Faşizme, Darbelere ve OHAL/KHK Rejimine Hayır, Barış Hemen Şimdi

×

Hata mesajı

  • Notice: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 771 satırı) içinde Undefined index: 3.0.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 778 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 839 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_glyphicons() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 845 satırı) içinde array_merge(): Argument #1 is not an array.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
  • Warning: _bootstrap_icon() (/var/www/html/sites/all/themes/bootstrap/includes/common.inc dosyasının 875 satırı) içinde in_array() expects parameter 2 to be array, null given.
Bursa Şubesi

Ülkede, Bölgede ve Dünyada Barışa İhtiyacımız Var. Silahın ve Şiddetin Yarattığı Korkuya Karşı, Barışın Umuduna İhtiyacımız Var

1 Eylül Dünya Barış Günü'ne ilişkin, DİSK 8. Bölge Temsilciliği, KESK Bursa Şubeler Platformu, TMMOB  Bursa  İKK, Bursa Tabip Odası, BAOB toplantı salonunda ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu sekreteri Fikri Düşünceli yaptı.

Dün kutladığımız 30 Ağustos Zafer bayramını ve yarın kutlamaya başlayacağımız kurban bayramını kutlayarak açıklamaya başlayan Düşünceli, “II.Dünya Savaşı sürecinde Almanya’da iktidar olan Hitler ordularının Polonya’yı işgaliyle başlayan ve 60 milyon insanın yaşamına mal olan II. Dünya Savaşı üzerinden tam 78 yıl geçti… O tarihten bu yana dünyanın birçok farklı bölgelerinde hala silahlar konuşuyor, bütün insanlık ağır bedeller ödüyor, eşitliğe, özgürlüğe, demokrasiye dair temel kazanımlar her gün biraz daha gasp ediliyor. Sermayenin sömürü ve kar hırsı, hegemonik güçler arasındaki paylaşım ve iktidar mücadeleleri, savaşları sürekli hale getiriyor. Başta Suriye ve Irak olmak üzere birçok ülkede IŞİD ve El Nusra gibi vahşi katliamcı gruplar başta olmak üzere daha birçok paramiliter  güçler eliyle bölgemiz kan gölüne çevriliyor, bölgenin insanlığa mal olmuş kültürel mirasları yok ediliyor, doğal kaynakları emperyalizme peşkeş çekiliyor” ifadelerini kullandı.

“Bizler bu yıl da Dünya’nın her yerinde “Ama”sız, İçeride ve Dışarıda Barış’a Çağırıyoruz” diyen Düşünceli, “AKP döneminde iktidar ortağı haline getirilen, iktidarlar tarafından korunan, örgütlenme alanları açılan ve silahlandırılan Cemaatin adını ironik şekilde “Yurtta sulh” olarak koydukları 15 Temmuz darbe girişimiyle ülke bir kaos sürecine itilmiş, darbeyi önledik söylemiyle harekete geçen AKP iktidarı Cemaat’e karşı yürüttüğü mücadeleyi genişleterek tüm muhalif kesimleri OHAL ve KHK Rejimi ile baskı altına almıştır. Bu bir yıllık süreçte anti-demokratik, hukuksuz uygulamalar artmış, demokratik siyaset başta olmak üzere örgütlenme, düşünce, ifade özgürlüklerimiz tamamen ortadan kaldırılmıştır. Darbe girişimi Cemaatin elinde patlasa da, siyasi iktidar bu kez başka cemaatlere devletin kapılarını açarak yeni tehlikelere zemin hazırlamıştır” dedi.

“Savaş politikalarından ve gözyaşından beslenme, katliam ve felaketlerden dahi iktidarını güçlendirme konusunda “uzmanlaşan” AKP iktidarı, darbe girişimini temel hak ve özgürlükleri askıya almak için fırsata çevirmede gecikmiyor” ifadelerini kullanan Düşünceli açıklamaya şöyle devam etti:

“Çalışma yaşamında 12 Eylül darbesinin bile cesaret edemediği hukuksuzlukların, emek karşıtı yasaların, fiili uygulamaların ardı arkası kesilmiyor. Anayasal güvence altına alınmış en demokratik Toplantı ve Gösteri hakları engelleniyor, Grevler yasaklanıyor Bu günlerde iktidar ve iktidar yandaşları dışında kimsenin ne iş güvencesinin ne de can ve mal güvencesinin olmadığı karanlık bir dönemden geçiyoruz. Sokağa çıkma yasakları, hukuka aykırı şekilde ilan edilen güvenlik bölgelerinin yaygınlaşması, doğal varlıklara, insanlığın tarihsel miraslarına dönük yıkım ve katliamlar, işkence vakaları, toplu gözaltı ve tutuklamalar devletin “rutin uygulamaları” haline getiriliyor! Muhalif basın yayın organlarına yönelik baskılar, kapatmalar, basın emekçilerine, seçilmiş Milletvekilleri ve Belediye başkanlarına yönelik gözaltı ve tutuklamalar artarak devam ediyor. Farklı inanç grupları baskı altında tutulurken, devletin en üst makamlarında farklı cemaat ve tarikat üyelerine kadrolar dağıtılıyor.  Kadın tüm saldırıların hedef tahtası haline getiriliyor, çocuklarımız ya IŞİD’in eğitim yuvalarına ya da tecavüzcü, tacizci sapık vakıfların kucağına itiliyor.

Kürt sorununun demokratik, barışçıl ve toplumsal mutabakata dayalı çözümünü iktidarlarının sonu olarak gören AKP, on yıllardır binlerce insanımızın ölümüne, çocuklarımızın geleceği olan kaynakların savaşa aktarılmasına, doğanın ve yerleşim yerlerinin yıkımına yol açan tekçi, inkârcı ve faşizan yöntemde ısrar ediyor.  Savaşta ve barışta ölenler/öldürülenler olarak, iktidardan ve sermayeden barış, özgürlük, eşitlik beklenmeyeceğinin farkındayız. Çünkü bizler savaşlarda bedel ödeyenleriz. Ülkedeki siyasi gelişmeler barış için daha fazla mücadele etmemiz gerektiğine işaret ediyor.

Ülkede, bölgede ve dünyada barışa ihtiyacımız var. Silahın ve şiddetin yarattığı korkuya karşı, barışın umuduna ihtiyacımız var. Eşitlikten, özgürlükten ve adaletten yana tüm insanları, BARIŞ umudunu büyütmeye çağırıyoruz.”