun oluşturulması zorunlu hale gelmiştir.

Genel kurulumuz dünya ve ülkemizdeki mevcut durumun yeni tipte faşizmler, toplumsal parçalanma ve çöküş felaketlerine yol açabilecek bir seyir izlediğini; bu durum ve tehlikeden çıkış yolu ve kalıcı çözümün toplumsal gereksinimler doğrultusundakikamucu politikalar ile emek ve bilim temeli üzerinde kurulacak yeni bir düzende olduğuna işaret etmiştir.

Genel kurulumuz, emperyalizme, kapitalizme/neoliberalizme, faşizme, gericiliğe, savaş çığırtkanlığı ve totaliter iktidara karşı birlik, mücadele, dayanışma, demokrasi platformu ve cumhuriyetçi, laik, demokratik, halkçı, toplumcu/kamucu bir yanıt olmuştur.

Genel Kurulumuz, denetimin kamusal bir görev olduğu, gündelik siyasete bırakılamayacağına, piyasanın insafına terkedilemeyeceğine işaret etmiştir. Odamız bu konuda her zaman olduğu gibi kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirecektir.

Genel kurulumuz, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve TMMOB Yasası’nın değiştirilmesinin gündemde olduğu konjonktürde Odamız ve TMMOB’mizin özerk, demokratik yapısının hassasiyetle korunarak sürdürülmesi gereğini tarihi bir sorumluluk olarak önümüze koymuştur.

YAŞASIN MMO

YAŞASIN ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZ

TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI